Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1370
2024/1463
13 Eylül 2024
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1370 - 2024/1463
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1370
KARAR NO : 2024/1463
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2023
NUMARASI : 2018/932 Esas - 2023/443 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ORIENT SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 12.07.2023 - 26.07.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 19.09.2023
KARAR TARİHİ : 13.09.2024
YAZIM TARİHİ : 13.09.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.07.2017 tarihinde davacının kullandığı bisiklet ile davalının maliki ve sürücüsü olduğu, davalı Orient Sigorta A.Ş. tarafından sigorta edilen ... plaka sayılı aracın çarpıştıklarını, kaza sebebiyle Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 2017/2578 Esas sayılı soruşturma yürütüldüğünü, olay nedeniyle davacının işgücü kaybına uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL geçici işgücü kaybı ve 1.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı nedeniyle olmak üzere 2.000,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... için 26.07.2017 olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi için sigortaya müracaat tarihi olan 04.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 28.03.2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 13.426,48 TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı Orient Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın 03.12.2016 ila 03.12.2016 tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını , kusur ve maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini , kaza ile ilgili şirkete sağlık kurulu raporu, ücret belgesi gibi evrakların ibrazı gerektiğini, tazminatının teminat kapsamı dışında kaldığını ve SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, iş gücü kaybı teminatının 330.000,00 TL olduğunu, temerrütten söz edilemeyeceğini, faize hükmedilecekse dava tarihinden itibaren işletilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın sigorta şirketine yöneltilmesi, kusura ve maluliyetine dair rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 13.426,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının davalı ... yönünden 26.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Orient Sigorta A.Ş. yönünden 04.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli iş görmezlik zararı talebinin reddine, manevi tazminat davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 TL manevi tazminatının 26.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair verilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ile davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının dava konusu kaza sebebiyle dizinde çoklu kırık meydana geldiğini, dizine vida takıldığını, ancak geçen sürede tam olarak iyileşemediğini, yürümekte zorlandığını, herhangi bir kusuru olmaksızın meydana gelen kaza sonucunda sakat kaldığını ve psikolojisinin alt üst olduğunu, yaşanan kazanın davacıda depresif ruh halleri ve öz güven sorunlarına da neden olduğunu, davacının zenginleşmesine, davalıların da fakirleşmesine neden olmayacak miktarda olan manevi tazminat talepleri dikkate alındığında talep miktarı kadar manevi tazminat verilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Orıent Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının hukuka, hakkaniyete ve genel hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, davacının ATK raporu ile kalıcı maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla sürekli iş göremezlik tazminatı bulunmadığını, geçici iş göremezlik süresi bulunsa da davacının kaza tarihinde 16 yaşında olduğundan gelir kaybı yaşamadığını, geçici iş göremezlik tazminatının, kaza nedeniyle belirtilen süreler boyunca çalışamaması sebebiyle yaşadığı gelir kaybını ifade ettiğini, kaza tarihinde 18 yaşından küçük bulunan küçüğün herhangi bir işte çalışmadığı ve gelir getirmediğinin açık olduğunu, aksinin iddia davacı tarafça ispatlanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilen ticari faiz ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, kazaya karışan aracın ticari araç olmadığından ticari faize hükmedilemeyeceğini, ayrıca davacı tarafça eksik evrakla yapılan başvuru tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, başvuru geçerli kabul edilse dahi temerrütün 8 gün sonra gerçekleşmiş olacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 26.07.2017 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki bisiklet ile davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda davacı yaralanmıştır.
Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında kusurunun olduğu belirtilmiştir.Kusura ilişkin istinaf itirazı bulumadığından kesinleşen kusur oranına göre davalı sürücü % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Yine hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu'nun maluliyet raporuna göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanma nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %0, iyileşme süresinin 9 ay olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davalı sigorta şirketi vekili ise davacının kaza tarihinde 16 yaşında olduğundan geçici iş göremezlik tazminatı verilemeyeceğini,faiz türünün ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. Bu istemle sınırlı yapılan istinaf incelemesinde;
Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde;
6100 sayılı HMK'nın, 6763 sayılı Kanun ile değişik 341/2 maddesi gereğince miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) HMK'nın 341/2 maddesi gereğince "Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." Buradaki değer, 6763 Sayılı Kanunun 47 maddesi uyarınca yeniden değerleme oranlarına göre arttırıldığında 2023 yılı için 17.830,00 TL olmuştur.
İncelenen dosyada; mahkemece kabul edilen maddi tazminat bedelinin ise 2.400,00 TL olup tazminat miktarı genel hukuk mahkemeleri bakımından 2023 yılı için kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kaldığından, istinaf olunan karar davalı yönünden kesindir.
6100 Sayılı HMK'nın 346/1 maddesi "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344'üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder." hükmünü içermektedir.
İstinaf olunan karar davalı yönünden kesin olduğundan davalının istinaf başvurusunun HMK 346/1 ve 352. maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumların yanında olayın sebebi oluş şekli karşı tarafın haksız tahrik oluşturacak eylemlerinin bulunup bulunmadığı ve varsa mahiyeti ile eylemin ve sonuçlarının mahiyetinin ve özellikle hakkaniyete uygunluğunun gözetilmesi gerekir.
Somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, yaralanma derecesi, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan ,davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.05.2023 tarih ve 2018/932 esas, 2023/443 Karar sayılı kararındaki maddi tazminat hükmü kesin olduğundan, davalı Orıent Sigorta A.Ş vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 346/1 ve 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
-
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.05.2023 tarih ve 2018/932 esas, 2023/443 Karar sayılı kararındaki manevi tazminat hükmü usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 917,13 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 647,33 TL harcın davalı sigortadan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, kullanılmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
-
Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13.09.2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32