SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/671

Karar No

2024/1140

Karar Tarihi

18 Temmuz 2024

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/671 - 2024/1140

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/671

KARAR NO : 2024/1140

KARAR TARİHİ : 18/07/2024

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ...(...)

ÜYE : ...(...)

KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA TARİHİ : 07/01/2022

KARAR TARİHİ : 29/02/2024

NUMARASI : 2021/585 Esas -2024/143 Karar

DAVACI : METPOOL ARITMA SİSTEMLERİ İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0620100052300001 [25898-97367-49942] UETS - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ANADOLUTEKNİK MAKİNA SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0068078743700011 [25929-13926-52115] UETS - ...

VEKİLLERİ : Av. ... - [16288-82881-30821] UETS

Av. ... - [15145-41464-13504] UETS

Av. ... - [16525-25747-14678] UETS

BİRLEŞEN SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN

2022/45 ESAS 2022/1267 KARAR SAYILI DOSYASI

DAVACI :METPOOL ARITMA SİSTEMLERİ İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ- 0620100052300001 [25898-97367-49942] UETS - ...

VEKİLİ :Av. ...

DAVALI : ANADOLUTEKNİK MAKİNA SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 0068078743700011 [25929-13926-52115] UETS

VEKİLLERİ :Av....- [16288-82881-30821] UETS

Av....- [16525-25747-14678] UETS

ASIL VE BİR. DAVA : Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin istirdat istemi, birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi

HÜKÜM : Birleşen dava yönünden istinaf talebinin usulden reddine

Asıl dava yönünden istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılması- gönderme

İSTİNAF EDEN : Davacı vekili

Taraflar arasındaki asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin istirdat istemi, birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili, vekil edeni şirket tarafından davalı şirketin talebi üzerine deneme maksatlı 150 adet ozon cihazı üretildiğini, 16/09/2020 tarihinde proforma fatura düzenlenerek davalı şirket yetkilisine gönderildiğini, üretilen ısı ölçer ve dezenfektan kartı 10/11/2020 tarihinde teslim edildiğini ve fatura edildiğini, davacı şirket tarafından kesilen fatura davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafın 44 gün sonra 24/12/2020 tarihli iade faturası gönderdiğini iade faturasına ihtarname ile itiraz edildiğini, iade faturası için davalı şirket tarafından Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/58833 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasında usulsüz tebligat yapılması sebebiyle takibin kesinleştiğini, kesinleşen icra takibi nedeniyle cebri icra tahdidi altında borcun ödemek zorunda kaldığını, vekil edenin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı bedelin şimdilik 1.000,00 TL (176.018,15 TL) ödeme tarihi olan 20/09/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatınıa karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafından vekil eden şirkete gönderilen ürünlerin gizli ayıplı olduğu için vekil eden şirket tarafından iade edildiğini, davacı şirket tarafından ateş ölçme ve el dezenfeksiyon standı için 148 adet sensörlü "ısı ölçer ve dezenfektan kartı" vekil eden şirkete satıldığını, söz konusu kartların-sensörlerin çalışmaması, tutarsız veri üretmesi ve ürünlerin gizli ayıplı olması nedeniyle vekil eden tarafından 24/12/2020 tarihli 801 nolu sevk irsaliyesi ile ürünlerin davacıya iade edilerek 24/12/2020 tarihli 1053 nolu iade faturasının düzenlendiğini, davacı tarafın Kocaeli 7. Noterliğinin 29/12/2020 tarih ve 37803 Yev. Nolu ihtarnamesine, Kartal 23. Noterliğinin 06.01.2021 tarih ve 220 Yev. Nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, davacı, buna rağmen depolama ve nakliyat hizmeti veren Bna Birlik Ltd. Şti. firması aracılığıyla ayıplı ürünleri iade etmeye çalıştığını, Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/9 D. İş sayılı dosyası ile gizli ayıplı olduğu için iade edilen 148 adet sensörlü ısıölçer ve dezenfektan kartı hakkında bilirkişi raporu alındığını, davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2021/5426 sayılı dosyası kapsamında taraflardan başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu haksız tüm İtirazlarının iptali ile icra takibin devamına karar verilmesi, ayrıca davalının söz konusu itirazının kötü niyetle gerçekleştirdiği sabit olduğundan hakkında alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet/icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafından, vekil eden aleyhine Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2021/5426 Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça hukuki dayanaktan yoksun olarak başlatılan icra takibine ve borca itiraz edildiğini, takibin durdurulması üzerine iş bu davanın açıldığını, ürünlerin gizli ayıplı olması nedeniyle vekil eden tarafından iade edildiğini, vekil eden şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''asıl dava yönünden reddine, birleşen dava yönünden davanın reddine, şartlar oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine '' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;

Davalı şirket tarafından ürünlerin çalışıp çalışmadığına ilişkin yerel mahkeme dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğunu, 10.03.2021 tarihinde yapılan keşfe dayalı olarak alınan bilirkişi raporunda kartların tutarsız veri ürettiğini, bu durumun sadece kartlardan kaynaklandığını söyleyebilmenin mümkün olmadığını, elektronik kartların programı davalı şirkete 25.05.2021 tarihinde yani keşiften iki ay sonra teslim edildiğini, işbu raporun ürünlerin gizli ayıplı olduğuna yönelik delil niteliği taşıyamayacağının muhakkak olduğunu, tarafların bilirkişi raporuna itiraz edildiğini ve yeni bilirkişiden yeni rapor alınması talep edildiğini, davalı şirket tarafından kesilen iade faturası süresinde olmadığını, davalının faturaya istinaden vekil edene 131.510,00 TL ödeme yaptığını, 137.790,96 TL iade faturasının bedeli üzerinden icra takibi başlattığını, davalı faturadan kaynaklanan bakiye alacağı vekil edene ödemediği gibi, haksız iade faturasına dayalı olarak ödemediği kısmı icra takibi ile vekil edene tahsil ettiğini, 31.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının ticari defter kayıtlarına göre vekil edenden 129.647,96 TL alacaklı olduğunu, bilirkişi raporunda ise vekil edenin faturadan kaynaklı 8.143,00 TL alacaklı olduğu değerlendirildiğini, vekil edenin 8.143,00 TL alacaklı olmasına karşın davalı tarafın fatura bedelinin tamamını üzerinden icra takibi yapmasının açıkça davalı lehine haksız kazanç sağladığını, istinaf başvurularının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafça vekil eden şirkete teslim edilen kartların gizli ayıplı olduğunu, davacı tarafın istinafa başvuru dilekçesinde ürünlerdeki hataların giderildiğini, kontrollerinin yapıldığını ve ürünlerin sorunsuz şekilde davalı şirkete gönderilmiş olduğunu iddia etmişse de gerçeğin bu şekilde olmadığını, ayıplı ürünlerin paketlerinden açıldıktan sonra 19.01.2021 tarih ve 92505 nolu sevk irsaliyesi ile davacı tarafından kötü niyetli olarak gönderildiğini, uyuşmazlığı bilmeyen personeller tarafından sehven teslim alındığını, dava konusu olan kartların üzerinde davacı tarafça tamirat yapıldığını ve kartlardaki ayıbın gizli nitelikte olduğunun da tespit edildiğini, davacı tarafın istinaf taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde ilk derece mahkemesinin hukuka aykırı olduğunu ifade ettiğini, kartların gizli ayıplı olduğunu ve davalı vekil eden şirketin sözleşmeden dönme seçimlik hakkına sahip olduğunu gözler önüne serdiğini, istinaf taleplerinin reddini, yerel mahkeme kararıyla asıl ve birleşen dosya yönünden vermiş olduğunu, davanın reddi kararının onanmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin istirdat istemi, birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK

  1. Değerlendirme

Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin istirdat istemi, birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinafının incelenmesinde;

HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde "miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin" olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, "maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek" suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.

Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince HMK'nun 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında (HMK 341/2 madde fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.2021/34-K.2022/21 sayılı Kararı ile "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden iptal edilmiş olup somut davadaki uyuşmazlık bu kapsamda olmadığından), hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihi ve sonrasında verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.

Buna göre, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01.01.2017 sonrasında (2018 takvim yılı başına kadar) 3.110,00 TL, 01.01.2018 tarihi ve sonrasında (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560 TL, 01.01.2019 tarihi ve sonrasında (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400 TL ve 01.01.2020 tarihi ve sonrasında ise 5.390 TL (2021 takvim yılı başına kadar), 01.01.2021 tarihi ve sonrasında ise 5.880 TL (2022 takvim yılı başına kadar), 01.01.2022 tarihi ve sonrasında 8.000 TL (2023 takvim yılı başına kadar), 01.01.2023 tarihi ve sonrasında 17.830 TL, 01.01.2024 tarihi ve sonrasında 28.250 TL (2025 takvim yılı başına kadar) olarak uygulanacaktır.

Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir ve kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Kesinlik sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen tarafın kanun yoluna başvurma hakkı yoktur. Kısaca kanun yoluna konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.

Birleşen davada, davacı yüklenici davalı iş sahibinin bakiye iş bedleini ödemediği iddiasıyla alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bu dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf talebine konu alacak 8.143,00 TL fatura alacağı, 4.270,00 TL fatura masraf alacağı, 424,86 TL noter masraf alacağı, 279,09 TL faiz alacağı, 582,28 TL faiz alacağı, 349,37 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 14.498,60 TL'ye yöneliktir. Davacı tarafından istinaf edilen değer hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altındadır. İstinafa konu asıl alacağın miktarına göre hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırı 28.250,00 TL'nin altında olduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından davacının istinaf kanun yolu başvurusunun kesin karara karşı yapılması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 346.maddesine göre reddedilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu yönde bir karar verilmediği, dosyanın bu hali ile Dairemize gönderildiği, kararın kesin olması halinde ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz edilemeyecek kararların temyizi halinde Yargıtay'ca temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi bu yolda Dairemizce de karar verilebileceği gözetildiğinde, kesinlik sınırının dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf isteğinin kesin karara ilişkin olması sebebiyle bu yönden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinafının incelenmesinde;

Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın icra tehdidi altına ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin İİK'nun 72/7 maddesi uyarınca istirdatı istemine ilişkindir.

Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla ateş ölçme ve el dezenfeksiyon için "ısı ölçer ve dezenfektan" yapımına ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı tarafından dava konusu iş sebebiyle iş bedeli olarak 20.11.2020 tarihli 139.653,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, ürünlerin 10.11.2020 traihinde iş sahibine teslim edildiği, sonrasında davacı yüklenici tarafından 24.12.2020 tarihinde tamiri yapılmak üzere iade alındığı, davalı tarafından ayıplı iş iddiasıyla 24.12.2020 tarihli 137.790,96 TL iade faturası düzenlendiği, davalının 29.3.2021 tarihli ihtarname ile iade faturasının iadesini kabul etmediği, davalının davaya konu 24.12.2020 tarihli, 137.790,96 TL fatura için takip başlatıldığı, itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleştiğini, davacı tarafça takip borcunun ödenerek icra dosyasının kapatıldığı, davacı sözleşme bedeli için iade fatura düzenlenmesinin ve faturanı tahsilinin haksız olduğu iddiasıyla cebri icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesi için eldeki davayı açmıştır. Davacı taraf ürünlerin davalı tarafa onarımla teslim edildiğini, davalı taraf ise ürünlerin onarım sonrasında iadesinin kabul edilmediğini savunmaktadır. 03.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; ayıbın ürünlerin iadesi gerektirecek nitelikte olduğu belirtilmiştir. Mahkeme kararında, davacının bu hususta talebi bulunmasına rağmen ürünlerin davacıya iade edilip edilmediği, iadesi gerekip gerekmediği, davacıya iadesi gereken veya mahsup edilmesi gereken bedel bulunup bulunmadığı hususlarında açıklama bulunmaktadır. Ayrıca, alınan bilirkişi raporlarında bu hususun değerlendirilmesi için ürünlerin hurda bedeli belirlenmemiştir.

O halde mahkemece, öncelikle taraf delillerine göre sözleşme konusu ürünlerin onarım sonrasında davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği, teslim alınmış ise davalının ürünleri davacıya iade edip etmediği belirlenerek dava tarihi itibariyle ürünlerin hangi tarafın zilyetliğinde bulunduğunun belirlenmesi, davalı yanın elinde bulunduğunun belirlenmesi halinde ürünlerin ekonomik değerinin olup olmadığı ve varsa dava konusu ürünlerin hurda bedeli belirlenmesi için dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden veya konusunda uzman olan yeni bir bilirkişi kurulundan belirtilen hususları kapsayan gerekçeli ve denetime elverişli belirtilen hususlarda rapor veya ek rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde sonuca göre ürünlerin iadesi veya hurda bedelinin mahsubu gerekip gerekmediği gerekçede tartışılarak bu husus hakkında hangi sonuca ulaşıldığı ve verilen kararın ne olduğu hükümde gösterilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle; Davacının birleşen davaya ilişkin reddedilen kısma yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine, davacının asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun eksikliklerin tamamlanması amacıyla, davacının sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

  2. Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ ile 6100 sayılı HMK.'nun 353. 1. a. 6 maddesi gereğince; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/02/2024 tarihLİ, 2021/585 Esas, 2024/143 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için 6100 sayılı HMK.'nun 353. 1. a. 6 maddesi gereğince Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

  4. Davacı tarafından yatırılan istinaf maktu karar harcının ve istinaf nispi karar harcının istek halinde iadesine,

  5. İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Kararın tebliği, harç ve diğer hususların Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/3 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalı

...

Üye

...

¸e-imzalı

...

Üye

...

¸e-imzalı

...

Katip

...

¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinistinafsakaryavekilihükümvekillerinumarasıdairesiTARİHİhukuk07/01/2022

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim