Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1066 E. 2024/263 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1066
2024/263
2 Mayıs 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1066 Esas - 2024/263
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/1066 Esas
KARAR NO : 2024/263
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2022
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf; davalı ile aralarında yaptıkları anlaşma uyarınca davalının kendi şirketine ait araziyi kullanacağını ve arazisini kullandırdığı için karşılığında bir ücret alacağını, bu anlaşma uyarınca davalının kamyonlarını şirketinin arazisine park etmek suretiyle arazisini kullanmış bunun karşılığında ise şirket tarafından kesilmiş olan faturalara istinaden şirketine ödeme yaptığını, ancak davalının borcunu tamamen ödemediğini, davalının 21/09/2022 tarihli ve PEF2022000000194 numaralı 1.750,00-TL bedelli ve 21/09/2022 tarihli ve PEF2022000000195 numaralı 2.850,00-TL bedelli faturalar karşılığı olan toplam 4.600,00-TL'yi ödemediğini, fatura bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/14903 Esas sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, takibe yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin süresi içerisinde cevap dilekçesi verdiği taraflar arasında vedia sözleşmesinden kaynaklanan borç ilişkisi doğduğunu, Davalının şirket nakliye alanında hizmet veren bir firma olup aracının park edilmesi konusunda davacı firma ile anlaştığını ve şirkete ait araçların davacı firmaya bırakıldığını, davacı firmaya teslim edilen aracın alınması için 13/08/2022 tarihinde davacı firmaya ait otopark işletilmesine gidilmiş ancak müvekkil şirkete ait ... plakalı nolu aracın jant ve lastiğinin olmadığının fark edildiğini, ... plakalı araçta stepne olarak tabir edilen yedek lastiğin aracın teslimi sırasında araçta bulunamadığını, davacının koruma saklama yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırılık sebebiyle kusursuzluğunu ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı işletenin daha önce verdiği hizmetlerine karşılık olarak park ücreti fişini düzenlerken sorumluluğunun doğacağı ihtimaline binaen fatura düzenlediğini ve hizmetsel faaliyetini açık saha kullanım bedeli olarak tanımladığını, müvekkil firmanın aracın 1 adet jant-lastiği için 8.400 TL masraf yaptığını, davacı firmanın vermiş olduğu zarar yüzünden maddi zarara uğradığını, ödemezlik defi ve takas defisinde bulunduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/14903 Esas sayılı takip dosyasına konu 21/09/2022 tarih 1.750,00-TL bedelli ve 21/09/2022 tarih 2.850,00-TL bedelli faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Mahkememizce Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2022/14903 esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden eklenmiş, bir sureti dosyamız arasına çıktı alınmıştır.
Mahkememizin 30/03/2023 Celse Tarihli duruşma zaptı (5) Nolu ara kararı uyarınca; "Dosyanın bir muhasebeci bilirkişiye tevdii edilerek davacı ve davalının 2022 yıllarına ait ticari defterleri incelenerek Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/14903 Esas sayılı takip dosyasına dayanak faturalardan kaynaklı alacağa ilişkin sınırlı inceleme yapılarak ticari defterlerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, açılış kapanış tasdiklerin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, faturaların davalının ve davacının ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarını içerecek şekilde taraf iddiaları da göz önüne alınarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine" şeklinde karar verilmiş olup; mahkememizce istenilen hususlarda rapor aldırılmak üzere dosya aslı 23/06/2023 Tarihinde Muhasebeci Bilirkişisi Nureddin Subaşı'na tevdi edilmiştir.
Muhasebeci Bilirkişisi Nureddin Subaşı 21/07/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "SONUÇ: Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde: Davalının 2022 Yılları Ticari defterlerin H.M.K, 222. maddesinde belirtilen ticari defterlerin ibrazı ve delil olma şartlarını taşıdığı, davacı ...'nin, davalı yana düzenlediği iki adet faturanın (Açık saha kulanım bedeli 3.898,30 TL, 701.790 KDV TL) genel toplam tutarının 4,600,00TL (KDV dahil) olduğu, davacın düzenlemiş olduğu dosyada açık saha kiralama bedeli içeriğini ihtiva eden iki adet faturanın davacının — yasal defter kayıtlarında mevcut olduğu, 120.DO020 ... muavin hesap borç bakiyesi tutarı 4.600,00-TL (KDV dahil) tamamının yılsonu kapanış kaydı ile kapatıldığı, davacı firma nezdinde yapılan inceleme sonucunda, defter ve belgeler üzerinde dava konusu faturalardan kaynaklanan borca karşılık ödeme yapıldığına dair bir belgenin bulunmadığı, sonuç olarak davacı şirketin ticari defter kayıtlarında da 120 DO020 ... Alıcılar sonuç hesap bakiyesinde davacı ...'nin davalıdan 4.600,00-TL alaçaklı olduğu, hususlarının tespit edildiği görüş ve kanaatindeyim," şeklinde raporunu dosyaya ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, rapora karşı itiraz ve beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından tanık ...'nin dinlenilmesi talep edilmiş, tanığın dinlenilmesi için İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. Davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirkette 2013 yılı Eylül ayından beri Tır Şoförü olarak çalışırım. Bu süreç içesinde sürekli olarak davalı şirkette çalışmadım. Ara ara özel işlerim nedeniyle şirketten ayrılıyordum. İşlerim bittiğinde şirkete geri dönüyordum. Davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma benim çalıştığım davalı şirketin dorselerinin davacı şirket bünyesinde Otoparkta kalmasına ilişkin bir anlaşmaydı. Ben benim kullandığım Tıra ait dorseyi kullanmak için Otoparkın bulunduğu yere gittim. Dorseyi yaptığım incelemede yedek lastiği çalınmıştı. Bu aldığım dorse sıfır kullanılmamış dorseydi. Ben yedek lastiğinin çalındığını görünce önce patronun ...'i aradım. Bana oradan hareket etme rapor tutturalım dedi. Sonra Otopark yetkilisi de bana aynı şeyi söyledi. Otopark yetkilisi Jandarmayı aradı, Jandarma geldi tutanak tuttu. Daha sonra dorseyi aldım. Jandarma da Otopark yetkilisi de park parasını ödememi söyledi. Dorse hatırladığım kadarıyla Otoparkta 14 gün kalmıştı. Park parası olarak elden 1.400,00 TL ödedim. Oradan dorseyi alıp ayrıldım. Park için ödediğim paranın fişini ve Jandarma tarafından tutulan tutanağı sefer dönüşü şirkete bıraktım. Ben almış olduğum dorsenin park ücretini ödedim. Benden sonra şirketler arasında neler olduğu hakkında bilgim yoktur. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekiline "15.08.2022 günü yaşanan ... plakalı aracın yedek lastiğinin çalınmasına ilişkin veya kaybolmasına ilişkin savcılığa şikayette bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise savcılık soruşturma numarasının 2 (iki) haftalık kesin süre içerisinde mahkememize bildirilmesi, aksi takdirde dosyadaki delil durumuna göre karar verilebileceği" hususunda muhtıra çıkartılmış muhtıraya karşı süresi içerisinde beyanda bulunulmamıştır.
Taraflara usulüne uygun davetiyenin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava faturaya dayalı başlatılan Sakarya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2022/14903 esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen faturalar ile ilgili olarak Sakarya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2022/14903 esas sayılı takip dosyası ile 4.600,00-TL asıl alacak ve 108,70-TL takip öncesi faiz alacağı olmak üzere toplam 4.708,70-TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 16.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine tebliğ tarihinden önce 11.11.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 27.12.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.
Dosya kapsamında davacı tarafın davalı ile aralarındaki faturalara dayanarak davaya konu takibi açtığı anlaşılmıştır. Faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hizmet sağlayan tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla davacının delil olarak dayandığı ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiş, bu hususta dosyamıza sunulan 21.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 2022 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, dava ve takip konusu yapılan faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, dava konusu faturalardan kaynaklanan borca karşılık ödeme yapıldığına dair bir belgenin bulunmadığı bildirilmiş, davaya konu fatura ile ilgili taraflar arasında ticari ilişki kurulduğu ve davacının davalıdan ticari defterlerine göre 4.600,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan 21.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının defterlerinin usulüne uygun tutulması ve davalıya tutulması zorunlu, uyuşmazlığın niteliğine göre 2022 yıllarına ait ticari defterleri sunması veya bulundukları yeri bildirmesi için iki haftalık kesin süre verilmesi, bu hususta davalı şirkete 31.03.2023 tarihinde muhtıra çıkarılması, muhtıranın 05.04.2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen verilen yasal sürede ticari defterlerin sunulmadığı gibi yerlerinin de bildirilmemesi nazara alındığında 6100 sayılı HMK’nın 222/3.maddesi gereği davacının usulüne uygun defter kayıtlarına itibar etmek gerekmiş, bu şekilde taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmış, davalının TTK’nın 21. maddesindeki 8 günlük itiraz süresinde fatura içeriklerine itiraz etmediği, dolayısıyla davalının fatura içeriklerini kabul ettiği, davacının davalıdan icra takibine ve davaya konu edilen faturalar nedeniyle 4.600,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili süresinde sunulan cevap dilekçesi ile ödemezlik defi ve takas defi iddiasında bulunmuş, davalı vekilinin iddialarının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında vedia sözleşmesinden kaynaklanan borç ilişkisi doğduğunu, davalının şirket nakliye alanında hizmet veren bir firma olup aracının park edilmesi konusunda davacı firma ile anlaştığını ve şirkete ait araçların davacı firmaya bırakıldığını, davacı firmaya teslim edilen aracın alınması için 13/08/2022 tarihinde davacı firmaya ait otopark işletilmesine gidildiğini ancak müvekkil şirkete ait ... plakalı nolu aracın jant ve lastiğinin olmadığının fark edildiğini, ... plakalı araçta stepne olarak tabir edilen yedek lastiğin aracın teslimi sırasında araçta bulunamadığını, davacının koruma saklama yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırılık sebebiyle kusursuzluğunu ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı işletenin daha önce verdiği hizmetlerine karşılık olarak park ücreti fişini düzenlerken sorumluluğunun doğacağı ihtimaline binaen fatura düzenlediğini ve hizmetsel faaliyetini açık saha kullanım bedeli olarak tanımladığını, müvekkil firmanın aracın 1 adet jant-lastiği için 8.400 TL masraf yaptığını, davacı firmanın vermiş olduğu zarar yüzünden maddi zarara uğradığını, ödemezlik defi ve takas defisinde bulunduklarını beyan etmiştir.
Davacı vekili 30.01.2023 tarihli beyan dilekçesi ile davalının araçlarının konulduğu yerin müvekkil şirketin iş yeri olan benzin istasyonu olduğunu, araçların konulduğu yerin müvekkil şirketin iş yeri olduğundan dolayı son derece güvenli olduğunu, müvekkil şirketin otopark işletmeciliği yapan bir şirket olmadığını, otopark işletmecisi olmayan saklayanın saklanana gelen zararlardan dolayı sorumlu olacağıyla ilgili herhangi bir içtihat bulunmadığını, durumun fark edildiği gibi müvekkil şirket tarafından kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunulduğu ve gereken bütün prosedürler tamamlandığı şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Davacı vekili taraflar arasında vedia sözleşmesi bulunmadığını iddia etmiş ise de; dava dilekçesinde davalı ile ücret alacağı karşılığında müvekkil şirketin arazisini kullandırdığı anlaşma imzalandığını, anlaşma uyarınca davalının kamyonlarını müvekkil şirketin arazisine park etmek suretiyle müvekkil şirketin arazisini kullandığını beyan etmiştir.
15.08.2022 tarihinde kolluk tarafından tutulan tutanakta, ... isimli işletme park alanında bulunan ... plakalı dorsede stepne olarak kullanılan Bridgestone marka 385/65 R22,5 ebatlarında jant ve lastiğin yerinde olmadığı beyanında bulunan ... isimli şoför olarak çalışan şahsın talebi üzerine olay yerine gidildiği ve ... plakalı dorsenin belirtilen özelliklerdeki stepnesinin yerinde olmadığının görüldüğü tutanak altına alınmıştır.
Tanık ... alınan beyanında özetle; kullandığı tıra ait dorseyi kullanmak için otoparkın bulunduğu yere gittiğini, dorseyi yaptığı incelemede yedek lastiğinin çalındığını, dorsenin kullanılmamış sıfır dorse olduğunu, yedek lastiğin çalındığını görünce patronunu aradığını, otopark yetkilisinin jardarmayı aradığını, sonrasında jandarmanın gelip tutanak tuttuğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan fatura ile 25 adet 385/65 R22,5 ebatlarında lastiğin 210.000,00-TL olduğu, davacının bir lastiğin kaybolması nedeniyle 5.250,00-TL zararının oluştuğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi içeriğinden, davacı vekilinin sunmuş olduğu 30.01.2023 tarihli beyan dilekçesi içeriğinden, cevap dilekçesi içeriğinden ve tanık ...'nin beyanından, davalıya ait araçların davacıya ait benzin istasyonuna konulduğu, bunun karşılığında davacının ücret aldığı, davaya konu ... plakalı aracın anlaşma uyarınca davacı şirkete bırakıldığı ve taraflar arasında TBK'nın 561.maddesi uyarınca saklama (vedia) sözleşmesi kurulduğu anlaşılmıştır.
Saklama sözleşmesi ile saklayıcı, saklatan tarafından kendisine bırakılan taşınır malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girer. Somut olayda davalı, davacının sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcuna aykırı davrandığını ileri sürmektedir.
Davacı taraf, kendisine güvenerek gelen müşterilerinin araçlarına gelebilecek her türlü tehkikeye karşı korumak üzere gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olup bunu yapmadığı takdirde, meydana gelen zarardan sorumludur. TBK'nın 112. maddesi uyarınca davacı üzerine düşen tüm dikkat ve özeni gösterse dahi bu hasarın meydana geleceğini ispat etmediği sürece meydana gelen zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Yine TBK'nın 579/1 maddesindeki düzenleme uyarınca, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen hayvan, at arabası, bunlara ait koşum ve benzeri eşya ile motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumludur. Ancak işletenler, zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle bu sorumluluktan kurtulurlar.
Bu maddeler uyarınca davacının üzerine düşen tüm dikkat ve özeni gösterse dahi ... plakalı araçta zararın oluşacağını ispat etmesi gerekir, aksi takdirde davalıya ait ... plakalı araçta oluşan zararı gidermekle yükümlüdür. Davacı tarafça zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğu ispat edilememiştir.
Davacı taraf davaya ve icra takibine konu faturalar nedeniyle davalıdan 4.600,00-TL alacaklı ise de taraflar arasında kurulan vedia sözleşmesi nedeniyle davalının 5.250,00-TL zararı doğmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda oluşan zararın davacı tarafından karşılanması gerekir. Davacı tarafından zararın karşılandığına ilişkin dosyaya delil sunulmamıştır. Davalı vekili süresinde sunulan cevap dilekçesi ile takas defi iddiasında bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davalının takas defi iddiasının kabulü ile davacının davalıdan alacaklı olmadığına, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 346,90. TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.708,70. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi uyarınca talep aranmaksızın taraf vekillerine tebliğine,
-
Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.120,00. TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 02/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32