Sakarya BAM 3. HD 2023/1052 E. 2024/1062 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1052
2024/1062
23 Mayıs 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1052
KARAR NO : 2024/1062
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2023
NUMARASI : 2022/1010 Esas - 2023/286 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ŞEKER SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ- ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVACI : ... - ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 20.06.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 10.07.2023
KARAR TARİHİ : 23.05.2024
YAZIM TARİHİ : 24.05.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 14.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davalı sigorta şirketi tarafından kazada zarar gören dava dışı 3. şahısa tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin rücusu amacıyla Kaynarca İcra Dairesi 2021/221 esas sayılı dosyası ile hem davacı hem de dava dışı ... hakkında takip başlatıldığını, ancak davacının söz konusu hukuki ilişkiler kapsamında sigorta sözleşmesine taraf olmaması nedeniyle davalı şirkete borcunun bulunmadığını beyan ederek Kaynarca İcra Müdürlüğü 2021/221 Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile davacının davalıya Kaynarca İcra Müdürlüğünün 2021/221 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak miktarı olan 136.007,00 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminat oranının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Şeker Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... arasında ... plakalı araç için ... poliçe numarasıyla 19.04.2019 başlangıç tarihli 19.04.2020 bitiş tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası düzenlendiğini, ...'ın maliki olduğu ve davacı tarafından kullanılmakta olan aracın 14.11.2019 tarihinde kaza yaptığını ve ...'ın yaralandığını, kazanın ehliyetsiz sürücünün aracını 2918 Sayılı KTK md. 52/1-b maddesine aykırı şekilde kullanmış olmasından kaynaklandığını ve kazanın yaşanmasında %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, sigorta şirketinin aracın ehliyetsiz araç sürücüsü ile kazaya sebebiyet verilmesi nedeniyle Genel Şartlar kapsamında dava dışı sigortalısına rücu etme hakkı olduğu gibi kazada %100 kusurlu olan kasıt veya tam/ağır kusurlu davacının haksız fiili yüzünden 3.kişiye ödenmek zorunda bırakılan hakkaniyet ve dürüstlük kuralı uyarınca davacı araç sürücüsünden rücusunun gerektiğini, sigorta şirketinin rücu hakkının Borçlar Kanunu Genel Hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kaza da sigortalısına rücu şartları ile araç sürücüsüne %100 kasıt/tam kusurlu vermiş olduğu haksız fiil zararından da sorumlu olması gerektiğini, davacının bu davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, davalı araç sürücüsünün, dava dışı sigortalı malik ile birlikte teselsül hükümlerine göre birden fazla hukuki sebeple sorumlu olduğunu, davacı araç sürücüsünün ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, trafik kazası tespit tutanaklarında ve aktüerya raporunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini, somut olayda ihmalden kaynaklı bir riskin söz konusu olmayıp, kazanın tamamiyle davacı sürücünün ağır ve bilinçli kusuru neticesinde meydana geldiğini, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle hak sahibine yapılan tazminat ödemesinin, rücuen tazmini için başlatılan icra takibi yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava, İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Bu maddeye göre borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığını tespite yöneliktir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. İcra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Davacı borçlunun, borçlu olmadığını ileri sürerek ilamsız icra takibine itiraz etmesi ancak takibin durmasını sağlamakta olup, icra takibini ortadan kaldırmamaktadır. Takibin iptali ise eldeki davanın açılmasından sonra gerçekleşen bir sonuçtur. Bu nedenle davacının takibe konu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti davasını açmakta hukuki yararı vardır (Aynı yönde HGK 18.01.2012 gün 2011/19-622-2012/9 Esas ve Karar sayılı kararı). Bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4.maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Eldeki davada, davacı kazaya karışan aracın sürücüsü olduğundan davalı sigorta şirketinin davacıya rücu hakkı anılan düzenlemelere göre bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece verilen davanın kabulü kararı yerindedir. Bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/5.maddesinde “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için İİK.nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa davacı(borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Somut olayda, davalı sigorta şirketi basiretli bir tacir gibi K.T.K. ve ZMMS genel şartları düzenlemelerine göre sigorta poliçesinde taraf olan sigorta ettireni ve rücu şartlarını bilebilecek durumdadır. Bununla birlikte, davalı sigorta şirketinin sigortalısı yanında sürücü aleyhine de rücuen tazminat talepli icra takibi başlatması ve aralarında sözleşme ilişkisi olmadığı halde takibe girişmesi haksız olduğunu gösterdiğinden mahkemece İ.İ.K hükümlerine göre davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.05.2023 tarih ve 2022/1010 esas, 2023/286 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken 9.547,21 TL nisbi istinaf karar harcından peşin alınan 2.386,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.160,41 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
-
Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1. a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23.05.2024
Başkan ...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02