İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/448 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2026/448
2026/403
6 Mayıs 2026
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/448 Esas KARAR NO : 2026/403 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 29/04/2026 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Born-... sicil nosu ile kayıtlı bulunan dava dışı ... Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarında ortak olarak göründüğünü, ancak müvekkilinin bu şirketin kuruluşunda herhangi bir iradesinin bulunmadığını, şirketin, müvekkilin bilgisi ve rızası dışında, sahte kimlik belgesi kullanılmak suretiyle müvekkil adına 1998 yılında kurulduğunu, müvekkilinin, şirketin kuruluşu veya devamına yönelik hiçbir irade beyanında bulunmadığını, ortaklık iradesini herhangi bir suretle açıklamadığını, şirket sözleşmesini imzalamadığını ve şirketin faaliyetlerine dahil olmadığını, müvekkilinin, şirketin kim veya kimler tarafından kurulduğunu veya yönetildiğini, kendisine ait bilgilerin ne şekilde edinildiğini bilmediğini, bu uğurda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturma dosyasında soruşturma yapıldığını ve yapılan soruşturma ile müvekkilin söz konusu şirketle bağlantılı olarak bir ilgi ve alakasının bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilin, ticaret sicil kayıtlarında ortak olarak görünmesinden dolayı vergisel, idari ve hukuki sorumluluklar altında kaldığını, gerçekten de ilgili şirketin aktif olduğu dönemde müvekkil adına sahte bir şekilde Bağ-Kur kaydı oluşturulduğunu, bu dönemde 4-a kapsamında çalışan müvekkilin prim günlerinin iptal edildiğini, emekli olan müvekkilin emekliliğinin iptal edildiğini, daha önce ödenen emekli aylıklarının iadesinin istenildiğini, müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi ve bu durumun düzeltilmesi için "şirket ortağı olmadığının tespiti" davası açma zorunluluğu bulunduğunu, şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden resen terkin edilmekle sona ermiş olduğundan, şirketin davada taraf ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle, tespit davasının açılabilmesi için öncelikle şirketin ihya edilmesi gerektiğini, ihyası talep edilen şirketin, TTK Geçici 7. maddesi kapsamında tasfiyesiz olarak resen terkin edilmiş olması sebebiyle husumetin yasal hasım konumunda olan resen terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltildiğini, açıklanan nedenlerle; adli yardım talebinin ve davanın kabulüne; İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde Born-... sicil numarası ile kayıtlı iken 26.09.2013 tarihinde resen terkin edilen "... Şirketi" unvanlı şirketin, müvekkilin şirket ortağı olmadığının tespiti davasının yürütülmesi amacıyla sınırlı olmak üzere, 6102 sayılı TTK m. 547 ve Geçici m. 7/15 uyarınca ihyasına, şirket için tasfiye memuru atanmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. DELİLLER :Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; ticaret sicil gazetesi örneği, ihyası istenen dava dışı ... Şirketine ait ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları, İzmir CBS ... Srş ve İzmir CBS... Numaralı dosyaları, SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve sair delillere dayandığı görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Dava; sicilden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamına göre uyuşmazlık, davacının paydaşı olmadığı halde, paydaşı olarak gözüktüğü iddia olunan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı iken sicilden resen silinen ... sicil numarası ile kayıtlı ... Şirketi'nin vergisel, idari ve hukuki sorumluluklar altında kalıp kalmadığı, iş bu sebeple şirket aleyhine açmayı düşündüğü davalardan dolayı Tük Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası gerekip gerekmediği, iş bu kapsamda dava açılmasında hukuki yarar olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Esasen yasa koyucu ticaret sicilinden terkin olunan şirketlerin yeniden ticari faaliyete devamına ve ihyasına izin vermemiştir. Ancak, terkin edilen şirket adına mal varlığının bulunduğu ve tasfiye işlemlerinin tam olarak tamamlanması için Türk Ticaret Kanunu'nun 551. Maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için ihyasına izin verilebilir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre, sicilden terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin davanın terkin tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, ihyası istenen şirketin ise 26/09/2013 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, ihyası istenen şirketin tasfiyesi gereken mal varlığının bulunduğuna veyahutta tarafı olduğu herhangi bir dava veya takip dosyası bulunduğuna dair herhangi bir iddia ve kanıt da sunulmadığı, davacının açacağa müstakbel davalara ilişkin şirketin ihyası talebinde bulunduğu, sicilden gerek resen ve gerekse tasfiye sonucu terkin edilen şirket aleyhine dava açılmasına herhangi bir yasal engel bulunmadığı, açılan davada taraf teşkilinin sağlanması, davanın takibi ve infazına ilişkin işlemler için derdest dava gerekçe gösterilerek, derdest davada alınan yetki çerçevesinde şirketin ihyasının istenebileceği, henüz bu hususta açılmış dava bulunmadan mahkemenin Türk Ticaret Kanunu'nun 551. Maddesi uyarınca sınırlı yetki ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması sonucunu doğuracak şekilde ihya kararı veremeyeceği, bu aşamada ihya davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, bu kapsamda dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; Davanın usulden REDDİNE, Harçlar Kanunu 1 sayılı tarife uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tensiben oy birliği ile karar verildi. 06/05/2026 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.