SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/948 E. 2023/663 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/948

Karar No

2023/663

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/948 Esas - 2023/663

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/948 Esas

KARAR NO : 2023/663

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

DAVACI : ... - TCKN ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... - TCKN ...

  2.  ... 

  3.  ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Muvazaaya dayalı)

DAVA TARİHİ : 15/11/2022

KARAR TARİHİ : 20/12/2023

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/02/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Muvazaaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı tarafın iddiaları: Davacı taraf %25 hissedarı olduğu dava dışı ... nin müdürü ve ortağı olan davalı kardeşi ...'in diğer ortak kardeş ...'ye vekaletname vererek birlikte hareketle şirketin malvarlıklarının muvazaalı olarak devrini gerçekleştirerek şirketi zarara uğrattıklarını ve şirketin varlıklarını ortağı oldukları 3300907528 vergi numaralı Ekse İnşaat ve oğullarının ortak olduğu 4960046956 vergi numaralı Ekşioğlu Kanek İnşaat Şirketlerine aktardıklarını, bu kapsamdı 24.09.2022 Tarihinde ...' e ait olan Sakarya Adapazarı Tepekum Mahallesinde bulunan 154 Ada 884 Parsel 15 numaralı dükkan vasıflı bağımsız bölümün 490.000 TL bedelle satılmış gibi gösterilerek ...' a muvazaalı olarak devredildiğini, ayrıca ...'a ait Sakarya Adapazarı Tepekum Mahallesinde bulunan 154 Ada 884 Parsel 16 numaralı dükkan vasıflı bağımsız bölümün de 720.000 TL bedelle satılmış gibi gösterilerek ... ' a muvazaalı olarak devredildiğini, satış bedellerinin dükkanların gerçek değerlerinin çok altında olduğu, sözleşmede belirtilen satış bedellerinin ...'ın hesaplarına yansımadığını, bu taşınmaz devirlerinin gerçek olmadığını belirterek muvazaa sebebiyle iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı cevaba cevap dilekçesinde davalı tarafın dayandığı protokolün hukuken geçerli olmadığını, yapılan işlemlere gerekçe oluşturmak adına düzenlendiğini, davalı ...'in müdürlüğünün uzatılmasının da gerçeğe aykırı sahte kararlara dayandığını ve protokol tarihi itibariyle İzzet'in şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Davalılar vekili ; Devirlerin muvazaalı olmadığını, davalı şirket ...'in adı geçen ... şirketine 2008 yılından bu yana muhtelif tarihlerde borç verdiğini, bu borçların ... şirketinin yada yetkilisi ...'nın hesaplarından ... şirketinin hesabına yada şirket yetkilileri olan ... ve ... hesaplarına gönderildiğini, şirketler arasındaki 05/09/2022 tarihli borç tasfiye protokolü ile geri ödemenin dolar para birimiyle 358.501 USD olarak yapılmasının kararlaştırıldığını, ... Ada ...Parsel üzerinde yapılan dükkan nitelikli dört bağımsız bölümün bazı kısımlarının ... şirketi tarafından 350.000 TL bedelle yapılmasının kararlaştırılarak bedelinin dolar para birimine çevrilerek toplam borcun 377.419,00 USD olarak belirlendiğini, bu borca mahsuben 16 numaralı dava konusu bağımsız bölümün devrinin öngörüldüğünü fakat eksiklikler sebebiyle değeri 135.135 USD kabul edilerek devir gerçekleştirilip borçtan mahsup edildiğini, bakiye 242.284 USD borcun ise 05/09/2023 tarihinde ödenmesi hususunda anlaşıldığını,

... şirketinin 09/11/2021 tarihinden 05/09/2022 tarihine kadar kullandığı banka kredi borçlarının 772.000,00 TL sinin Ekse Yapı tarafından ödendiğini, bunun dışında ... tarafından Ziraat Bankasından ve İş Bankasından kullanılan kredilerin taksit ödemelerinin Ekse Yapı tarafından yapılarak borca eklenmesinin kararlaştırıldığını, ... bazı çeklerinin dahi ... tarafından ödendiğini, taraflar arasında 05/09/2022 tarihli protokol yapılarak toplam 1.850.000 TL olarak belirlenen borcun tasfiyesinin dava konusu 15 numaralı bağımsız bölümün borca mahsuben devredilerek tamamlandığını,

Davalı şirketlere belirtilen şekilde borca karşılık yapılan taşınmaz devirlerinin muvazaalı olmadığını, şirketlerin ortakları ve yetkilileri arasındaki yakınlığın muvazaanın ispatı olamayacağını, satış bedelinin resmi senette düşük gösterilmesinin de tek başına muvazaanın ispatını sağlamayacağını, yapılan para transferlerinin ... nakit akışını güçlendirme amacına yönelik olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Dava konusu 15 ve 16 Numaralı bağımsız bölümlerin dava dışı ... yetkilisi tarafından muvazaalı olarak şirket zararına sebep olacak şekilde davalı şirketlere devredilip devredilmediği, bu taşınmazların muvazaa sebebi ile iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı şirketlerin belirtildiği gibi dava dışı ... şirketinden alacaklı olup olmadıkları ve bu tasarrufların alacakların tasfiyesi kapsamında yapılıp yapılmadığı hususlarındadır.

Dava konusu taşınmazların takyidatlı tapu kayıtları celp edilmiş, ticaret sicil kayıtları ile davalı şirketler ile dava dışı ... şirketinin ticari defter ve kayıtları celp edilmiştir.

Davalı şirketlere ve ilgili ... şirketine ait Ticaret Sicil Gazete suretleri internet ortamından alınarak incelenmiş ve dosyaya eklenmiştir.

Dava konusu taşınmazların tasarruf tarihleri ve dava tarihleri itibariyle değerlerinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporlarına göre; dava konusu 15 Bağımsız bölüm nolu taşınmazın 23/09/2022 Satış Tarihi İtibari İle 2.830.000,00-TL ve 15/11/2022 Dava Tarihi İtibari İle 3.075.000,00-TL, 16 Bağımsız bölüm nolu taşınmazın 23/09/2022 Satış Tarihi İtibari İle 3.928.000,00TL ve 15/11/2022 Dava Tarihi İtibari İle 4.267.000,00 TL, değerde olduğu belirlenmiştir Tapularının iptali ve şirket adına tescili istenen taşınmazların dava tarihi itibariyle toplam değeri olan 7.342.000,00TL üzerinden peşin harç tamamlatılmıştır.

Dava dışı ... ve davalı şirketlerin (2022 ve 2023 yıllarına ait) taşınmazların tasarruf tarihleri ve sonrasındaki döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları ile taşınmaz satışlarının ve bu satış bedellerinin şirket kayıtlarına yansımasına dair belge ve bilgiler istenmiş, kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Mali Müşavir Bilirkişi ...dan şirketler arasındaki borçluluk ve alacaklılık durumu yönünden ve taşınmaz satışların kayıtlara yansıması açısından 04/07/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmuş, protokol tarihi itibariyle alacak durumu mahkememizce basit işlemle tespit edilmiş, ek rapora ihtiyaç duyulmamıştır.

Davalı ...'nin taşınmaz satışını yapmasına imkan tanıyan genel kurul kararında davacının imzasının sahteliği iddiasına ilişkin yürütülen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/110676 Soruşturma dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına celp edilmiş dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Bu soruşturma dosyası muvazaa sebebine dayanan dava kapsamında sonuç olarak esasa etkili bulunmadığından bekletici mesele yapılmamıştır.

Tanık ... davacı tanığın olarak dinlenmiş ise de duruşmada alınan beyanında dava konusu taşınmazların devrine ve muvazaalı olup olmadığına ilişkin esasa etkili bir bilgisinin olmadığı görülmüştür.

Dava davalı şirketler adına ayrı ayrı kayıtlı taşınmazların ... yetkilisi davalı ... tarafından muvazaalı olarak devredildiği ve bu suretle ... şirketinin zararına neden olunduğu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davalı ...'e söz konusu tasarrufları şirket adına yapan şirket yetkilisi olması sebebiyle husumet yöneltilmiş ise de talebin taşınmazların mülkiyetinin ...ne geri döndürülmesi olması ve ...'e karşı şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayanan bir tazminat talebinin ileri sürülmemesi itibariyle somut dava -tapu iptali ve tescil davası- açısından davalı ...'in pasif husumeti bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı İzzet yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddi gerekmiştir.

Dava muvazaa sebebine dayanan tapu iptali niteliğinde olmasına karşılık daha önce benzer dosyalarımızda istinaf dairesince verilmiş kararlarda mahkememizin görevli kabul edilmesi sebebiyle usul ekonomisi dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmemiştir. (Sakarya BAM 7 HD E.2022/974 K.2022/843) (Sakarya BAM 7 HD E.2022/460 K.2022/705) (Sakarya BAM 7 HD E.2022/174 K.2022/703) (Sakarya BAM 4 HD E.2022/1441 K.2022/880)

Tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazların ...'ye ait iken 23/09/2022 tarihli resmi senet ile şirket yetkilisi davalı ... tarafından 15 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı ...'ne 490.000,00 TL bedelle satış yoluyla devredildiği, yine şirket yetkilisi davalı ... tarafından 16 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın davalı ...'ne 720.000,00 TL bedelle satış yoluyla devredildiği, her iki resmi senette satış bedellerinin nakden alındığının yazılı olduğu, satış tarihlerinde taşınmaz üzerinde değerini etkileyecek takyidat bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Alınan bilirkişi raporunda tasarruf tarihinde 15 nolu taşınmazın değerinin 2.830.000,00-TL olduğu 16 Bağımsız bölüm nolu taşınmazın ise satış tarihinde rayiç değerinin 3.928.000,00TL olduğu belirtilmiştir. Görüldüğü üzere dava konusu taşınmazlar gerçek değerinin beş katından daha düşük bir bedelle davalılara devredilmiştir.

Şirketlerin ortaklık yapılarının da karşılaştırılması gereklidir. Her üç şirket İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünde kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazın aynına ilişkin dava söz konusu olduğundan mahkememizin kesin yetkisi bulunmaktadır.

Önceki malik ... şirketinin 2017 yılından buyana ortaklarının ... ve ... oldukları ve şirketin on yıl süre ile müdürlüğünü ...'nin yaptığı sabittir.

... şirketinin ortakları ... ve ... olduğu halde 08/11/2017 tarihinde ...'nin hisselerini ...'ye ...'nin ise ...'ye devrettiği, şirketin bu tarihten beri iki ortaklı (... ve ...) olduğu, şirket müdürlüğünü ...'nin yürüttüğü anlaşılmıştır.

..."nin ise 2018 yılında ... ve ... ile ... tarafından kurulduğu, 20 yıl süre ile şirket müdürünün ... olarak seçildiği, 28/07/2020 tarihinde ... ve ...'nin paylarını ...'ye devrettikleri, daha sonra 05/10/2020 tarihinde ...'nin hisselerinin büyük bir kısmını ... ve ...'ye devrettiği, yine ...'nin bir kısım hissesini ...'ye devrettiği, bu tarihten itibaren şirketin eşit hisseli beş ortağının bulunduğu ve şirket müdürlüğünü ...'nin yürüttüğü görülmüştür,

Nüfus kayıtlarına göre;

Davalı şirketlerin ortağı ve davalı ...'nın müdürü ...'nin (ekbay şirketinin ortağı ve müdür ) davalı ...'nin oğlu olduğu,

Davalı şirketlerin ortağı ve davalı ...'in müdürü ...'nin (... Şirketinin ortağı) ...'nin oğlu olduğu,

... şirketinin ortağı davacı ...'nın babası (tanık/... eski ortağı) ... ile (... şirketinin diğer ortakları) ..., ... ...'nin kardeş olduğu sabittir.

Davalı ... şirketi ...ne 2008 yılından bu yana muhtelif tarihlerde borç verdiğini, bu borçların ... şirketinin yada yetkilisi ...nın hesaplarından ... şirketinin hesabına yada şirket yetkilileri olan ... ve ... hesaplarına gönderildiğini, şirketler arasındaki 05/09/2022 tarihli borç tasfiye protokolü ile geri ödemenin dolar para birimiyle 358.501 USD olarak yapılmasının kararlaştırıldığını, ... Ada ... Parsel üzerinde yapılan dükkan nitelikli dört bağımsız bölümün bazı kısımlarının Ekşioğlu şirketi tarafından 350.000 TL bedelle yapılmasının kararlaştırılarak bedelinin dolar para birimine çevrilerek toplam borcun 377.419,00 USD olarak belirlendiğini, bu borca mahsuben 16 numaralı dava konusu bağımsız bölümün devrinin öngörüldüğünü fakat eksiklikler sebebiyle değeri 135.135 USD kabul edilerek devir gerçekleştirilip borçtan mahsup edildiğini, bakiye 242.284 USD borcun ise 05/09/2023 tarihinde ödenmesi hususunda anlaşıldığını ileri sürmüştür.

Davalı ... ise ... şirketinin 09/11/2021 tarihinden 05/09/2022 tarihine kadar kullandığı banka kredi borçlarının 772.000,00 TL sinin ... tarafından ödendiğini, bunun dışında ... tarafından Ziraat Bankasından ve İş Bankasından kullanılan kredilerin taksit ödemelerinin ... tarafından yapılarak borca eklenmesinin kararlaştırıldığını, ...ın bazı çeklerinin dahi ... tarafından ödendiğini, taraflar arasında 05/09/2022 tarihli protokol yapılarak toplam 1.850.000 TL olarak belirlenen borcun tasfiyesinin dava konusu 15 numaralı bağımsız bölümün borca mahsuben devredilerek tamamlandığını savunmuştur.

Davalılar taşınmaz devirlerinin ...nin kendilerine olan borçların tasfiyesi amacıyla yapıldığını ve muvazaalı olmadığını savunmuşlardır.

Öncelikle şirketlerin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu nazara alındığında; ... yetkisili gerçek kişi (...) tarafından ...ne gönderildiği belirtilen paralar ya da ... şirketi yetkileri gerçek kişiler (... ve ...) hesabına gönderildiği belirtilen paralar yönünden, bu hukuki ilişkide taraf olmayan şirketler leh ve aleyhinde borç yada alacak doğması söz konusu olmamasına rağmen yukarıda belirtilen protokol kapsamlarına bunların verildiği tarihteki döviz kurundan dolara çevrilip dahil edilmesi dikkat çekicidir.

... şirketi ile ... şirketi arasında yapılan 05/09/2022 tarihli protokol ve eki incelendiğinde; 27/02/2008 tarihi ile 20/12/2021 tarihi arasında yapılmış olan para transferleri sebebiyle ...nin toplam 1.112.024,70 TL tutarında (ve ilgili tarihlerdeki dolar kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre 358.501,13 ABD doları) borçlu kabul edildiği, ancak bu para transferlerinin çoğunun tarafının gerçek kişi olduğu, gerçek kişinin aldığı yada gönderdiği para sebebiyle ilgili şirketin borçlu yada alacaklı kabul edildiği görülmektedir. ... şirketinden ...Şirketine yapılan para transferleri protokol kapsamında hesaba dahil edildiği gibi, bunun dışında ... şirketi ve şirket ortağı ... tarafından ...şirketinin ortağı olan ... yada ...'in şahsi hesaplarına gönderilen paraların da ... şirketinin borcu olarak kabul edildiği, bu borca karşılık dava konusu 16 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın davalı ... şirketine gerçek değerinin çok altında devrinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu para transferlerinin tarafları olan ... ile ... ve ... arasındaki yakın akrabalık ilişkisi ortadadır.

Bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre ... şirketinin kendi ticari defterlerine göre 31/12/2021 itibariyle ...'dan sadece 81.457,80 TL alacaklı olduğu, bu alacak kaydının ...nin defterlerinde ise görülmediği, protokolde belirtildiği şekilde ... şirketinin ... şirketine defter ve kayıtlara yansımış bir borcun bulunmadığı, taşınmaz satışının şirketlerin defterlerine 25/11/2022 tarihinde 720.000,00 TL olarak işlendiği, bu taşınmaz bedelinin ödendiğine dair bir kayıt da bulunmadığı, sonuç itibariyle taşınmaz satışı kaynaklı olarak ... şirketinin savunulanın aksine ... şirketinden alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.

...şirketi ile ... şirketi arasında yapılan 05/09/2022 tarihli protokol ve eki incelendiğinde; 09/11/2021 tarihi ile 31/08/2022 tarihi arasında -... yerine Ziraat Bankasına kredi ödemesi amacıyla- yapılmış olan para transferleri sebebiyle ... Şirketinin toplam 772.000,00 TL tutarında (ve ilgili tarihlerdeki dolar kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre 52.889,48 ABD doları) borçlu kabul edildiği, ayrıca devam eden kredi taksitlerinin ve İş Bankasından kullanılan (689.000,00 TL tutarlı) kredi taksit ödemeleri için ... şirketinin hesabına yapılacak para transferlerinin karşılığı olarak ... şirketinin ... şirketine protokol tarihi itibariyle toplam 1.850.000,00 TL borçlu kabul edildiği, bu borca karşılık dava konusu 15 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın devrinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

Bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre ... şirketinin kendi ticari defterlerine göre 31/12/2021 itibariyle ...'dan sadece 25.000,00 TL alacaklı olduğu, bu alacağın 2022 yılına devredilerek kayıtların sürdürüldüğü, protokol tarihi itibariyle ... şirketinden kayden 637.075,00 TL alacaklı göründüğü, protokol tarihinden sonra devam eden transferlerin olduğu, taşınmaz satışının 25/11/2022 tarihinde 490.000,00-TL olarak deftere işlendiği, 2022 yılı sonu itibariyle ... şirketinin ... şirketinden 520.575,98 TL alacaklı göründüğü anlaşılmaktadır.

Şirketler arasında para transferlerinin bulunduğu görülmekle birlikte dava konusu satışların gerçek olup olmadığını değerlendirmek ve davalı şirketlerin satıcı şirketten taşınmaz değerine isabet eden miktarda gerçekten alacaklı olup olmadığını belirlemek ve satış görünümlü devrin arkasında gizlenmiş bir bedelsiz transfer olup olmadığını anlamak gereklidir.

Davalı ... kayıtlarına göre tasarruf tarihi itibariyle ... şirketinin davalı ...'e sadece 81.457,80 TL borcu bulunmaktadır. Devre dayanak yapılan protokole konu edilen ancak şirketin hesabına girmemiş olan para transferlerinin şirketin borcu olarak kabul edilemeyeceği, davalının kendi kayıtlarında anlaşılan 81.457,80 TL borca karşılık o tarihteki rayiç değeri 3.928.000,00TL olan dava konusu 16 bb sayılı taşınmazın 720.000,00 TL gibi çok düşük bir değerde kabul edilerek davalı ... şirketine satış yoluyla devrinin ... şirketinin ve ortaklarının haklarını ihlal eder nitelikte muvazaalı bir satış olduğu, taşınmazın borç tasfiyesi gerekçesi ile gerçek değerinin beşte biri bedelle davalı ... şirketine devri işleminin muvazaa sebebiyle batıl olduğu sonucuna varılmıştır. ... şirketini temsilen satış işlemini yapan müdür ...'nin taşınmazı devralan davalı ... şirketinin 2018 yılına kadar ortağı olduğu ve hisselerini oğlu ...'ya devrettiği sabittir. Resmi satış senedine göre ... şirketini temsilen yine ...'in oğlu ...'nın yetkili olarak işlemde yer aldığı görülmektedir. Her iki şirket (alıcı ve satıcı) yetkililerinin baba oğul olmaları, şirketler arasındaki organik bağ, ... şirketinden ve ...'den ... şirketinin yetkilisi ve ortağı ... ve ... hesabına yoğun şahsi para transferleri yapılması, bu şahsi para transferlerinin de ... şirketi hesabına ... şirketinin lehine borç olarak eklenmek istenmesi, bu eklemenin dahi ait olduğu dönemdeki döviz kurları üzerinden dolara çevrilerek yapılmak suretiyle ... şirketinin 358.501,13 ABD doları borçlandırılmak istenmesi, bu karşılık alacaklı şirketin kendi kayıtlarına göre tasarruf tarihindeki gerçek borç miktarının 81.457,80 TL den ibaret olması birlikte değerlendirildiğinde; müdür ... tarafından ... şirketine yapılan bu satış işlemlerinin ve borç tasfiyesi adı altında düzenlenen protokolün muvazaalı olduğu, gerçeğe uymadığı, tapuda yapılan devir işleminin gerçek bir satış olmadığı, bağış mahiyetinde olduğu, taşınmaz bağış işleminin de resmi şekil şartına uyulmadığından geçersiz olduğu kabul edilmiş, ve dava konusu 16 bb sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile önceki malik ... şirketi adına tesciline karar verilmiştir.

Davalı ...'nın kendi ticari defterlerine göre 31/12/2021 itibariyle Ekbay'dan sadece 25.000,00 TL alacaklı olduğu, bu alacağın 2022 yılına devredilerek kayıtların sürdürüldüğü, protokol tarihi 05/09/2022 itibariyle ... şirketinden kayden 637.075,00 TL alacaklı göründüğü, şirketler arasında döviz bazlı bir ilişki olmamasına rağmen bu para transferlerinin yapıldığı tarihler ayrı ayrı esas alınarak dolara çevrildiği, protokolde borcun defter kayıtlarına aykırı olarak 772.000,00 TL olarak belirlenip dolar karşılığının 52.889,48 ABD doları olarak kabul edildiği, protokol tarihinde henüz yapılmamış olan ve muaccel olmayan (kredi ödemelerine karşılık yapılması planlanan) para transferlerinin dahi hesaba eklenerek toplam borcun 1.850.000,00 TL olarak belirlendiği, protokol tarihinde gerçekte 637.075,00 TL olan ve protokolde ise 1.850.000,00 TL şeklinde belirlenen bu borca karşılık o tarihteki rayiç değeri 2.830.000,00-TL olan dava konusu 15 bb sayılı taşınmazın 490.000,00-TL gibi çok düşük bir değerde kabul edilerek davalı ... şirketine satış yoluyla devrinin yapıldığı, bu satışın ticare defterlere resmi belgedeki gerçeğe uymayan düşük değeri üzerinden yansıtılarak ... şirketinin borcundan kayden mahsup edildiği, devre konu taşınmazın iddia edilen borcun çok üstünde bir değerde olmasına rağmen gerçek değerin kayıtlara işlenmediği ve ... şirketi aleyhinde ... lehinde haksız bir mal kazandırma yapıldığı, bu devir işleminin ...şirketinin ve ortaklarının haklarını ihlal eder nitelikte muvazaalı bir satış olduğu, taşınmazın borç tasfiyesi gerekçesi ile gerçek değerinin beşte biri bedelle davalı ... şirketine devri işleminin muvazaa sebebiyle batıl olduğu sonucuna varılmıştır. ... şirketini temsilen satış işlemini yapan müdür ...'nin taşınmazı devralan davalı ...'nın kurucu ortaklarından olduğu ve bir kısım hisselerini oğlu ...'ya devrettiği sabittir. Resmi satış senedine göre ... şirketini temsilen yine ...'in oğlu ...'nın yetkili olarak işlemde yer aldığı görülmektedir. Her iki şirket (alıcı ve satıcı) yetkililerinin baba oğul olmaları, şirketler arasındaki organik bağ, ... şirketinin ... şirketine olan borcunun çok üstünde bir değere sahip taşınmazın borca karşılık düşük değer gösterilerek devredilmesi, henüz yapılmamış gelecekteki para transferlerinin dahi yapılmış gibi hesaba katılması, bütün olarak iddia edilen alacağın dahi taşınmazın gerçek değerinin çok altında kalması, taşınmazın devrinin kayıtlara gerçeğe aykırı düşük değer üzerinden yansıtılması, ... şirketinin taşınmazının davalı ...'ya çok düşük bir değerde trasfer edilmesi birlikte değerlendirildiğinde; müdür ... tarafından ... şirketine yapılan bu satış işlemlerinin ve borç tasfiyesi adı altında düzenlenen protokolün muvazaalı olduğu, gerçeğe uymadığı, tapuda yapılan devir işleminin gerçek bir satış olmadığı, bağış mahiyetinde olduğu, taşınmaz bağış işleminin de resmi şekil şartına uyulmadığından geçersiz olduğu kabul edilmiş ve dava konusu 15 bb sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile önceki malik ...şirketi adına tesciline karar verilmiştir.

Mahkememizin tapu iptal hükmünün kesinleşmesi sonrasında davalı şirketler ticari kayıtlarında düzeltmeleri yaparak iddia ettikleri gerçek alacak miktarlarını ... şirketinden talep edebileceklerdir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine,

  2. Davalı ...'ne karşı açılan davanın kabulü ile dava konusu olan Sakarya Adapazarı Tepekum Mahallesi ... Ada ... Parsel ... Numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile, önceki malik .... Şti. adına tesciline,

  3. Davalı ...'ne karşı açılan davanın kabulü ile dava konusu olan Sakarya Adapazarı Tepekum Mahallesi ... Ada ... Parsel ... Numaralı bağımsız bölümün davalı .... Şti. adına olan tapu kaydının iptali ile, önceki malik ... adına tesciline,

  4. Hüküm özetinin Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,

  5. Karar kesinleştiğinde kesinleşme şerhli örneğinin Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,

  6. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, her bir davalı şirkete karşı açılan davaların ayrı ve bağımsız niteliği gözetilerek,

a) AAÜT uyarınca 15 nolu bağımsız bölümün dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanan 291.750,00-TL vekalet ücretinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine,

b) AAÜT uyarınca 16 nolu bağımsız bölümün dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanan 330.010,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

  1. Hakkındaki dava usulden reddedilen davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı İzzet'e verilmesine,

  2. Toplam dava değeri (7.342.000,00 TL) üzerinden hesaplanan 501.532,02 TL nispi harçtan peşin alınan (peşin harç+tamamlama harcı) 125.383,00 TL nin mahsubu ile bakiye 376.149,02. TL nispi karar harcının 157.539,94 TL sinin davalı ...şirketinden bakiye 218.609,08 TL sinin davalı ... şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından peşin yatırılan harç miktarı (peşin harç + tamamlama harcı) 125.212,22 TL nin 52.513,31 TL sinin davalı ... Şirketinden bakiye 72.869,69 TL sinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

10-Davacı tarafından ödenen 80,70 TL başvuru harcı ve 4.700,00 TL bilirkişi ücreti ile 270,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.050,70 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

11-Davalı şirketlerce yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

12-Davalı ... tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,

13-Kalem yönetmeliği gereği gerekçeli kararın talep halinde taraf vekillerine tebliğine, tebliğ giderinin mevcut davalı gider avansından karşılanmasına,

14-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/12/2023

Başkan ...

e-imza

Üye ...

e-imza

Üye ...

e-imza

Katip ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

dayalı)Veasliye(MuvazaayaticaretİptaliTapumahkemesisakaryaTescilhükümvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim