Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/862 E. 2024/70 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/862
2024/70
1 Şubat 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/862 Esas - 2024/70
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/862 Esas
KARAR NO : 2024/70
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/10/2022
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :09/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmetleri, elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dahil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürüttüğünü, bu kapsamda davacı şirket ile davalı ... arasında 30/05/2018 tarihinde posta taşıma hizmeti konulu sözleşmenin akdedildiğini, 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unun sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamının anılan şirkete ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kaldığını, dava konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine adı geçen yükleniciye yazılan 25/02/2021 tarihli ve 6623 sayılı yazı ile; davacı şirketin KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak davalı şirket adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken, davalı şirketin de KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Belge Düzeni” başlıklı (I/C-2.1.3.4.2.) bölümü kapsamında Şirketimize tevkifat tutarını göstermek suretiyle (tevkifatlı) fatura düzenlemek ve “Satıcıların Beyanı” başlıklı (I/C-2.1.3.4.3.2.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 No.lu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğunu, ancak davalı ... tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle davacı şirketin üzerinde kaldığını, bu nedenle anılan iş ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bir durum oluştuğunu, davacı şirketçe adlarına vergi dairesine yatırılan 54.274,84-TL alacağın davacı şirkete iade edilmesi gerektiğini, KDV tevkifat tutarının iade edilmesine müteakip, ödemeyi tevsik eder belgeye dayanarak, davalı ...'nın ilgili dönemlere ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde düzeltme yapabileceğini ve buna bağlı olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirlenen usul ve esaslar dairesinde, varsa vergi dairesine ödediği tutarları ve/veya sonraki döneme devreden KDV tutarlarını iade/düzeltmeye konu edebileceğini, bu işlemlerin KDV mevzuatında yer alan düzenlemeler çerçevesinde, davalı ... ile vergi dairesi arasında tesis edilmesi/tekemmül ettirilmesi gereken işlemler olduğunu, kendilerine fuzulen ve fazladan ödenen tutarların iade edilmesinin ihtar edildiğini ve bu suretle vergi dairesine ödediği bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edebileceğini, ancak davalı ...'nın bugüne kadar söz konusu alacağı davacı şirkete ödemediğini, dolayısıyla davalı ... aleyhine yasal yoldan tahsile dair dava açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu, işlemlerinin sözleşme hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirket alacağının işlemiş avans faiziyle birlikte yasal yoldan tahsilinin gerektiğini, davalının iyi niyetli olmaması ve alacak meblağının yüksek oluşu göz önünde bulundurulduğunda bir kamu kuruluşu olan davacı şirketin davacı şirketin biran evvel alacağına kavuşmasını teminen ivedilikle ihtiyati haciz talep ettiğini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacı şirketçe ödenen toplam 54.274,84-TL'nin davacıdan yasal yoldan tahsilinin temin edilmesini, 54.274,84-TL'nin temerrüt tarihi olan 08/03/2021'den itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde hem sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bir alacak iddiasında bulunduğunu, hem de işbu alacak hakkının hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını iddia ettiğini, ancak işbu iki durumun aynı anda ileri sürülmesinin yüksek yargı kararları neticesinde mümkün olmadığını, davacı vekilinin alacak talebinin hukuki olarak TBK md. 77 sebepsiz zenginleşme hükümlerinden mi yoksa sözleşmeden mi kaynaklandığının açıkça belirtilmediğini, davada sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre inceleme yapılacak ise sebepsiz zenginleşmeden doğacak alacak talepleri için kanunun öngördüğü zamanaşımı süresi iki yıl olduğunu, davacının alacağı hakkında zamanaşımının def'inde bulunulduğunu ve davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinden doğan en son tarihli faturanın 2019 yılına ait olduğunu, davacı şirketin "08.04.2020 tarihli 13.toplantısında alınan 073 no lu karar ile Ana Posta Hattı Hizmet Alımları ile Tali Posta Hattı Hattı Hizmet Alımları kapsamında 2015-2016-2017-2018 yılına ait tüm KDV-2 beyannamelerinin ve 2019 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim KDV-2 Beyannamelerinin usulünce düzeltilmesini ve düzeltme sonucu ödenecek tutarların ilgili şirketlerden tazminine karar verilmiştir." şeklinde karar aldığını, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğuna dair karar verildiği tarihin 08.04.2022 tarihi olduğunu, dolayısıyla işbu davanın zaman aşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacı şirketin Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan sorduğu görüş yazısında dahi 13.06.2017 tarihinden itibaren tevkifat yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen davacı şirketin önceki dönemleri de kapsar şekilde düzeltme beyannamesi verdiğini ve kurum istemediği halde davacı şirketin ödeme yaptığını, ayrıca ödeme yapılan dönemlerin 213 sayılı VUK m. 114 gereği zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin zaman aşımına uğramış bir bedeli ödemek suretiyle davacıdan rucuen tazminat istediğini, bu durumun kanun tarafından korunamayacağının açık olduğunu, davacı PTT A.Ş. ile davalı ... - ... arasında düzenlenen hakediş faturalarında sorumlu sıfatıyla kurum tarafından KDV tevkifatı yapılmadığını, ancak davalı ... tarafından ve vergi sorumlusu alıcılar tarafından tevkifat yapılmayan KDV’ler ile ilgili dönem beyannameleriyle süresi içinde vergi dairesine beyan edilip ödendiğini, PTT A.Ş ile davalı ... arasında düzenlenen hakediş faturalarında sorumlu sıfatıyla kurum tarafından KDV tevkifatı yapılmadığını, davalı ... tarafından vergi sorumlusu ve alıcılar tarafından tevkifat yapılmayan KDV’ler ile ilgili dönem beyannameleriyle süresi içinde vergi dairesine beyan edilip ödendiğini, dolayısıyla vergi dairesine beyan edilen bu tutarların davalı ...'nın kurumların uhdesinde kalmadığını, iş bu nedenle sebepsiz zenginleşmeden de bahsedilmesinin mümkün bulunmadığını, kurum tarafından cezai sorumluluktan kurtulmak için söz konusu tutarların pişmanlık talebi ile beyan edilip ödendiği dikkate alındığında hazineye fazladan mükerrer KDV ödenmesinin anlaşıldığını ve Bakanlığın özelge ile verdiği görüş dikkate alındığında düzeltme beyannamesi verilmesine gerek bulunmadığının açık olduğunu, ayrıca söz konusu tutarların kuruma ödenmesi halinde davalı ...'nın ikinci kez mükerrer KDV ödeyeceğinin anlaşıldığını, Katma değer vergisi kanun ve tebliği incelendiğinde söz konusu tutarların PTT A. Ş.'ye ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm de bulunmadığını, Dolayısıyla davacı kurum tarafından yapılan ödemenin rakamsal anlamda da yanlışlık içerdiğini, davacı kurum ile davalı ... arasında gerçekleşen tüm hakedişler üzerinden vergilendirme işlemi yapılmasının doğru olmadığını, sözleşmeler incelendiğinde; sözleşmede tanımlanan iş ve hizmetlerin davalı ... tarafından tamamen kendi sorumluluğunda ve kendi personeli ile sağlandığı, işçilerin bilfiil sevk ve idaresinin müvekkil şirkette olduğu açık olmasına rağmen PTT A. Ş. Tarafından KDV Genel Uygulama tebliği gerekçe gösterilerek davalı ... “Gönderilerin Toplaması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin Yürütülmesi” kapsamındaki sözleşmelere ilişkin kesilmiş 2015/Haziran ile 2016/Nisan arasındaki döneme ait tüm faturalara 03.11.2020 tarihinde düzeltme beyanı verilmek suretiyle hukuka, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa, KDV Genel Uygulama Tebliğine ve taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı şekilde 9/10 oranında KDV tevkifatı uyguladığını,
PTT A. Ş. tarafından, 03.11.2020 tarihinde düzenlenen faturalarla ilgili, sorumlu sıfatıyla 2 No’lu KDV düzeltme beyannameleri gereğince; 1.484.981,33 TL KDV tevkifatı 17.726,43 TL pişmanlık zammı ile birlikte vergi dairesine yatırıldığını, Nisan-Kasım 2016 dönemleri arasındaki faturalarla ilgili 03.11.2020 tarihinde sorumlu sıfatıyla 2 no’lu KDV düzeltme beyannameleri gereğince 1.484.981,33 TL vergi aslı 17.726,43 TL pişmanlık zammı ile birlikte vergi dairesine ödendiğini, davalı ... lehine sebepsiz zenginleşme yarattığı iddia edilen durum karşısında yapılan ödemelerin PTT A. Ş.’ye ödenmesinin talep edildiğini, akabinde ise anılan işlemin iptali ve yürütmeyi durdurma kararı istemli başvurularının 28/09/2022 tarihli dava dilekçemiz ile Ankara 1. Vergi Mahkemesi 2022/1736 E. Sayılı dosyası ve Ankara 2. Vergi Mahkemesi 2022/1895 E. Sayılı dosyaları ile derdest olduğunu, açılan davanın konusuz kaldığını ayrıca vergi mahkemesinde görülen davaların bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce Muş Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, davaya konu faturaların faturalara ilişkin kdv alacağının davalı tarafından ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ödemeye ilişkin kayıtların tahsilat fişlerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevabi belgeler dosyamız kayıtları arasına alınmıştır.
Mahkememizce Ankara 1. Vergi Mahkemesine müzekkere yazılarak, 2022/1736 Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevabi belgeler dosyamız kayıtları arasına alınmıştır.
Mahkememizce Kızılbey Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, davaya konu faturalara ilişkin KDV alacağının ödenip ödenmediği, ödenmişse hangi tarihte ödendiğinin sorulmasına, ödeme belgelerinin tümünün gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevabi belgeler dosyamız kayıtları arasına alınmıştır.
Mahkememizce Ankara 2. Vergi Mahkemesine müzekkere yazılarak, 2022/1895 Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevabi belgeler dosyamız kayıtları arasına alınmıştır.
Mahkememizce Ankara 1. Vergi Mahkemesine müzekkere yazılarak, 2022/1336 Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevabi belgeler dosyamız kayıtları arasına alınmıştır.
Bilirkişi Emekli Baş Müfettiş ... ve Bilirkişi SMMM ...'ün 22.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Sakarya PTT Başmüdürlüğü ile ...-... arasında imzalanan 30.05.2018 tarihli POSTA TAŞIMA HİZMETİNE AİT SÖZLEŞME VE ŞARTNAME’si kapsamında, ... tarafından Eylül-2017/Ekim-2019
dönemine ilişkin olarak düzenlenen Faturalarda yer alan KDV’ler ile ilgili olarak, PTT A.Ş. tarafından
Kızılbey Vergi Dairesine verilen KDV düzeltme beyannameleri ile beyanda bulunulduğu, KDV borçlarının
yapılandırıldığı, yapılandırılan KDV borçları üzerinde yapılan incelemede, Balcılar Nakliyat-Ömer BALCI
ile imzalanan 30.05.2018 tarihli taşıma hizmeti alımı sözleşmesinden kaynaklı olarak, PTT A.Ş.
tarafından Ankara Kızılbey Vergi Dairesine toplam 82,348.16 TL KDV ödemesinde bulunulduğu,
bahse konu Eylül-2017/Ekim-2019 dönemi ile ilgili olarak, ödenmemiş KDV borcu bulunmadığı,
bahse konu Eylül-2017/Ekim-2019 dönemi ile ilgili olarak, mükerrer olarak KDV ödenmesinin
söz konusu olmadığı,
bahse konu Eylül-2017/Ekim-2019 dönemi ile ilgili olarak, Balcılar Nakliyat-Ömer BALCI
tarafından, Davacı PTT A.Ş.’ye yapılmış KDV geri ödemesinin mevcut dosya kapsamı itibariyle söz
konusu olmadığı;
Davalı Vekili tarafından 06.04.2023 tarihli dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulan, Ankara 3. Vergi
Mahkemesinin 31.10.2022 tarih ve E.2022/95, K.2022/2381 nolu KARARI ile ilgili hukuku
değerlendirmenin ise şüphesiz ki sadece sayın Mahkemenin takdirinde olduğu hususunun izahtan
vareste olduğu;Kanaat ve sonucuna vardığımızı, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz ederiz." şeklinde rapor sunmuştur.
Olaya İlişkin Yasal Düzenlemeler ve Yargı İçtihatları Değerlendirilecek Olursa;
6100 sayılı yasanın 114.maddesi; “ (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” hükmünde olup, aynı yasanın 115.maddesi ise; “ (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.”hükmündedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77/1.maddesine göre; Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Yine aynı yasanın 78.maddesine göre ise; Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Şüphesiz ki, zenginleşmenin isteneceği kişi, malvarlığını haklı bir sebep olmaksızın alan kişidir.
Somut olayda;
Davacı taraf ile davalı arasında 30.05.2018 tarihinde posta taşıma hizmeti sözleşmesi imzalandığı, ilgili sözleşme gereği sözleşme süresinin 01.06.2018-30.09.2019 tarihleri arasını kapsadığı, sözleşme bedelinin taahhüt süresi olan 16 aylığına KDV hariç 206.720,00 TL olduğu, aynı sözleşmenin 9.1 maddesine göre KDV’nin sözleşme bedeline dahil olmayıp davacı tarafından davalıya ayrıca ödeneceğinin düzenlendiği görülmüş, ilgili işe ilişkin hak ediş raporları, ödemeler ve davalı tarafından davacıya gönderilen faturalar dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı tarafından davaya konu edilen ve sözleşmeye konu edilen 01.06.2018-30.09.2019 tarihleri arasını kapsayan 17 adet faturanın bulunduğu, faturalarda KDV dahil fiyat belirlendiği, ilgili fatura ve sözleşme bedellerinin davalıya hak ediş olarak ödendiği anlaşılmıştır.
Davaya konu edilen 17 adet fatura ilgili vergi dairesine gönderilmiş, faturalara ilişkin KDV tahakkuklarının, ödemelerin ve ilgili KDV ödemelerinin kim tarafından yapıldığı sorulmuş, dosyaya gelen 06.11.2023 tarihli Muş Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabına göre davaya konu edilen fatulara ait kdv alacağının mükellef tarafından ödendiğinin tespit edildiği bildirilmiş tahsilat fişleri müzekkere ekinde mahkememize gönderilmiştir.
Muş Vergi Dairesinin 06.11.2023 tarihli müzekkere cevabından davaya konu faturalara ilişkin KDV ödemelerin davalı ... tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.1 maddesinde "İlgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisi sözleşme bedeline dahil olmayıp İdare tarafından yükleniciye ödenecektir." düzenlemesi yer almaktadır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinde kimlerin katma değer vergisinin mükellefi olduğu hususu ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 8/1 maddesi gereğince KDV’nin mükellefi esas itibarıyla vergiye tabi mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar olup KDV konusunda alacaklının ise devlet hazinesi olduğu her türlü tartışmadan uzaktır. (Diyarbakır BAM 6. Hukuk Dairesinin 2020/918 esas 2022/708 karar) Somut olayda, dava konusu hizmet ifası kural olarak KDV'ye tabi olup yükümlüsünün de davalı olduğu açıktır. Gerçekten de dosyaya gelen 06.11.2023 tarihli Muş Vergi Dairesi cevabında davalı mükellef olarak adlandırılmış, KDV ödemeleri de süresinde davalıdan tahsil edilmiştir. Davacı kurumun, davalı tarafından KDV ödemelerinin zamanında ödenmesinden sonra, 15.12.2021 tarihli uzman görüşü de nazara alınarak, davalı tarafından daha önce ödenen ve davacının borçlu olmadığı KDV tutarlarını devlet hazinesine mükerrer olarak ödediği, bu durumda zenginleşmenin davalı lehine olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77/1. ve 78.maddeleri uyarınca zenginleşmeyi iade etmesi gereken kişinin malvarlığını alan kişi olduğu, bu durumda davacı tarafından davalıya ödenen haksız bir bedel olmadığı gibi, mükerrer ödemenin hazine lehine olduğu, dolayısıyla davalının bu dava bakımından pasif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılarak, davanın 6100 sayılı yasanın 114/1-d ve 115/2.maddeleri gereği usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar mahkememizce bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporunda Eylül 2017- Ekim 2019 dönemi ile ilgili olarak mükerrer olarak KDV ödenmesinin söz konusu olmadığı bildirilmiş ise de Muş vergi dairesinin cevabi yazısından 2017 Eylül- 2019 Ekim dönemine ilişkin davalı tarafından da KDV ödemesinin yapıldığı, davacı tarafından vergi dairesine yapılan ödemenin mükerrir ödeme olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporu hüküm kurulurken dikkate alınmamıştır.
Ankara 1. Vergi Mahkemesinin 2022/2126 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması yönünde talepte bulunulmuş ise de dosyanın mahkememiz dosyasına bir katkı sağlamayacağı anlaşılmakla Ankara 1. Vergi Mahkemesinin 2022/2126 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
-
Davanın 6100 sayılı HMK 114/1. d ve 115/2 maddeleri gereği pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-
Dava açılışında yatırılan 926,88. TL peşin harçtan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60. TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 499,28. TL'nin davacı tarafa iadesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 1.560,00. TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Karar tebliğ giderleri davacı gider avansından düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
-
HMK 321/2 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 01/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29