Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1087 E. 2023/593 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1087
2023/593
1 Kasım 2023
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1087 Esas - 2023/593
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/1087 Esas
KARAR NO : 2023/593
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE :...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLLERİ : ...
DAVALI (1) : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI (2) : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av....
DAVA : İpoteğin Fekki ve Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 30/12/2022
KARAR TARİHİ : 01/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023
Davacı vekili dava dilekçesine ve 13/01/2023 tarihli açıklama mahiyetindeki delikçesine göre;
a) İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/.... esas sayılı dosyasında paraya çevrilmesi talep edilen ipotek sebebiyle borçlu olmadıklarını belirterek davacılar ....AŞ ile ....ve ....lehinde davalılar .... ve ....aleyhinde menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması talebinde bulunmuş ve ayrıca
b) İstanbul ... İcra Müdürlüğünün 2020/.... esas sayılı takip dosyasına dayanak kambiyo senedi sebebiyle borçlu olmadıklarından bahisle davacılar....AŞ ile ...ve.... lehinde davalılar .... ve ....aleyhinde menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davacı taraf iki ayrı icra takibi sebebiyle iki ayrı dava açmış bulunmaktadır. Birinci dava ipoteğin paraya çevrilmesi icra takibine ilişkin diğeri ise kambiyo senedine dayanan takibe ilişkin menfi tespit talebidir.
İcra dosyaları incelendiğinde ; İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasında takip miktarının 7.700.000,00 TL takip alacaklısının davalı... borçlusunun davacı ....AŞ olduğu, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı takip dosyasının ise takip çıkış miktarının 912.920,55 TL alacaklısının davalı ....borçlusunun ise davacı ...AŞ olduğu, davacılar ....'in bu icra takiplerinde taraf olarak yer almadıkları görülmüştür.
Bu sebeple ilk aşamada davacılar ... ve .... davalılara karşı ayrı ayrı açtıkları davalarının bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin 2023/... Esas sırasına kaydedilerek bu dosya kapsamında verilen 2023/... sayılı kararla (... ve ...) davaları usulden reddedilmiştir.
Şirketler tarafından açılmış olan davalar ise eldeki bu dosyamız (2022/... Esas) üzerinden ön inceleme aşamasına kadar birlikte devam ettirilmiş, ön inceleme duruşmasında yetki itirazının incelenmesi gerektiğinden davacı ....AŞ tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün 2020/.... esas sayılı takip dosyasına dayanak kambiyo senedi sebebiyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle açılan davanın diğer dava ile birlikte görülmesini gerektiren bir bağlantı görülmemekle davacı....AŞ tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı takibine ilişkin açılan menfi tespit davasının bu dosyadan tefrikine ve yetki itirazının yeni esas üzerinden tensiple birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir. (Tefrik sonucu mahkememizin 2023/... esas numarasını almıştır)
Davacı....AŞ tarafından açılmış olan.... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/.... esas sayılı dosyasında paraya çevrilmesi talep edilen ipotek sebebiyle takip talebine ilişkin açılan ipoteğin fekki ve menfi tespit davası yargılaması mahkememizin 2022/... esas ayılı bu dosyasında devam etmiştir.
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (ipotekten kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı şirket ( .... AŞ ) vekili ;
Davacı şirketin ... ve ... tarafından kurulduğunu, ortak .... babası .... S....Mahallesi ... Ada ... Parsel ve ...Mahallesi ... Ada .. ve ... Parsel sayılı taşınmazlarını davacı şirkete devrettiğini, ....ün şirketin yönetiminde olan ... cezaevine girmesinden ve diğer ortak ... tecrübesizliğinden istifade ederek hileli işlemlerle hukuki geçerliliği olmayan 5.000.000,00 TL borç yaratıp bu taşınmaz üzerinde birlikte hareket ettiği davalı .... lehine ipotek tesis ettirdiğini, amacının icra marifetiyle taşınmazları değerinin altında sattırıp mülkiyetlerini elde etmek olduğunu, bu kapsamda.... A.Ş.'nin borçları için şirket yetkilisi .... imzası ile 08.11.2019 tarihli protokol düzenlendiğini ancak bu imzanın açığa alınarak sonradan doldurulduğunu, protokolde şirket kaşesinin dahi bulunmadığını, ... .... silahla ve ölümle tehdit edilmesi ve üzerinde yoğun baskı oluşturulması ile iradesinin fesada uğratılarak bu işlemlerin yaptırıldığını, temelinde 08.11.2019 tarihli protokol olan ipotek senedinin düzenlenmesinde de 7-8 kişinin hazır bulunarak ... üzerinde baskı kurulduğunu, Ayrıca 8.4.2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilen şirket sözleşmesine göre Şirket üzerine kayıtlı olan taşınmazların teminat gösterilmesi için şirket ortaklarının muvafakatlerinin gerektiğini, dolayısıyla diğer ortak ....ün muvafakati olmadan yapılan ipotek işleminin geçersiz olduğun, ipoteğe konu alacağın gerçekte var olmadığını geçersiz olduğunu, bahsi geçen protokolden borcun kaynağının dahi anlaşılamadığını, ipoteğin temel bir borç ilişkisine dayanmadığını, ipoteğin geçersiz olduğunu belirterek ... Mahallesi ... Ada ...Parsel ve .... Mahallesi ... Ada ... ve... Parsel sayılı taşınmazların üzerine davalı .... lehine tesis edilen ipoteklerin konu edildiği .... Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile bu ipoteklerin kaldırılması talebinde bulunmuştur. Davacı bu talebini her iki davalıya karşı yöneltmiştir.
Davalı ... vekili; İpotek senedinin düzenlenmesinden 3 yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra satış aşamasında bu soyut ve gerçek dışı iddiaların kötüniyetli olarak ileri sürüldüğünü, ... 2019 yılında ortak olduğu şirketin mali sorunlar yaşadığını belirterek destek istemesi üzerine borç vermeyi kabul ettiğini ancak teminat istediğini, davacı şirketin gayrimenkulleri üzerine ipotek tesis edileceğinin belirtilmesi üzerine ilk olarak davacı şirkete ait... Mah. ... Ada ...Parselde ve .... Parselde bulunan taşınmazlar üzerine ... ve ... yevmiye numaraları ile konulan ipotekle teminat altına alınan 3.000.000-TL nin borç olarak şirkete verildiğini, 08.11.2019 tarihli sözleşmede bu borcun kaynağı ve geri ödenme şeklinin yazıldığını, daha sonra tekrar borç istenmesi üzerine 08.11.2019 tarihinde imzalanan iki ayrı protokol uyarınca davacı şirkete toplamda 2.000.000-TL tekrar borç verildiğini ve aynı taşınmazlar üzerine 8167 ve 8168 sayılı ipoteklerin tesis edildiğini, baskı ve zorlama iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iki ayrı tarihte yapılan ipotek işlemlerinin bulunduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla yapılan icra takibinde davacının kıymet taktirine dahi itiraz ettiğini, noterden gönderilen ihtarname ile başlayan ve icra takibi ile devam eden süreçte iradenin fesada uğratıldığı tehdit edildiği yönünden hiçbir iddianın ileri sürülmediğini, ipotek senedinin düzenlenmesi sırasında şirket sözleşmesinin ek 16. Maddesi uyarınca diğer ortaktan muvafakat alındığını, verilen borcun gerçek tesis edilen ipoteğin usul ve yasaya uygun olduğunu, protokollerin geçerli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; Davalı vekili ipoteğin paraya çevrilmesi konulu takibin tarafı olmadığını, sadece şirket sözleşmesi gereği ipoteğin tesisine muvafakat verdiğini, davacının işlem tarihinden üç yıl sonra ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı ve kötüniyetli olduğunu, davacı şirkete ortak olmakla gerçekte zarara uğrayanın kendisi olduğunu, ... ... ile 2017 yılında tanıştığını ve ... kendisini ikna etmesi ile (açtığı dava tefrik edilen) ....Anonim Şirketi'ne (O dönemdeki unvanı ... ... ... Şirketi) ortak olduğunu, resmi ortak olmadan önce şirkete nakit verdiğini ve kullanılmak üzere çekler keşide ettiğini, bu suretle 45.000,00 TL değerli resmi pay devrinin yapıldığı 2018 yılının Ağustos ayına kadar şirkete 2.500.000-TL değerinden nakit sermaye koyduğunu, daha sonra şirketin mali durumunun kötü olduğunu anlayınca şirkete nakit sermaye koymayı bıraktığını,bu tarihten sonra sorunlar yaşamaya başladığını, daha sonra .... cezaevine girmesi sonrasında parasını kurtarabilmek maksadıyla şirketin idaresi ile ilgilendiğini, bu kapsamda iptal olan lisansı yenilemeye ve borçları ödemeye çalıştığını,... ve oğlu ... yeni bir şirket kurmayı ve bu şirkete 8 dönümlük arsaları devretmeyi teklif etmeleri üzerine ... ile ortak olarak davacı şirketin (.... Aş Dönemi) kurularak taşınmazların şirkete intikal ettirildiğini, ancak taşınmazlar üzerinde ... lehine ipotek bulunduğunu, çıkan yangın ve sigortadan para alınamaması sebebiyle de artan olumsuz ekonomik durum üzerine şirketin nakit ihtiyacının büyüdüğünü, ...nın isteği üzerine nakit arayışına girdiğini, tanıdığı ....dan yardım istediğini ve ....ın teminat karşılığında borç verebileceğini belirtmesi üzerine dava konusu davacı .... AŞ" adına kayıtlı ... Mah. ... Ada ... Parselde ve ... Parselde bulunan taşınmazlar üzerine ... ve ... yevmiye numaraları ile ipotekler tesis edilerek 3.000.000,00-TL nakit alındığını ancak şirket yetkilisi ... bu parayı tamamen şirketin finansmanı için kullanmadığını, bir süre sonra tekrar nakit ihtiyacı doğması üzerine ... yine borç vermeyi kabul etmesi üzerine davacı.... AŞ ile ... ... arasında 08.11.2019 tarihinde 2 ayrı protokol düzenlendiğini, ve ikinci seferde alınan 2.000.000-TL için de taşınmazlar üzerinde ayrıca ipotek tesis edildiğini, davacı şirketin ekonomik durumunun düzelmemesi üzerine davacı şirkete daha fazla finansman sağlamayarak tesisten ve Sakarya ilinden ayrıldığını, bu ortaklık sebebiyle 2.000.000-Euro üzerinde zararı oluştuğunu, davacı tarafın iddia edildiği gibi silahlı tehdit ve baskı ile zorlamasının söz konusu olmadığını, icra takiplerinden üç yıl sonra yapılan bu iddiaların dayanaksız soyut ve kötüniyetli olduğunu, .... şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu davacının ise azınlık pay sahibi bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava konusu ipoteğin taraflarının tacir olup olmadığı hususu görevli mahkemenin tespiti açısından önemlidir.
Lehine ipotek verilen ... tacir olup olmadığı araştırılmış, bu kapsamda davacının adresi itibariyle .... Esnaf ve Sanatkarlar odasına, bağlı olan vergi dairesi ... ... Vergi Dairesine ve yine adresi itibariyle ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkereler yazılmıştır.
Gelen cevaplardan davalı ... tacir olmadığı ve tacir sayılmadığı anlaşılmıştır.
TTK nun 5. Maddesine göre "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Özellikle belirtmek gerekir ki salt sermaye şirketi ortağı ya da yöneticisi olmak; şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması itibariyle bir ticari işletmenin kısmen de olsa kendi adına işletilmesi anlamını taşımayacağından bu kimsenin tacir sayılması için yeterli değildir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 2022/1301 Esas 2023/60 Karar sayılı kararı)
TTK nun 4/1 maddesinde yer alan bu genel kuralın yanında TTK'nın 4. maddesinin son cümlesindeki düzenleme nedeniyle yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale ve vedia gibi sözleşmelerden doğan davalarla fikri ve sınai haklara ilişkin davalar da ticari davadır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken, burada sayılan davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması yeterli görülmüştür.
Davanın temeli davacı şirket ile davalı ... arasında kurulan .... Mah. ... Ada ... Parselde ve ... Parselde bulunan taşınmazlar üzerindeki ... ve ... yevmiye numaraları ipoteklerin geçersizliği sebebine dayanmaktadır.
İpoteğin kaldırılması, malvarlığı haklarına ilişkin bir davanın konusudur ve mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu gereğince görevli mahkeme, genel kural gereği asliye hukuk mahkemesidir. İpotek sözleşmesinin tarafları arasındaki uyuşmazlığın ticari olup olmadığına ve tarafların her ikisinin de tacir olmasına ve işletmelerini ilgilendirmesine göre görevli mahkeme ticaret mahkemesi olabilecektir.
Dava konusu ipotekli taşınmazlar davacı şirket adına kayıtlıdır. İpotek belgelerine göre davacı şirket davalı .... aldığı borç paralara karşılık bahsi geçen ipotekleri tesis etmiştir. Davalı .... tacir olmadığı sabittir. Dolayısıyla davalı ... ile davacı şirket arasındaki borç ilişkisi ticari bir nitelik taşımadığından aralarındaki uyuşmazlık da ticari değildir. Böyle bir ilişkiden doğan ipotek sebebiyle menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması talebi ticari dava sayılamaz. Davalı ... vermiş olduğu borç miktarının uyuşmazlığın ticari dava olup olmaması açısından bir önemi de bulunmamaktadır. Diğer davalı ... .... ise bu borç ilişkisinin ve ipoteğin tarafı değildir ve dava konusu yapılan somut uyuşmazlık açısından görevli mahkemenin belirlenmesinde bir etkisi yoktur. Dava, ödünç sözleşmesi ve buna bağlı ipotek ilişkisi dışında kalan ... ... şirketler hukukuna göre yöneltilen bir tazminat talebi niteliği de taşımamaktadır. Dava konusu ipotek ticari ilişkiden kaynaklanmamakta ve bu ipoteğin kaldırılması talepli dava ticari bir dava niteliğinde değildir. Mahkememizin bu konuda yargılama yapma görevi bulunmamaktadır. Görev taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Taşınmaz .... bulunduğundan Sakarya Asliye Hukuk mahkemesinin yetkisi de kesin yetkidir. Bu sebeple (davacı ... .... AŞ tarafından, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/.... esas sayılı dosyasında paraya çevrilmesi talep edilen ipotek sebebiyle takip talebine ilişkin açılan) ipoteğin kaldırılması ve menfi tespit talepli davada mahkememizin görevsizliğine ve davanın talep halinde Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,
-
Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 216/1 maddesi uyarınca talep halinde gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine,
Dair, davalılar vekillerinin yüzünde davacı vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek yada aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 01/11/2023
Başkan ..
e-imzalıdır
Üye ..
e-imzalıdır
Üye ..
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55