Sakarya BAM 5. HD 2023/1389 E. 2024/106 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2023/1389
2024/106
18 Ocak 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1389
KARAR NO : 2024/106
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 03/10/2022
KARAR TARİHİ : 21/06/2023
NUMARASI : 2022/503 Esas - 2023/357 Karar
DAVACI :HASER MUAYENE SERVİSİ OTOMOTİV TAMİR BAKIM HİZMETLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...- ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI :SAKARYA ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ - ... -...
VEKİLİ : Av. ... - ...
İHBAR OLUNAN : SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ -...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Alacak (Abonelik Sözleşmeden Kaynaklanan)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davalı vekili - ihbar olunan vekili
Taraflar arasındaki Alacak (Abonelik Sözleşmeden Kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı ve ihbar olunan tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Haser Muayene Ser. Oto. Tam. Bak. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı Sakarya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (SEPAŞ) arasında 17.12.2018 tarihinden bu yana perakende elektrik satışı abonelik sözleşmesi bulunduğunu, 11.06.2022 tarihinde meydana gelen şebeke kaynaklı elektrik arızası nedeniyle davacının ticari işletmesinde bulunan elektronik ekipmanların zarar gördüğünü, zarar gören ekipmanlar ticari işletmenin faaliyet göstermesi için elzem olduğundan ticari faaliyetinin iki gün boyunca durduğunu, davacının bu sürede çalışamamaktan dolayı ayrıca zarara uğradığını, bu nedenlerle hesaplanacak maddi zararın davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından cihazların zarar gördüğü belirtilmişse de cihazlarının içyapısının kalitesizliğinden, ömrünü doldurmasından ya da yanlış kullanılmasından kaynaklanan hasarları olabileceği irdelenmesi gerektiğini, davacı şirket kusurundan kaynaklanan hasarın talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, voltaj dalgalanması olduğunu kabul etmemekle birlikte, kullanıcının ya da abone yükümlülüğüne bulunan koruma önlemlerinin alınıp alınmadığını, projesine uygun miktarda güç kullanıp kullanmadığı, binanın iç tesisatının standart ve mevzuata uygunluğunun tespitinin gerektiğini, müvekkilinin şirketin arıza kayıt sisteminde (Scada Oms) yapılan neticesinde belirtilen adreste OG arızasının cihaz hasarına sebebiyet verebilecek nitelikte olmadığının tespit edildiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...bilirkişi raporunda teknik bilirkişi tarafından aldırılan rapor doğrultusunda olayla zarar arasında illiyet bağı tespit edildiğinden tespit edilen zarar miktarı üzerinden davacının davalıdan alacağın tahsiline karar verilmiş, davacı taraf 1.000,00-TL üzerinden davasını açtığından ve ıslah hakkını da kullanmadığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve ihbar olunan vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme hükmü usul ve yasaya aykırı olup, yerleşmiş yüksek mahkeme içtihatlarına da uygun düşmediğini, gerek dosya kapsamı gerekse gerekçeli kararda SEDAŞ ve SEPAŞ'ın hukuki durumu doğru bir şekilde tespit edildikten sonra SEDAŞ'ın İfa yardımcısı olduğundan bahisle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının hukuken hatalı olduğunu, müvekkilinin hiç bir şekilde dahil olmadığı, sözleşme ile elektrik dağıtımını üstlenmediği halde dağıtımdan kaynaklı meydana geldiği iddia edilen zarardan sorumlu tutulduğunu, yerel mahkemece "SEPAŞ'ın satış faaliyeti kapsamında kullanım yerlerine ilişkin perakende satış sözleşmesi, fatura tahakkuk ve tahsilat işlerini yürütmekte olduğu, ihbar olunan SEDAŞ'ın ise lisanslı olduğu bölgedeki kullanım yerleri ile ilk bağlantı anlaşması, enerji tahsisi, enerji nakil hatlarına ait yapım, dağıtım, bakım onarım gibi faaliyetleri yürütmekte olduğu, bu bağlamda söz konusu orta gerilim ve alçak gerilim hattından SEDAŞ'ın sorumlu olduğu tespit edilmiştir. " denildikten sonra davanın kabulüne karar verilmesinin anlaşılır bir durum olmadığını, dava dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde yerel mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunun açık olduğunu beyanla; izah olunan nedenlerle usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ihbar olun vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava dilekçesi ile 11.06.2022 tarihinde meydana gelen elektrik arızası sebebiyle ticari işletmesindeki elektronik ekipmanların zarar gördüğü iddiasıyla zararın tazmini için SEPAŞ'a karşı işbu davayı açtığını, davalı SEPAŞ tarafından davanın müvekkili şirkete ihbar edildiğini, dava her ne kadar müvekkiline ihbar edilmişse de müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını beyanla; yargılama neticesinde yükümlülüğünü oluşturacak bir halin söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olduğunu, ıslah sonrası harcın tamamlanmamış olması nedeniyle fazlaya ilişkin kısım hakkında karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, ancak bu miktara ilişkin ek dava açılacak olması sebebiyle bu konunun sadece eleştiri konusu yapılmasının talep edildiğini beyanla; ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Alacak (Abonelik Sözleşmeden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 Sayılı HMK, 6098 sayılı TBK,
- Değerlendirme
Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı SEPAŞ arasında 17/12/2018 tarihinden itibaren perakende elektrik satışı abonelik sözleşmesi bulunduğu, 01/06/2022 tarihinde meydana gelen şebeke kaynaklı arıza nedeniyle davacıya ait işletmedeki elektronik ekipmanların zarar gördüğünden bahisle şimdilik 1.000 TL maddi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07/06/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile tazminat talebini 23.664,80 TL olarak ıslah etmiş ise de ıslah harcı yatırılmamıştır.
Davalı, zarar gördüğü iddia olunan cihazların içyapısının kalitesizliğinden, ömrünü doldurmasından yada yanlış kullanımından kaynaklanan hasar olabileceği, abonenin koruma önlemlerini almadığı, projesine uygun güç kullanmadığı, cihaz hasarına sebebiyet verecek nitelikte arıza kaydı bulunmadığından davanın reddini, davanın bakım onarımdan sorumlu SEDAŞ'a ihbarını talep etmiytir.
Mahkemece, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin zarar tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ve ihbar olunan vekilince istinaf edilmiştir.
Öncelikle ihbar olunan SEDAŞ vekilinin istinaf istemi yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61'nci maddesinde davanın ihbarı düzenlenmiş olup, davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmeyecektir. İhbar olunanlar davada taraf sıfatı kazanmadığı gibi ihbar olunanlar aleyhinde hüküm de kurulmamıştır. Bu itibarla, davada taraf sıfatı olmayan ve hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanların istinaf hakkı bulunmadığından, istinaf dilekçelerinin reddi gerekmiştir.
Türkiye genelinde bütün elektrik dağıtım tesislerinin mülkiyeti Tedaş Genel Müdürlüğüne ait olmakla birlikte olay yerinde elektrik dağıtım şebekelerinin işletilmesi gerekli bakım ve onarımının yapılması sorumluluğunun davalı şirkete ait olduğu, davalı şirketin dağıtım hizmetleri yürütürken bakım ve onarım hizmetleri gibi hizmetleri 3. Kişiye hizmet sözleşmesi gereğince yaptırsa bile denetiminin davalı şirket tarafından yapıldığı göz önüne alındığında davalı şirketin diğer kişilere karşı sorumluluğunu etkilemez. Davalı şirketin bölgede elektrik enerjisinin dağıtımı faaliyeti, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Bu sorumluluk türü tehlike sorumluluğu olarak da isimlendirilmekte olup, sorumluluk türlerinin en ağırını oluşturur. Burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. (Yargıtay 3. HD 2016/13100 Esas 2018/758 Karar 25/01/2018 tarihli karar)
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15)
Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun 27.09.2012 tarih 28424 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 12.09.2012 tarihli 4019 sayılı kurul kararı ile Elektrik Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü çerçevesinde, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin dağıtım şirketleri tarafından 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine ilişkin hazırlanan, “Dağıtım Ve Perakende Satış Faaliyetlerinin Hukuki Ayrıştırılmasına İlişkin Usul Ve Esaslar”ın kabul edilerek, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile, davacının enerji aldığı AG şebeke hattının beslendiği OG hattında, yönetmelikte düzenlenen arızalardan biri olan ani darbe akımı ve voltaj dalgalanması/yükselmesi sonucu davaya konu cihazlarda hasar meydana geldiği hattın bakım ve onarımdan SEDAŞ'ın sorumlu olduğu tespiti ile zarar belirlemesi yapılmıştır. Bu rapora göre, davaya konu zarar, davacının cihazlarının içyapısının kalitesizliğinden, ömrünü doldurmasından yada yanlış kullanımından da kaynaklanmamakta olup, meydana gelen hasardan elektrik teminine konu sözleşme ilişkisi bulunan davalı sorumludur. Anılan gerekçelerle davacı yanca geçerli ıslah yapılmadığı gözetilerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmak kaydıyla dava dilekçesinde talep olunan miktar üzerinden davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/06/2023 tarih, 2022/503 E . 2023/357 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca 18/01/2024 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38