SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/857 E. 2023/569 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/857

Karar No

2023/569

Karar Tarihi

18 Ekim 2023

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/857 Esas - 2023/569

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/857 Esas

KARAR NO : 2023/569

BAŞKAN :...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLLERİ : ...

DAVALI : ...

VEKİLLERİ :...

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/10/2022

KARAR TARİHİ : 18/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı tarafın iddiaları: Davacı şirketin tek hissedarı ve yetkilisi .... ile davalı....i arasında 04.07.2019 tarihli bir protokol imzalanarak çalışması ve emeğiyle davacı şirkete katkı sunacağı düşünüldüğü için şirket yetkilisi tarafından %10 luk pay verileceğine dair protokol yapılmış ise de davalının hiçbir ödeme yapmadığını ve bu protokolün uygulanmadığını ve geçersiz kılınarak davalı ....i'ye hissedar olmak yerine aylık 37.500,00 TL maaş ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının aldığı vekaletnameler ile üç yıl süre ile şirket adına işlem yaptığını, 19.07.2022 tarihinde davacı şirket yetkilisi ile davalının şirketin %10 hissesinin 400.000,00 Euro bedelle devredilmesi için adi yazılı yeni bir protokol yaptıklarını, bu kapsamda davacı şirket yetkilisinin ödeme tarihi boş olan bir adet 400.000,00 Euro bedelli şahsi senedini ve davaya konu her biri 30.000,00 Euro bedelli olmak üzere toplam değeri 150.000,00 Euro olan şirkete ait 5 adet senedi davalıya verdiğini, şirket yetkisinin şahsi senedinin Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/.... esas sayılı menfi tespit davasına konu olduğunu, davalının Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/.... numaralı soruşturmasında 23.09.2022 tarihli ifadesinde şirketin borçlu olduğu beş senedi davacı şirketten olan kar payı alacağına istinaden aldığını beyan ettiğini, ancak 04.07.2019 tarihli ve 19.07.2022 tarihli adi yazılı protokollerin 6102 sayılı TTK 595. maddesi uyarınca geçerli bir şirket hissesi devir sözleşmesi olmadığından davalının davacı şirkette gizli yada gayri resmi hissedar olmadığını ve şirket kar payı için verildiği iddia edilen davaya konu bu senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığını, davalının hissedar olduğu kabul edilse dahi şirket genel kurulunca alınmış bir kar payı dağıtımına dair bir karar da bulunmadığını, davalının şirket ortağı olmayıp çalışan olduğunu, geçersiz sözleşme sebebiyle davalının ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiğini geri isteyebileceğini, davalının bir ödemesinin de bulunmadığını belirterek davacının bahsi geçen toplam 150.000,00 Euro bedelli beş adet senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalı aleyhinde ayrıca tazminata hükmolunmasını talep etmiştir.

Davalı tarafın savunmaları; Davacı şirket yetkilisi.....ile uzun süredir tanışıklıklarının ve iş ilişkilerinin bulunduğunu, davacı şirketin 2019 yılında nakit sıkışıklığına düşmesi üzerine taşınmazını satarak ve kredi kullanarak davacı şirket yetkilisi ....ya borç verdiğini ancak herhangi bir belge almadığını, .... parayı geri ödeyememesi üzerine ödeme mahiyetinde davacı şirketin %10 payının gayri resmi ortaklık şeklinde haricen devrini ve şirkette gayri resmi müdür olarak çalışmasını ısrarla teklif ettiğini, bu suretle borç verdiği paraya karşılık şirkette 01.05.2019 yılında %10 luk hisse payı ile gayrı resmi ortak olduğunu, kendisi dışında gayri resmi iki ortak daha bulunduğunu, 04.07.2019 yılında hissedarların imzaladığı "hisse dağılımı" belgesinde bu durumun görüldüğünü, davalının şirkette gayri resmi hissedar ve gayri resmi müdür olarak yer aldığını, davacı tarafından şirket adına verilen genel vekaletname ile davalının 2022 yılı Haziran ayı sonuna kadar şirketteki işleri yürüttüğünü, davacının senetlerin ortak olmak için verildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının beyanlarının kendi içinde tutarsız olduğunu, davalının şirkette hali hazırda gayri resmi ortak olduğunu, .... ile şirketin gayri resmi hissedarları arasında şirket yönetimi sebebiyle anlaşmazlıklar doğduğunu,....'nın davalıyı şirketten uzaklaştırmak istediğini ve bu kapsamda diğer iki hissedarın gayri resmi payını geri aldığını ve ayrıca davalıdan şirketteki görevinden ayrılmasını isteyerek hissesi bedeli olarak 400.000.-EURO teklif ettiğini, bu teklifin kabul edilerek taraflar arasında 19.07.2022 tarihli hisse pay oranlarını belirleyen tutanak düzenlenerek imzalandığını, bu belgede davalının yönetime karışmayacağı fakat kendisine aylık faaliyet raporlarının gönderileceği ve kendisine yılbaşına kadar maaş ödemesi yapılıp yılbaşından sonra hisse oranına göre kardan pay alacağı belirtilerek anlaşmaya varıldığını,....'nın resmi pay devrinden kaçındığından %10 luk hisseye karşılık (dava dışı) 400.000.-EURO luk senet düzenlenerek verileceğinin ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ya da davalının şirketten ayrılamak istemesi halinde bu senet karşılığı parasını alabileceğinin ve hatta işleme koyabileceğinin de öngörüldüğünü, bu senet dışında aynı anlaşma kapsamında ayrıca davalının şirketteki 3 yılı aşan ortaklığı ve çalışması sebebiyle kar payına karşılık olmak üzere 150.000.-EURO üzerinde de anlaşıldığını, bu bedele karşılık (dava konusu) 09.08.2022 düzenleme tarihli alıcısı .... borçlusu ..... Şirketi olan 5 adet her biri 30.000.-EURO olan toplam 150.000.-EURO bedelli sıralı senetlerin de düzenlendiğini, davacının bu senetlerin düzenlenmesi sebebine ilişkin olarak (2022/810 esas sayılı dosyada olduğu gibi) bir argüman ileri sürmediğini, davacı tarafın ortaklığın geçerli olmadığına dair iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, davalının başlangıçta verdiği borç paraya karşılık şirkete gayri resmi ortak olmanın yanında şirkette üç yılı aşkın zamandır çalışması sebebiyle maaş almasının hakkı olduğunu, dava konusu senetlerin ortaklıktan kaynaklı kar payı alacağına ilişkin olduğunu, senedin bedelsiz olmadığını, davacının tanık dinletme taleplerine muvafakat etmediklerini savunarak davanın reddini ve ayrıca kötüniyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir.

Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davalının bahsi geçen 04.07.2019 tarihli ve 19.07.2022 tarihli adi yazılı belgelere istinaden davacı şirkette gayrı resmi yada gizli hissedar olarak kabul edilip edilmeyeceği, davalının savunduğu gibi davacı şirkette hissedar olup olmadığı ve kar payı adı altında alacağının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarı, bu kar payı alacağı için düzenlendiği davalı tarafça belirtilen dava konusu senetler sebebiyle davacı şirketin borçlu olup olmadığı, bu senetlerin bedelsiz olup olmadığı hususlarındadır.

Geyve Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait 2022/.... Soruşturma sayılı dosyasının bir sureti ile Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/.... Soruşturma sayılı dosyası ve 2022/.... Soruşturma sayılı dosyasının bir sureti ve Sakarya ... İcra Dairesi'nin 2022/.... Esas sayılı dosyasının bir sureti incelenmek üzere incelenmek üzere UYAP Sistemi Üzerinden mahkememize gönderilmiştir.

Mahkememizin 2022/.... değişik iş ve 2022/.... esas sayılı dosyaları incelenmiştir.

Davacı şirketin ortak bilgilerini gösterir Ticaret Sicil Gazete suretleri dosya arasına eklenmiş, davacı şirketin 19/10/2022 tarihine kadar tek ortaklı olduğu, ....nın 16/09/2022 tarihinde şirket paylarının .... adetini ....a devrettiği ve bu tarihten itibaren şirketin iki ortaklı olduğu, şirketin yetkilisinin .... olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu beş adet senedin 09.08.2022 düzenleme tarihli alacaklısı ... borçlusu.... Şirketi olduğu ve her birinin 30.000.-EURO bedelli olduğu vade tarihlerinin sırasıyla 30/10/2020 ve 30/11/2022 ve 31/12/2022 ve 31/01/2023 ve 28/02/2023 olduğu görülmüştür.

Dava kambiyo senedi sebebiyle menfi tespit talebine ilişkindir. Bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Dava konusu senetlerin davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı ve kambiyo vasfını taşıdığı sabittir. Kural olarak menfi tespit davasında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta ise de somut olayda olduğu gibi alacaklı kambiyo senedine dayanarak alacak iddiasında bulunuyorsa kambiyo senedine karşı menfi tespit davasında ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden borçlu davacıdadır.

Davacı taraf söz konusu senetlerin bedelsiz olduğunu, geçerli bir borç ilişkisine dayanmadığını, davalının ileri sürdüğü gibi şirket ortaklığının bulunmadığını ve kar payı alacağının da söz konusu olamayacağını savunmuştur.

Davalı taraf ise senetlerin davacı şirkete olan gayri resmi ortaklığı sebebiyle kar payı alacağına ilişkin düzenlendiğini belirterek senetlerin düzenlenmesine temel oluşturan ilişkiyi yani talil sebebini açıklamıştır. Dolayısıyla davalı taraf bu açıklaması ve kabulü ile bağlıdır.

HMK'nun 33.maddesine göre; hakim, Türk hukukunu resen uygular. Diğer bir anlatımla, bir davada ileri sürülen maddi olayların ve sözleşmelerin hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak hukuk kaidelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir.

Davalının şirkete ortak olup olmadığının ve ileri sürdüğü gizli ortaklığından kaynaklı kar payı alacağının davacı şirket açısından bağlayıcı olup olmadığının değerlendirilmesi, bu çerçevede ... ile aralarındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi davanın esası açısından kilit rol oynamaktadır.

Bir sözleşmenin niteliğini, yazılışı ve taşıdığı hükümler tayin eder. Yorum, bir irade beyanının manasının tesbitidir. Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır(TBK md 19/1).

Davacı şirketin yetkilisi ve ortağı olan ... ile davalı arasında düzenlenen 04.07.2019 tarihli ve 19.07.2022 tarihli adi yazılı protokoller nazara alındığında -şirkette tek ortak olduğu dönemde- ... ile davalı .... arasında bir ilişki olduğu açıkça görülmektedir. Bu ilişki iki gerçek kişi arasında olup ayrı bir tüzel kişiliği olan davacı şirket açısından bağlayıcı değildir.

Şirketten kar payı alabilmek şirket ortaklarının vazgeçilemez haklarındandır. Kar payı dağıtılabilmesi için şirketin bilançoya göre kar etmiş olması ve ortaklara kar payı ödenmesi hususunda genel kurulda karar alınması zorunludur.

6102 sayılı TTK'nın emredici mahiyette bulunan 520.nci maddesi gereğince limited şirkette pay devrinin hüküm ifade edebilmesi için sözleşmenin noterde tasdiki, ortaklar kurulunun devre muvafakat etmesi ve bu devrin şirketin pay defterine işlenmiş olması gerekir. Bu şartlardan birinin bulunmaması halinde, limited şirket pay devirlerinde bölünme kuralı geçerli olmadığından pay devri ortaklar arasında dahi geçersizdir.

Davalının şirkete ortak olmadığı ticaret sicil kayıtları ile sabittir. Şirketin o dönemdeki tek ortağı ....ile davalı arasında hisse devrine yönelik noterden yapılmış resmi ve geçerli bir devir sözleşmesi de bulunmadığından davalının şirkete karşı yöneltebileceği bir kar payı alacak talebi söz konusu olamaz.

.... ile davalı arasındaki ilişkinin nitelendirilebilmesi için adi ortaklık ve sonuca (kâra) katılmalı ödünç sözleşmelerinin hukuki niteliğinin incelenmesinde fayda bulunmaktadır. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin .../..... Esas .../... Karar sayılı kararında belirtildiği üzere;

Adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK md 620/1). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.

Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir. Bu nedenle, her olayda bu unsurların var olup olmadığının araştırılması gerekir.

Ancak, adi ortaklığın, bazı komşu hukuksal müesseselerden, özellikle sonuca katılmalı sözleşmelerden ayırt edilmesini sağlayan temel kriterler; müşterek amaç ve müşterek amaç uğruna birlikte çaba unsurudur. Zira, ortaklığa sermaye olarak yalnızca emeğini koyan ortağın zarardan muaf tutulabileceğini öngören TBK. md. 623/3 hükmünün karşıt anlamına (argumentum a contrario) başvuran Türk doktrininde, ortaklığa sermaye olarak salt emeğini koyan ortak dışında hiçbir ortağın zarardan muaf tutulamayacağı, müşterek amacın ve sonuçta adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için bütün ortakların hem kazanca ve hem de zarara katılmalarının gerekli olduğu görüşü egemendir. Ayrıca, ortakların müşterek amaca ulaşmak için birlikte çaba sarf etmek konusunda yükümlülük altına girmeleri, adi ortaklığın varlığı bakımından zorunludur. Bu unsur ortaklık sözleşmesinin içeriğinde mutlaka yer almalıdır(Prof. Dr. Nami Barlas, Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri, 3.Baskı, İstanbul 2012, s. 25-40).

Sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinde ise; ödünç veren, ödünç verdiği kuruluşa ortak olmaksızın, faiz yerine bu kuruluşun kârından belirli bir pay alır. Bu sözleşme ile ödünç veren, bir miktar paranın veya diğer bir misli şeyin mülkiyetini belirli bir amaçla kullanılmak üzere ödünç alana devretmeyi; ödünç alanda ödünç verene bu kullanımdan elde edeceği kazanımdan bir pay vermeyi ve süre sonunda aynı nevi ve miktardaki şeyi geri vermeyi yüklenirler. Ödünç alanın, karşılık olarak sonuçtan pay vermeyi yüklenmiş olması, sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinin karakteristik bir özelliğidir.

Sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi; niteliği gereği karma bir sözleşme değil, ödünç sözleşmesinin özel bir türüdür. Bu sözleşmeyi diğer ödünç sözleşmelerinden ayırt eden temel esaslardan ilki, amaç unsurudur. Yani, bu işlemde ödünç alan aldığı parayı işletmek, yani kâr getiren bir faaliyette kullanmakla yükümlüdür. Oysa, ödünçte böyle bir zorunluluk yoktur. İkinci farklılık ise, kârdan pay alma unsurudur. Diğer bir anlatımla, ödünç alan giriştiği faaliyetten elde ettiği kârın bir kısmını ödünç verene vermelidir.

Sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi ile adi ortaklık sözleşmesini, özellikle müşterek amaç unsuru birbirinden ayırt eder. Sonuca katılmalı ödünçte, müşterek amaç takip edilmemesi önemli bir ayırt edici unsurdur. Gerçekten de ödünç veren şahsi bir amacı, yani kendi sermayesine iyi bir geliri amaçlamakta, yoksa taraflar müşterek bir amaç takip etmemektedirler.

Bundan başka, sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi ile adi ortaklık sözleşmesini birbirinden ayırmada bazı emareler de söz konusudur. Bunlardan en önemlisi, hukuksal ilişkiye nakti edimi ile katılan kişinin zarara katılıp katılmamasıdır. Şayet, bir zarara katılma söz konusu ise, adi ortaklık, aksi takdirde sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinin varlığından sözedilir.

Keza, adi ortaklıkta, ortakların ortaklık işlerini denetlemesi ve yönetmesi söz konusu olur. Denetleme ve yönetme özellikle müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis) ile yakın bağlantı içerisindedir. Oysa, sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinde; ödünç verenin, yönetme ve denetleme yetkisi kural olarak bulunmaz.

Ancak, ödünç verene denetleme yetkisi tanınması, sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinin hukuksal yapısına ters düşmez. Bu nedenle, sadece denetleme yetkisi tanınan hallerde, bu yetki sınırlı ise sonuca katılmalı ödünç sözleşmesinin varlığı düşünülebilir. Buna karşılık denetleme yetkisi geniş ise, özellikle bu yetki yanında yönetim yetkisi de tanınmış ise, bu durumda adi ortaklık lehine bir belirtiden söz edilebilir.

Davalı ile.... arasında imzalanan 19/07/2022 tarihli pay oranlarını gösterir belgede; .....i'nin 400.000,00 EURO karşılığı %10 pay sahibi olduğunun belirtildiği ve şirket yönetimine karışılmayacağının ve resmiyete intikal etmeyeceğinin ve ayrıca yıl başına kadar maaş ödemesi yapılacağı ve sonrasında hisse oranına göre kardan pay alınacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu belge kapsamından....'nin şirket yönetiminde söz sahibi olmaması itibariyle davalı .....arasındaki ilişkinin adi ortaklık (gizli ortaklık) olmadığı , kâra katılmalı ödünç sözleşmesi olduğu sonucuna varılmıştır.

Davalının şirket ortağı ....ile kurduğu bu ilişki şirket açısından bağlayıcı olmadığı gibi şirketten kar payı talep etmesine de imkan vermemektedir. Davalının kar payı talebinde muhatabı aralarındaki sözleşme kapsamında ....dır. Dolayısıyla bu ilişki çerçevesinde şirket yetkilisi olan .... tarafından düzenlenmiş olan dava konusu senetler sebebiyle de davacı şirket borçlu değildir.

Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜNE,

  2. Davacı şirketin; dava konusu yapılan, her biri 09.08.2022 düzenleme tarihli, alıcısı ....., borçlusu.... Şirketi, bedeli 30.000.. EURO, vade tarihleri sırasıyla 30/10/2020 ve 30/11/2022 ve 31/12/2022 ve 31/01/2023 ve 28/02/2023 olan toplam 150.000.. EURO bedelli beş adet senetler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,

  3. Dava konusu senetlerin icra takibine konu edilmemiş olması ve senette alacaklı görünen davalının kötüniyetinin sabit olmaması sebebiyle davacı lehine tazminat tayinine yer olmadığına,

  4. Dava değeri üzerinden belirlenen 186.002,67 TL nispi harçtan peşin yatırılan 46.500,67 TL nin mahsubu ile bakiye 139.502,00 TL nispi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  5. Davacı tarafından yatırılan 46.500,67 TL peşin harcın, 80,70 TL başvuru harcının, 154,50 TL posta giderinin (toplam 46.735,87 TL yargılama giderinin) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 274.146,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Gerekçeli kararın Kalem Yönetmeliği gereği talep halinde taraflara tebliğine,

  8. Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzünde kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/10/2023

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeMenfiticaretmahkemesisakarya(KambiyoSenetlerindenTespitKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim