Sakarya BAM 5. HD 2024/776 E. 2024/1002 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/776
2024/1002
14 Haziran 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/776
KARAR NO : 2024/1002
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 29/04/2019
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
NUMARASI : 2023/340 Esas -2024/92 Karar
ASIL DAVA
DAVACI : İZMİT SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
BİRLEŞEN KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2019/371 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : İZMİT SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
BİRLEŞEN KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2019/554 ESAS SAYILI DOSYASI;
DAVACI : İZMİT SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Asıl ve birleşen davalar, iş sahibi tarafından yükleniciye karşı açılan eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar talebi, sözleşmenin feshi nedeniyle teminat bedelinin güncelleme farkının davalıdan tahsiline ilişkin alacak ve yüklenici tarafından iş sahibine karşı açılan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ve haksız fesih nedeniyle uğranılan zarara ilişkin alacak talepleri
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Taraf vekillerince
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalar, iş sahibi tarafından yükleniciye karşı açılan eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar talebi, sözleşmenin feshi nedeniyle teminat bedelinin güncelleme farkının davalıdan tahsiline ilişkin alacak ve yüklenici tarafından iş sahibine karşı açılan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ve haksız fesih nedeniyle uğranılan zarara ilişkin alacak talepleri nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın asıl ve birleşen davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekillerince tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA
Vekil edenin genel müdürlükçe ihale edilen ve yüklenici ... firması taahhüt altında yapımına başlanan 598.500,00 Euro sözleşme bedelli " Başiskele İlçesinde kurulacak HES'ler için su türbini temini ve montajı 3. kısım (soğukpınar HES -3)işi ile ilgili olarak işin sözleşmesi 06/06/2016 tarihinde imzalandığı ve yer tesliminin 16/06/2016 tarihinde yapıldığını, iş programına göre iş bitim tarihinin 02/09/2017 olarak belirlendiğini, işin yapım sürecinde ve devamında işe 112 gün ek süre uzatımı verildiği, işin yeni bitim tarihinin 23/12/2017 olarak belirlendiğini, işin devamında yükleniciye yapılan ikazlara rağmen imalatlara başlanılmaması nedeniyle işin sözleşmesinin 16/10/2018 tarih ve 66936069-050.02.04-E.324 sayılı genel müdürlüğün yönetim kurulu kararı ile feshedilerek hesabın genel hükümlere göre tasfiye edilmesine karar verildiğini, ... firmasının genel müdürlükten herhangi bir alacağının bulunmadığını, kurumun zarar-ziyan bedelinin 561.311,60 TL tutarında olduğunu, yüklenici ... firmasından alacaklı durumda olduğunu, işin durumu ile ilgili taraflarınca tespit yapıldığını, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile 561.311,60 TL bedelin işin fesih tarihi olan 16/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı idarenin gerek kendi kusuru ile işin gecikmesine sebep oluşu gerekse sözleşmenin feshi şartları gerçekleşmeden sözleşmeyi feshettiği, sözleşmenin haksız fesih sebebiyle müvekkilinin sözleşmenin feshinde kusurunun bulunmadığı, davacının her ne kadar yer teslimini 16/06/2016 tarihinde kağıt üzerinde görünse de bu tarihte vekil edenin ihale konusu yapım işine başlayıp tamamlayabilmesi için proje sahası imalat ve montaja hazır durumda olmadığını, vekil edenin su türbini montajına başlayabilmesi için teslim edilen yerde daha önceden Başiskele Soğukpınar HES III inşaatının tamamlanmış olması gerektiğini, vekil edenin üzerine su türbini montajı yapacağı beton zeminin hazır olması gerektiğini, vekil edenin işi yapabilmesi için 2017/281514 İKNli Başiskele Soğukpınar HES III inşaatının tamamlanmasını beklemek zorunda kaldığını, idarenin sözleşme süresi bittikten sonra proje sahasını imalat ve montaja hazır hale getirmesi sebebiyle sadece 112 günlük ek süre vermesi yapım işleri şartnamesine aykırı olduğunu, vekil eden dışında kalan diğer isteklinin teklif ettiği fiyatın 645.000 Euro olduğunu, idarenin tazminat talebinde dikkate alınabilecek tek rakamın bu olduğunu, ikinci ihalede oluşan rakamın 3.257.994,60 TL olduğunu, ikinci ihale tarihi olan 15/01/2019 tarihinde merkez bankası Euro satış kurunun 6.2404 olduğunu, 645.000 Euro karşılığının 4.025.058 TL tuttuğunu, davacı idarenin menfi zararının bulunmadığı tersine 767.064 TL karının ortaya çıktığını, ilk ihalenin Euro kuru üzerinden yapılması ve ikinci ihale tarihindeki Euro kuru üzerinden hesaplanan ilk ihaledeki ikinci en iyi teklif bedelinin yeni ihaledeki sözleşme bedelinden yüksek olması sebebiyle davacı idarenin bir zararının bulunmadığını, tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2019/371 ESAS SAYILI DOSYASI;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
İSU Genel Müdürlüğü ile müvekkili ... arasında 06.06.2016 tarihli “Başiskele İlçesinde Kurulacak HES'ler İçin Su Türbini Temini ve Montajı 3. Kısım (Soğukpınar HES-3)” işine ait sözleşme imzalandığını, vekil edenin yer tesliminin kağıt üzerinde 16/06/2016 tarihinde yaplmış olduğunun görüldüğünü, vekil edenin ihale konusu yapım işine başlayıp tamamlayabilmesi için proje sahasının o tarihte imalat ve montaja hazır durumda bulunmadığını, davalının aynı proje sahası için başka bir ihaleye daha çıktığını, vekil edenin montaj işini yapabilmesi için 2017/281514İKNli Başiskele Soğukpınar HES3 inşaatının tamamlanmasını beklemek zorunda kaldığını, davalının fiili olarak yer teslimini sözleşme süresi bittikten sonra yaptığını, idarenin fiilen yer teslim tarihinin 14/11/2017 tarihi olduğunu, yer tesliminin yapıldığı bu tarihte sözleşmenin bitim tarihi olan 02/09/2017 yılının çoktan geçtiğini, sözleşme süresinin 450 gün olduğunu, bu tarihten itibaren 450 günün yeniden başlaması gerekirken davalının vekil edenin sadece 112 gün süre verdiğini, davalının yaşanan gecikmeyi telafi etmeyen ek süre dolduktan sonra sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğunu, davalının 16/10/2018 tarih 324 sayılı yönetim kurulu kararını ve işin süresinde bitirilmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini, vekil edenin ihzarat ve montaj bedeli haricinde proje tasarımından kaynaklanan alacağının da bulunduğunu, davalının kendi kusuru ile işin gecikmesine sebep olduğunu, sözleşmenin feshi şartları gerçekleşmeden sözleşmeyi feshettiğini, davalının vekil edenin eksik hakediş ödemesi yaptığını, vekil edenin sözleşmeye dayalı olarak ihale konusu işe devam edememesi ve işi tamamlayamaması nedeniyle elde etmesi muhtemel gelirden yoksun kaldığını, yoksun kalınan karın bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, vekil edenin irat olarak kaydedilen teminat mektubu değeri kadar da zararı olduğunu, vekil edenin montaj ve proje tasarım bedellerinin hesaplanmadığını ve ödenmediğini beyanla sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine, haksız fesih ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile vekil edenin uğramış olduğu zararlar ile eksik ödenen hak edişten kaynaklanan alacağının hesaplanmasını, şimdilik 10.000 TL nin ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline ve vekil edene ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının dava dilekçesinde belirttiği hususları kabul etmediklerini, davacının Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2019/172 esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirme taleplerinin yerinde olmadığını beyanla birleştirme talebinin reddine ve davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
BİRLEŞEN KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2019/554 ESAS SAYILI DOSYASI;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;
Davacı tarafça ihalesi yapılan Soğukpınar HES-3 işi sonucu davalı tarafından düzenlenen 36.000,00 Euro 'luk kesin teminat mektubunun muhasebe kayıtlarına alındığını, sözleşmenin 25-26-27. Maddeleri, yapım işleri genel şartnamesinin 47. Maddesi ve 4735 sayılı kamu ihale sözleşmeleri kanunun '' idarenin sözleşmeyi feshetmesi '' konulu 20. Maddesi gereğince davacı genel müdürlüğü yönetim kurulu tarafından tasfiye kararı alındığını ve ihalenin feshedildiğini, buna göre 36.000,00 EURO luk kesin teminat mektubunun nakde çevrilerek irat kaydedildiğini, güncelleme tutarı ile alınan kesin teminat arasındaki fark olan 168.037,46 TL olduğunu belirterek; bu güncelleme farkının vade tarihi olan 22/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
Davacı idarenin gerek kendi kusuru ile işin gecikmesine sebep oluşu gerekse sözleşmenin feshi şartları gerçekleşmeden sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin haksız fesih sebebiyle müvekkilinin sözleşmenin feshinde kusurunun bulunmadığı, davacının her ne kadar yer teslimini 16/06/2016 tarihinde kağıt üzerinde görünse de bu tarihte vekil eden ihale konusu yapım işine başlayıp tamamlayabilmesi için proje sahası imalat ve montaja hazır durumda olmadığını, vekil edenin işi yapabilmesi için 2017/281514 İKNli Başiskele Soğukpınar HES III inşaatının tamamlanmasını beklemenin zorunda kaldığını, idarenin kendi sebep olduğunu ve sorumluluğu vekil edene yüklenemeyecek haller ile yüklenicinin kusurunun bulunmamasına rağmen işi yapamadığı hallerde ek süre verme yükümlülüğü altında olmasına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek vekil edenin mağdur ettiğini, menfi zararın kapsamında giren fırsat kaybı zararının feshedilen sözleşmeye ilişkin ihalede kusurlu yükleniciden başka teklif veren varsa bu tekliflerden en elverişli olanı ile fesihten sonra normal süre içerisinde yapılan ikinci ihale sonucu oluşan bedel arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiğini, vekil edenin katıldığı ilk ihalede iki istekli teklifte bulunduğunu, vekil eden dışında kalan diğer isteklinin teklif ettiği fiyatın 645.000 Euro olduğunu, idarenin tazminat talebinde dikkate alınabilecek tek rakamın bu olduğunu, ikinci ihalede oluşan rakamın 3.257.994,60 TL olduğunu, ikinci ihale tarihi olan 15/01/2019 tarihinde merkez bankası Euro satış kurunun 6.2404 olduğunu, 645.000 Euro karşılığının 4.025.058 TL tuttuğunu, davacı idarenin menfi zararının bulunmadığı tersine 767.064 TL karının ortaya çıktığını, ilk ihalenin Euro kuru üzerinden yapılması ve ikinci ihale tarihindeki Euro kuru üzerinden hesaplanan ilk ihaledeki ikinci en iyi teklif bedelinin yeni ihaledeki sözleşme bedelinden yüksek olması sebebiyle davacı idarenin bir zararının bulunmadığını, vekil eden hakkında açılmış bulunan işbu davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''Asıl davanın kısmen kabulü ile 1.062.660,00 TL'nin 561.311,60 TL'sine asıl dava tarihi olan 29/04/2019, kalan 501.348,40 TL'ye ıslah tarihi olan 16/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine , birleşen Kocaeli 1. ATM'nin 2019/371 Esas sayılı dosyasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 06/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte birleşen dosya davalısından alınarak birleşen dosya davacısı vekiline verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen Kocaeli 1. ATM'nin 2019/554 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile, 163.192,76 TL'nin birleşen dosya dava tarihi olan 27/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte birleşen dosya davalısından alınarak birleşen dosya davacısı vekiline verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-birleşen dava davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Yerel mahkeme kararının istinaf başvuruları sonrasında Sakarya BAM 5. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/641 Esas 2023/887 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığını ve yeniden yargılama yapılmak zorunda kalındığını, mahkeme yeni kararında da kaldırma kararına gerekçe olan hususlarının incelemediğini, kabul edilen istinaf gerekçelerine ilişkin tarafların itirazları karşılanmadığını, davanın her iki tarafı da yeni mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmak zorunda kaldığını, uyuşmazlığın konusunu kamu ihale sözleşmesi oluşturmasına ve itirazlarımıza rağmen bu konuda uzman bilirkişiden görüş almadığını, bilirkişi raporlarında incelenmediğini, mahkeme tarafından davacı idareden bilgi ve belge talep edilmediğini, iş programı onayı sonrası vekil eden taslak projelerin, kesin projelerin ve uygunluk onaylarının çalışmalarına başladığını, 14.11.2016'da proje teslimlerine başladığını, davalı idarenin 06.02.2017 tarih ve 93160208/2505 sayılı yazı ile bu durumu teyid ettiğini, projelerin kabul edildiğini ve onaylandığını vekil edene bildirdiğini, mahkemenin gerekçesine dayanak gösterdiği proje ve detay çizimlerin geç teslim edilmesi sözleşmenin feshini haklı kılmadığını, beton zeminin tesliminde 7 aydan daha uzun bir süre gecikilmesine rağmen, vekil edene gecikmeyi telafi edecek kadar ek süre verilmediğini, yaşanan gecikme sebebiyle vekil edene sadece 112 günlük ek süre verilmekle birlikte ek süre verildiği tarihte bu sürenin de 73 günü geçtiğini, kalan 39 günlük sürenin de kalan işin tamamlanması için yeterli olmaması, davacı İdarenin başka da ek süre vermemesi sebebiyle iş tamamlanamadığını, mahkemenin kararı yerinde olmadığını, proje sahasında bir inceleme yapmadığını, bir tutanak tutulmadığını, davacı İdarenin, geçerli bir tespit yapmaksızın ihtar yazısını gönderdiğini, sözleşmenin fesih şartları oluşmadan sözleşmenin feshi haksız olduğunu, vekil edenin alacaklı olduğu ifade edilmiş olmasına rağmen, hesaplama konusunda hata yapılığını, mahkeme kararının yerinde olmadığını, iki ihale aynı nitelik ve koşullara sahip değildir. ikinci ihale makul sürede yapılmadığını, tehiri icra talepleri kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar mahkeme kararının uygulanmasının geriye bırakılmasını, yerel mahkeme kararının esas ve birleşen her bir dava bakımından kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı birleşen davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
... firması tarafından en düşük teklif verilen ilk ihalede, ikinci en düşük teklifin 645.000 € olduğu tespit edildiğini, ikinci en düşük teklif veren şirket işi almadığını, işin tamamlanmayan % 57,3 lük kısmı 369.585 € bedel le tamamlanabilecekken, kalan işler için 2. İhaleye çıkıldığını ve kalan işler Ratek Elektrik Makine İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. & Geotek Otomasyon Teknik San. Tic. Ve Ltd. Şti. İş Ortaklığına 06.02.2019 tarihli sözleşme ile 3.257.994,60 TL bedel karşılığı yaptırıldığını, sözleşme tarihi itibariyle bu bedelin 548.484 € olduğu, elektrik işleri kaleminde bulunan doğru akım iç ihtiyaç sistemleri, otomasyon sistemi, ADP ve kompanzasyon panoları, redresör, topraklama tesisatı, dahili aydınlatma, yangın algılama sistemi ve telefon tesisatı imalatı ve montajlarının ise tamamlanmadığının anlaşıldığını, mekanik işler grubunda bulunan işlerin ise sahada tamamlanmamış olduğu yalnızca tasarım işinin tamamlanmış olduğunun tespit edildiği ve bu durumda tamamlanan işlerin bütün işlere oranı aşağıdaki tabloda özet olarak gösterildiği belirtildiğini, davacı İsu tarafından davalı ... firmasına 23.02.2018 tarihli 1 nolu hak edişe istinaden, tasarım bedelinin ödenmesi gerektiği hükmüne katılmadıklarını, işin sözleşmesindeki şartnameye göre 06.06.2016 tarihinde imzalanan sözleşmeden sonraki ilk 2 ay içerisinde teslim edilmesi gereken taslak çizimler 14.11.2016 tarihinde geç olarak teslim edildiğini, ilk 6 ay içerisinde verilmesi gereken kesin projeler ise yüklenici tarafından 04.01.2017 tarihinde idareye verildiğini, projelerin uygun olmadığından proje revizyonlarının yapılmasının istendiğini, revizyonları tamamlanan kesin projeler yüklenici tarafından 17.02.2017 tarihi itibari ile geç teslim edildiğini, tasarım projeleri bedeli ödemesi işin sözleşme, şartname ve birim fiyat tarifinde belirtilmemiş olup ... firması tarafından da 12.02.2018 tarihinde imzalanan iş programında da bu kalem için herhangi bir bedel öngörülmediğini, onaylı iş programının İhzarat bölümüde ver alan tasarım kalemi zaten bu türbin ve jenaratör imalatçısının kendi imalatlarını yapabilmesi için kesinlikle hazırlanması gereken bir iş kalemi olduğunu, idare tarafından çıkılacak inşaat ihalesinin hazırlıkları için öngörüldüğünü ve teslim tarihleri işin şartnamesinde belirtildiğini, davaların yönünden reddedilen kısımların kabulünü, karşı dava konusunda davanın reddini, karar kesinleşinceye kadar taraflarına tehir-i icra kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı birleşen davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Hakeza davacı/karşı davalı idare zararının 1.305.504,52 TL olduğunu iddia etmiş olmakla birlikte, davacı/karşı davalı tarafın tamamlama ihalesi ile oluşan farka dayalı vekil edenler hiçbir alacağının bulunmaması nedeniyle mahkemece kabul veya reddedilen miktarlar bakımından alacak iddiasına ilişkin istinaf talebi yerinde olmadığını, davacı/davalı idare vekil edenin böyle bir alacağının bulunmadığı iddiası ile mahkeme kararına itiraz ettiğini, karara karşı tarafımızca da istinaf başvurusunda bulunulduğunu, mahkeme kararının usul yönünden yerinde olmaması yanında, bilirkişilerin belirledikleri rakam yönünden de hatalı olduğunu, davacı/karşı davalı tarafın böyle bir alacağın bulunmadığına ilişkin iddiaları ve istinaf başvurusunu kabul etmediklerini, önceki bilirkişi raporlarında vekil edenin alacaklı olduğu ifade edilmiş olmasına rağmen, hesaplama konusunda hata yapıldığını, son bilirkişi raporunda ise önceki raporlara yaptığının itirazların ve dayanak gösterdiği belgelerin yok sayıldığını, mahkeme kararı yerinde olmadığını, davacı/karşı davalı idare teminat güncelleme farkına ilişkin bedelin eksik olduğu gerekçesi ile karara itiraz ettiğini, mahkemenin sözkonusu kararına karşı taraflarca da istinaf başvurusunda bulunulduğunu ve davacı/karşı davalı idarenin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle böyle bir güncelleme farkı talep edemeyeceğini, davacı/karşı davalı tarafın hiçbir güncelleme farkı alacağı bulunmadığından mahkemece kabul veya reddedilen miktarlar bakımından alacak iddiasına ilişkin istinaf talebi yerinde olmadığını, davacı/karşı davalı İSU Genel Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar, iş sahibi tarafından yükleniciye karşı açılan eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar talebi, sözleşmenin feshi nedeniyle teminat bedelinin güncelleme farkının davalıdan tahsiline ilişkin alacak ve yüklenici tarafından iş sahibine karşı açılan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ve haksız fesih nedeniyle uğranılan zarara ilişkin alacak talepleri istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK
- Değerlendirme
Asıl ve birleşen davalar, iş sahibi tarafından yükleniciye karşı açılan eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar talebi, sözleşmenin feshi nedeniyle teminat bedelinin güncelleme farkının davalıdan tahsiline ilişkin alacak ve yüklenici tarafından iş sahibine karşı açılan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ve haksız fesih nedeniyle uğranılan zarara ilişkin alacak taleplerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Asıl ve birleşen dava davacısı-birleşen dava davalısı idare iş sahibi, asıl ve birleşen dava davalısı-birleşen dava davacısı ise yüklenicidir.
Asıl davada davacı iş sahibi, Başiskele ilçesinde kurulacak HES'ler için su türbini, temini ve montajı 3. Kısım işini üstlenen davalının iş programının gerisinde kalması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiği, idare tarafından 2. ihaleye çıkılması sebebiyle oluşan zarar olan 561.311,60 TL (ıslahla 1.342.692,92 TL) bedelin işin fesih tarihi olan 16/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı davada davacı yüklenici, işsahibinin sözleşmenin feshi şartları gerçekleşmeden sözleşmeyi feshettiğini, eksik hakediş ödemesi yaptığını, sözleşmeye dayalı olarak ihale konusu işe devam edememesi ve işi tamamlayamaması nedeniyle elde etmesi muhtemel gelirden yoksun kaldığını, irat olarak kaydedilen teminat mektubu değeri kadar zararı olduğunu, montaj ve proje tasarım bedellerinin hesaplanmadığını ve ödenmediğini belirterek sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine, haksız fesih ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile uğramış olduğu zararlar ile eksik ödenen hak edişten kaynaklanan alacağı olan 10.000,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/554 Esas sayılı davada davacı işsahibi; iş sahibi tarafından ihalesi yapılan iş için davalı tarafından düzenlenen 36.000,00 euroluk kesin teminat mektubunun muhasebe kayıtlarına alındığını, sözleşmenin haklı olarak fesh edildiğini, 36.000,00 euroluk kesin teminat mektubunun nakde çevrilerek irat kaydedildiğini, güncelleme tutarı ile alınan kesin teminat arasındaki fark olan 168.037,46 TL olduğunu belirterek; bu güncelleme farkının vade tarihi olan 22/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Dairemizin 03/07/2023 tarihli, 2023/641 Esas, 2023/887 Karar sayılı ilamıyla "...Bu durumda mahkemece; dava konusu yapım işine ilişkin yazışmaları, hakediş raporlarını ve varsa geçici kesin kabul tutanaklarını da içerir şekilde tüm ihale dosyası ile sözleşmenin feshi sonrasında dava konusu işin başkasına tamamlamasına ilişkin ihale dosyasının bir suretinin temin edilmemiş olması durumunda davacı kurumdan celbi sağlanmalı, sonrasında, 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca ihale ve kesin hesap konusunda uzman olan daha önceki bilirkişiler dışında 3 lü bilirkişi heyeti oluşturulup, gerekçeli, Yargıtay ve istinaf denetimine elverişli olacak biçimde tarafların teknik itirazlarını da karşılamak suretiyle rapor alınarak yüklenicinin iş bedeli olarak talep ettiği montaj ve proje tasarım bedelinin 06.06.2016 tarihli sözleşme kapsamında kalıp kalmadığı, yüklenicinin üstlendiği edim olup olmadığı, başka bir ifadeyle götürü bedelli sözleşmenin içerisinde olup olmadığı, montaj ve proje tasarım bedelinin sözleşme dışı ilave iş olup olmadığının, sözleşme ve eki şartname hükümleri değerlendirilmek, dayanakları gösterilmek, taraf itirazları da karşılanmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, sözleşme kapsamında olduğu kabul edilmesi durumunda taraflar arasında düzenlenen ara ve kesin hakedişlere girip girmediği, girmiş ise ödenip ödenmediği, hak edişlere usulüne uygun itiraz olup olmadığı, hakedişlerin kesinleşip kesinleşmediği, ödenmemiş ise taraflar arasındaki götürü sözleşmedeki fiziki seviyesinin yüzde olarak ne kadar olduğu, bu belirlenen fiziki seviyeye göre sözleşme fiyatının belirlenmesi, yapılan bütün işlerin davacının gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle fiziki gerçekleşme oranını yüzde (%) olarak belirlenmesi, bu oranı, götürü bedele uygulanması suretiyle iş bedelinin tespiti bu şekilde sözleşme kapsamındaki davacının hakediş bedeli ortaya konmalı, sözleşme kapsamında olmayanların ise “ilave iş” olarak nitelendirilmesi halinde Şartnamenin 21 ve 22. maddelerinin değerlendirilmesi, yapılan fazla işin iş artış oranının belirlenerek iş bedeli götürü olarak kararlaştırıldığından %10 iş artışı kapsamında kalan işlerin bedeli sözleşme fiyatlarıyla, %10’unu aşan işlerin bedeli de yapıldıkları tarihteki serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplanması (serbest piyasa fiyatları içinde KDV olduğundan ayrıca eklenmemesi) gerekir. Bunlardan başka, menfi zararın yüklenicinin yapmadığı ve fesih tarihi itibariyle kalan iş ve imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmesi halinde ödenmesi gereken bedel (kaçırılan fırsat) bulunup, kalan işin fesih tarihinden itibaren makul süre içinde ve aynı koşullarda başka bir yükleniciye verilmesi halinde ödenecek bedel hesaplattırıldıktan sonra bulunacak rakam ile kaçırılan fırsat olarak ifade edilen ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibinin verdiği fiyat arasındaki fark ile bu farka ikinci ihalenin yapılması için gerekli masraflar eklenerek hesaplanması gerektiği gözetilerek sözleşme bedelinin euro olarak kararlaştırılması sebebiyle bu yöndeki davalı itirazları da gözetilerek Euro ve TL üzerinden iş sahibinin menfi zarar talebi konusunda seçenekli hesaplamaya yapılmasına ilişkin rapor aldırılması gerekmektedir..." denilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma sonrasında İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Tarafların asıl davaya ilişkin istinaf taleplerinin incelemesinde;
Davacı idare ile davalı arasında 06.06.2016 tarihli 598.500,00 Euro bedelle “Başiskele İlçesinde Kurulacak HES'ler İçin Su Türbini Temini ve Montajı 3. Kısım Soğukpınar HES-3'' yapım işine ilişkin eser sözleşmesi imzalanmıştır. 10.06.2016 tarihinde yer tesliminin yapılmış, sözleşmede işin süresi 450 gün olarak belirlenmiştir. Buna göre işin bitim tarihi 02.09.2017 tarihidir. Sözleşme ekinde niteliğindeki özet teknik şartnamesinde yüklenici sözleşme imzalandıktan sonra en geç 2 ay içerisinde ilk türbin ve jeneratör taslak çizimlerini teslim edeceği, devamında yüklenici; en geç 6 ay sonra temin edeceği tüm makine ve ekipmanların içerisinde yer alacağı konteyner tip tesisin temel betonu ile kuyruksuyu veya basınçlandırma havuzuna deşarj yerleşiminin detay çizimlerini vereceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye göre, türbin ve jeneratör taslak çizimlerinin en geç 07.08.2016 tarihinde, tüm makine ve ekipmanların detay çizimlerinin ise en geç 6.12.2016 tarihinde teslim edilmesi gerekmektedir. Yüklenici taslak projeyi sözleşmenin imzalanmasından 161 gün, sözleşmeye göre getirmesi gereken 7.08.2016 tarihinden ise 99 gün sonra, 14.11.2016 tarihinde iş sahibi idareye teslim etmiştir. Yüklenici tüm projeleri ve detay çizimleri sözleşmenin imzalanmasından 231 gün, sözleşmeye göre getirmesi gereken 6.12.2016 tarihinden ise 48 gün sonra, 23.01.2017 tarihinde idareye teslim etmiş ve 27.01.2017 tarihinde projeleri ve detay çizim işini bitirmiştir. Davacı idare ISU Genel Müdürlüğü (ISU) Kurulacak HES'ler için beton ve hazne imalatları için Başiskele Soğukpınar HES III İnşaat İhalesi işini 09.06.2017 tarihinde ihale etmiş, 07.07.2017 tarihinde yer teslimi yapılmış, iş bitimi için 55 gün ek süre verilmiş ve iş 13.11.2017 tarihinde bitirilmiştir. İş sahibi idare, mekanik ve elektrik HES tesisinin iş programına göre zamanında tamamlanabilmesi ekipmanları testlerinin yapılması ve montaja başlanılmış olunması gerektiğini, iş kapsamında yapılacak işlerin, türbin ve jeneratörün yapımının tamamlanması ve 10 gün içinde sürecin iş programına uygun hale getirilmesini 11.08.2017 tarihli yazısıyla ihtar etmiştir. Yüklenici 23.08.2017 tarihli talep dilekçesiyle saha teslimi ve saha teslimi sonrası gerekli saha imalatlarının yapılabilmesi için ek süre verilmesi talep etmiştir. İdare, yüklenici yapılamayan işler için 112 gün ek süre verilerek 02.09.2017 olan iş bitim tarihi bu revizyonla 23.12.2017 olarak belirlenmiştir. İdare, 02.10.2018 tarihli yazısıyla yükleniciye iş kapsamında yapılması gereken türbin, jeneratör, elektrik panoları, trafo, OG şalt malzemeleri temini ve montajı ile çelik sundurma ve bağlantı imalatlarının yapımına başlanarak 10 gün süre içerisinde tamamlanıp işletmeye hazır hale getirilmesini, aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ihtar etmiştir. İdare, yüklenici gönderdiği 16.10.2018 tarihli fesih kararıyla ihale dokümanı, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak devam etmediği, iş programına uygun çalışılmadığı, işi süresinde tamamlama şartları ve gayretinin bulunmadığı sözleşmeyi fesh etmiş ve teminatları gelir kaydetmiştir. Bu belirlemelere göre, iş için gerçek yer tesliminin 14.11.2017 tarihinde yapıldığını ve verilen sürelere rağmen işin tamamlanmamıştır. Beton kaide inşaat işinin geç yapılması, yerin geç teslim edilmesi yüklenicinin montaj ekipmanlarını hazırlamasına engel bir durum oluşturmadığı, işin bitim tarihi olan 23.12.2017 tarihinden fesih kararı alınan 16.10.2018 tarihine kadar 297 gün geçmiş olmasına rağmen işin bitirilmediği, iş sahibinin sözleşmeyi fesih kararında haklı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı iş sahibi, iş tamamlanmadan sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden kesin teminatı gelir kaydetmekte ve iş genel hükümlerine göre tasfiye edileceğinden zararını istemekte haklıdır. Burada istenebilecek zarar da sözleşmenin feshedildiği tarihte yürürlükte bulunan, 6098 sayılı TBK'nın 125. maddesi gereğince olumsuz (menfi) zarardır. Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek menfi zarar kapsamına; sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından kaynaklanan zarar girer.
Yargıtay uygulamalarında menfi zararın yüklenicinin yapmadığı ve fesih tarihi itibariyle kalan iş ve imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmesi halinde ödenmesi gereken bedel (kaçırılan fırsat) bulunup, kalan işin fesih tarihinden itibaren makul süre içinde ve aynı koşullarda başka bir yükleniciye verilmesi halinde ödenecek bedel hesaplattırıldıktan sonra bulunacak rakam ile kaçırılan fırsat olarak ifade edilen ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibinin verdiği fiyat arasındaki fark ile bu farka ikinci ihalenin yapılması için gerekli masraflar eklenerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Yüklenici tarafından en düşük teklif verilen ilk ihalede, ikinci en düşük teklifin 645.000 € olduğu tespit edilmiştir. Dolayısı ile ikinci en düşük teklif veren şirket işi almış olsaydı, işin tamamlanmayan % 57,3'lük kısmı 369.585 € bedel ile tamamlanabilecekken, kalan işler için 2. ihaleye çıkılmış ve kalan işler Ratek Elektrik Makine İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. & Geotek Otomasyon Tekniği San. Tic. ve Ltd. Şti. İş Ortaklığına 06.02.2019 tarihli sözleşme ile 3.257.994,60 TL bedel karşılığı yaptırılmıştır. Sözleşme tarihi itibariyle bu bedelin 548.484 € olduğu belirlenmiştir. Buna göre; davacı idarenin zararının (548.484 € - 369.585 € )= 178.899 € olduğu belirlenmiştir. Söz konusu zararın sözleşme tarihindeki Euro kuru dikkate alındığında 1.062.660,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı idarenin davalı firmanın edimini yerine getirmemesinden dolayı idarenin ikinci ihalede oluşan fiyat ile ilk ihalede davalı firmanın vermiş olduğu tekliften sonraki en avantajlı teklif arasındaki farkın dikkate alınarak hesaplanma yapıldığı, iş sahibinin sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, iki ihalenin aynı nitelik ve koşullarda olduğu belirlendiği, ikinci ihalenin makul sürede yapıldığı dikkate alınarak Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen hükümde dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Tarafların Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı davaya ilişkin istinaf taleplerinin incelemesinde;
Götürü bedelli sözleşmede, yüklenicinin hakettiği imlât bedeli, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanmalı ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanmalıdır. Sözleşme kapsamı dışında kalan fazla işlerin bedelinin ise kanıtlanması halinde 6098 sayılı TBK. 526 v.d. maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre TL olarak ve mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV dahil olduğundan, ayrıca KDV ilave edilmeksizin hesaplanması gerekmektedir.
Kamu ihale mevzuatına göre yapılmış sözleşmelerde sözleşme dışı imalâtın yapılması halinde bunlara ilişkin esaslar bu sözleşmelerin eki sayılan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin (YİGŞ) 21. ve 22. maddelerinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan, mahkemelerce görevi gereği kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir. Şartnamenin 21. ve 22. maddelerinde varsa sözleşme dışı imalâtların bedellerinin hesaplanmasına ilişkin yöntem ve şartlar belirlenmiştir. Şartnamenin 21. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde %10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağı hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle sözleşme dışı imalâtlar yönünden inceleme yapılırken sözleşmenin ilgili hükümleri ile şartname hükümlerinin dikkate alınması zorunludur. Yapılacak incelemede %10'u aşan imalâtın tespiti halinde ise bedelinin sözleşme ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK'nin 526 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerekir.
Taraflar arasındaki Başiskele İlçesinde Kurulacak HES'ler İçin Su Türbini Temini ve Montajı 3. Kısım (Soğukpınar HES-3) yapım işinin bedeli 598.500,00 Euro (1.929.204,90 TL) olarak götürü bedelli belirlenmiştir. Davacı yüklenici tarafından sözleşme konusu iş ilişkin düzenlenen hakediş raporlarına tasarım bedelinin sözleşme kapsamında kaldığı ve hak ediş bedeline dahil edilmesi gerektiğine dair usule uygun ihtirazi kayıtla imzaladığı görülmüştür. Hükme esas alınan 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, mekanik işler seviyesinin tamamlanma oranının % 0, elektrik işlerinin tamamlanma oranının % 24, tasarım bedelinin tamamlanma oranının % 18,7 olduğu, tasarım bedelinin sözleşme kapsamında kaldığı, yüklenicinin ilave imalatının bulunmadığı, yüklenici tarafından Başiskele İlçesinde Kurulacak HES'ler İçin Su Türbini Temini ve Montajı 3. Kısım (Soğukpınar HES-3) işinin % 42,7 oranında tamamlandığı, tamamlanan işin karşılığının 255.640 € olduğu, iş sahibi tarafından yükleniciye 23.02.2018 tarihli 1 no.lu hakedişe istinaden, 01.03.2018 tarihinde 143,640,00 € karşılığı 483.311,55 TL ödeme yaptığı, sözleşmede ve onaylı iş programında bulunan ve tamamlanan 112.000 € Tasarım bedeli ödemesi yapılmadığı, bu bedelin onaylı iş programına göre 1 nolu hak ediş içerisinde ödenmesi durumunda, hakediş tarihindeki euro kuru dikkate alınarak, ödenmesi gereken tutarın 376.851,11 TL olduğu hesaplanmıştır. Asıl davaya ilişkin istinafların değerlendirildiği bölümde ayrıntılı açıklandığı üzere, yüklenicinin sözleşmedeki iş takviminin gerisinde kaldığı anlaşılmakla sözleşmenin ifasındaki gecikmenin yüklenicinden kaynaklandığı, böylelikle fesihte yüklenicinin kusurlu bulunduğu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre fesihte kusurlu tarafın menfi zarar talebi mümkün değildir. Bu belirlemelere göre, yüklenicinin sözleşmede ve onaylı iş programında bulunan, tamamlanan ve hak edişe girmeyen 112.000 € tasarım bedelinin hak ediş tarihindeki euro kuru üzerinden 376.851,11 TL hak ediş alacağı bulunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme bedeli euro olarak yabancı para birimi üzerinden belirlenmiş olup, idari şartnamede ödemelerde geçerli para biriminin Türk Lirası olduğu belirlenmiştir. Sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 11. 2. maddesinde yapılan "Hakediş raporları, bu sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nde düzenlenen esaslar çerçevesinde kanuni kesintiler de yapılarak her ayın ilk beş günü içinde düzenlenir. Hazırlanan hakediş raporları idarece onaylandıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak 15 gün içinde ödenir." şeklindeki düzenleme alacağın muaccel – istenebilir olması ile ilgili olup, kesin vade niteliğinde değildir. Davacı yüklenici tarafından, yöntemine uygun ihtarla davalı iş sahibinin temerrüde düşürüldüğü de iddia ve ispat olunmamıştır. Bu düzenlemelere göre hak ediş tarihindeki euro kuru dikkate alınarak eksik hak ediş bedelinin belirlenmesi yerindedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sözleşmenin götürü bedelli olduğu gözetilerek sözleşme kapsamına göre yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle fiziki gerçekleşme oranını yüzde olarak belirlenerek bu oranı, götürü bedele uygulanması suretiyle belirlenen iş bedelinden yapılan ödemeler de düşürülerek yüklenicinin toplam 376.851,11 TL ödenmeyen hak edişinin olduğu belirlemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu sebeplerle, davacının 28/09/2022 tarihli celsede alacak taleplerini 5.000,00 TL olarak belirlediği ve yargılama aşamasında talebini ıslah etme imkanı bulunduğu gözetilerek ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan tarafların istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Davacının Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/554 Esas sayılı davaya ilişkin istinaf taleplerinin incelemesinde;
HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde "miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin" olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, "maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek" suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince HMK'nun 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında (HMK341/2 madde fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.2021/34-K.2022/21 sayılı Kararı ile "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden iptal edilmiş olup somut davadaki uyuşmazlık bu kapsamda olmadığından), hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihi ve sonrasında verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.
Buna göre, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01.01.2017 sonrasında (2018 takvim yılı başına kadar) 3.110,00 TL, 01.01.2018 tarihi ve sonrasında (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560TL, 01.01.2019 tarihi ve sonrasında (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400TL ve 01.01.2020 tarihi ve sonrasında ise 5.390 TL (2021 takvim yılı başına kadar), 01.01.2021 tarihi ve sonrasında ise 5.880 TL (2022 takvim yılı başına kadar), 01.01.2022 tarihi ve sonrasında ise 8.000 TL (2023 takvim yılı başına kadar) olarak, 01.01.2023 tarihi ve sonrasında ise 17.830 TL (2024 takvim yılı başına kadar), 28.250 TL (2025 takvim yılı başına kadar) olarak uygulanacaktır.
Somut olayda, davacı birleşen davada reddedilen kısma karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dava konusu alacak miktarının 168.037,46 TL olduğu, Mahkemece bilirkişi raporunda toplam alacak olarak belirlenen 163.192,76 TL miktar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Birleşen davada reddedilen alacak miktarı 4.844,70 TL'nin istinafa konu alacağın miktarına göre hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırının altında olduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından davacının birleşen davaya ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun kesin karara karşı yapılması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 346. maddesine göre reddedilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu yönde bir karar verilmediği, dosyanın bu hali ile Dairemize gönderildiği, kararın kesin olması halinde ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz edilemeyecek kararların temyizi halinde Yargıtay'ca temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi bu yolda Dairemizce de karar verilebileceği gözetildiğinde, kesinlik sınırının dikkate alınarak davacının asıl davaya ilişkin istinaf isteğinin kesin karara ilişkin olması sebebiyle bu yönden reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalının Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/554 Esas sayılı davaya ilişkin istinaf taleplerinin incelemesinde;
Taraflar arasında yapılan 06.06.2016 günlü eser sözleşmesinin sözleşmenin feshine ilişkin şartları düzenleyen 27. maddesinde; sözleşmenin idarece veya yüklenici tarafından feshedilmesine ilişkin şartlar ve sözleşmeye ilişkin diğer hususlarda 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin bu hükmü delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan görevi gereği mahkeme ve Yargıtay’ca kendiliğinden gözetilir. Sözü edilen 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 22/2. maddesinde ise; bu kanunun 19,20 ve 21. maddelerine göre sözleşmenin feshedilmesi halinde kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar, alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsü’nce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncelleneceği, güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki farkın yükleniciden tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir. Davalı yüklenici tarafından verilen 36.000 € bedelli teminat 18.10.2018 tarihi € kuru üzerinden TL'ye çevrilmiş, 230.040,00 TL gelir olarak kaydedilmiştir. Kanunun bu hükmü uyarınca, davalı yüklenici tarafından iş sahibi davacıya 02.06.2016 tarihinde verilen kesin teminat mektubunun verildiği tarihten gelir kaydedileceği 18.10.2018 fesih tarihine kadar Devlet İstatistik Enstitüsü’nce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenmiş değeri bilirkişi raporunda 230.040,00 TL kesin teminatın Kanuna göre toptan eşya fiyat endeksi ile güncellenmesi sonucunda 393.232,76 TL olduğu belirlenmiştir. Güncellenen tutar ile kesin teminat arasındaki fark ise ( 393.232,76 TL -230.040,00 TL )163.192,76 olarak hesaplanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, belirlenen yöntemle belirlenen güncelleme farkı bedeline hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle; Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, tarafların asıl davaya ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine, Davalının Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/554 Esas sayılı davaya ilişkin istinaf talebinin esastan reddine, Davacının Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/554 Esas sayılı davaya ilişkin reddedilen kısma yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine, tarafların Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı davaya ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı İzmit Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/554 Esas sayılı davaya ilişkin reddedilen kısma yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
-
Davalı ... vekilinin Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/554 Esas sayılı davaya ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Taraf vekillerinin Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı davaya ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı tarafın asıl davaya ilişkin istinaf başvurusu reddedildiğinden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı tarafın asıl davaya ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınanın mahsubu ile bakiye 54.442,71 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
-
Davacı tarafın Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı dosyaya ilişkin istinaf başvurusu reddedildiğinden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı tarafın Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı dosyaya ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafın Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı dosyasına ilişkin istinaf başvurusu usulden reddedildiğinden yatırılan istinaf maktu karar harcının (427,60 TL) talep halinde İzmit Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne iadesine,
10-Davalı tarafın Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı dosyasına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınanın mahsubu ile bakiye 8.360,70 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
11-İstinafa başvuran taraflarça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
12-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
13-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.1 ve 361/1 maddeleri gereğince, Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/554 Esas sayılı dosyası yönünden KESİN, asıl dava yönünden ve Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı dosyası yönünden kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 14/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25