SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 3. HD 2023/899 E. 2024/966 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/899

Karar No

2024/966

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/899

KARAR NO : 2024/966

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE :... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/03/2023

NUMARASI : 2020/344 Esas - 2023/171 Karar

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... - ...

	2. ... .  ...	  

VEKİLİ : Av. ... - ...

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVALI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : ... - ...; ...

DAVALI : ... - ..; ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

BAŞVURU TARİHİ : 19.04.2023 - 26.04.2023

İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 02.06.2023

KARAR TARİHİ : 15.05.2024

YAZIM TARİHİ : 15.05.2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların 21.10.2019 tarihinde Yeni Yalı Mah. D-100 Yanyol Döküm Kavşağı civarında İzmit istikametine doğru yaya olarak yürüdükleri sırada davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacılara çarptığını, kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yaşanan kaza sonrasında davacıların ciddi şekilde yaralandığını ve tedavi gördüklerini, ancak tam olarak vücut sağlıklarına kavuşamadıklarını, davalı sürücünün Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/265 Esas sayılı dosyasında yargılandığını belirterek HMK'nın 107/2 maddesi gereğince dava konusu alacakların miktarları belirlendiğinde artırma hakları saklı kalmak kaydı ile ... ve ... için ayrı ayrı şimdilik 500,00'er TL maddi, davalı ... ve Halk Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 25.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 15.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 21.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 02.03.2023 tarihli dilekçesi; davacı ... için geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi giderleri karşılığı maddi tazminat taleplerinin toplam 238.041,18 TL'ye, davacı ... için geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi giderleri karşılığı maddi tazminat taleplerinin toplam 14.701,02 TL'ye ıslah etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın yetki, husumet ve zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu ve herhangi bir yasaya aykırılık olmadığını, kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkili nezdinde ZMMS poliçesi ile teminatı kapsamına alındığını, teminatların poliçenin ön yüzünde kayıtlı olduğunu, sorumluluklarının genel ve özel şartlar dahilinde poliçede yazan limitler ile sınırlı olduğunu, ayrıca davalı şirketin manevi tazminat teminatı dışında tutulduğunu, bu talebin yalnızca kusurlu araç sürücüsünden talep edilebileceğini, alınacak kusur durumu sonrasında davalı şirketin sorumluluğunun ortaya çıkabileceğini, ayrıca kazadan kaynaklı olarak eğer SGK tarafından bir takım ödemeler yapılmış ise bunların trafik sigortası tazminatından düşülmesi gerektiğini, bu yapılmadan verilecek kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu kaza sonrasında davalı şirkete yasal yollardan başvurunun yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından Maddi tazminat davasının kabulüne, davacı Mecnun Dere yönünden; 215.014,11 TL sürekli iş göremezlik, 18.302,63 TL geçici iş göremezlik ve 4.724,44 TL tedavi giderlerinden ibaret toplam 238.041,18 TL tazminat bedeli ile davacı ...yönünden; 11.990,72 TL geçici iş göremezlik ile 2.710,30 TL tedavi giderlerinden ibaret toplam 14.701,02 TL tazminat bedelinin davalılardan 21.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden yasal faiz başlangıç tarihi 25.01.2020 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, Manevi tazminat davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, bu kapsamda davacı ... lehine 15.000,00 TL, davacı ... lehine 10.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan 21.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine dair karar verilmiştir.

Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili ile davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücü ...'ın kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, davacıların geçirdiği kaza, gördüğü tedaviler, duyduğu elem ve ızdırap göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 107 çerçevesinde açılmış bir belirsiz alacak davası olduğunu, bu davada alacağın miktar olarak tespiti maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğini, kanun yolu safhasında mahkemenin hükme esas aldığı maddi tazminat miktarının olması gerekenden az olduğunun ortaya çıkması halinde açılabilecek ek dava yönünden alacak miktarının tespiti maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden ve tazminat hesabında esas alınan ücret yönünden davalılar nezdinde usuli müktesep hak doğmaması adına her iki davacı yönünden istinaf kanun yoluna başvurduklarını belirterek yerel mahkeme kararının her iki davacı yönünden haklı davalarının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davacıların 62 ve 65 yaşlarında olduğunu, aktif bir çalışma içerisinde olmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, dosya kapsamında hükme esas alınan maluliyet oranını bildirir rapora karşı itirazlarının detaylı olarak irdelenmeksizin hüküm kurulduğunu, raporda kazadan kaynaklanan ...'nin geçici iş görmezlik süresi 9 ay kadar olduğu bir başkasının bakımına muhtaç olduğu sürenin ise 5 ay olduğu , Davacı ...'ın ise geçici iş görmezlik süresi 6 ay kadar olduğu bir başkasının bakımına muhtaç olduğu sürenin ise 3 ay olduğu ifade edilmiş ise de bu süre bire bir kazadan dolayı kaynaklanan bir süre olmadığını, davacıların yaşlılığı ve ...'nin var olan şeker hastalığından kaynaklandığını, alınan raporda bu husus göz ardı edilerek iyileşme süresinde hataya düşüldüğünü, bu durumun irdelenmesi için davacıların ATK ilgili İhtisas dairesine sevk edilerek yeniden rapor alınması gerekirken itirazları dikkate alınmaksızın eksik inceleme sonucunda hatalı hüküm kurulduğunu, mahkemece verilen kararda müvekkil sigorta şirketinin davacının maluliyete ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatının yanı sıra tedavi giderlerinden de sorumlu tutulduğunu, ancak KTK 98. Maddesi gereğince SGK sorumluluğundaki meblağların davalıya atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece karar ve ilam harcına ilişkin değerlendirme yapılırken maddi ve manevi tazminat hükümleri birlikte değerlendirilerek hesaplama yapıldığını, davalı şirketin manevi tazminat hükümlerinden sorumluluğu bulunmadığını, hüküm altına alınan alacak kalemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve tarafların harçlardan sorumluluğuna buna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak yersiz ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda, 21.10.2019 tarihinde, yaya olan davacılara, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu davacılar yaralanmıştır.

Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücüye kural ihlali verildiği, kazaya dair yürütülen ceza dosyasında davalı sürücünün kazada asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı sürücünün ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor hükme esas alınarak asli kusuruna göre cezalandırılmasına karar verildiği,kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır

Mahkemece makine mühendisi bilirkişisinden alınan raporda da kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında, davacı yayaların kusurunun olmadığı belirtilmiştir.

Yine hükme esas alınan Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan14.10.2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacıların trafik kazası ile yaralanmaları arasında illiyet bağı bulunduğu, davacı ...'nin dava konusu yaralanma nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %16,3, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, 5 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu, davacı ...'ın geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu, 3 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiştir.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, mahkemece alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiği ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği,hükme esas alınan aktüer raporun, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre TRH2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre asgari ücret esas alınarak hazırlandığı, haksız fiil niteliğindeki eylemin gerçekleştiği yer ve zaman, yaralanmanın mahiyeti, olayların gelişimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile manevi tazminat takdirine ilişkin diğer ilkeler de nazara alındığında dairemizce yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının da olaya uygun olduğu, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri kapsamında olmadığından anılan tutar bakımından ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri bakımından davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmiş olması doğru olduğu, ulaşım ve diğer giderler de kadri maruf bulunduğundan, taraf vekillerinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.

Ancak manevi tazminat ve maddi tazminat ayrımı yapılmaksızın karar ve ilam harcı birlikte değerlendirilerek manevi tazminattan sorumlu olmayan davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi hatalı bulunduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmüştür.

İlk derece mahkemesinin kararındaki anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararındaki karar ve ilam harcının yeniden düzenlenmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. A)Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken 855,20 TL (427,602) istinaf karar harcından peşin alınan 359,80 TL (179,92) harcın mahsubu ile bakiye 495,4‬0 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,

C)Davacıların yaptığı istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

  1. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.03.2023 tarihli 2020/344 Esas 2023/171 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

  2. HMK'nun 353/1. b. 2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,

A) MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜNE,

a)215.014,11 TL sürekli iş göremezlik, 18.302,63 TL geçici iş göremezlik ve 4.724,44 TL tedavi giderlerinden ibaret toplam 238.041,18 TL tazminat bedelinin davalılardan 21.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden yasal faiz başlangıç tarihi 25.01.2020 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine,

b)11.990,72 TL geçici iş göremezlik ile 2.710,30 TL tedavi giderlerinden ibaret toplam 14.701,02 TL tazminat bedelinin davalılardan 21.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden yasal faiz başlangıç tarihi 25.01.2020 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine,

c)Maddi tazminat yönünden; yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 17.264,81 TL harçtan peşin alınan 529,41 TL harcı ile 4.299,13 TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan 12.436,27 TL harcın (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,

d)Maddi tazminat davası yönünden; davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan davacı ... lehine 36.325,77 TL nispi vekalet ücretinin, davacı ... lehine 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) adı geçen davacılara verilmesine,

B)MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜNE,

a) Davacı ... lehine 15.000,00 TL, davacı ... lehine 10.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan 21.10.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya yönelik talebin REDDİNE,

b)Manevi tazminat yönünden yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.707,75‬ TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

c)Manevi tazminat davası yönünden; davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan davacı ... lehine 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin, davacı ... lehine 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,

C) Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 529,41 TL peşin harç ve 4.299,13 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.882,94 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine,

D) Davacılar tarafından yapılan toplam 6.434,10 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına göre belirlenen 6.210,49 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,

E)6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu 2020/568 numaralı dosyasında ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücreti, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde haksız çıkacak taraftan tahsil olunacağı düzenlendiğinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

F)Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,

G) İlk derece Mahkemesi tarafından düzenlenen 23.05.2023 tarih 2023/205 numaralı harç tahsil müzekkeresinin infaz edilmeden iadesinin istenmesine,

  1. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,

  2. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş tarafından istinaf gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  3. Kullanılmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,

  4. Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.05.2024

Başkan ...

e-imzalıdır

*Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsakaryareddinevekiliTazminat(HaksızkonusuKaynaklanan)numarasıFiilden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim