Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1062
2024/1402
12 Temmuz 2024
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1062 - 2024/1402
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1062
KARAR NO : 2024/1402
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/04/2024
NUMARASI : 2024/18 Esas - 2024/290 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
[16378-73350-85758] UETS
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
BAŞVURU TARİHİ : 08.05.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 25.06.2024
KARAR TARİHİ : 12.07.2024
YAZIM TARİHİ : 16.07.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde, 07.05.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın yapmış olduğu trafik kazası sonucu yaralandığını, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın kusurunun olmadığının tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ... sevk ve himayesinde olduğunu, aracın ... adına tescilli olduğunu, ... plakalı aracın poliçesinin Sompo Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edildiğini, davacının kazadan sonra dişlerinin döküldüğünü, yüzünden ve vücudundan yaralandığını, kaza tarihinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, kaza tarihinde asgari ücretin yaklaşık 2 katı ücret aldığını, kaza sonrası davalı sigorta şirketine usule uygun başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketince zararının karşılanmadığını, dava açılmadan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak davalılarla uzlaşma sağlanamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL tedavi ve iyileşme gideri, 100,00 TL geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı, 100,00 TL sürekli iş görememezlik nedeniyle kazanç kaybı olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi zararın haksız fiil tarihi olan 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle yetki itirazları bulunduğunu, kazanın iş kazası olduğunu, davacının ifadesinde herhangi bir yaralanması olmadığını belirttiğini, şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, dosyanın kusur ve maluliyet oranının tespiti bakımından ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafın, sigortalılarının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesince davacının 15.11.2023 tarihli uzlaşma tutanağı ile dava dışı sürücü ile anlaşmasının tazminat davası açılmasına engel teşkil ettiği hüküm altına alınmışsa da hükme gerekçe olarak sunulan 5560 sayılı Kanun’un 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; ” bölümü Anayasa Mahkemesi'nin 26/7/2023 tarihli ve E: 2023/43, K: 2023/141 sayılı kararı ile iptal edildiğini, uzlaşma görüşmeleri esnasında sağlıklı şekilde belirlenmesi güç olan veya öngörülmesi mümkün olmayan zararlara ilişkin açılacak davalar yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın uzlaşma sağlandığında tazminat davası açılamayacağını düzenleyen kuralla ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklemekte ve "ölçülülük ilkesinin" ihlal edildiğini, uzlaşmadan sonra tazminat davası açılamaması, uzlaşmanın sürecinin niteliği sebebiyle (herhangi bir teknik-hukuki değerlendirme yapılmaması- tazminat hesabı anlamında yeterliliği mevcut olmayan tarafların talepleri doğrultusunda ilerlemesi ve sonuçlanması) mağdurun zararının tam olarak giderilmesini sağlamanın önüne geçtiğini, huzurdaki davaya paralel olarak bazı suçlarda zararın tespiti detaylı bir inceleme ve uzun bu süreç gerektirdiğini, bu tarz durumlarda, uzlaştırma ile hızlı bir adaletin sağlandığı düşünülse de mağdurun zararının giderilmesinin önüne ket vurulduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin davacı ve davacı gibi kazadan zarar gören sıfatına sahip mağdurların korunması amacıyla vermiş olduğu iptal kararı görmezden gelinerek davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 07.05.2019 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu araçla davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı yaralanmıştır.
Olaya dair yürütülen soruşturma dosyasında davacı ile dava dışı sürücünün 20.000,00 TL karşılığında uzlaşmaları nedeniyle eldeki davanın, ilk derece mahkemesince uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından, reddine karar verilmiş ise de; uzlaşma ve dava tarihinden önce Anayasa Mahkemesi'nin 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı 26.07.2023 tarihli iptal kararı gereği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253/19.maddesindeki; "uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince karar tarihinde yürürlükte olmayan kanun maddesine atıf yapılarak davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Yargılamaya devam edilmesi için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın CMK.nın 253/19. maddesi gereğince uzlaşma nedeniyle reddine karar verilmekle, tarafların davanın esası ile ilgili delilleri toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğundan, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.04.2024 tarih ve 2024/18 esas, 2024/290 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1. a. 6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
-
İstinaf yoluna başvuran tarafın yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
-
Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12.07.2024
Başkan ...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52