SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 5. HD 2023/1470 E. 2024/268 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1470

Karar No

2024/268

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1470

KARAR NO : 2024/268

KARAR TARİHİ : 15/02/2024

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/02/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA TARİHİ : 26/09/2017

KARAR TARİHİ : 15/02/2023

NUMARASI : 2017/924 Esas - 2023/96 Karar

DAVACI : KUBİLAY URHAN İNŞ. TAAH. İTH. İHR. TUR. İML. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : HALDIZ İNŞAAT OTOMOTİV TİC.A.Ş... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... - ...

Av. ... - ...

HÜKÜM : Kararın kaldırılması - Yeniden hüküm kurulması

İSTİNAF EDEN : Davacı vekili - Davalı vekili

Taraflar arasındaki itirazın iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili aleyhine Kocaeli 2. İcra Dairesi'nin 2017/8040 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlattığını, müvekkili şirket Fenerbahçe projesi olarak adlandırdığı ve konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve yüksek kar marjlı projesini içinde bulunduğu şartlar nedeniyle ifa edemeyeceğini öngördüğü ve devredebileceği bir firma arayışına girdiğini, projeyi davalı Haldız İnşaat Otomotiv Tic. A.Ş'ne devrettiğini, projenin satış bedelinin protokolün 2. maddesinin (d) bendinde belirtilen 4.500.000,00 TL ile (g) bendinde belirtilen 1.680.000,00 TL olmak üzere toplam 6.180.000,00 TL olduğunu, şirketin aktifine girecek olan bu bedele kdv eklenerek 7.292.400,00 TL bedelli, 23/06/2017 tarih ve ... numaralı fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafından bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, müvekkili davalıdaki alacağına karşılık borçlu olduğu kişilere kısmi temlikler yaptığını, bu temliklerin büyük bir kısmının davalı tarafından alacağından mahsuben 3. kişilere ödendiğini, cari hesap ekstresi incelendiğinde 3. kişiye temlik ettikleri kısım halen daha davalıdan tahsil edildiğini ve alacaklı olduğu miktarın halen 2.812.176,02 TL'si oluğunun görüldüğünü, karşılıklı hesaplarda herhangi bir uyumsuzluk görülmemesi üzerine taraflarca tutulan hesabın doğru ve mutabık olduğu, uyumsuzluk görülmemesi üzerine taraflarca tutulan hesabın doğru ve mutabık olduğu hususu aynı gün mali müşaviri aracılığıyla karşı tarafa e posta yoluyla bildirildiğini, taraflarca 3. kişiye temlik edilen 1.780.000,00 TL mahsup edilerek bakiye 1.132.176,02 TL bedel tekrar ve şifahen davalıdan talep edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, tarafların tacir olması dolayısıyla reeskont avans faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin 08/11/2016 tarihli protokol uyarınca ödemeyi taahhüt ettiği toplam bedelin 6.180.000,00 TL olduğu ve bu bedele katma değer vergisinin dahil olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 08/11/2016 tarihinde mutabık kalınan toplam bedele KDV'nin dahil olup olmadığı konusunda olduğunu, davacı tarafın beyan dilekçesinde beyan ettiği üzere müvekkili şirketin protokol uyarınca dönemeyi taahhüt ettiği toplam tutarın 6.180.000,00 TL olduğu, protokolün hiçbir maddesinde KDV'nin hariç tutulduğuna ve ayrıca ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve bu bedele KDV'nin dahil olduğunun kabulü gerektiğini, benzer uluşmazlıkların tümünde Yargıtay'ın KDV hariç tutulmadığı hallerde mutabık kalınan bedele dahil olduğunun hükmedildiğini, sözleşme bedeli KDV dahil 6.180.000,00 TL iken davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak bu bedele KDV ekleyerek 7.292.400,00 TL olarak fatura düzenlenmesinin hukuki bir sonucu olmadığı ve bu faturaya itiraz edilmemesinin davacı tarafa bir hak vermeyeceğini, TTK 21/2 madde hükmünde faturayı alan kişinin 8 gün içerisinde fatura içeriğine ilişkin bir itirazda bulunmaması durumunda faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda faturayı keşide edenin bu hükümden faydalanabilmesi için fatura konusu mal hizmetin ifa ettiğini ispatlaması, faturadan alıcı tarafın durumunu ağırlaştıran tek taraflı kayıtlarının bulunmaması, faturanın taraflar arasında anlaşmaya uygun şekilde düzenlenmiş olması gerektiği, aksi halde ticari hayatta davacı gibi birçok kötü niyetli kişilerce asılsız fatura düzenlenerek haksız kazanım elde edebilecekleri davacı tarafın icra takibi başlatmadan önce müvekkili şirketin ödemekle yükümlü olduğu bedel olan 6.180.000,00 TL olmasına rağmen protokol düzenlenmeyen bir hakkı ... isimli bir şahsa temlik ettiği ve bu şahıs tarafından ihtarname ile talepte bulunulduğunu, bu ihtarnameye cevabın müvekkili şirketin protokol uyarınca ödemekle mükellef olduğu 6.180.000,00 TL tamamını ödediğini ve protokol uyarınca davacıya ve herhangi bir 3. kişiye borcu olmadığı ihtarname ile bildirildiğini, protokolde kararlaştırılan toplam her şey dahil olduğunun belirtildiğini, ifade edildiği üzere taraflar arasındaki protokole aykırı şekilde yapılmayan ve şirket yetkilisi tarafından imzalanmayan mutabakatın hukuken bir hükmü bulunmadığı beyan edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;

" Davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirket, "Fenerbahçe Projesi" olarak adlandırılan, konusu kat karşılığı inşaat olan ve kar marjı çok yüksek olan inşaat projesini mağduriyet doğmaması adına (bu husus 08/11/2016 tarihli protokolün 1. Madde) ve iflas aşamasında bulunması nedeniyle olabildiğince düşük bir miktar ile daire sahiplerinin baskısı altında ve ivedilikle davalıya satıldığını, iş bu projenin satış bedelin protokolün 2. maddesinin (d) bendinde belirtilen 4.500.000,00 TL ile (g) bendinde belirtilen 1.680.000,00 TL olmak üzere toplam 6.180.000,00 TL olduğunu, bu bedele KDV eklenerek 7.292.400,00 TL bedelli, 23/06/2017 tarih ve ... numaralı fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini ve davalı tarafından bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, her iki tarafın da tacir olduğunu, anlaşmaya aykırı herhangi bir unsuru olmayan, protokole uygun olarak mal teslimi yapılan ve usulüne uygun olarak düzenlenen faturanın davalıya gönderildiğini, davalının bu faturayı herhangi bir itirazda bulunmadan ticari defterlerine işlediğini ve muhtemelen katma değer vergisi mahsubunu yaptığını, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/02/2023 Tarih, 2017/924 E. ve 2023/96 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş olan Kararının bozulması, gerekirse istinaf incelemesi sonunda yargılama yapılarak yeni bir hüküm oluşturulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirket ile davacı arasında imzalanan, 08.11.2016 tarihli protokol incelendiğinde hiçbir maddesinde ayrıca KDV talep edileceği hususunda bir açıklama bulunmadığını, davacının müvekkili olduğu şirketten bir KDV alacağı bulunmadığını, 08.11.2016 tarihli protokol uyarınca müvekkil şirketin ödemeyi taahhüt ettiği toplam tutarın 6.180.000 TL olduğunu, fatura ile sözleşmenin değiştirilmesinin mümkün olmadığını, sözleşme değişikliğinin HMK'nun 200. Maddesi gereği ancak yazılı delil ispatlanabileceğini ve diğer emsal kararlar ile aynı doğrultuda bu sebeplerden ötürü de sözleşmeye uygun düzenlenmeyen faturanın itiraz edilmese dahi faturayı alan tarafı bağlamayacağı yönünde hüküm kurulduğunu, davacının istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine karşı cevaplarımızın kabulü ile iş bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun başvurunun reddi ile yerel mahkemece verilen kararın onanmasına ancak icra takibi haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığından dolayı yerel mahkemece kötü niyet tazminatının reddine ilişkin kararının kaldırılarak davacının icra takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 HMK, 6098 Sayılı TBK

  1. Değerlendirme ve karar

Dava, itirazın iptâli davasıdır.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili; müvekkili şirketin Fenerbahçe projesi olarak adlandırdığı ve konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesi olan projeyi davalı Haldız İnşaat Otomotiv Tic. A.Ş'ne devrettiğini, projenin satış bedelinin protokolün 2. maddesinin (d) bendinde belirtilen 4.500.000,00 TL ile (g) bendinde belirtilen 1.680.000,00 TL olmak üzere toplam 6.180.000,00 TL olduğunu, şirketin aktifine girecek olan bu bedele kdv eklenerek 7.292.400,00 TL bedelli,23/06/2017 tarih ve ... numaralı fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafından bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, müvekkilin davalıdaki alacağına karşılık borçlu olduğu kişilere kısmi temlikler yaptığını, cari hesapta davalıdan alacaklı olduğu miktarın halen 2.812.176,02 TL'si oluğunun görüldüğünü, taraflarca tutulan hesabın doğru ve mutabık olunduğunu, taraflarca 3. kişiye temlik edilen 1.780.000,00 TL mahsup edilerek bakiye 1.132.176,02 TL davalıdan alacağı kaldığını beyanla itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkili şirketin 08/11/2016 tarihli protokol uyarınca ödemeyi taahhüt ettiği toplam bedelin 6.180.000,00 TL olduğu ve bu bedele katma değer vergisinin dahil olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 08/11/2016 tarihinde mutabık kalınan toplam bedele KDV'nin dahil olup olmadığı konusunda olduğunu, protokolün hiçbir maddesinde KDV'nin hariç tutulduğuna ve ayrıca ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve bu bedele KDV'nin dahil olduğunun kabulü gerektiğini, sözleşme bedeli KDV dahil 6.180.000,00 TL iken davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak bu bedele KDV ekleyerek 7.292.400,00 TL olarak fatura düzenlenmesinin hukuki bir sonucu olmadığı ve bu faturaya itiraz edilmemesinin davacı tarafa bir hak vermeyeceğini, müvekkili şirketin protokol uyarınca ödemekle mükellef olduğu 6.180.000,00 TL tamamını ödediğini ve protokol uyarınca davacıya ve herhangi bir 3. kişiye borcu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Tacir olan tarafların ticari defterleri bilirkişice incelettirilmiş olup alınan rapor incelendiğinde; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 7.292.400,00 TL bedelli, 23/06/2017 tarih ve ... numaralı faturanın davalı defterine 11.7.2017 tarihinde borç olarak kaydedildiği, sonrasında davalının aynı tutarda 7.9.2017 tarihinde iade faturası düzenlediği, iade faturasının davacı defter kayıtlarında yer almadığı, davacı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.112.301,02 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.

Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/4742 E, 2018/652 K sayılı ilamı)

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında proje devrine ilişkin düzenlenen 08/11/2016 tarihli protokol uyarınca davalının davacıdan 6.180.000,00 TL alacaklı olduğu ve bu bedelin tahsilinin dava konusu olmadığı, buna karşılık davacının 6.180.000,00 TL ye KDV alacağı da eklemek suretiyle davalı adına 7.292.400,00 TL bedelli 23/06/2017 tarih ve ... numaralı fatura düzenleyerek bakiye alacağını talep ettiği, esasen taraflar arasında düzenlenen protokolde KDV’nin bedele dahil olup olmadığı hususunda açık bir kararlaştırma bulunmaması nedeniyle bu bedelin KDV'yi de içerdiğinin kabulü gerekmekte ise de, tacir olan tarafların defter ve kayıtlarının bilirkişice incelenmesi neticesi sunulan rapora göre, dava ve takip konusu 7.292.400,00 TL bedelli 23/06/2017 tarihli faturanın davalı kayıtlarına 11.7.2017 tarihinde borç olarak kaydedildiği, sonrasında davalı tarafça aynı tutarda 7.9.2017 tarihinde iade faturası düzenlenmişse de TTK.21/2 maddesi uyarınca faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinden ve taraflar arasında akdi ilişkinin de çekişmesiz olduğundan fatura içeriği ve bedelin davalı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekeceği, kaldı ki, davalı tarafından fatura defterine kaydedildikten sonra anılan faturaya ilişkin iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacağı, belirtilen nedenlerle bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının dava konusu faturadan kaynaklı davalıdan 1.112.301,02 TL alacaklı olduğundan bu miktar yönünden davanın kısmen kabulü gerekirken aksi düşünce ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Alacağın sırf faturaya dayalı olması onu likit kılmaz ise de, alacağın likit sayılabilmesi için faturaların borçluya tebliğ edilmesi ve yasal 8 günlük süre içerisinde itiraza uğramaması, ya da davalı borçlunun faturaları ticari defterlerine kaydetmiş ve yasal süresi içinde iade faturası kesmemiş olması gerekeceğinden (Emsal Yargıtay 15.H.D. 2013/5783 E, 2014/102 K sayılı kararı) kabul edilen alacağın likit olması ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ilişkin diğer yasal koşulların da oluşması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebi kabul görmüştür. Buna karşılık, reddedilen kısım yönünden davacı takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğundan sözedilemeyeceğinden davalının kötüniyet tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.

Davacı tarafça takip öncesinde davalı yöntemince temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi faiz talebi yerinde görülmeyerek faiz başlangıç tarihi takip tarihi olarak esas alınmış, tarafların tacir olmaları ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili olması nedeniyle davacının takip talebindeki faiz türü yerinde görülmüştür.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinafının esastan reddine, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/02/2023 tarih, 2017/924 Esas, 2023/96 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,

Davanın kısmen kabulü ile,

Davalının Kocaeli 2. İcra Dairesi'nin 2017/8040 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.112.301,02 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edilen faiz türü esas alınarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine

İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, kabul edilen asıl alacağın %20 sine tekabül eden 222.460,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine,

Alınması gerekli 75.981,28 -TL karar ve ilam harcından peşin alınan 13.673,86-TL ile icra dosyasında yatırılıp bu dosyadan mahsup edilen harcın mahsubu ile kalan 56.646,54 -TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)

Davacının bu dosyada yatırdığı 31,40 TL başvuru harcı ile 13.673,86-TL peşin harç masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan masraflar toplamı 1.884,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (0,98) 1.846,81 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı tarafından yapılan masraflar toplamı 72,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1,45 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 152.353,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 19.875 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

İstinaf incelemesi bakımından;

Davalı vekilinin başvurusu reddedildiğinden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)

Davacı vekilinin istinafı kısmen yerinde görüldüğünden yatırılan istinaf karar harcının tarafına iadesine,

Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 492 TL başvuru harcı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalı

...

Üye

...

¸e-imzalı

...

Üye

...

¸e-imzalı

...

Katip

...

¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizistinafsakaryareddinevekilikaldırılmasınaesastanvekilleri26/09/2017numarasıTARİHİhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim