Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1237
2024/1325
3 Temmuz 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1237
KARAR NO : 2024/1325
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2023
NUMARASI : 2019/227 Esas - 2023/141 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... - ...
2. ... . ...
3. ... . ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : BANTAŞ NAKİT VE KIYMETLİ MAL TAŞIMA VE GÜVENLİK HİZMETLERİ A.Ş
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...; ...
İHBAR OLUNAN : HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 26.04.2023 - 04.05.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 01.09.2023
KARAR TARİHİ : 03.07.2024
YAZIM TARİHİ : 03.07.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.08.2016 tarihinde davalı ... yönetimindeki, davalı şirket adına kayıtlı, davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı kamyonet ile müteveffa Metin Uzun yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacıların murisinin vefat ettiğini, kazada davacıların murisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyan ederek davacıların her biri için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılar ...,... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için şimdilik 2.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... şirketinden, kaza tarihinden itibaren sigorta limitleri içinde kalmak koşuluyla 16.04.2018 tarihinden itibaren sigorta şirketin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 06.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için yoksun kaldığı eşinin desteği için 306.722,31 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı Bantaş şirketi vekili cevap dilekçesinde; söz konusu trafik kazasının müteveffanın trafik kurallarına aykırı asli kusurlu davranışı nedeniyle meydana geldiğini, dönüş yasağına aykırı hareket ederek kazaya neden olduğunu, müteveffanın sinyal vermeyerek dönüş kurallarını ihlal etmiş ve davalı ...'ın kazaya önleyecek bir tedbire başvurması olanaksız hale geldiğini, Davalı ...'ın yönetimindeki aracın hızı ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacıların tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, zenginleşme amacı taşıdığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat yönünden; davanın kabulü ile; 306.722,31 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güvenlik Hizmeti A.Ş'den, davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere başvuru tarihi olan 16.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, manevi tazminat yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'a, 35.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, 35.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'a kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güvenlik Hizmeti A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili, davalı Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal. Taş ve Güv. Hiz. A.Ş vekili, davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek yerel mahkemen kararın kaldırılarak davacıların her biri için 150.000,00'şer TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal. Taş ve Güv. Hiz. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; söz konusu trafik kazasının müteveffanın asli kusurlu davranışları nedeniyle meydana geldiğini, davalı ...'ın kendi şeridinde seyir halindeyken müteveffanın ani manevra ile önüne geçerek dönüş yapmaya çalıştığını, yaşanan kazada ...'ın herhangi bir kusurunun olmadığını, kolluk ekiplerince düzenlenen trafik kazası tespit raporu, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 28.11.2018 tarihli raporlarında davalı ...'ın kusursuz olduğunun rapor edildiğini, ATK tarafından düzenlenen 2. Raporda ise davalı ...'ın tali kusurlu olduğunun rapor edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekmekte iken yerel mahkemece doğrudan hükme esas alındığını ve gerekçeli kararda ne sebeple rapora dayanıldığının açıklanmadığını, davalı ... yönetimindeki aracın hızı ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, 15.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanç unsuru bölümünde yalnızca davacının dava dilekçesindeki beyanları dikkate alınarak fahiş şekilde tazminat hesaplaması yapıldığını, davacıların soyut ve hatalı beyanları ve TÜİK maaş verileri gözetilerek hesaplama yapılması ve mahkemece bu hatalı hesaplamanın hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hakkaniyete uygun olmadığını belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde: Müteveffa araç sürücüsünün kaza anında aracını davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün güzergahına doğru, kuralları ihlal ederek, dönüş yaptığını ve kazanın meydana geldiğini, İstanbul ATK 28.11.2016 tarihli raporunda da davalı ...'ın kazanın oluşumunda kusurlu olmaması sebebiyle davalı sigorta şirketini sorumluluğundan bahsedilmeyecekken yerel mahkemece davayı aydınlatmaya yetecek mahiyette rapor dosyaya kazandırılmadığından kurulan hükmün bozulması gerektiğini, müteveffanın bordrolu bir çalışan olmadığını, davacının iş insanı olduğu göz önüne alındığında mahkemece ilgili vergi müdürlüklerinden müteveffanın kazancının araştırılmadığını, davanın pasif dönemi ile aktif döneminde aynı kazançlara sahip olacağı varsayımının kabulünün mümkün olmadığını, müteveffanın toplam çalışabileceği süre tespit edilmesi ve pasif dönem hesabı asgari geçim indirimsiz asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, trafik sigortası genel şartları ekinde bulunan destekten yoksun kalma tazminatın hesaplama usullerine göre murisin kaza tarihinde 65 yaşından küçük ve emekli olduğu gözetilerek kaza tarihinde çalıştığının belgelenmesi şartıyla 65 yaşına kadar aktif dönemde olacağının kabul edilmesi gerektiğini, destek tazminatının nasıl hesaplanacağına ilişkin Genel Şartlar ekinde destek süresi ile aktif ve pasif çalışma sürelerinin Hazine müsteşarlığının belirleyeceği esaslara göre hesaplanması gerektiğini, bilirkişi zararının hesaplanmasında her ne kadar davacının gerçek gelirinin %10 arttırılıp %10 iskonto edilmesine hükmedilmiş ise de; raporun düzenlendiği tarihte bilinen son gelir üzerinden her yıl için %10 artış ve yine her yıl için %10 iskonto oranında yerine teknik faiz olarak %1,8 kullanılması öngörüldüğünü belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda, 22.08.2016 tarihinde, davacıların eşi/babası ...'un sürücüsü olduğu araç ile davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucu davacıların murisi vefat etmiştir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda müteveffanın kusurlu olduğu davalı sürücünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Ceza davası sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 10/12/2018 tarihli raporda davalı sürücünün mahal şartlarına uygun bir hızla seyir halinde iken kazanın gerçekleştiğinin kabulü halinde davalı sürücünün kusursuz, müteveffa sürücünün asli kusurlu, davalı sürücünün mahal şartları üzerinde hızla seyir halinde iken kazanın gerçekleştiğinin kabulü halinde davalı sürücünün tali, müteveffa sürücünün asli kusurlu olduğu belirtilerek alternatifli rapor düzenlenmiş, ceza mahkemesince davalının kullandığı araca ait araç takip sistemi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak yol güzergahındaki hız sınırının 50 km olmasına rağmen davalı tarafça 72 km hızla seyrettiğinin belirlenmesi üzerine davalının hız sınırının üzerinde seyrettiğinin kabulü ile davalı sürücünün kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş karar kesinleşmiştir.
Mahkemece İTÜ'de görevli bilirkişi heyetinden alınan raporda da kazanın oluşumunda davalı sürücü % 20, müteveffa sürücü % 80 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ceza mahkemesi kararının maddi vakıanın oluşu yönünden hukuk hakimini de bağlayıcı etkiye sahip olduğu, dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve hükme esas ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları ile uyumlu uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90.maddesinde yapılan değişikliği iptal etmesi üzerine Yargıtay uygulama birliği sağlanması için tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasını, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması yönünde içtihat geliştirildiği, hükme esas alınan 15.11.2021 tarihli hesap raporunun bu yöntemle hazırlandığı, davacıların desteğinin gelirinin Tüik verileri esas alınarak hesaplama yapılması dairemizce doğru bulunmuş, olayın oluş şekli, olay tarihi, kusur oranları, tarafların sosyal ekonomik durumları ve manevi tazminata ilişkin gerekçeli kararda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığından taraf vekillerinin bu husustaki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.03.2023 tarih ve 2019/227 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereğince davacılar vekili ile Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili ve Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal. Taş ve Güv. Hiz. A.Ş vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davacılardan alınması gereken 1.282,80 TL (427,60*3) maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.102,90 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal. Taş ve Güv. Hiz. A.Ş'den alınması gereken 28.466,30 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 6.804,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.661,77 TL'nin adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınması gereken 20.952,20 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 5.238,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.714,15 TL'nin adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
-
Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03.07.2024
Başkan ...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09