Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/397 E. 2024/381 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/397
2024/381
2 Temmuz 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/397 Esas - 2024/381
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/397 Esas
KARAR NO : 2024/381
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... (VKN:...) Mersis no ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... (VKN:...)
DAVA : OSB Yönetim Kurulu Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 28/06/2024
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan OSB Yönetim Kurulu Kararının İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; Davacı şirket ... Şti'nin yatırımcı olmak için Sakarya ilinde ticari hayatına devam edebilmek adına maliki olduğu iki taşınmaza ilişkin usul ve yasaya uygun olarak 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve uygulama yönetmeliği kapsamında ana unsur olan taahhütname verdiğini, taahhütname sonrası başvurusunun kabul edilmesini bekleyen davacı şirketin taşınmazlarının kamulaştırmasına karar verildiğini ve buna ilişkin iş ve işlemlerin davalı adına Sakarya Büyükşehir Belediyesince yürütüldüğünü açılan davalar neticesinde öğrendiğini, davacı şirketin maliki olduğu iki adet taşınmazı olduğunu, bu taşınmazlardan Sakarya ili, Söğütlü ilçesi, Kantar mahallesi, 117 Ada 45 Parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedeline ilişkin dava Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/12 E. Sayılı dosyasıyla; Sakarya ili, ...ilçesi, ...mahallesi, ...Ada ...Parselde kayıtlı taşınmazın kamulaştırma bedeline ilişkin dava ise aynı mahkemenin 2024/15 E. Sayılı dosyayla yürütüldüğünü ve mukabil davacı şirket tarafından idare mahkemesine başvurulduğunu, Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 2024/355 İdare (...Ada ...Parsel için) ve 2024/356 İdare (...Ada ...Parsel için) sayılı dosyalarıyla söz konusu kamulaştırma işlemlerinin OSB Kanunu ve ilgili yönetmelik kapsamında yürütmesinin durdurulması ve iptaline yönelik davalar açıldığını ve yargılamanın halen devam ettiğini, davalı tarafça, davacı şirketin başvuru evraklarının tam olmasına ve verilen taahhüdünün usul ve yasaya uygun olmasına rağmen evrak eksikliğinden bahisle sorun çıkarıldığını, ilgili yönetmelikte belirlenen şart ve taahhütün yönetmeliğin ekinde yer alan ek-3 nolu taahhütnamenin verilmesiyle davacı şirkete ait taşınmazların kamulaştırmadan imar uygulamasına dahil edilmesi gerektiğini, davalı tarafça kamulaştırma işleminin iptali hakkında dava açıldığını, 4562 sayılı OSB Kanunu ve ilgili yönetmeliğinin kamulaştırma işlemine tabi yerlerdeki parsel maliklerinin yatırımcı olabilmeleri amacıyla aramış olduğu temel unsur yatırımcılık taahhütnamesinin yani ek-3 taahhütnamesinin verilip verilmediği hususlarının olduğunu, alınan yönetim kurulu kararı olarak alındığı batıl olduğunu, yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
Dava OSB Yönetim Kurul Kararının İptali davasıdır.
TTK nun 5. Maddesine göre "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Özellikle belirtmek gerekir ki salt sermaye şirketi ortağı ya da yöneticisi olmak; şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması itibariyle bir ticari işletmenin kısmen de olsa kendi adına işletilmesi anlamını taşımayacağından bu kimsenin tacir sayılması için yeterli değildir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 2022/1301 Esas 2023/60 Karar sayılı kararı)
TTK nun 4/1 maddesinde yer alan bu genel kuralın yanında TTK'nın 4. maddesinin son cümlesindeki düzenleme nedeniyle yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale ve vedia gibi sözleşmelerden doğan davalarla fikri ve sınai haklara ilişkin davalar da ticari davadır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken, burada sayılan davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması yeterli görülmüştür.
4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gereklidir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2022/4599 Esas 2023/3797 Karar sayılı bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi kararı)
Somut davada uluşmazlık OSB yönetim kurulu kararının iptali talebine ilişkin olup mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davada mahkememiz görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup dava şartlarındandır. HMK nun 138/1 maddesindeki " Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." hükmü ile aynı yasanın 320/1 maddesindeki "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." düzenlemesi ve "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; davacı tacir olmadığından ve uyuşmazlık ticari dava niteliğinde bulunmadığından mahkememizin görevsizliğine ve davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,
-
HMK nun 321/2 maddesi gereğince kararın talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek ya da aynı sürede başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, karar verildi.12/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09