SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/626

Karar No

2024/1093

Karar Tarihi

8 Temmuz 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/626

KARAR NO : 2024/1093

KARAR TARİHİ : 08/07/2024

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA TARİHİ : 06/09/2022

KARAR TARİHİ : 13/02/2024

NUMARASI : 2022/768 Esas -2024/99 Karar

DAVACI : VOYTRON ENERJİ ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ - ... - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Abonelik sözleşmesinden kaynaklı tüketim fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi

HÜKÜM : Kararın kaldırılması- gönderme

İSTİNAF EDEN : Davalı vekili

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinden kaynaklı tüketim fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;

Vekil eden şirketin, yurt içi elektrik, doğalgaz ve madencilik alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün önde gelen kuruluşlarından olduğunu, vekil eden şirket ile davalı/borçlu arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında doğan fatura alacağına istinaden; Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10387 e. sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalı/borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak kısmi itiraz edildiğini, vekil eden şirket odaş enerji elektrik perakende satış a.ş. ticari hayatına voytron enerji elektrik perakende satış a.ş. olarak devam etme kararı almış olup resmi gazete ile de resmiyet kazandığını, vekil eden şirketin davalı ile imzalamış olduğu elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca doğmuş bulunan cari hesap borcunu ödemememiş olup haksız olarak borca itiraz ettiğini, vekil eden şirket ile davalı arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi uyarınca; davalı sözleşmede belirlenen birimlerde aktif elektrik enerjisini satın almayı, vekil eden şirketin ise aynı miktarda aktif elektrik enerjisini davalıya satmayı taahhüt ettiğini, davalının 2 adet fatura bedelini vadesi geçmiş olmasına rağmen hiç ve/veya eksik ödeyerek kendisi ile yapılan yazılı ve sözlü görüşmelerde ise herhangi olumlu sonuç alınamadığından aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10387 E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borçlu olmadığını ileri sürerek takibe itiraz ettiğini, edilen itirazın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;

Vekil eden davalı şirketin dava konusu sözleşmenin akdedildiği tarihten önce farklı tedarikçilerden elektrik ihtiyacını karşılamakta olduğunu, davacı şirketin vekil eden davalı ile kendisine indirimli elektrik tedariği sağlayacağı vaadiyle iletişime geçtiğini, vekil eden davalı şirketin, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden davacıi şirketten 2017 yılı Ağustos ayı ile 2018 yılı Nisan ayı arasında toplam dokuz ay boyunca elektrik temini hizmeti aldığını, anılan süre zarfında, enerji piyasasında oluşan ciddi ekonomik| dalgalanmalar sebebiyle davacı yanın uzun süre vekil eden davalı adına fatura tanzim etmediğini, tanzim edilen faturaların bir kısmını ise vekil eden davalıya tebliğ etmediğini, bu süre zarfında kullanım bedelini ödemek isteyen ancak davacı şirket tarafından fatura tanzim edilmemesi yahut tanzim edilen faturaların da vekil eden tebliğ edilmemesi sebebiyle, vekil eden davalının davacı şirket yetkilileriyle defalarca iletişime geçmişse de aylık bazda ödenmesi gereken fatura tutarının kendisine iletilmemesi nedeniyle kendisinin hesaplamalarından yola çıkarak davacı yana takribi tutarlarda ödemeler yapmak durumunda kaldığını, davacı şirket tarafından davalı adına anlaşma süresince tanzim edilen hiçbir fatura içeriğinde ayrıntılı endeks bilgileri yer almaması sebebiyle, tanzim edilen fatura tutarlarının vekil eden davalı tarafından denetlenmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibi başlattığından bahisle takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''Davanın kısmen kabulüne, davalının Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/10387 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 151.210,36 TL asıl alacak ve 2.104,81 TL işlemiş faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine, davalı itirazında haksız çıktığından asıl alacak miktarı olan 153.316,67-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine'' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle,

Taraflar arasında akdedildiği savlanan dava konusu elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve ekinde yer alan sair formların herhangi bir hukuki değeri bulunmadığı, ilk derece mahkemesince anılan belgelere dayalı olarak hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, tarafların, davaya konu hukuki ilişkiden kaynaklı doğan borç ilişkisini sulhen sonlandırmış olmalarına rağmen ilk derece mahkemesince anılan husus gözden kaçırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, vekil eden davalının mutabakata istinaden anlaşılan miktar ve sayıda davacı yanın lehtarı olduğu çek keşide etmek suretiyle mezkur çekleri davacı yana teslim ettiğini, mezkur çeklerin davacı yan tarafından eksiksiz olarak tahsil edildiğini, vekil eden davalı yine taraflar arasında sağlanan mutabakata istinaden iade faturası tanzim etmişse de anılan iade faturasının haksız ve anlaşmaya aykırı şekilde davacı yanca iade edildiğini, davacı yanın, dava konusu sözleşmeden doğan edimlerini sözleşme süresince yerine getirmediğini, vekil eden davalıdan ceza bedeli ve gecikme bedeli talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, sözleşmeye ve ilgili yasal mevzuata uygun şekilde yerine getirmeyen ve nihai olarak da vekil eden davalının elektrik tedariğini tek taraflı ve haksız olarak sonlandıran davacı yanın, dava konusu sözleşmenin feshine vekil eden davalıdan dava konusu sözleşme maddelerine dayalı " ceza bedeli " ve " gecikme bedeli " talebinde bulunması haksız ve kötü niyetli olduğu gibi Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, yasal unsurları oluşmamasına rağmen, ilk derece mahkemesince vekil edence davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, yapılan ve hükme esas alınan alacak hesaplamasının hatalı olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme ilamının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;

Davalı tarafın işbu bu talebinin reddi gerektiğini ve ilk derece mahkemesi kararının onanması gerektiğinin ifade edilmesinin gerektiğini, dört adet bilirkişi raporu alındığını, detaylı bir şekilde incelemelerin yapıldığını, davalının vekil eden şirkete olan borçlarını ödemediği ve borçlu olduğu tespit edildiğini, vekil eden şirket tarafından düzenlenen faturalar veya diğer kayıtlar usulünce düzenlendiğini, hukuka uygun belgelerin olduğunu, davalı 2 adet fatura bedelini vadesi geçmiş olmasına rağmen hiç ve/veya eksik ödemiş olduğunu, kendisi ile yapılan yazılı ve sözlü görüşmelerde ise herhangi olumlu sonuç alınamadığından aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10387 E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalı taraf borçlu olmadığını ileri sürerek takibe itiraz ettiğini, davalının bu husustaki beyanlarının afaki olduğunun anlaşıldığını, davalı adına her ay fatura kesildiğini, davalının ödenmemiş yahut eksin ödenmiş 2 adet faturasının bulunduğunu, sözleşme, faturalar ve cari hesap ekstresi ile birlikte dosya taraflarının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davalının cari hesap alacağından doğan borcu olduğu tespit edildiğini, davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürdüğünü, davalının indirim oranın eksik hesaplandığı iddiası doğru olmadığını, davalı tarafından bu hususta herhangi bilgi veya belgeye yer vermemesi bunu doğruladığını, ilk derece mahkemesi tarafından usul ve yasaya uygun bir şekilde hüküm tesis edildiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun şekilde karar verildiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğuna, davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, abonelik sözleşmesinden kaynaklı tüketim fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK

  1. Değerlendirme

Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklı tüketim fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.

Davacı; davalının imzalamış olduğu elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca doğmuş bulunan cari hesap borcunu ödemediğini, davacının tüketimi için tahakkuk ettirilen ... numaralı ve ... numaralı faturalar için toplamı olan 158.046,30 TL alacak üzerinden Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/10387 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı; Davacı şirket tarafından anlaşma süresince tanzim edilen hiçbir fatura içeriğinde ayrıntılı endeks bilgileri yer almaması sebebiyle, tanzim edilen fatura tutarlarının davalı tarafından denetlenmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibi başlattığından bahisle takibin iptaline karar verilmesini savunmuşur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.

Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir.

Davacının uzun bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davacının beraatını gerektirmeyeceği gibi (tüketim bedeli olan ana borçtan) hukukî sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz ve müterafik kusur nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirimi gerektirmez. Olsa olsa davacının elektriği kesmemesi dolayısıyla davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı açısından normal tüketim bedeli dışında gecikme zammı ve işleyecek yasal faizden indirim sağlar. Davacının müterafik kusuru nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirim davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açar ki, bu da usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil eder. Dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan yönetmelik ve abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumludur.

Somut olayda, davalı ... ile davacı şirket arasında ... numaralı sözleşme imzalanarak ... sayaç seri numarası üzerinden ... tekil kod ve ... tesisat numaralı davacı şirket tarafından davalıya aktif elektrik enerjisi satışının 01.08.2017 tarihinden başlanmıştır. Davacı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalının tek terimli tek zamanlı sanayi orta gerilim abone grubundan son kaynak tedariki ile elektrik temin etmektedir. Davaya konu sözleşmede davalının imzası inkar edilmediğinden taraflar arasında elektrik teminine ilişkin sözleşme ilişkisi kurulduğunun kabulü gerekmiştir. Davacı sözleşme kapsamında tüketim bedeli için düzenlediği ... numaralı, 17.05.2018 fatura tarihli, 30.05.2018 son ödeme tarihli 189.889,37 TL tutarlı faturanın 122.042,05 TL'lik kısmı ve ... numaralı 20.09.2018 fatura tarihli 28.09.2018 son ödeme tarihli 29.168,31 TL tutarlı faturanın tamamı ödenmediği iddiasıyla iptale konu icra takibini yapmıştır. Davalının fatura dönemlerinde davacıdan elektrik temin ettiği ve aboneliğinin devam ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacının ticari defterlerinin incelemesinde; dava konusu faturalarının davacının ticari defterinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 20.09.2018 tarihinden itibaren 151.210,36 TL alacaklı olduğui davalı ödemelerinin davacı kayıtlarında 415.897,67 TL olarak yer aldığı; Davalının ticari defterlerinin incelemesinde; Davalının kendi ticari defterlerinde davacıya 322.767,88 TL borcu bulunduğu, Davalı tarafından itiraz konusu yapılan ... nolu fatura tutarına istinaden 122.043,55 TL iade faturası düzenlendiği, ancak davacı tarafından kabul edilmemesi nedeni ile iptal edildiği, davalının ... nolu 29.168,31 TL bedelli faturayı kayıtlarına almadığı berlirlenmiştir. Davalının, sözleşmeyi iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen elektrik bedelinden davacıya karşı sorumlu olur. İtirazın iptali davasında icra dosyasında takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Davaya konu ... numaralı, 17.05.2018 fatura tarihli, 30.05.2018 son ödeme tarihli faturanın içeriğinin; 41.265,49 TL aktif tüketim bedeli, 11.099,73 TL dağıtım bedeli, 412,65 TL enerji fonu, 28.967,70 TL KDV, 4.064,41 TL gecikme cezası, 250,00 TL reaktif hizmet bedeli, 103.426,74 TL ceza bedeli olmak üzere toplam fatura bedelinin 189.889,37 TL, ... numaralı 20.09.2018 fatura tarihli 28.09.2018 son ödeme tarihli faturanın içeriğinin; 24.718,91 TL gecikme cezası ve 4.449,40 TL KDV bedeli olmak üzere toplam fatura bedelinin 29.168,31 TL olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; takibe konu faturalardaki asıl alacakların, gecikme zammının ve ceza bedellerine ilişkin belirlemeler açıklayıcı ve denetime uygun değildir. İtirazın iptali davasında icra dosyasında takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu ilkesine göre bilirkişi incelemesinin takibe konu faturalarla sınırlı olmak üzere fatura içeriklerindeki alacak kalemlerine göre yapılması gerekmektedir.

O halde; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, mahkemece yapılacak iş, tarafların ticari defter incelemesine göre kesinleşen fatura veya faturalar yönünden fatura bedeli esas alınmalı, kesinleşmeyen fatura veya faturalar yönünden dava konusu fatura döneminde yürürlükte bulunan Elektrik Tarifelerinin ilgili maddeleri uyarınca; davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğu, takibe konu faturalarla sınırlı olmak üzere takibe konu faturalar için Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, takibe konu faturalardaki aktif tüketim bedeli, dağıtım bedeli, enerji fonu, KDV, gecikme cezası, reaktif hizmet bedeli ve ceza bedeli gibi kalemlerinin ayrı ayrı ve toplam faturanın belirlenmesi, bu şekilde elektriğin kesilmesi gereken tarihten önceki tüketim yönünden faiz dahil borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise, davalının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davalı için gecikme zammından indirim sağlayacağı (abonelik sözleşmesinde gecikme zammının alınacağına dair hüküm var ise), bu indirimin de en fazla yasal faize kadar olacağı gözetilerek, davacı kurumun davalıdan isteyebileceği gerçek alacak miktarının duraksamasız belirlenmesi noktasında, dosyanın dosyaya rapor sunan bilirkişiden veya elektrik tarifeleri ve tüketim konusunda uzman elektrik mühendisi bilirkişiden Yargıtay, istinaf ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak, itirazın iptali davasında icra dosyasında takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, denetime uygun olmayan bilirkişi raporu benimsenerek, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

  1. Davalı vekilinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6.maddesi gereği kabulüne, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 tarih, 2022/768 Esas . 2024/99 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  2. Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının (2.582,31 TL) talep halinde yatıran davalıya iadesine,

  4. İstinaf incelemesi duruşmasız olarak yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

  6. Kararın 6100 sayılı HMK'nun 359/3.maddesi uyarınca Mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalı

...

Üye

...

¸e-imzalı

...

Üye

...

¸e-imzalı

...

Katip

...

¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

icrakaynaklıfaturatahsilialacağınınistinafvakisözleşmesindeniptalivekiliAboneliktüketimiçinbaşlatılanistemisakaryatakibinenumarasıhükümitirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim