SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/369

Karar No

2024/1316

Karar Tarihi

1 Temmuz 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/369

KARAR NO : 2024/1316

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18.01.2024

NUMARASI : 2023/438 Esas - 2024/57 Karar

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACI : AZİZ VİNÇ NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : OTOYOL YATIRIM VE İŞLETME ANONİM ŞİRKETİ ...- ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

BAŞVURU TARİHİ : 01.03.2024

İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 31.01.2024

KARAR TARİHİ : 01.07.2024

YAZIM TARİHİ : 05.07.2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ait, sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, 02.12.2022 günü saat 07:50 sıralarında Bursa İstanbul Otoyolu İstanbul istikametinde seyir halindeyken Otoyol Anonim Şirketi'nin sorumlu olduğu otoyol üzerinde bulunan lastik parçalarına aracın ön kısmı ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda yolun bakım ve onarımından sorumlu Otoyol Anonim Şirketi'nin 2918 Sayılı KTK 13. maddesini ihlal ettiğinin kaza yerinde yapılan incelemeler ve dilekçe ekinde sunulan kaza tutanağı ile tespit edildiğini, kazanın davalı şirketin kusurundan kaynaklandığını, davacının kusurunun bulunmadığını, 02.12.2022 tarihinde olay yerine gelen polis ekiplerince düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında da bu hususun belirtildiğini, davacı şirkete ait araçtaki hasarın giderilmesi için 11.612,45 TL parça ve işçilik onarım bedeli ödendiğini, buna ilişkin faturanın dilekçe ekinde sunulduğunu, söz konusu kaza, aracın ekonomik değerinde de önemli bir kayba yol açtığını, bu değer kaybının da belirlenerek hasar ve değer kaybı tazminatının davacıya ödenmesi için davanın açıldığını belirterek açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davalı Şirket Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. nin 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve 2011/1807 (eski 94/5907) sayılı “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin” Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde özel yetkili bir anonim şirket olarak kurulduğunu, davalı ile otoyolu kullanan araç malikleri arasında hizmet sözleşmesi kurulduğunu, davalının yükümlülüğünün otoyolu kullanıma hazır bulundurmak, araç maliklerinin yükümlülüğü ise otoyol ücretlerini ödemek olduğunu, davalı ile davacı taraf arasındaki ilişkinin ticari nitelikte hizmet satımı olduğunu, eldeki davada dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle davanın, dava şartı yokluğundan reddedilmesini talep ettiklerini, dava konusu kazanın otoyolu kullanan başkaca bir araçtan kopan bir kaplama lastik parçası nedeniyle meydana geldiğini, davalı çalışanlarının, kazaya karışan araç sürücülerinden aldığı bilgiye göre, önlerinde ilerleyen TIR vasıflı bir aracın lastiğinin patladığını ve kaplama lastik parçalarının yolun ortasına fırladığını, arkasından gelen araçların ise bu kaplama lastiğe çarparak hasar gördüklerini, müvekkili şirket çalışanları kaza yerinin hemen ilerisine ve güvenlik şeridine zorunlu duraklama yapan tır vasıflı aracı tespit ettiklerini, aracın lastiğinin onarılması için gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını, hem kazaya karışan araç sürücülerinin beyanları hem de müvekkili şirket çalışanlarının tespitine göre lastiği yarılarak kazaya sebebiyet veren aracın, ... çekici - ... dorse plakalı araç olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından, arabuluculuk dava şartı noksanlığından TTK'nın 5/A, Arabuluculuk Kanun'unun 18/A ve HMK'nın 114. maddeleri kapsamında davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sehven Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/403 Esas numarasıyla açmış oldukları davanın görevsizlik nedeniyle Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevdi edildiğini, Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olan işbu dava dosyası Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildikten sonra ivedilikle taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu ve 22.06.2023 tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, akabinde aylar sonra Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 16.10.2023 tarihli tensip zaptıyla ön inceleme için 18.01.2024 tarihini duruşma günü olarak belirlediğini, 18.01.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında işin esasına girilmeden, dosyanın tevdi edildiği mahkeme arabuluculuk dava şartı noksanlığından söz konusu davayı usulden reddettiğini, verilen kararın doğru olmadığını, Yargıtay içtihatları da bu kararları hukuka uygun bulmayıp, bozma kararı verdiğini, Yargıtay kararlarında; görev uyuşmazlığı durumunda dosyanın gittiği görevli mahkemede arabuluculuğun dava şartı olması halinde istisnai olarak “görevli Mahkemeye ulaşana kadar” ya da “esasa girilmeden” arabuluculuk dava şartının tamamlanmış olması halinde davanın devamı gerektiği yönünde içtihat gelişmiş olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; trafik kazası nedeniyle uğranılan hasar ve değer kaybı istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.

07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.

Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması da davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.

Somut olayda; davacı vekili tarafından 22.12.2022 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde dava açılmış, mahkeme 09.06.2023 tarihinde görevsizlik kararı vererek başvuru halinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu karar 11.09.2023 tarihinde kesinleşmiş, 13.09.2023 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmıştır. Ancak görevsizlik kararı ile görevli mahkemeye başvuru arasında, 09.06.2023-13.09.2023 tarihleri arasında arabuluculuk görüşmeleri olmuş, 22.06.2023 tarihli tarafların uzlaşmadığına dair tutanak düzenlenmiştir. Eldeki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken davacıdan tekrar anlaşmazlık tutanağı getirmesini istemek yasanın amacına da uygun düşmeyeceğinden, somut olayda HMK'nin 115/3. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi doğru görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. HD'nin2022/2757 Esas ve 2022/17299 Karar sayılı ilamı)

İlk derece mahkemesince hatalı bir şekilde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmekle, tarafların davanın esası ile ilgili olarak gösterdikleri deliller toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, işin esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.01.2024 tarih ve 2023/438 Esas, 2024/57 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1. a. 6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

  2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

  3. Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde iadesine,

  4. Davacı vekilinin istinaf başvurusu için yaptığı giderin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,

  5. Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01.07.2024

Başkan ...

e imzalıdır

Üye ...

e imzalıdır

*Üye ...

e imzalıdır

Katip ...

e imzalıdır

İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsakaryavekiliTazminat(HaksızkonusuKaynaklanan)numarasıFiilden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim