SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1033 E. 2024/321 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1033

Karar No

2024/321

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1033 Esas - 2024/321

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/1033 Esas

KARAR NO : 2024/321

BAŞKAN : ...

ÜYE :

ÜYE : ...

KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...

Av. ... - Av. ... -

DAVALI : ... Şirketi - Mersis ...

VEKİLİ : Av.... - ...

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 01/03/2022

KARAR TARİHİ : 29/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2024

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı tarafın iddiaları: Davacı ile davalı arasında 1.750.000,00 TL + KDV bedelle 05/04/2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının keşide ettiği 01.06.2021 tarihli ihtarname ile sözleşmede öngörülen avans ödemelerinin yapılmadığı gerekçesi ile sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini, bu feshin haksız olduğu hususunun 11/06/2021 tarihli karşı ihtarname ile davalıya bildirildiğini, davalının feshi sonrasında davacı tarafından aynı işler için yeni şart ve koşullarda 2.470.000,00 TL + KDV bedelle 07/07/2021 tarihinde ... ile yeni bir sözleşme imzalandığını, bu ikinci sözleşme sebebiyle ilk sözleşmede belirlenen bedelden daha fazla ödeme yapılması sebebiyle zararlarının olduğunu, davalı tarafa bu hususun Beyoğlu 18. Noterliği'nin ... yevmiye ve ... tarihli ihtarnamesi ile bildirilerek uğranılan zararın tazmin edilmesinin istendiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediği gibi taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek haksız fesih sebebiyle uğranılan 720.000 ₺ ana para ve 129.600 ₺ KDV farkından doğan toplam 849.600 ₺ zararının haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı taraf; Davacı ile aralarındaki sözleşmede piyasa koşullarına göre fiyat belirlendiğini ancak sözleşmenin imzalandığı hafta malzeme fiyatlarının 2 katına çıkması sebebiyle sözleşme koşullarının davalı aleyhinde aşırı şekilde değiştiğini, davacının sözleşme bedelini arttırmaya yanaşmaması üzerine davalının fesih bildiriminde bulunmak zorunda kaldığını, Borçlar Kanunun 138 maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğünün bulunması sebebiyle feshin haklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Taraflar arasında 1.750.000,00 TL + KDV bedelle 05/04/2021 tarihli Toya Next Projesi Elektrik İşleri Tarafo Alımı ve Elektrik İmalatları Mal Alım Sözleşmesi akdedildiği ve davalının keşide ettiği 01.06.2021 tarihli ihtarname ile sözleşmede öngörülen avans ödemelerinin yapılmadığı gerekçesi ile sözleşmeyi feshettiği hususu tarafların ortak kabulündedir.

Taraflar arasındaki anlaşmazlık:Davalının sözleşmeyi feshinde haklı olup olmadığı, Malzeme fiyatlarındaki artış sebebiyle ifa güçlüğüne dayanıp dayanamayacağı, davacının sözleşmenin feshi sonrası işin ikinci bir yükleniciye yaptırılması sebebiyle menfi zararının oluşup oluşmadığı, varsa davacının talep edebileceği menfi zarar miktarı ile faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinin ne olduğu hususlarındadır.

Davalı taraf sözleşmenin fesih sebebi olarak ihtarnamede avans ödemesinin yapılmamasını ileri sürmüş iken davaya verdiği cevapta fiyatlardaki artış sebebiyle davacının bedel arttırımı yapmaması sebebiyle aşırı ifa güçlüğü gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini ve haklı olduğunu savunmuştur. Öncelikle feshin haklı olup olmadığının tespiti gereklidir.

Sözleşmenin 8. Maddesinde işin bedelinin %60 oranı olan 1.050.000,00 TL nin davalının sunacağı teminat mektubu karşılığı avans olarak nakit şekilde davacı tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Davalının avans ödemesini talep edebilmesi için teminat mektubunu sunmuş olması gerekmektedir. Dosya kapsamından davalının teminat mektubu sunmadığı dolayısıyla avans talep edemeyeceği ve ihtarnamede ileri sürdüğü fesih sebebinin haklı olmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki davalı ihtarnamede gösterdiği fesih sebebini dava aşamasında ileri sürmemiş kendisi ile çelişir şekilde farklı bir fesih sebebi olan aşırı ifa güçlüğüne dayanmıştır.

Aşırı ifa güçlüğünü düzenleyen TBK 138 maddesi "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır." şeklindedir.

TBK'nın 138. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğü, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkindir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi esas olup, sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai nitelikte bir kurum olmakla, yasa koyucu tarafından da bu kurumun uygulanması ancak anılan maddede belirtilen koşulların birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bunlar; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durumun ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmaması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması halidir.

Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. (6102 sayılı TTK m18/2)

Türkiye’de yıllardan beri ekonomik paketler açılmakta, ancak istikrarlı bir ekonomiye kavuşulamamaktadır. Devalüasyonların ülkemiz açısından önceden tahmin edilemeyecek bir keyfiyet olmadığı, kur politikalarının her an değişebileceği bir gerçektir. Devalüasyon ve ekonomik krizlerin aniden oluşmadığı, piyasadaki belli ekonomik darboğazlardan sonra meydana geldiği bilinmektedir. Ülkemizde 1958 yılından beri devalüasyonlar ilân edilmekte sık sık para ayarlamaları yapılmakta, Türk parasının değeri dolar ve diğer yabancı paralar karşısında düşürülmektedir. (Yargıtay HGK 2014/13-1614 Esas 2014/900 Karar)

Davacı ülkenin ekonomik durumunu ve enflasyondaki artışı ve kurdaki dalgalılığı nazara alarak basiretli tacir gibi hareket etmek zorundadır. Ülkemizdeki süregelen istikrarsız ekonomik durum davacı tarafından tahmin olunabilecek bir keyfiyettir. Kaldı ki sözleşme düzenlendikten sadece iki ay sonra davacı tarafından feshedilmiştir. İki aylık bir süre öngörülmezlik unsurunun kabulü ve “işlem temelinin çökmesi açısından oldukça kısa bir süredir. Ayrıca davacı ihtarname ile yaptığı ilk fesih bildirimini avans ödenmemesi şeklinde gerekçelendirmiş iken davaya verdiği cevapta ifa güçlüğünden bahsetmesi inandırıcılıktan ve samimiyetten uzaktır. Davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu kabul edilmiştir.

Sözleşmenin feshinin haksız olması itibariyle davacı işin başka bir şirkete yaptırılması sebebiyle ödenen fazla bedelin tazminini yani menfi zararını talep etmektedir.

Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek olumsuz zarar kavramına; sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar girer. Zararın hesaplanmasında izlenecek yöntemin fesih tarihinde yüklenicinin yapmadığı imalâtların, fesih tarihinden itibaren kalan işin aynı koşullarda ve makul bir süre içerisinde sözleşme yapılmış olması halinde ikinci yükleniciye ödenecek bedel ile önceki bedel arasındaki fark ve sözleşmenin yapılması için katlanılan giderler olacağı kabul edilmektedir.

Taraflar arasındaki sözleşmede somut olayda tazminat hesaplamasına uygulanabilecek bir yöntem belirlenmediğinden davalı tarafından yapılmayan işler için davacının makul süre içinde yaptığı ikinci sözleşme sebebiyle fazladan ödemek zorunda kaldığı miktar davacının menfi zararını oluşturacaktır.

Delil olarak dayanılan ilk sözleşmeye ve ikinci sözleşmeye ilişkin kayıtlar getirtilmiş, mahallinde talimat yoluyla keşif yapılarak ikinci sözleşmeye konu işlerin yerinde yapıldığı tespit edilmiş, ikinci sözleşme ile ilk sözleşmenin aynı olup olmadığı ve davacının talep edebileceği fazla ödenen bedelin ne olduğu, gerçek menfi zararının ne olduğu temelinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Keşfe katılan bilirkişilerden alınan ilk rapor kısmen yetersiz bulunmuş, ikinci bir bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Her iki bilirkişi raporunda ortak görüş davalının feshettiği ilk sözleşmenin konusu ile dava dışı şirket ile yapılan ve edimleri ifa olan ikinci sözleşmenin konularının aynı olduğu ve ikinci sözleşmede fazladan bir iş kalemine yer verilmediğidir. İlk sözleşmede bulunan son beş iş (Poz No :NEXT-TRAFO-41 den Poz No: NEXT-TRAFO-45) ikinci sözleşmede bulunmamakla birlikte bu davalı aleyhinde bedel farkı açısından bir sonuç doğurmamaktadır. Davacı sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesinden bir ay sonra -makul süre içinde- 07/07/2021 tarihinde ikinci sözleşmeyi yapmış ve bu ikinci sözleşme sebebiyle (ilk sözleşmeye nazaran) ...TL ana para ve ...KDV olmak üzere toplam ...TL fazla ödeme yapmıştır. Davacının menfi zararı ...TL dir. Yapılan ikinci sözleşmede iş kalemleri için belirlenen fiyatların piyasa fiyatları ile uyumlu olup olmadığı ve davalı zararına yapılmış fahiş bir ödemenin bulunup bulunmadığı ikinci bilirkişi raporu ile ayrıca araştırılmıştır. İkinci bilirkişi raporunun ekinde yeralan tablo Ek-2 de dört kalem işin ikinci sözleşmedeki fiyatlarının piyasa fiyatından toplam ...TL fazla olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte diğer tüm kalemlerdeki fiyatların piyasa fiyatlarından toplamda ...TL düşük olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla ikinci sözleşmede belirlenen toplam fiyat piyasa fiyatlarının gerisinde kalmakta ve davalı aleyhinde haksız ve fahiş bir ödeme yapılmamış olmaktadır. Sonuç itibariyle davacının iki sözleşme bedeli arasındaki fark ve KDV'si olarak talep ettiği menfi zarar miktarı uygun bulunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜNE, ...TL'nin (720.000,00. TL' sinin 04/11/2021 tarihinden itibaren bakiye .... TL'sinin ise dava tarihinden itibaren işleyecek) ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam ...TL harçtan daha önceden ödenen toplam ...TL harç düşüldükten sonra eksik kalan ...TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan ... TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan; 80,70. TL Başvuru Harcı, 80,70. TL Peşin/nisbi Harcı, 14.428,35. TL Tamamlama Harcı, 1.274,90. TL Keşif Harcı, 13.000,00. TL, İstinaf (Başvurma harcı, tehiri icra ) masrafı 655,1 TL, Vekalet harcı 25,60TL, Bilirkişi ücreti, 1.383,00. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 30.928,35TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 1.560,00. TL ücretin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

  6. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,

  8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine

Dair davacı vekilin ve davalı vekilinin yüzünde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2024

Başkan ...

e-imza

Üye ...

e-imza

Üye ...

e-imza

Katip ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyevekilleriticaretmahkemesisakaryaKaynaklanan)(SözleşmedennexttrafohükümdavalıTazminatvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim