SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/926 E. 2024/53 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/926

Karar No

2024/53

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/926 Esas - 2024/53

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/926 Esas

KARAR NO : 2024/53

HAKİM : ...

KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 07/09/2022

KARAR TARİHİ : 25/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket ile ticari ilişkisinin olduğunu, davalı şirkete ambalaj malzeme kereste sattığını, müvekkilinin icra takibine konu edilen faturaları kestiğini, süresi içinde fatura ve içeriğine itiraz edilmediğini, davalı taraf faturaları ticari defterlerine işleterek müvekkiline bir kısım ödeme yaptığını, davalı şirketin aldığı malzeme karşılığını ödemediğini, bu sebeple müvekkilinin Akyazı İcra Müdürlüğünün 2022/41 Esas sayılı dosyası ile örnek 7 ilamsız icra takibi başlatığını, davalı şirketin 7 ödeme emrine böyle bir borcunun olmadığı hususunda itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, bu sebeple davalının Akyazı İcra Müdürlüğünün 2022/41 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazların iptaline, takibin devamına, davalının %20'si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 05/01/2023 Tarihli cevap dilekçesi ile; Davacının taleplerinin dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, iş bu davanın reddini talep ettiklerini, davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ve davanın zaman aşımına uğramış olması sebebi ile de davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesindeki iddia ve beyanları kabul etmediklerini, davacı şirket ile davalı şirket arasında alım - satıma ilişkin her ne kadar geçmişte görüşmelerin yapılmış ise de davaya konu edilen ticari ilişkinin karşı tarafın belirttiği gibi sonuç bulmadığının, davalının davacı firmadan kereste almak için davacı firma ile görüşmelerini gerçekleştirmiş ve bu sözlü görüşmeler neticesinde davalının bir takım kereste almaya karar vermiş ve davalı şirkete talebini ilettiğini, davacı şirketin de davalı şirketin talep ettiği miktarda keresteyi davalı şirketin adresine teslim edeceğini taahhüt ettiğini, davalı şirkete taahhüt edilen kerestelerin gönderilmediği ancak ilgili kereste faturalarının kesilerek davalı şirkete gönderildiği, her ne kadar ilgili faturaların gönderilmiş ise de davalı şirketin fatura işlemini gerçekleştiren muhasebe birimi ile ilgili malların teslim edilmesi gereken depo birimini fiziki olarak farklı konumlarda yer aldığını, davalı şirketin muhasebe biriminin ilgili faturaları depo ile irtibata geçip malların teslim durumunu doğrulamaksızın sehven işleme aldığını, bu durumun ise faturalara ilişkin maddi hataların meydana çıkmasına sebep olduğunu, davalı şirketin iş bu faturalara istinaden 193.465,13-TL ödeme yapmış, ancak davacı tarafça ilgili kerestelerin teslim edilmediğini, Tüm bu nedenlerle; fazlaya dair talep ve dava hakların saklı kalmak kaydı ile davacının öncelikle zaman aşımından reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirket aleyhine açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Akyazı İcra Müdürlüğünün 2022/41 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra takibe konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.

Akyazı İcra Müdürlüğü'nün 2022/41 Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına ilgili dosya olarak eklenmiştir.

Mahkememiz dosyasına Gebze 6. Noterliği'nin 01/10/2020 tarihli 09768 Yevmiye numaralı ihtarnamesini tebliğ şerhi ile Sakarya 5. Noterliği'nin 15/10/2020 tarihli 38179 Yevmiye numaralı ihtarnamesinin bir örneğinin ve tebliğ şerhi dosya arasına celp edilmiştir.

Mahkememizce davacı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu adres olan "..." adresinde yerinde inceleme yapmak üzere muhasebeci bilirkişisi Mahkememizin 2022/926 Esas sayılı dosyasında davacı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu adres olan ...'a yetki ve izin verilmiştir.

Mahkememizin 26/01/2023 Celse Tarihli duruşma zaptı (6) Nolu ara kararı uyarınca; "6-Davacı tarafın ticari defterlerinin bulunduğu yeri mahkememize bildirilmiş olmakla, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın muhasebeci bilirkişiye tevdii edilerek davacı tarafından tutulması zorunlu 2020 yılına ait ticari defterlerin incelenerek icra takibine konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, Akyazı İcra Müdürlüğünün 2022/41 Esas sayılı icra takibi kapsamında davacının davalıdan faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen Gebze 6. Noterliğinin 01.10.2020 Tarihli 09768 yevmiye nolu ihtarnamenin tebliğ tarihinden icra takibinin başlatıldığı tarihe kadar reeskont avans faizinin ne kadar olduğu hususlarında taraf iddiaları da değerlendirilerek rapor tanzimin istenmesine, ayrıca defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, ticari defterlerin birbirlerini doğrulayıp doğrulamadığı hususlarında rapor tanzimin istenmesine," şeklinde karar verilmiş olup, istenilen hususlarda rapor düzenlenmek üzere Muhasebeci bilirkişisi ... görevlendirilmiştir.

Muhasebeci Bilirkişisi ... 22/02/2023 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasına sunulan bilgi, belgelerin incelenmesi ve 20/02/2023 tarihinde davacı firmaya yapılan keşif inceleme neticesinde; davacı firmanın davayı kazanması durumunda, değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olmak üzere davacı firmanın 235.748,78-TL alacaklı olduğu, görüş ve kanaatindeyim, " şeklinde rapor düzenlemiştir.

Mahkememizce davalı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu adres olan "..." adresinde yerinde inceleme yapmak üzere muhasebeci bilirkişisi ...'a yetki ve izin verilmiştir.

Mahkememizin 26/01/2023 Celse Tarihli duruşma zaptı (7) Nolu ara kararı uyarınca; "7-Davalı tarafın ticari defterlerinin bulunduğu yeri mahkememize bildirilmiş olmakla, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın muhasebeci bilirkişiye tevdii edilerek davalı tarafından tutulması zorunlu 2020 yılına ait ticari defterlerin incelenerek dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, Akyazı İcra Müdürlüğünün 2022/41 Esas sayılı icra takibi kapsamında davacının davalıdan faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarında taraf iddiaları da değerlendirilerek rapor tanzimin istenmesine, ayrıca defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, ticari defterlerin birbirlerini doğrulayıp doğrulamadığı hususlarında rapor tanzimin istenmesine," şeklinde karar verilmiş olup, istenilen hususlarda rapor düzenlenmek üzere Muhasebeci Bilirkişisi ... görevlendirilmiştir.

Muhasebeci Bilirkişisi ... 07/03/2023 Tarihli Bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ VE KANAAT: Davalının 2020 Yılları Ticari defterlerin H.M.K. 222. maddesinde belirtilen ticari defterlerin İbrazı ve Delil olma şartlarını taşıdığı, Davalı Ticari defterlerinin, Açılış ve kapanş tasdikleri süresi içerisinde H.M.K 222. Maddesi doğrultusunda yaptırmış olduğu, Davalı ...'nin yukarıda dökümü olan davacı ...'nden almış olduğu faturaları önce ticari defterlerine kayıt etmiş sonra ticari defterlerinden çıkarıp 09/10/2020 tarihinde Akyazı vergi Dairesi Müdürlüğüne KDV düzeltme beyannamesi vererek kayıtlarından silmiş olduğu, hale hazırda dava konusu olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı taraf dava konusu faturaların kayıtlarından çıkarma yönteminin 526 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, 509 Sıra No lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine uygun olmadığı, e-Arşiv Fatura gönderici ve alıcının karşılıklı anlaşması ile muhasebe kayıtlarına alınmayabileceğinin, yeni düzenlenecek olan e-Arşiv faturanın not alanına hatalı düzenlemiş oldukları e-Arşiv Fatura bilgisine yer verilebileceğinin, başka bir yol ise alıcı tarafından iade faturası veya gider pusulası düzenlenerek kayıtlardan çıkartılarak iptal edilmiş sayılmasıdır. Tarafların anlaşmazlığı söz konusu olduğunda noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile itiraz da bulunmaları mümkün olacağını, Bu şekilde itiraz edilmesi ilgili faturayı geçersiz hale getirmekte olduğunun, bu durumda taraflar faturayı muhasebe kayıtlarınızdan çıkarmak durumda kalırlar. 5- Davalı ...'nin 2020 yılına ait Ticari defterlerinin tetkikinde 31.12.2020 tarihli davacıdan alacak bakiyesinin (159.K10 hs: 193.471,13TL * 120.K.009 hs: 2.344 42TL) - 195.815,55TL olduğu, davalı ...'nin Ticari defter kayıtlarında ...Verilen Sipariş avansları hesabında Davacıya banka üzerinden ödemiş olan 193.471,13TL alacak bakiyesinin olduğu, Banka üzerinden gönderilmiş 199.471,13 TL Normal hayatın akışı uygun olmadığı, Reelde Ticari Mal veya Hizmet alımını içeremeyeceğine dair görüş ve kanaati hâsıl olduğu, davacı ...'nin dava konusu faturalar üzerinde yazılı Mal ve Malzemeleri davalıya teslim ettiğine dair dosyada herhangi Navlun faturası, Taşıma ve Sevk irsaliyesi, Kantar fişi, Ambar Fişi gibi belge olmamakla birlikte davacı, davalı ve davalı taraf yeklisi veya çalışanı tarafından teslim alındığına, edinildiğine dair herhangi bir teslim fişi vs. gibi belgeye de dosyada rastlanılmamış olduğu, davacının dava konusu olan faturalar karşılığında davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı, Sonuç olarak; dava konusu firmalar arasında gerçek bir Ticari münasebetin olmadığı, davacı ...'nin Davalı ...'nden herhangi bir alacağının olmadığı görüş ve kanaatindeyim, şeklinde rapor düzenlemiştir.

Davacı tarafın ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelenerek bilirkişi raporlarının dosyaya sunulduğu, raporların taraf vekillerine tebliğ edildiği, raporlara karşı taraf vekillerinin itiraz ve beyanlarını içerir dilekçe sundukları anlaşılmıştır.

Mahkememizin 27/04/2023 Celse Tarihli duruşma zaptı (3) nolu ara kararı uyarınca; "3-07/03/2023 tarihli davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda davalı tarafın dava konusu faturaları kayıtlarından çıkarma yönteminin 526 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 509 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine uygun olmadığının belirtildiği anlaşılmakla, bilirkişiden ek rapor aldırılarak davaya konu faturaların davalının ticari defterlerinin kayıt edilmesinden sonra ticari defterlerden çıkarılması işleminin usulüne uygun olup olmadığının vergi dairesi müdürlüğünden gelen yazı cevapları da değerlendirilerek tespit edilmesinin istenmesine, yapılan işlem usulüne uygun değilse davaya konu faturalar nedeniyle davalının davacıya ödemede bulunup bulunmadığı, faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususunda ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine," şeklinde karar verilmiş olup, ek rapor aldırılmak üzere muhasebeci bilirkişisi ... görevlendirilmiştir.

... 25/05/2023 Tarihli Bilirkişi ek raporunda özetle; "Sonuç olarak davalının, davacı firmadan almış olduğu faturalar için Akyazı vergi dairesi Müdürlüğüne Düzeltme Beyannamesi vererek kayıtlarından çıkarmış olduğu Davalı ...'nin 2020 yılına ait Ticari defterlerinin tetkikinde 31 Aralık 2020 tarihli itibariyle ( ...(i Verilen Sipariş Avansları Hesabıi'nda 193.471,13 TL Alacak bakiyesinin * 120.K.A00 ...Cari Hesabı'nda 234442 TL) Toplamda 195.815,55-TL Ticari defter kayıtlarında alacak bakiyesi kaydının olduğu görüş ve kanaatindeyim," şeklinde rapor düzenlemiştir.

Bilirkişi ek raporunun dosyaya sunulduğu, raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sundukları anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu dosyaya sunulan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla davacının ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın yeni bir muhasebeci bilirkişiye tevdi ile ön inceleme zaptı (6) nolu ara karar gereği davacı tarafın ticari defterlerinin incelenerek ayrıca davalı ticari defterlerinde yapılan tespitler de dikkate alınarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespit edilmesinin istenilmesine ayrıca davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren icra takibinin başlatıldığı tarihe kadar reeskont avans faizinin hesaplanmasının istenilmesine, karar verilmiş olup, mahkememizce bu hususta rapor düzenleme üzere Muhasebeci Bilirkişisi ... görevlendirilmiştir.

Mahkememizce davacı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu adres olan "..." adresinde yerinde inceleme yapmak üzere muhasebeci bilirkişisi ...'a yetki ve izin verilmiştir.

Muhasebeci Bilirkişisi ... 15/11/2023Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "DEĞERLENDİRME ve SONUÇ: Sayın Mahkemenin görevlendirmesi, dosya içeriği ve dosyada mevcut delillerin yukarıda detaylı olarak ele alınıp incelenerek değerlendirilmesi neticesinde, davacı ...'nin davalı ...'den 280.101,17-TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatindeyim," şeklinde rapor düzenlenmiştir.

Bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin rapora karış itiraz ve beyanlarını içerir dilekçe sunduğu anlaşılmıştır.

Taraflara usulüne uygun davetiyenin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;

İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)

  1. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar )

İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş, mahkemece davacının iddia ettiği alacak miktarının tespitinde teslim belgelerine dayalı faturalardaki alacağın sabit olduğu kabul edilmiştir. Ancak mahkemece icra takibine dayanak yapılan fatura konusu alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında, takip konusu edilmeyen faturalar da inceleme konusu yapılarak karar verilmesi yerinde değildir. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k.)

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için HMK m. 202'de belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir. Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar)

Somut Olay Yukarıdaki Açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;

Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen faturalar ile ilgili olarak Akyazı İcra Müdürlüğü’nün 2022/41 esas sayılı takip dosyası (Gebze İcra Dairesinin 2020/32845 esas sayılı dosyası yetkisizlik ile gönderilen) ile 236.345,05-TL asıl alacak ve 12.926,75-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 249.271,80-TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 05.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 01.02.2022 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmeden önce 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 07.09.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.

Dosya kapsamında davacı tarafın davalı ile aralarındaki faturalara dayanarak davaya konu takibi açtığı anlaşılmıştır. Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hizmet sağlayan tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla tarafların delil olarak dayandıkları ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiştir. Bu hususta davacı tarafın ticari defterleri incelenmesi neticesinde dosyamıza sunulan 22.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı firmaya ait defter onayının 27/12/2019 tarihli 56296 yevmiye numarası ile Gebze 6. Noterliği tarafından yapıldığı, davaya konu 15 adet e-arşiv fatura olduğu, faturaların davacı ticari defterlerine kayıtlı olduğu, söz konusu olan 15 adet e-arşiv faturanın davalı firmanın muhasebe kayıtlarına işlendiği sonrasında vergi dairesine yapılan KDV Beyanname açıklamalarında aynı dönemde aynı sayıda aynı miktarda faturaların işlemden çıkarıldığının beyan edildiği, davalı firmanın faturaları süresi içinde kabul etmediğine, iade ettiğine dair mail veya noter onaylı faturaları kabul etmediğini gösterir bir belgeye rastlanmadığı, bu bağlamda faturaların işlendiği ve daha sonrasında işlemden çıkarıldığı kanısı oluştuğu, davacı firmanın 235.748,78-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 22.03.2023 tarihli bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmemiş, tekrar davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde 15.11.2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. 15.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı firma tarafından düzenlenmiş Kdv dahil 431.017,89 TL toplam tutarlı 15 adet satış faturasının VUK'a göre yasal süresi içinde davalı ve davacı şirketlerin resmi defterlerinde kayda alındığı, davacı firmanın kayda alındığı dönemde VUK kapsamında KDV beyanı ve BS bildirimlerini yaptığını, 15 adet e-arşiv faturanın 6 adedine irsaliye düzenlendiğini, davalı firmanın 15 adet E-Arşiv faturayı sehven muhasebe kayıtlarına aldığını beyan ederek faturaları kayıtlarından çıkardığını ve 09.10.2020 tarihinde Kdv düzeltme beyannameleri verdiğini, davalı firma ...nin davacı firmaya iş avansı olarak 193.471,13 TL (25.000 TL nakit ve 168.471,13 TL çek tahsilatı) ödeme yaptığı, bu ödemeye ait kayıtların her iki tarafın yasal defterlerinde iş avansı hesaplarında yer aldığı, davacı firmanın davalı firmadan hizmet satın aldığı ve bu hizmet karşılığında da kayıtlarına 3 adet kdv dahil 1.803,98 TL tutarında faturaları kaydettiği, hizmet bedelinin davalı tarafında 5 adet kdv dahil 2.344,42 TL olarak kayda alındığı, burada mutabık kalınmamış 540,44 TL bulunduğu, davacı ... davalı ...'den bakiye 235.742,78 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Davalı tarafın ticari defterleri incelenmesi neticesinde düzenlenen 07.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, davalı ...'nin davacı ...'nden almış olduğu faturaları önce ticari defterlerine kayıt etmiş sonra ticari defterlerinden çıkarıp 09/10/2020 tarihinde Akyazı vergi Dairesi Müdürlüğüne KDV düzeltme beyannamesi vererek kayıtlarından silmiş olduğu, hali hazırda dava konusu olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın dava konusu faturaları kayıtlarından çıkarma yönteminin 526 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, 509 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine uygun olmadığı, davalı ...'nin Ticari defter kayıtlarında ... Verilen Sipariş avansları hesabında davacıya banka üzerinden ödemiş olan 193.471,13TL alacak bakiyesinin olduğu, banka üzerinden gönderilmiş 199.471,13 TL'nin normal hayatın akışı uygun olmadığı, reelde Ticari Mal veya Hizmet alımını içeremeyeceği, davacı ...'nin dava konusu faturalar üzerinde yazılı Mal ve Malzemeleri davalıya teslim ettiğine dair dosyada herhangi Navlun faturası, Taşıma ve Sevk irsaliyesi, Kantar fişi, Ambar Fişi gibi belge olmamakla birlikte davacı, davalı ve davalı taraf yetkilisi veya çalışanı tarafından teslim alındığına, edinildiğine dair herhangi bir teslim fişi vs. gibi belgeye de dosyada rastlanılmamış olduğu, davacının dava konusu olan faturalar karşılığında davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı bildirilmiştir. 07/03/2023 tarihli davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda davalı tarafın dava konusu faturaları kayıtlarından çıkarma yönteminin 526 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 509 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine uygun olmadığının belirtildiği anlaşılmış, davaya konu faturaların davalının ticari defterlerine kayıt edilmesinden sonra ticari defterlerden çıkarılması işleminin usulüne uygun olup olmadığının vergi dairesi müdürlüğünden gelen yazı cevapları da değerlendirilerek tespit edilmesi istenilmiş, bu hususta sunulan25.05.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda davaya konu faturaların davalının ticari defterlerine kayıt edilmesinden sonra ticari defterlerden çıkarılması işleminin 526 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 509 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde bahsedilen e arşiv fatura itiraz ve iptaline uygun olmadığı, Akyazı Vergi Dairesi Sayı: E11490510-250.02.01-9566 Tarih:08.02.2023 Dosyada mevcut yazısından davalının 09/10/2020 tarihinde Akyazı vergi Dairesi Müdürlüğüne KDV düzeltme beyannamesi vererek bahsi geçen faturaları kayıtlarından çıkarmış olduğunu içerdiği, e arşiv fatura itiraz ve iptali esaslarını içerir yazı olmadığı bildirilmiş, davalının faturaları ticari defterlerine kayıt edip sonradan faturaları ticari defterlerinden çıkarması işleminin usulüne uygun olmadığı, davalının 2020 yılına ait ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmış, bu nedenle davalının ticari defterlerine itibar edilmemiş, davacının açılış ve kapanış tasdikleri yapılmış ticari defterlerine itibar etmek gerekmiş, icra takibine ve davaya konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan 235.742,78-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasında faturalara dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğunun bildirildiği, davaya konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine faturaların kayıt edildiği ancak sonrasında usule aykırı olarak faturaların ticari defterlerden çıkarıldığı, Akyazı İcra Müdürlüğü’nün 2022/41 esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan faturalardan kaynaklı davacının davalıdan 235.742,78-TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, dava konusu firmalar arasında ticari münasebetin olduğu, davaya konu faturalar ile ilgili taraflar arasında ticari ilişki kurulduğu, davalının 8 günlük itiraz süresinde fatura içeriklerine itiraz etmediği, dolayısıyla davalının fatura içeriklerini kabul ettiği anlaşılmıştır.

Davalı her ne kadar malların davalıya teslim edilip edilmediğinin kesin olarak tespit edilmediğini belirtmiş ise de davalı tarafından davaya konu faturanın ticari defterlerine kaydedildiği, sonrasında usule aykırı bir şekilde ticari defterlerden çıkartıldığı, davalının süresi içerisinde faturalara itiraz etmediği, davalının fatura nedeniyle mal ve hizmet alınmadığını, malların teslim edilmediği şeklindeki iddiaların dinlenemeyeceği, davalının faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmesinin fatura içeriği malları teslim aldığına karine olduğu, aksinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği anlaşılmış, davalı tarafın iddialarına itibar edilmemiştir.

Sonuç olarak davacının ticari defter kayıtlarına itibar edilmiş, davalının usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerine itibar edilmemiş, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 235.742,78-TL alacaklı olduğu anlaşılmış, davacının dava açarken sadece asıl alacak yönünden talepte bulunduğu, davacının talep edebileceği asıl alacak miktarının 235.742,78-TL olduğu, ancak davacının icra takibinde 236.345,05-TL asıl alacak talep ettiği anlaşılmış, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı itirazında asıl alacak yönünden kısmen haklı çıktığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

  1. Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun Akyazı İcra Müdürlüğünün 2022/41 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 235.742,78. TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

  2. Davalı itirazında asıl alacak yönünden kısmen haklı çıktığından davacının icra inkar tazminatı hakkının reddine,

  3. Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 16.103,59. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.789,83. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.313,76. TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,

  4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 13/1 maddesine göre hesaplanan 37.361,42. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 13/2 maddesine göre hesaplanan 602,27. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yapılan; 80,70. TL Başvuru Harcı, 2.789,83. TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.870,53. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davacı tarafından yapılan; 5.250,00. TL Bilirkişi ücreti, 270,00. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.520,00. TL yargılama giderinin kabul red oranına (%99,75 kabul, %0,25 red) göre 5.506,20. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan ve 2022 yılı tarifesine göre toplamda 1.560,00. TL ücretin kabul red oranına (%99,75 kabul, %0,25 red) göre 1.556,10. TL'sinin davalıdan, 0,90. TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  9. Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) ve davalı vekilinin yüzünde, verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 25/01/2024 25/01/2024

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sonuçkanaatasliyevekilleriticaretİtirazınİptalimahkemesi(Hizmetsakarya"sonuçSözleşmesindenKaynaklanan)"değerlendirmevekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim