SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/959

Karar No

2024/1288

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/959

KARAR NO : 2024/1288

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23.09.2022

NUMARASI : 2015/248 Esas - 2022/518 Karar

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVALI : ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : ...

VEKİLLERİ : Av. ... - ...

Av. ... - ...

Av. ... - ...

DAVALI : ... - ...

DAVACI : ... - ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

BAŞVURU TARİHİ : 03.03.2023

İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 14.06.2023

KARAR TARİHİ : 28.06.2024

YAZIM TARİHİ : 05.07.2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12.09.2009 tarihinde ... plakalı araçta iken 4 aracın karıştığı kazada yaralandığını, davalı ...'in tam kusurlu olduğunu beyan ederek; 1.000,00 TL maluliyet, beden gücü kaybı zararı ve maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 5.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacının adli yardım talebinin geçerlilik durumunun araştırılması gerektiğini, davalıya ait aracı kullanan davalı ...'in kusuru olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile, 2.500,00 TL manevi tazminatın 12.09.2009 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Aş ile davalı ...'tan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... Nakliyat Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın12.09.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak maddi-manevi tazminat istemli kısmi dava olarak açıldığını, davanın dayanağını teşkil eden trafik kazasının birden fazla aracın karıştığı ve iki aşamalı 2 ayrı trafik kazası olarak gerçekleştiğini, trafik kazasına karışan araçların, 1.kazada; ... plakalı araç (davalı şirkete ait araç, sürücü ...), ... plakalı araç (davalı şirkete ait aracın çarptığı araç, sıkıştırdığı araç, sürücü ...), 2. Kazada: ... plakalı araç (davacının yolcu olarak içinde bulunduğu araç, sürücü ... ) ... plakalı araç (davacının içinde bulunduğu araca arkadan çarpan ve davacı ile diğer yolcuların yaralanmasına neden olan otobüs, sürücü ...), 1.kazanın; davalı şirkete ait ... plakalı araç sağ şeritte seyir halinde iken, sağ şeritte ters istikamette geri geri gelen ... plakalı aracı fark eden davalı şirkete ait araç sürücüsü, çarpmamak için sol şeride geçmeye çalıştığı esnada, sol şeritte seyir halinde olan ... plakalı araca çarpmış ve söz konusu aracı bariyerlere sıkıştırarak durmuş olduğunu, böylelikle 1.kazanın meydana geldiğini, 1.kazanın oluşması nedeniyle yolda duran araçları gören, davacının da içinde bulunduğu ... plakalı araç (halk otobüsü) sürücüsünün durduğunu, ... plakalı aracın arkasında seyir halinde olan ... plakalı aracın ise duramayarak ... plaka sayılı araca arkadan çarpmak sureti ile 2.kazanın oluşumuna ve halk otobüsü içinde bulunan davacı ile diğer yolcuların yaralanmasına sebep olduğunu, 2.kazanın oluşumunda davalı şirkete ait araç sürücüsünün hiçbir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, 2.kazanın oluşumunda takip mesafesini korumayan ... plaka sayılı araç sürücüsü ile bu araca arkadan çarpan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının yaralanmasında davalı şirkete ait aracın karıştığı kaza ile illliyet bağı olmadığını ve davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının 27.10.2015 tarihli bilirkişi raporuna itirazda bulunmadığını, daha sonra yerel mahkeme dosyayı Adli Tıp Kurumu'na sevk ettiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, 08.09.2020 tarihli adli tıp raporunu düzenlediğini, Adli tıp raporunda da, daha önce düzenlenen 27.10.2015 tarihli bilirkişi raporu ile aynı yönde gerekçeli, ayrıntılı değerlendirmeler yapılmış olduğunu, davacının yaralanmasında davalı şirketin ve davalı şirkete ait araç sürücüsünün hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmadığı dosyada mübrez 27.10.2015 Tarihli Bilirkişi Raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 08.09.2020 tarihli raporuyla sabit olmasına rağmen yerel mahkemenin davalı şirket aleyhine manevi tazminata hükmetmesinin dosya içeriğine ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 26.01.2021 tarihli raporuyla da davacının maluliyetini gerektirecek bir arazının olmadığının tespit edildiğini, buna rağmen davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin bu yönden de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin manevi tazminat hükmünün kaldırılmasına, haksız ve dayanaksız manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda; olay tarihi olan 12.09.2009 günü saat 01:00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ve kamyona irtibatlı ... plakalı römork ile Kocaeli istikametinden Yalova istikametine doğru D-130 kodlu devlet karayolunu takiben sağ şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline gelip sol şeride doğru yöneldiğinde aracının sol yan kısımlarıyla, kendisiyle aynı istikamette sol şerit üzerinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarparak otomobili sürükleyip orta refüj bariyerlerine sıkıştırması akabinde gerisinden aynı istikamete doğru seyir halinde olan ve kazayı görerek duran sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüse gerisinden seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsüyle arkadan çarpması sonucu ileriye doğru savrulan ... plakalı otobüsün ... plakalı kamyona irtibatlı ... plakalı römorka çarpması sonucu ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan davacı yolcu ...'in yaralanması ile sonuçlanan dava konusu olay meydana gelmiştir.

Mahkemece kusur konusunda alınan trafik bilirkişisi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında; 1. olayda; sol şeritte seyir halinde olan dava dışı otomobil sürücüsü ...’in kusursuz olduğu, davalı sürücü ...’ın solundaki şeritte seyir halinde olan otomobilin varlığına rağmen gerçekleştirdiği manevra ile de kazaya sebebiyet verdiğinden %100 kusurlu olduğu, 2. olayda; ilk kazayı görüp duran davacının yolcu olarak bulunduğu otobüse arkadan çarpıldığı için öndeki araca çarptığından sürücü ...’ın kusursuz olduğu, sürücü ... idaresindeki aracın gece vakti aydınlatma bulunan meskun dışı mahaldeki devlet karayolunda seyir halinde iken dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığı için gerekli önlemi almaksızın arkadan çarpması nedeniyle %100 kusurlu olduğu, davacı yolcunun kusurunun bulunmadığı, davacı ...'un yaralanmasının ikinci olay olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtilmiştir.

Haksız fiilden dolayı sorumlu olabilmek için kusurun bulunması şarttır.

... plakalı otobüs içerisinde başka bir yolcunun açtığı tazminat davasının temyiz incelemesi ile Yargıtay 17. HD'nin 2020/397 Esas 2021/1025 Karar sayılı kararı ile; "...kaza anında en sol şeritte seyir halinde olan dava dışı otomobil sürücüsü ...’in her iki kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığı alınan raporlarla sabittir. Davalı sürücünün ... yönetimindeki araca çarparak ilk kazanın oluşumunda ve 2.kazanın oluşumuna da katkı sağlayarak kusuru bulunmasında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır." şeklindedir.

... plakalı otobüs ile yolculuk yaparken 4 aracın karıştığı kazada hayati tehlike geçirerek yaralanan başka bir yolcunun aynı davalılara karşı açmış olduğu ve kabul edilen maddi ve manevi tazminat davası da Yargıtay 17. HD'nin 2016/11601 Esas 2019/5632 Karar sayılı ilamı ile onamıştır.

Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/107 Esas 2011/357 Karar sayılı 20/09/2011 tarihli kararı ile bu rapor hükme esas alınarak sanığın (davalının) asli derecede ve tam kusurlu olduğu kabulü ile sabit görülen taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan TCK madde 89/4 hükmü uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 12. CD’nin 2013/5595 Esas 2013/28202 Karar sayılı 09/12/2013 tarihli düzeltilerek onanmasına dair ilamı ile 09/12/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Kural olarak, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar).

Ceza mahkemesinin anılan kararı ile kesinleşen maddi olgu hukuk hakimini bağlayıcı, taraflar yönünden kesin delil niteliğinde olduğundan, davalı sürücü ...'ın yola gereken dikkati vermediği mahal ve yol şartlarına uygun seyretmediği kontrolsüz şekilde sola doğru manevrayla solunda seyreden otomobile çarparak bariyerlere sıkıştırdığı ve arkadan gelen araçların da istikametini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla olayda asli derecede ve tam kusurlu olduğu, anlaşılmıştır. Davalı vekilinin kusur belirlemesine değinen istinaf nedenleri kabul edilmemiştir.

6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda; olayın meydana geliş biçimi, davalı sürücünün 2.kazanın oluşumuna da katkı sağlayarak kusurunun bulunması, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın olay tarihindeki alım gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yerindedir.

Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.09.2022 tarih ve 2015/248 Esas, 2022/518 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ....' den alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,

  4. Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28.06.2024

Başkan ...

e imzalıdır

Üye ...

e imzalıdır

*Üye ...

e imzalıdır

Katip ...

e imzalıdır

İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınZararsakaryaAçılan(CismanivekiliTazminatkonusuSebebiylevekillerinumarasıTazminat)

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim