SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1022 E. 2024/277 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1022

Karar No

2024/277

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1022 Esas - 2024/277

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/1022 Esas

KARAR NO : 2024/277

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLLERİ : ...

DAVALI : ...

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 14/12/2022

KARAR TARİHİ : 08/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 06/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf davalı ile aralarında mobilya malzemesi satışı sözleşmesi bulunduğunu ve 15/11/2021 tarihinde ödeme yapılması halinde sunta fiyatlarının 2021/7 listesine göre hesaplandığını, ödemenin bu tarihte yapılmaması halinde hesaplamanın 2021/8 listesine göre yapılarak 15/12/2021 tarihinde yapılmasının öngörüldüğünü, satışa konu malzemelerin davalıya teslim edilmesine rağmen 15/11/2021 tarihinde ödeme yapmadığını, bu sebeple hesaplamanın sözleşme gereği yenilenerek fiyat farkı faturasının kesildiğini, davalının ürün bedellerini ödemediğini ve temerrüte düştüğünü belirterek 554.293,88 TL nin temerrüt tarihi 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı taraf; Davaya cevap vermemiş ve vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. Davalı tebligata rağmen duruşmalara da katılmamıştır.

Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Taraflar arasında satış sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafın dayandığı faturalara konu malzemelerin davalıya teslim edilip edilmediği, davacının davalıdan fiyat farkı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu alacağa işleyecek faiz hususlarındadır.

Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmaları için HMK nun 220 ve 222 maddeleri gereğince kesin süre verilmiş, davacı kayıtlarını sunmuş, davalı ise muhtıra tebliğine rağmen istenen ticari kayıtları sunmamıştır.

Davacının sunduğu ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, Bilirkişi 10/01/2024 tarihli raporunda "..Davacıya ait 2021 ve 2022 yıllarına ait elektronik defterlerin ve fiziki ortamda tutulan envanter defterinin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava tarihi itibarı ile davacının ticari defterlerine göre davalıdan 554.293,88 TL tutarında alacaklı olduğu, davacının alacaklı olduğu tutara 224.937,00 TL tutarındaki vade farkı faturasının dahil olduğu" belirtilmiştir.

Davacı vekilinden davalı ile aralarında vade farkı hususunda yazılı bir sözleşme ya da taraflar arasında yerleşmiş bir uygulama teamül olup olmadığı, dayanak sözleşmenin imzalı örneğinin bulunup bulunmadığı ve bu sözleşmeye konu malların ilişkili olduğu faturaların hangileri olduğu hususu sorulmuş verilen süreye rağmen istenen ve sorulan kayıtlar sunulamamıştır.

HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

TTK'nın 83/2. maddesinde, HMK'nın senetlerin ibrazı zorunluluğuna ilişkin hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 220. maddesinde genel olarak ticari belgelerin, 222. maddesinde (22.07.2020 T. ve 7251 S.K/Madde 23. maddesi ile değişik) ise özel olarak ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususları ayrıca hüküm altına alınmıştır.

HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir. HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2505 Esas 2022/2800 Karar sayılı kararı)

Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin HMK’nın 222. maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta HMK’nın 220. maddesinin uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda; İcra takibine konu borcu kabul etmeyen davalının yargılamaya katılmadığı ve uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerini ibrazı hususunda kendisine usulüne uygun şekilde muhtıra gönderilmesine ve verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı ve alınan bilirkişi raporundan davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 224.937,00 TL si vade farkı faturası olmak üzere toplam 554.293,88 TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmiştir.

Taraflar arasındaki ticari alışverişe ait faturalar kaynaklı olarak davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davalıdan 329,356,88-TL alacaklı olduğu sübut bulmuştur. Bu rakam dışında davacı taraf kendi kayıtlarına göre vade farkı adı altında kesilen 22/10/2022 tarihli faturadan kaynaklı 224.937,00 TL daha alacaklı görünmektedir.

Davacının tek taraflı olarak vade farkı faturası düzenlemesi ve bunu kendi defterlerine kaydetmesi ile (yasal ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmeyen) davalının bu vade farkı alacağından sorumlu olup olmayacağının ayrıca değerlendirilmesi gereklidir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 27/06/2003 tarihli kararında vade farkı; mal ve hizmet satım sözleşmesinde kararlaştırılan veya ticari teamüllere göre vade tarihinden başlayarak fiili ödeme tarihindeki mal ve hizmet bedeline ekleme yapılmak suretiyle semenin ulaştığı miktarı ifade ettiği kabul edilmiştir.

Taraflar arasında geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmesi halinde vade farkı ödenir) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK.’nun 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyecektir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 27/06/2003 tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar)

Vade farkının talep edilebilmesi için taraflar arasında vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunması veya vade farkı uygulamasının taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olması gereklidir. Bu yönde bir sözleşme ya da uygulama yok ise faturaya “gecikme halinde vade farkı alınır” şerhi bulunması ve bu faturaya itiraz edilmemesi vade farkının kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Bu hususun ispatı yükü vade farkının istenebileceğini iddia eden davacıdadır.

Davacı vekili verilen süreye rağmen taraflar arasında vade farkı hususunda yazılı bir sözleşme ya da taraflar arasında yerleşmiş bir uygulama/teamül olduğuna dair bir belge ve bilgi sunamamıştır. Dolayısıyla davacının tek taraflı vade farkı uygulamasının haklı olmadığı, buna ilişkin tek taraflı kaydının da yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme kararı ile ortaya konan ilkeler çerçevesinde -davalı ticari defterlerini uyarıya rağmen ibraz etmemiş olsa dahi- lehine sonuç doğurmadığı değerlendirilmiş, talebi sadece ticari alışverişlerine ilişkin faturalardan kaynaklı 329,356,88-TL yönünden kabul edilmiştir.

Davacı taraf 15/12/2021 tarihinden itibaren ticari faiz talep etmiştir. Taraflar arasında öteden beri gelen bir ticari ilişki olduğu ve bu alışverişin TTK 1530 maddesi anlamında tedarik niteliğinde olduğu değerlendirilmiş ve faiz başlangıçların her bir fatura açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmiş ancak yine de taleple bağlı kalınmıştır. Bu sebeple 22/11/2021 tarihli faturaya konu 23.328,77 TL bedel yönünden faizin başlangıcı 22/12/2021 tarihi olarak belirlenmiş, bakiye kısım için ise taleple bağlı kalınarak 15/12/2021 tarihi esas alınmıştır. İşletilecek faiz ise ayrıca avans faizi talep edilmediğinden ticari reeskont faizidir.

HÜKÜM. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 329,356,88. TL nin (23.328,77. TL sinin 22/12/2021 tarihinden bakiyesinin ise 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek) ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Hükmolunan değer üzerinden hesaplanan 22.498,36 TL karar harcından peşin alınan 9.465,96 TL nin mahsubu ile eksik 13.032,40 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 51.403,53. TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yatırılan ve davalı sorumluluğunda kalan 22.498,36 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan; 80.70 TL başvuru harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 777,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.358,20 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 1.995,41 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Arabuluculuk dosyasında yapılan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL giderin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  7. Talep halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, (davalı şirketin Silivri İstanbul adresine TK 35 maddesine göre)

  8. Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/05/2024

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeticaret(TicarimahkemesiSatımdansakaryahükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim