Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/489 E. 2024/434 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/489
2024/434
31 Temmuz 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/489 Esas - 2024/434
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/489 Esas
KARAR NO : 2024/434
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/07/2024
KARAR TARİHİ : 31/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 28.10.2023 tarihinde meydana gelen ve davalının tam kusurlu olduğu trafik kazası nedeniyle sigortalısına yapmış olduğu hasar ödemesinin davalıdan rücuen tahsili için Sakarya 2.İcra Md.nün 2024/6026 E sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlattıklarını, davalının yasal süresi içinde borca itirazda bulunduğunu ve itiraz neticesinde takibin durduğunu, işbu davayı açmadan önceki arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlık ile sonuçlandığını, davalının bu itirazında haksız olduğunu, itirazının hukuki dayanağının olmadığını, 28/10/2023 günü Sakarya, ..., ...., ...kavşağında sigortalı dava dışı ...'ne ait ve sürücü ...idaresindeki ...plakalı vasıtanın davalı ...idaresindeki ... plakalı vasıtayla çarpışmasıyla meydana gelen kazada davalı ...'nin %100 kusurlu olduğunu, bu çarpma sonucu müvekkilinin sigortalısına 296.400-TL'nin 11.12.2023 tarihinde sigortalısına ödenerek haklarına halef olunduğunu ve davalıya karşı ödenen tazminat açısından rücu hakkının doğduğunu belirterek davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretini karşı tarafa yansıtılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Sakarya 2.İcra Müdürlüğünün 2024/6026 sayılı takip dosyası, ... plaka sayılı aracın kasko sigorta poliçesi, 28/10/2023 Tarihli maddi hasarlı kaza tespit tutanağı, ... plaka sayılı sigortalı araç için düzenlenmiş hasar dosyası, ... plaka sayılı sigortalı aracın fotoğrafları, kaza tarihinde davalıya ait olan ... Plaka sayılı aracın ruhsat bilgileri.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre, bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gerekir.
TTK’nın 4.maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile ticari sayılması için en azından bir ticari işletmeyi ilgilendirmesi gereken davalar ve her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar nispi ticari davalardır. Mutlak ticari dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Örneğin; acentelikle ilgili davalar, deniz ticaretine ilişkin davalar, sigorta hukuku ile ilgili davalar, taşınır rehni karşılığında ödünç verme işlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, rekabet yasağından kaynaklanan davalar, yayım sözleşmesine ilişkin davalar, kredi mektubu ve kredi emrinden doğan davalar, alım satım komisyonuyla ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar, fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan davalar, borsa, sergi, pazarlar ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ve nihayet bankalara ilişkin uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Bundan başka; özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar da bulunmaktadır. Örneğin; Kooperatifler Kanunu’nun 99.maddesi gereğince bu kanundan kaynaklanan davalar İcra İflas Kanunu’ndan kaynaklanan iflasa ilişkin tüm davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır. Nispi ticari dava ise; tarafları tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması veya sayılması davayı ticarî dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Somut olayda dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. (Yargıtay 4. H.D. 2021/26396 Esas 2022/9943 Karar)
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde her ne kadar davacının sigortalısı tacir ve kasko sigorta poliçesine konu ... plaka sayılı aracın kullanın amacı ticari ise de; davalının tacir olmadığı, kaza tarihinde davalıya ait olan ... plaka sayılı aracın hususi kullanıma ait otomobil olduğu ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, TTK 4. maddesine göre her iki tarafından ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari dava durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Emsal içtihat Yargıtay 17. H.D. 2015/15199 2016/2972 Karar)
Açıklanan bu sebeplerle Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın; dava şartı yokluğu (görev) sebebiyle USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkememin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi uyarınca kanun yoluna başvurulmaksızın karar kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten itibaren, eğer kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Sakarya (Nöbetçi) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi GEREKTİĞİNE, aksi takdirde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİNE,
-
Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti tayininin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine Mahkememizce dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye MAHKÛM EDİLMESİNE, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek yada aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere 6100 Sayılı HMK'nın 138. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 31/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55