SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/184

Karar No

2024/513

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/184 Esas - 2024/513

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/184 Esas

KARAR NO : 2024/513

HAKİM : ...

KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ...

DAVALI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 16/03/2022

KARAR TARİHİ : 26/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024

Mahkememizin 29/09/2024 Tarih ve 2022/347 Esas ve -2022/1395 Karar sayılı dosyası Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 29/02/2024 tarihli kararı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmekle , yapılıp bitirilen yargılama sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... yemek sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı ...'ne farklı tarihlerde yemek hizmeti verildiğini, davalıya verilen yemek hizmetinin karşılığında düzenli olarak müvekkili tarafından fatura kesildiğini, müvekkili tarafından davalıya verilmiş hizmet sonucunda düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresi uyarınca davalının ...TL borcu bulunduğunu, davalı tarafça söz konusu borcun ödenmemiş olması sebebi ile Sakarya 2. İcra Dairesi 2022/670 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın işbu takibe ve borca haksız ve mesnetsiz olarak kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, itiraz sonucu takibin durduğunu, izah edilen nedenlerle davanın kabulünü, borçlunun Sakarya 2. İcra Dairesi 2022/670 Esas sayılı takibine yaptığı itirazının iptalini, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine yüklenilen edimi yerine getirmediğine dair iddialarda bulunduğunu ancak bunun gereği olarak ispat yükünü üzerine almadığını ve ispatlayamadığını, davanın reddini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak başlatmış olduğu takip nedeni ile %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 29/09/2022 Tarih ve 2022/347 Esas 2022/1395 Karar sayılı kararı ile "..Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen “cari hesap ekstresi” başlıklı belgeye dayanarak Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2022/670 esas sayılı takip dosyası ile 41.712,49 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlattığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 20.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 17.01.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 16.03.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir. Davacının takibe dayanak ettiği belgenin cari hesap ekstresi başlıklı belge olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere cari hesap sözleşmesi hükümlerinin uygulanabilmesi için 6102 sayılı yasanın 89.maddesi uyarınca taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi anlaşmasının bulunmasının gerektiği, somut olayda taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, dosya kapsamı ve yukarıda belirtilen ilkeler nazara alındığında önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu şeklinde bir ilişki olduğu anlaşılarak taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu (benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Daresinin 2020/387 esas 2021/914 Karar) anlaşılmış ve yargılama açık hesap ilişkisine göre yürütülmüştür. Dosya kapsamında davacı tarafın davalı ile aralarındaki cari hesap alacağına dayanarak davaya konu takibi açtığı, cari hesap ilişkisinin faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bu davalarda ispat yükü TMK’nın 6.maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 190.maddesi gereği davacıdadır. Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla tarafların delil olarak dayandıkları ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiş, davacının ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 08.08.2022 tarihli rapora göre davacının ticari defterlerinde davalı ... Yerine dava dışı ... adına düzenlenmiş 3 adet faturanında davalı şirket hesaplarına kaydedildiği, borç tutarının gerçeği yansıtmadığı, ... şirketinin ve ...'nin farklı iki şirket oldukları, şirketler aynı şirket grubuna dahil olsa bile farklı defter tutan ve farklı tüzel kişiliğe ait şirket oldukları, bu nedenle davacı şirketin muhasebe kayıtlarının hatalı olduğu, davalı şirketin 2022 yılında fiziki olarak tasdik ettirilen ticari defterlerin fiziki olarak hiç tutulmamış olduğu, tarafların 2021 hesap dönemi defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, her iki tarafın da ticari defterlerinin borç tutarının kesin olarak tespit edilmesine imkan vermeyecek şekilde hatalı kayıtlar içerdiği ve ihticaca salih olmadığı değerlendirilmiştir. HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan rapora göre tarafların 2021 hesap dönemi defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, 2022 yılına ait ticari defterlerin davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler arasında yer almadığı, davalı tarafın 2022 yılına ait ticari defterlerinde kayıt zamanına ilişkin hükümlere uyulmadığı, defterlerin tamamen boş olduğu, dolayısıyla davacının ticari defterlerinin lehine delil vasfında olmadığı anlaşılmış, bu nedenle ticari defterler ile davacının iddiasını ispat edemediği, yine faturaların karşı tarafa tebliğ edildiğine veya fatura konusu hizmetin karşı tarafa verildiğine dair dosyaya başkaca delil de sunulamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşılarak, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek..." verilmiştir.

Davacı vekilinin 02/12/2022 tarihli istinaf talebi üzerinde dosya Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmiş 7. Hukuk Dairesinin 29/02/2024 Tarih 2022/2668-2024/380 E ve Karar sayılı ilamı ile ".. her iki tarafın birbirlerini doğrulamayan defterlerinin kendi aleyhlerine delil olması gerektiği dikkate alınarak, hesap farkının belirlenmesi ile davacının alacaklı olup olmadığının anılan hüküm ile BA ve BS formlarına göre belirlenmesi için başka bir SMMM bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü..." Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce kaldırma kararına uyulmuş ve yeniden yargılama yapılmış, bilirkişilerden yeniden bozma ilamı doğrultunda ticari defterler arasındaki hesap farkının belirlenerek davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ticari defterler Ba ve Bs formları da dikkate alınarak hesaplanması istenmiş ve rapor aldırılmıştır.

Bilirkişi ... Mahkememize ibraz etmiş olduğu 16/08/2024 tarihli raporunda "... Davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 2021 yılına ait ticari defterlerin açılış tasdiklerinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, davalı ile dava dışı ...'ne hitaben düzenlenen faturaların davalı adına açılmış tek bir muavin hesapta izlenmesinin usule uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Davacıya ait 2022 yılı ticari defterleri dosyaya sunulmamış olduğundan usul açısından uygun olup olmadığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığına ilişkin değerlendirme yapılması mümkün olamamıştır. Davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, 2021 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, ancak söz konusu defterin 15.06.2022 tarihinde mahkemeye sunulduğu ve kapanış tasdik süresinin 30.06.2022'de sona erdiği hususları göz önünde bulundurulduğunda kapanış tasdikinin yaptırılmamış olmasının tabi sayılabileceği, 2022 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri yaptırılmış olmakla birlikte Vergi Usul Kanunu'nun kayıt zamanı ile ilgili hükümlerine aykırı olarak defterlerin basılmamış olduğu, dosyaya boş olarak sunulduğu görülmüştür. Davacının 2021 yılına ait Bs formunda; davalı adına düzenlediği cari hesap ekstresinde gözüken ve dosya içerisinde bulunan 2021 yılına ait 12 adet faturanın 9'unu davacıya yapılan satış işlemi olarak, 3'ünü ise dava dışı ...'ne yapılmış satış işlemi olarak beyan ettiği ve beyan edilen tutarların defter kayıtları ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının davalıya hitaben 2022 yılında düzenlediği KDV dahil tutarı 2.257,20 TL olan tek faturanın, Ba/Bs beyan sınırı olan 5.000,00 TL'nin altında olması sebebiyle davacının 2022 yılı Bs formunda yer almadığı tespit edilmiştir. Davacının 2022 yılı ticari defterleri dosyaya sunulmamış olduğundan söz konusu faturanın ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığının tespiti mümkün olamamıştır. Davalının 2021 yılına ait Ba formunda; davacıdan yaptığı alımlar için beyan ettiği toplam tutarı KDV hariç 28.432,25 TL olan 3 adet faturanın davacının beyan ettiği 3 fatura ile uyumlu olduğu, ancak 7 adet faturaya ilişkin beyanın ticari defter kayıtları ve davacının beyanıyla uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davalının ödemekle yükümlü olduğu 2021 yılı faturalarının tespitinde davacının Bs formunda bildirdiği tutarların dikkate alınmasının daha sağlıklı olacağı kanaati hasıl olmuştur. Davalının 2022 yılına ait Ba formunda davacıdan alınan herhangi bir hizmete ilişkin beyanda bulunulmadığı, bunun sebebinin davacı tarafından 2022 yılında davalıya hitaben düzenlenen KDV dahil 2.257,20 TL tutarlı tek faturanın Ba/Bs beyan sınırı olan 5.000,00 TL'nin altında olmasından kaynaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davalının 2022 yılı ticari defterleri dosyaya boş olarak sunulduğundan söz konusu faturanın ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığının tespiti mümkün olamamıştır. Davacının 2021 yılı defter kayıtlarına göre davacının 2021 yılı sonu itibariyle davalıdan ...TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2022 yılına bakiye alacak tutarı olarak devrettiği, davalının 2021 yılı defter kayıtlarına göre ise davacıya olan bakiye borç tutarının 15.218,36 TL olduğu, söz konusu tutarlardan hareketle davalı ve davacının 2021 yılı ticari defterleri arasındaki hesap farkının 24.226,96 TL (39.445,32 TL-15.218,36 TL) olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte; Davacının 2021 yılında davalı adına düzenlemiş ve ticari defterlerine usulüne göre kaydetmiş olduğu 9 faturaya (Tablo 1) davalının itiraz etmediği hususu dikkate alındığında; davacının fatura kayıtlarının dikkate alınarak davalıya hitaben düzenlenen faturaların toplam tutarının 87.914,95 TL olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, benzer şekilde davalının kayıtlarında gözükmeyen nakit ödeme ve çek tutarının (Tablo 5) davacının defterlerinde davalıdan tahsilat şeklinde kayıtlı olduğu ve davalıdan olan alacak bakiye tutarının hesaplanmasında bu tutarların da düşüldüğü göz önünde bulundurulduğunda davalının davacıya yapmış olduğu ödeme tutarının ... TL olarak dikkate alınmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir. Buradan hareketle davacının 2021 yılı sonu itibariyle davalıdan olan bakiye alacak tutarının 9.201,63 TL (87.914,95 TL-78.713,32 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, davacının 2022 yılında davalıya hitaben düzenlemiş olduğu 2.257,20 TL tutarlı faturanın da dikkate alınmasına karar vermesi durumunda; davacının bakiye alacak tutarının 11.458,83 TL (9.201,63 TL+2.257,20 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, davacının 2021 yılında dava dışı ...'ne hitaben düzenlediği 30.243,40 TL toplam tutarlı faturaların da bakiye alacak tutarının tespitinde dikkate alınmasına karar vermesi durumunda; 2022 yılına ait faturanın bakiye alacak tutarına dahil edilmesi halinde bakiye alacak tutarının 39.445,03 TL (9.201,63 TL+30.243,40 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, davacının 2021 yılında dava dışı ...'ne hitaben düzenlediği 30.243,40 TL toplam tutarlı faturaların da bakiye alacak tutarının tespitinde dikkate alınmasına karar vermesi durumunda; 2022 yılına ait faturanın bakiye alacak tutarına dahil edilmesi halinde bakiye alacak tutarının 41.702,23 TL (9.201,63 TL+2.257,20 TL+30.243,40 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olacağı..." yönünde raporunu mahkememize ibraz etmişir.

Davacı vekili 26/09/2024 tarihli duruşmada öncelikle ek rapor alınmasını mahkeme aksi kanaate ise 41.702,00 TL üzerinden karar verilmesini talep etmiş,

Davalı vekili 26/09/2024 tarihli duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; Bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali talebine ilişkindir.

Uyuşmazlık; taraflar arasına akdi ilişkinin varlığı, icra takibine dayanak teşkil eden faturalar nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye alacağının olup olmadığı, neticeten alacağın varlığı ile miktarı hususlarından ibarettir.

Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2023/1337 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ..., tarafından borçlu ..., aleyhinde, satım akdi nedeniyle tanzim edilen faturalardan kaynaklanan toplam 326.432,52..-TL alacaktan dolayı ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi üzerine süresinde borçlu vekili tarafından icra dairesine sunulan itiraz dilekçesiyle borcun tamamına itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durdurulduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıp rapor sunan Öğretim Görevlisi bilirkişi ...tarafından hazırlanan 16/08/2024 tarihli raporda sonuç olarak; davacının 2021 yılında davalı adına düzenlemiş ve ticari defterlerine usulüne göre kaydetmiş olduğu 9 faturaya (Tablo 1) davalının itiraz etmediği hususu dikkate alındığında; davacının fatura kayıtlarının dikkate alınarak davalıya hitaben düzenlenen faturaların toplam tutarının ... TL olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, benzer şekilde davalının kayıtlarında gözükmeyen nakit ödeme ve çek tutarının (Tablo 5) davacının defterlerinde davalıdan tahsilat şeklinde kayıtlı olduğu ve davalıdan olan alacak bakiye tutarının hesaplanmasında bu tutarların da düşüldüğü göz önünde bulundurulduğunda davalının davacıya yapmış olduğu ödeme tutarının ... TL olarak dikkate alınmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir. Buradan hareketle davacının 2021 yılı sonu itibariyle davalıdan olan bakiye alacak tutarının 9.201,63 TL (87.914,95 TL-78.713,32 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olacağı; Mahkemenin davacının 2022 yılında davalıya hitaben düzenlemiş olduğu 2.257,20 TL tutarlı faturanın da dikkate alınmasına karar vermesi durumunda; davacının bakiye alacak tutarının 11.458,83 TL (9.201,63 TL+2.257,20 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olacağı; Mahkemenin davacının 2021 yılında dava dışı ...'ne hitaben düzenlediği 30.243,40 TL toplam tutarlı faturaların da bakiye alacak tutarının tespitinde dikkate alınmasına karar vermesi durumunda; 2022 yılına ait faturanın bakiye alacak tutarına dahil edilmesi halinde bakiye alacak tutarının 39.445,03 TL (9.201,63 TL+30.243,40 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olacağı; Mahkemenin davacının 2021 yılında dava dışı ...'ne hitaben düzenlediği 30.243,40 TL toplam tutarlı faturaların da bakiye alacak tutarının tespitinde dikkate alınmasına karar vermesi durumunda; 2022 yılına ait faturanın bakiye alacak tutarına dahil edilmesi halinde bakiye alacak tutarının 41.702,23 TL (9.201,63 TL+2.257,20 TL+30.243,40 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 25/10/2018 Tarih, 2018/2599 Esas 2018/5261 Karar Sayılı ilamında, "... davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği..." belirtilmiştir.

Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 28/11/2023 Tarih, 2022/3277 Esas 2023/6902 Karar Sayılı ilamında, "...Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder..." belirtilmiştir.

Anılı bilirkişi raporunda her ne kadar davacının 2021 yılında davalı adına düzenlemiş ve ticari defterlerine usulüne göre kaydetmiş olduğu 9 faturaya (Tablo 1) davalının itiraz etmediği hususu dikkate alındığında, davacının fatura kayıtlarının dikkate alınarak davalıya hitaben düzenlenen faturaların toplam tutarının 87.914,95 TL olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, denilmiş ise de anılı bilirkişi raporunda (Tablo 4) görüldüğü gibi, davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların tutarı 83.672,20.-TL olduğu; yine (Tablo 3) görüldüğü üzere davacının yevmiye defterine kayıtlı davalı tarafından davacıya yapılan ödeme tutarının 78.713,32.-TL olduğu, her iki tarafın birbirlerini doğrulamayan defterlerinin kendi aleyhlerine delil olması gerektiğinden davacı tarafından davalıya 83.672,20.-TL tutarında fatura mukabilinde mal teslimi yapıldığı, buna mukabil davalı da davacıya 78.713,32.-TL tutarında ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 41.702,21.-TL asıl alacak 10,28.-TL işlemiş faiz olduğundan bahisle Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2022/670 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresinde ibraz ettiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin takibin devamı için 41.702,21.-TL asıl alacak üzerinden eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında akdi ilişkinin olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, davalının takip ve dava konusu edilen faturaların bir kısmını BA formunu ibraz ettiği, dolayısıyla taraflar arasında akdi ilişkinin olduğu anlaşılmıştır.

Hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. Maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı taraf, takibe itiraz ve cevap dilekçelerinde, akdi ilişkiyi ve hizmeti aldığını kabul etmese de takip dayanağı faturaların bir kısmını ticari defterlerine kaydettiği bu nedenle söz konusu akdi ilişkinin ve ticari defterlerine kayedilen fatura içeriği hizmetin verildiğinin kabulü gerektiği, tarafların ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından, her iki tarafın birbirlerini doğrulamayan defterlerinin kendi aleyhlerine delil olması gerektiğinden davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların tutarı 83.672,20.-TL olduğu, davacının yevmiye defterine kayıtlı davalı tarafından davacıya yapılan ödeme tutarının 78.713,32.-TL olduğu, dolayısıyla da (83.672,20 - 78.713,32=4.958,88) tarafların kendi aleyhine olan ticari defterlerine göre davacının davalıdan 4.958,88.-TL alacaklı olduğu gözetilerek davanın kısmen kabulüne, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın kısmen KABULÜ İLE,

Davalının Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2022/670 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile,

Takibin 4.958,88-TL asıl alacak üzerinde devamına,

4.958,88-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,

  1. Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60. TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 284,57. TL'nin yatıran tarafa iadesine,

  2. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde. 13) göre hesaplanan 4.958,88. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 427,60 TL Harcın ile İstinaf Kanun Yolunca Başvurma Harcı 220,70 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan; 4.750,00. TL Bilirkişi ücreti, 164,00. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.914,00. TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 584,33. TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan 3.120,00. TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A. 13. maddesi gereği ‭davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 381,67. TL'nin davalıdan, 2.738,33. TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

  7. Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 26/09/2024

Katip ...

e-imza

Hakim ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyevekilleriticaretİtirazınİptalimahkemesi(HizmetsakaryaSözleşmesindenhükümKaynaklanan)vekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim