Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/511 E. 2024/392 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/511
2024/392
3 Temmuz 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/511 Esas - 2024/392
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/511 Esas
KARAR NO : 2024/392
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI / KARŞI DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI / KARŞI DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma )
KARŞI DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarılma)
DAVA TARİHİ : 09/05/2022
KARŞI DAVA TARİHİ : 21/06/2022
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Ve Çıkarılmaya İlişkin) davanın ve karşı davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları: davacının ...'nin %20 pay sahibi ortağı olduğunu, şirkette %80 pay sahibi ... 25/12/2021 tarihinde vefatı ile yasal mirasçıları ..., ..., ...ve ...'in külli halefiyet ilkesi gereğince şirkete ortak olduklarını, bu yeni ortakların Sakarya 1. Aile Mahkemesi 2019/700 Esas numaralı dava dosyası sebebiyle davacıya husumetlerinin bulunduğunu, davacının şirket faaliyetlerinde rol almasının engellendiğini, şirketten dışlandığını ve ortaklık haklarından mahrum bırakıldığını, mirasçı ortaklarla aralarında güven ilişkisinin bulunmadığını, şirkete müdür seçilen yeni ortak ... tarafından murisin davacıya şirketi temsil için verdiği genel vekaletnamenin kaldırıldığını, davacının şirketin genel kurul toplantısının yapılmasını engellediği ve davalı şirkete ait aracı kaçırdığı isnadında bulunulduğunu, mirasçı ortak ...'in davacı hakkında güveni kötüye kullanma suçu ile Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4212 soruşturma numarası kapsamında suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ortaklığın davacı açısından çekilmez hale geldiğini, şirketin kayıtlarının incelenmesine izin verilmesini ve kar payı dağıtılmasını istemelerine rağmen cevap alamadıklarını, davacının şirket paylarının diğer ortaklarca satın alınması tekliflerinin cevapsız bırakıldığını, en son olarak da sözleşmeye aykırı şekilde davacının şirketten çıkarılması gündemiyle genel kurul toplantı kararı alındığını belirterek davacının haklı sebeple davalı şirketten çıkmasına karar verilmesini ve 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait kar payı ile esas sermeye payının karar tarihine en yakın gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı taraf; davacı ile diğer ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu ancak aralarında Sakarya 1. Aile Mahkemesinin 2019 / 700 E. Sayılı dosyasına yansıyan olaylar sebebiyle husumet bulunduğunu, murisin kızı ... hakkında murisin arabasını çaldığından bahisle iftirada bulunduğunu, murisin ölümünden sonra davacının şirkete ait ... plakalı BMW 3.20 D araçla işe gelmeyip şirkete ait kasanın anahtarlarına da alıp kayıplara karıştığını, Davacının diğer ortaklara duyduğu husumet sebebiyle zarar verme maksadıyla hareket ettiğini, davacının şikayetçi olduğu Sakarya CBS 2022/5831 sor. No'lu dosyasında diğer ortaklar aleyhine ifade vermesi için tanık ...'i tehdit ettiğini, yine davacının Sakarya CBS 2022/595 numaralı soruşturma dosyasında 07.01.2022 tarihinde şirketin diğer ortaklarından şikayetçi olduğunu, davacının şirkete ait aracı 08.04.2022 tarihinde teslim ettiğini, davacının baskı ve tehdit iddialarının asılsız olduğunu, davacının Sakarya 3. Noterliği'nin 31.12.2021 tarih ve 33369 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdini fesh ettiğini ve işçilik alacaklarının kendisine ödenmesini talep ederek akabinde Sakarya 4. İş Mahkemesi'nin 2022/67 E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine işçilik akacaklarının tahsili amacıyla dava açtığını, Mahkemenin kararı doğrultusunda 29.03.2022 tarihinde yapılan genel kurulda davacının kar payı ve bilançolar ile ilgili hiç bir talepte bulunmamasına rağmen 04.02.2022 de ihtarname ile ortaklardan bilançolar ve kar payının dağıtılmasının istemesinin iyi niyetli olmadığını, Davacının müteveffa ... tarafından Sakarya 5. Noteriliğinin 23.01.2015 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile iş veren vekilliği ile vekil tayin edildiğini ve davacının bu vekaletname ile şirketin Akbank Adapazarı Şubesindeki TR... No'lu banka hesaplarından yüklü miktardaki paraları vekaleten çektiğini ancak bu konuda %80 pay sahibi olan diğer ortaklara hesap ve bilgi vermediğini, bu sebeple davacının vekillikten azledildiğini, davacının şirkete ortak olduğu tarihten bu yana hiç bir şekilde kar payı dağıtılmasını istemediğini, hatta 2015 yılından bu yana yapılan genel kurullarda kar payı dağıtılmaması yönünde oy kullandığını, şirketin muhasebesel ve parasal işlerinin hepsini davacının yönettiğini 20.05.2022 tarihinde yapılan genel kurula davacının vekilleri vasıtasıyla katıldığını bu toplantıda davacının ortaklıktan çıkarılması kararı alınmayıp şirket müdürüne bu konuda dava açmak üzere yetki verildiğini, Sakarya CBS 'nin 2022/5381 sor. No'lu dosyasında davacının şikayetlerinin iftira ve gerçek dışı olduğunu, bu soruşturma neticesinde mirasçı ortaklar lehine kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, Davacının şirkete ortak olmasından bu yana şirketin sürekli borçlandığını, davacının şirket hisseleri için taahhüt etmiş olduğu sermayeyi şirkete ödemediğini, ayrılma akçesinin dava tarihi esas alınarak hesaplanabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı dava olarak davacının şirket ortaklığından çıkarılması talebinde bulunmuştur.
Davalı tarafın cevap dilekçesi karşı davasını açtığı ancak dava açıldığı esnada harcı yatırmadığı için o aşamada usulünde açılmış karşı dava bulunmadığından karşı dava yönünden dilekçeler aşamasının yürütülmediği ancak davalı tarafın karşı dava harcını 21/07/2022 tarihinde yatırdığı , HMK 118 Maddesi gereğince karşı dava dilekçesinin verildiği tarihte açılmış sayılacağından karşı dava yönünden dilekçeler aşamasının tamamlanmasının gerektiği hususu 28/09/2022 tarihli ilk ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, karşı dava yönünden dilekçeler aşaması yürütülmüştür.
Karşı davalı ...vekili cevabında karşı davacının iddialarının soyut olduğunu, Sakarya 1. Aile Mahkemesinin 2019/700 Esas sayılı dosyasının ve bu dosyaya konu uyuşmazlığın şirket ortaklarından ...'in davadan feragat etmesi ile sonlandığını ve maddi hukuk anlamında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını dolayısıyla gerekçe olamayacağını ve bu davaya dayanılamayacağını, şirket ortaklarının ...'yi engelleyerek iletişim kurmasının önüne geçtiklerini, muris ...'in vefatından sonra dahi ...'nin vekaletname ile işlem yapabilme yetkisine haiz iken herhangi bir işlem yapmadığını, davalı/karşı davacı tarafın ...'nin yüklü miktarlarda para çektiği iddiasının soyut olduğunu, karşı davacının kötüniyetli olduğunu belirterek karşı davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık:
a)Asıl dava yönünden davacı ortağın davalı şirket ortaklığından haklı sebeple çıkması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği,
b)Karşı dava yönünden ise karşı davalı ortağın şirketten haklı sebeple çıkarılması koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği,
c)Çıkma/çıkarılma halinde davacı/karşı davalı ortağın ayrılma akçesinin miktarının ne olduğu,
d)Asıl davacı ortağın kar payı alacağının bulunup bulunmadığı varsa talep ettiği yıllara göre miktarı hususlarındadır.
Şirketin banka hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Şirketin malvarlıklarının rayiç değerleri ziraat mühendisi ve makine mühendisi tarafından ayrı ayrı belirlenmiş, SMMM Bilirkişi ... tarafından davacının ayrılma akçesi ... TL olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafın bu bilirkişi raporuna itiraz etmesi ve yeni bir bilirkişi incelemesi talep etmesi üzerine şirket değerleme alanında faaliyet gösteren ...harici bilirkişi olarak atanmış ve değerlemeyi yapacak şirket değerleme uzmanı ...'ın bilirkişilik yemini usulüne uygun şekilde 22/12/2023 tarihinde yaptırılmış, Şirketin duran varlıklarının değerlemesi tekrarlanmış, haricen atanan bilirkişi raporunda karar tarihine en yakın verilere göre davacı ...'in ayrılma akçesinin ... TL olduğu belirtilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;
Dava TTK nun 638 maddesine dayanan haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma karşı dava ise TTK nun 640 maddesi gereğince haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarmaya ilişkindir.
İİK nun 638 maddesinde "Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." düzenlemesini içermektedir.
Çıkarma ise TTK nun 640 maddesinde düzenlenmiş, " Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Her iki davanın temelinde haklı sebebin varlığı aranmıştır. İki tarafın karşılıklı çıkma ve çıkarma davası açması halinde ise haklılık durumları gözetilerek bir değerlendirme ile karar verilmesi gerekmektedir.
TTK’nun da haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebep teşkil eden örneklere madde metninde yer verilmemiştir. Ancak öğretide ve yargısal içtihatlarda; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalması, şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması, şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi, azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması, azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin gelirlerinin diğer ortaklar tarafından şahsi menfaatler için kullanılması, şirket mallarının elden çıkarılması ve bu nedenle şirketin faaliyetlerini yürütememesi halleri haklı sebeplere örnek olarak sayılmıştır.
Hakim her somut olayda haklı sebep bulup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. ...’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur..
Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebeplerde haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı soncular gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir.
Önemli arz eden husus, haklı sebeplerden dolayı ortaklık ilişkisinin çıkma isteyen ortak yönünden çekilmez hâle gelmiş olmasıdır. Zira hiç bir ortaktan haklı nedenlerle çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2015, s. 561). Aksi hâlde, ortak, onu ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında şirkette kalmaya mahkum edildikten başka, şirketten ayrılmasını gerektiren sebepler doğduğu hâllerde de şirketten ayrılamaz duruma düşürülür (madde gerekçesi).
Davacı ...muris tarafından yapılan hisse devri ile 23/05/2015 tarihi itibariyle şirketin ortağı olmuştur. ...'in vefatı ile mirasçıları şirkete külli halefiyet gereği ortak olmuş, Mahkememizin 2022/115 esas 2022/533 karar sayılı kararı ile organ eksikliği gerekçesiyle kayyım marifetiyle yapılan 29/03/2022 tarihli genel kurul ile bu mirasçıların ortaklıkları sicile tescil edilmiş ve aynı genel kurulda şirket müdürü olarak ... seçilerek organ eksikliği giderilmiştir. Bu genel kurul öncesinde murisin tek müdür olduğu, davacı ortağın müdürlük sıfatının bulunmadığı ancak şirketi temsil hususunda muris tarafından verilmiş vekaletnamesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Yeni müdür seçiminden sonra davacı Zekiye vekillikten azledilmiştir. Mahkememizin 2022/115 esas sayılı dosyasına kayyım tarafından sunulan nihai rapor kapsamından bahsi geçen genel kurulda davacı ...'nin şirket hissesini diğer ortaklara devretme temennisinde bulunduğu, ortakların bu konuda cevap vermeyip değerlendirmeyi sonraya bıraktıkları anlaşılmaktadır.
Muris ortak ...ile mirasçısı ortak ...arasında Sakarya 1. Aile Mahkemesinin 2019/700 Esas sayılı dosyasında boşanma davasının görüldüğü ancak bu davanın davacı ...'in -19/10/2021 tarihli boşanma hükmünden sonra ve henüz kesinleşme olmadan- (davalının 25/12/2021 tarihinde ölümünden sonra) 10/01/2022 tarihli feragati sebebiyle red ile sonuçlandığı ve kesinleştiği görülmüştür. Bu boşanma davasında ... tarafından ileri sürülen vakıa kızkardeşi olan (bu davanın davacısı) ... ile eşi ...'in (şirketin diğer ortağı muris) arasında ilişki bulunması olup dava zina sebebine dayandırılmıştır. Ortaklar arasındaki husumetin temelinde bu davaya konu yapılan ve ileri sürülen ... ve ... arasındaki ilişki iddiası olduğu anlaşılmaktadır. Murisin ölümünden sonra İsmail mirasçıları şirket ortağı konumuna gelmişler ve ... ile ... mirasçıları arasındaki bu husumet şirket yönetimine ve taraflar arasındaki ortaklık ilişkisine yansımıştır. Taraflar arasında ortaklık ilişkisinin devam etmesi mümkün görülmemektedir.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/5381 Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde şirket ortakları ... ve davacı ... arasında tehdit ve hakaret iddiası ile ilgili olarak soruşturma yürütüldüğü, isnat edilen eylemler hakkında yeterli delil bulunmadığından takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Bu olayın muris İsmail'in 08/11/2021 tarihinde (...'in beyanına göre) davacı ...'nin evinde iken rahatsızlanması üzerine Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırılması sonrasında yatarak tedavi gördüğü süreçte 11/12/2021 tarihinde tarafların hastanede karşılaşması ile gelişen gerginlik ortamında sarfedilen sözlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4212 Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; muris ...'in 16/12/2021 tarihinde ... tarafından hastaneye getirildiği ve yoğun bakıma alınarak entübe edildikten sonra 25/12/2021 tarihinde ölümü üzerine ...'in şahsi eşyalarının ... tarafından alınması ve iade edilmemesi iddiasıyla ... oğlu ve şirketin ortağı ... tarafından şikayet edildiği, soruşturmanın takipsizlik kararı ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Sakarya 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2022/489 esas sayılı dosyası incelenmiş, davacıların muris İsmail'in mirasçıları olan şirket ortakları olduğu, davalının ise ortak davacı ... olduğu, davanın murise ait olup ... uhdesinde olduğu iddia edilen para ve kıymetli eşyaların terekeye iadesi talebine ilişkin olduğu ve halen derdest olduğu görülmüştür.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/595 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde şikayetçisinin ... olduğu ve ...'in mirasçıları olan diğer ortakların kendisini ortağı olduğu şirkete sokmadıklarını ileri sürerek şikayette bulunduğu görülmektedir.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/23253 CBS Sorusturma sayılı dosyasının incelenmesinde şirketin ortak ... hakkında şirket hesabından kendi nam ve hesabına para çekerek güveni kötüye kullanma suçlaması ile şikayetçi olduğu, soruşturmanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişinin raporunda ....nin Akbank ve İşbankası hesaplarından 16.12.2019 ile 21/10/2021 tarihleri arasında ...adına toplam 199.995,00 TL para çıkışı olduğu,bu rakamın 13.900,00 TL’sinin havale yolu ile Akbank hesabından Zekiye hesabına aktarıldığı, 186.095,00 TL’sinin ise İş Bankası hesabından ...tarafından nakit olarak çekildiği, ... Tarafından 18/08/2021 tarihinde İş Bankasından 100.000,00 TL 18 ay vadeli taksitli işletme kredisi kullanıldığı, bu kredide ...nin kefil olarak yeraldığı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere bu para hareketleri murisin ölümünden önceki tarihlere isabet etmekte, murisin ölümünden ve hatta rahatsızlanmasından sonraya ait bir işlem bulunmamaktadır. Karşı davacı şirket çıkarma davasının temel dayanağı haklı sebep olarak ...'nin şirket hesabından yaptığı bu para transferlerini ve para çekimlerini göstermektedir. Davacı ortak ... bu para çekimlerinin şirketin ödemelerinin yapılması amacıyla olduğunu izah etmiştir. 2023/23253 CBS Sorusturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda aynı süreçte ... tarafından davalı şirketin hesabına 38.590 TL para girişi yapıldığı, ayrıca ...'nin hesabına aktarılan paralardan "... adına" açıklamasıyla üçüncü kişilerin hesaplarına para çıkışlarının olduğu belirtilmiştir. Bu tespitler davacı ...'nin para transferleri hakkındaki açıklamalarını teyit eder niteliktedir. Ayrıca ...nin müdür olmamakla birlikte şirket müdürü muris ...'den aldığı vekalete istinaden işlemler yaptığı ve işlem tarihlerinde müdür ...'in sağ olduğu ve bu konuda bir niza bulunmadığı da gözetilmiştir. ...'nin 16.12.2019 ile 21/10/2021 tarihleri arasında çektiği para miktarı 199.995,00 TL dir. Şirketin hacmi ve ...'nin şirket vekili olarak hareket etmesi itibariyle bu para hareketleri şirketin işleyişi açısından makul görülmüştür. Ayrıca davacının müdür ...'in hastaneye yatışından itibaren vekalete dayanarak para çekme ya da havale işlemi yapmamış olması da ayrıca önemlidir. Karşı davacının ileri sürdüğü diğer hususlar temelde ortaklar arasındaki anlaşmazlıkların varlığını doğrular niteliktedir.
Önceki ortak muris ...'in mirasçıları olan eşi ve çocuklarının davacı ...'ye yönelik -Aile Mahkemesi dosyasına yansıyan çekişmeden kaynaklı- husumet besledikleri ve tarafların arasında ciddi bir anlaşmazlık olduğu, dolayısıyla davacının ... mirasçıları ile birlikte şirket ortaklığını devam ettirebilmesinin mümkün olmadığı, aralarında güven ilişkisinin uzun zaman öncesinde ortadan kalktığı görülmektedir. Ortaklar arasında savcılık soruşturma dosyalarına konu olmuş adli vakalar da yaşanmıştır. Ortaklar arasındaki bu anlaşmazlıklar ve tartışmalar sebebiyle ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin mümkün olmadığı, bu durumun davacı ... açısından haklı sebep oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Ortaklar arasındaki geçimsizliğin temelinde Aile Mahkemesi dosyasına yansıyan vakıaların olduğu açıktır. Davacı ortak ...'nin diğer ortak ... ile eşi arasındaki evlilik bağı sebebiyle yasanın aradığı bir sadakat yükümlülüğü bulunmamaktadır. Kaldı ki boşanma davasında verilen hüküm ölüm sebebiyle kesinleşmemiştir. Ayrıca murisin eşinin ölümden sonra davadan feragat ettiği ve iddiasından vazgeçtiği görülmektedir. Mirasçı ortak ... boşanma hükümden sonra mahkemeye eşinin öldüğü yönünde bir bildirimde bulunmamış, sadece vazgeçme beyanında bulunmuş, mahkeme de -ölüm sebebiyle boşanma davasında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde ek karar vermesi gerekirken ölümden haberdar olmadığı için davacı eşin vekilinin beyanı doğrultusunda- davanın feragat sebebiyle reddine karar vermiştir. Bu haliyle boşanma davasına konu edilen ancak daha sonra vazgeçilen vakıaları ileri sürerek, davacının çıkma davasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu söylemek mümkün görülmemiştir. Murisin ölümünden sonra şirkete ortak olan hissedarlar ile davacı arasındaki ciddi uyuşmazlıklar davacı ... açısından ortaklığın devamına engel oluşturacak nitelikte haklı sebep olarak görülmüştür. Murisin ölümünden sonra mirasçılar ile davacı arasındaki çekişmenin şirketin işleyişine yansıması kaçınılmazdır. Karşı davada ileri sürülen anlaşmazlıklara ilişkin hususlar, önceden beri süre gelen husumetin mirasçıların ortak olması ile birlikte şirkete sirayetinden ibaret olup, temel de davacının (ortaklığın çekilmez hale geldiği şeklindeki) haklı sebeplerini teyit eder niteliktedir.
Davalı şirket karşı davasında ortaklar kurulunun nitelikli çoğunlukla aldığı kararına dayanarak ...'nin çıkarılmasını talep etmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere tüm vakıalar birlikte değerlendirildiğinde davacı ...'nin dayandığı (ortaklar arasındaki husumetten kaynaklı anlaşmazlıklar ve güven ilişkisinin bulunmaması) haklı sebeplerin daha üstün ve geçerli olduğu kabul edilmiştir. Bu itibarla davacı ...'nin çıkma davası kabul edilmiş, karşı davacı şirketin çıkarma davası ise reddedilmiştir.
Davacı ...'nin bir diğer talebi kar payı ödenmesine ilişkindir. Davalı şirket tarafından ortaklara kar payı ödenmesi yönünde alınmış bir genel kurul kararı bulunmamaktadır. Şirket tarafından kar payı ödenmesi yönünde karar alınmadıkça ya da bu yöndeki talebin reddi kararı muhalif ortağın usulünce açacağı dava ile mahkemece iptal edilmedikçe, ortağın şirketten kar payı alması mümkün değildir. Bu sebeple davacı ...'nin kar payı talebi ise reddedilmiştir.
Davacı ... çıkma kararının kesinleşmesi ile birlikte ayrılma akçesini şirketten talep edebilecektir. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde karar tarihine en yakın verilerle ayrılma akçesi belirlenmiştir. Ayrılma akçesinin belirlenmesi yönteminde bir aykırılık görülmemiş, davacı ...'nin şirketin envanterine kayıtlı olmayan emtianın ayrıca hesaplanması talebi ise, kayıt dışılığın hak doğurmayacağı kanaatiyle kabul görmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı ...'nin ortaklıktan çıkma davasının kabulüne, ...'in davalı ... ortaklığından çıkmasına, karar kesinleştiğinde ... TL ayrılma akçesinin şirket tarafından ...'e ödenmesine,
-
Davacı ...'nin ödenmemiş kar paylarının ayrıca ödenmesi talebinin ise reddine,
-
Karşı davacı şirketin ortaklıktan çıkarma davasının reddine,
-
Mahkememizin 20/05/2022 tarihli ara kararı ile verilen "davalı şirket adına kayıtlı ... plaka numaralı ... plaka numaralı ve ... plaka numaralı araçların üzerine her türlü tasarruf işlemini engeller nitelikte tedbir konulmasına" yönündeki ihtiyati tedbirin kararın hükmün kesinleşmesine kadar devamına,
-
Ortaklıktan çıkma davası maktu harca tabi olduğundan asıl dava ve karşı dava açısından ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL şer maktu karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346.90 TL şer harcın davalı şirketten (iki kez 346,90 TL) alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı ... tarafından çıkma davası sebebiyle yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 67.000,00 TL bilirkişi ücreti, 653,50 TL posta gideri olmak üzere 67.814,90 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacı ...'ye verilmesine,
-
Davalı. karşı davacı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden asıl dava (çıkma) açısından AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacı ...'ye verilmesine,
-
Karşı davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen karşı dava açısından AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin karşı davacı şirketten alınarak karşı davalı ...'ye verilmesine,
10-Davacı ...'nin kar payı talebinin reddedilmiş olması sebebiyle, davalı şirket kendisini vekil ile temsi ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin ...'yeden alınarak davalı şirkete verilmesine,
11-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
12-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının yatıran davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
17/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Katip ...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09