SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 3. HD 2023/943 E. 2024/1258 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/943

Karar No

2024/1258

Karar Tarihi

14 Haziran 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/943

KARAR NO : 2024/1258

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22.11.2022

NUMARASI : 2020/549 Esas - 2022/674 Karar

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ...

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVALI : 1 -... - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVALI : 2 -TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLLERİ : Av. ... - ...

Av. .. - ...

İHBAR OLUNAN : EGE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)

BAŞVURU TARİHİ : 14.04.2023-19.04.2023-25.04.2023

İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 08.06.2023

KARAR TARİHİ : 14.06.2024

YAZIM TARİHİ : 14.06.2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.08.2014 günü davacının yolcu olarak bulunduğu ... idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sürücünün kullandığı ... plakalı aracının çarpışması sonucu oluşan kazada davacının yaralandığını, kazanın davalı sürücünün tam kusurlu hareketi ile meydana geldiğini, kaza sonucu davacının vücudunda kırıklar olduğunu ve tedavisinin uzun sürdüğünü, ev hanımı olan davacının aynı zamanda geçimini sağlamak amacıyla hayvancılıkla uğraştığını, kazadan sonra hayvanların bakımıyla ilgilenemediğinden hayvanlarını satmak zorunda kaldığını, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Güneş Sigorta vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, poliçede davacının sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını bu nedenle davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının sürekli maluliyetinin ATK raporu ile ıspatlanması gerektiğini, ayrıca geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, davacının manevi tazminatı yönünden düzenlenmiş olan trafik sigorta poliçesinin teminat kapsamında bulunmadığını beyan ederek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; Davacının iddialarının doğru olmadığını, söz konusu kaza ile ilgili olarak Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/2093 soruşturma numaralı dosyasında tanıklar dinlenildiğini ancak tutulan kaza tespit raporunda kendisinin haksız olarak tam kusurlu gösterildiğini, bu konuda keşif yapılarak yeniden rapor düzenlenmesini talep ettiğini, davacının ev hanımı oludğunu ve kazaya ilişkin herhangi bir maddi kaybının olmasının mümkün olmadığını, davacının tedavi evraklarında istirahatine ilişkin bir belgenin bulunmadığını, söz konusu kazada kendisinin herhangi bir kusuru olmdığını olay günü yola yağ dökülmesi ve yağmur yağması sonucu aracın kaydığını, olay yerinde birden çok kez aynı türde kaza olduğundan kusurun kendisinde aranmasının doğru olmadığını beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Davada Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kaza nedeniyle açtığı asıl davada yapılan bilirkişi incelemesinde 47.470,00 TL çalışamama nedeniyle maddi zarara uğradığının tespit edildiğini beyan ederek ek dava açtıklarını, satmak zorunda kaldıkları süt hayvanları sebebi ile gelir kaybına uğradığı sabit olduğundan bu sebeple gördüğü maddi zarar nedeniyle doğan maddi zarar karşılığı olmak üzere 47.470,00 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline ve bu dosyanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından Asıl davanın Kısmen Kabulü ile; 32.888,43 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 02.08.2014'ten; davalı Güneş Sigorta A.Ş yönünden ise 3.000,00 TL'sine dava tarihi olan 31.09.2014 tarihinden, bakiye 29.888,43 TL'sine ise ıslah tarihi olan 04.04.2017'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 02.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, Birleşen davanın Reddine karar verilmiştir.

Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı Türkiye Sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının geçirdiği kaza sebebi ile hayvanlarını satmak zorunda kaldığını, kaza ile satış arasında illiyet bağı bulunduğu, her ne kadar satılan hayvanlarının ne kadara satıldığına dair dosyada delilin olmadığı belirtilmiş ise de bu husus ile ilgili beyan ettikleri delillerin toplanmadığı sabit olduğundan hukuka aykırı, eksik incelemeye dayanan yerel mahkeme kararının birleşen dava yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, gerekçeli kararda 01.08.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, rapora karşı sundukları itirazlarının yerinde görülmediğini, hatalar barındıran işbu raporun hükme esas alınması ve rapor doğrultusunda karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, raporda geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zarar ile sürekli iş göremezlik dönemine ait %12,3 maluliyet oranı ile maddi zarar hesaplaması yapılmasının hatalı olup bu raporun hükme esas almaya elverişli olmadığını, talihsiz kazanın yaşandığı tarihin üzerinden yaklaşık 8 yıl, ATK raporunun düzenlenme tarihinin üzerinden ise yaklaşık 6 yıl geçtiğini, bu süre zarfında kazazedenin vücudunda büyük oranda iyileşmeler olacağını, davacının iyileşme sürecinde süt geliri elde ettiği hayvanları çocuklarına devrettikten sonra da gelir elde ediliyor olmasına rağmen bir zarar doğmuş gibi kabul edilerek maddi zarar hesaplaması yapılması açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı yan gelir elde etmeye devam ettiği hayvanları çocuklarına devretmesini sebep göstererek haksız ve kötü niyetli olarak kazanç elde etmeye çalıştığını, gerekçeli kararda davacı lehine 32.888,43 TL maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı hakkında aktüerya hesabı yapıldığını ancak davacının çalışmadığını, bu nedenle hesaplama yapılırken hatalı hesaplama yapılarak yüksek maaş alıyormuş gibi hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine haksız ve dayanaktan yoksun olarak 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, olay mahallindeki yolun kaygan zemin olduğu, kazanın gerçekleşmesine yola dökülen yağın ve yağmurun sebep olmasından dolayı davalıya tam kusur atfedilmesi mümkün olmadığı halde gerekli kusur incelemeleri yapılmadığını, idarenin yol güvenliğini sağlamadaki eksik tutumları ve kararı veren mahkemenin eksik incelemeleri sonucunda davalının hak kaybına uğradığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davaya karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını, mahkemece hükme esas alınan ATK raporunda davacının %12.03 oranında meslekte kazanma gücü kaybı bulunduğuna yönelik görüş belirtildiğini, belirlenen oranın tıbben hatalı değerlendirme ile olması gerekenden yüksek belirlenmiş olması nedeniyle hatalı olarak verilen hükmün bozulması gerektiğini, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen maluliyet raporunun kaza sırasında yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş olması sebebiyle, işbu raporun hükme esas alınması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ATK Üst Kurulu’na tevdii ile yürürlükteki yönetmelik hükümlerine göre rapor tanzim edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan eski genel şartların uygulanması ve bu bağlamda tazminat hesabının PMF tablosu üzerinden yapılması gerektiğini, TRH hesaplama yöntemi esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak verilen hükmün kabulünün mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinin ZMM sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olup sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kusur durumunun gerçek değerinin belirlenebilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kaza esnasında başvuru sahibinin emniyet kemerinin takılı olup olmadığı kaza tespit tutanağında belirlenemediğini, emniyet kemeri kullanılmadığının tespiti halinde hesaplanacak tazminat tutarının üzerine %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava; trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeni maddi tazminat ve manevi istemine ilişkindir.

Davaya konu, 02.08.2014 tarihinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve dava dışı ...'un sevk ve istikametindeki ... plakalı araç ile davalılardan ...'nin maliki ve sürücüsü olduğu ve davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'nin ise zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı araçların karışmış olduğu çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Taraf vekillerinin Maddi Tazminata İlişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;

  1. Her ne kadar 6098 sayılı TBK 74.maddesi gereğince, ceza yargılamasında alınan kusur raporu hukuk yargılaması açısından bağlayıcı değil ise de, Düzce Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/139 Esas sayılı dosyasında alınan 22.03.2015 tarihli ATK Kusur Raporunun, trafik kolluğu tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu olduğu, davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'nin eylemlerinden sorumlu olduğu diğer davalı ... plakalı araç sürücüsünün virajlı yolda kontrolsüzce araç sürerek; kendi şeridinin trafik kazası nedeni ile yoğunlaşması ile karşı şeride geçmek sureti ile tedbirsizce araç kullandığı ve 2918 sayılı KTK 56/1. a maddesi gereğince şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal etmek sureti ile karşı yönden gelen davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca önden çarpması şeklinde gerçekleşen ekazanın meydana gelmesine neden olduğu yönündeki raporun, oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, bu nedenle somut olaya özgü olarak; usûl ekonomisi ilkesi gözetilerek ve yeni bir raporu alınmadan; ceza yargılamasındaki Adli Tıp raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde,

  2. Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre alınan ek aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinin icap ettiği düşünebilecek ise de öncesinde devreden Asliye Hukuk Mahkemesinde PMF 1931 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre alınan ilk rapora göre davacının davasını ıslah etmiş olduğu değerlendirilerek taleple bağlı olarak daha azına karar verilmesinde,

  3. Kaza tarihinde yürürlükte olan "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin" %60 'ın altındaki maluliyet oranlarının belirlenebilmesinde yetersiz kaldığı ve bu nedenle "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin" ekinde yer alan cetveller uygulanarak; davacının maluliyet oranın saptanmasında,

  4. İlk derece mahkemesince 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi gereğince müterafik kusur yönünden ayrıca bir tartışma yürütülüp gerekçeye yer verilmemiş ise de sonuç olarak; kaza tespit tutanağının, davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin bir belirleme içermediği, davacının kaza anında kemerinin takılı olmadığı hususunu ve davacının yaralanma bölgesi ile kemer takmama arasında illiyet bağı bulunduğunu birlikte ispat ile yükümlü olan davalının bu hususta kanıt sunamadığı görülmekle; Dairemizce davacının zararlı sonucun artmasında ya da meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunmadığı kabul edilldiğinden; ilk derece mahkemesince müterafik kusur indirimi yapılmamasında,

  5. Davacının birleşen davaya konu ve dolaylı zarar kavramı içerisinde ele alınabilecek süt verim bedeline denk gelen tazminat talebi ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağının tespit edilememiş ve zararın varlığı da ispat edilememiş olması nedeni ile koşullarının bulunmayan bu talebin reddine karar verilmiş olmasında,

İsabetsizlik bulunmadığından ve ilk derece mahkemesi kararı anılan yönlerden usûl ve yasaya uygun bulunduğundan; taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ;

6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Eldeki davada olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.

Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.03.2023 tarih ve 2020/549 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı Türkiye Sigorta vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

  2. Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı Türkiye Sigorta'dan alınması gereken 2.246,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL+1.650,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 416,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ...'den alınması gereken 2.246,60 TL + 478,17 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL + 179,90 TL + 892,18 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.472,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  5. Tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, kullanılmayan istinaf gider avansının hesaplanarak yatıranlara iadesine,

  6. Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14.06.2024

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

*Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınZararsakaryaAçılanvekiliVeTazm.)TazminatkonusuSebebiylevekillerinumarasıCismani(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim