SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/506 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/506

Karar No

2026/515

Karar Tarihi

20 Mayıs 2026

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/506
KARAR NO : 2026/515

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2026
KARAR TARİHİ : 20/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ---- Şirketinden ----- Noterliğinin 24/02/2026 tarih ve --- yevmiye No ile onaylı araç satıs sözlesmesine istinaden----- plakalı aracı satın aldığını, garantisi devam eden ve yaklasık 30.000 km’de olduğu beyan edilen araç müvekkilinin kullanımında yaklasık 1.000 km kullanıldıktan sonra hararet yaptığını, bunun üzerine aracın yetkili/özel servise götürüldüğünü, yapılan incelemede, aracın daha önce yaklasık 12.000 km civarında motor arızası yasadıgı ve mevcut motorun sorunlu olduğunun anlaşıldığı, yapılan teknik incelemede, araç üzerinde bulunan motorun orijinal motor olmadığı araçla uyumsuz ve farklı bir motor olduğunun tespit edildiğini, serviste yapılan incelemede aracın üzerindeki motor numarası ile ruhsatta yer alan motor numarasının birbirinden farklı olduğunun belirtildiği, davalı araç üzerinde yapılan değişikliklerin müvekkiline bildirilmediğini, aracı hatasız kusursuz şekliyle müvekkile sattığını, araç üzerindeki değişikliklerin de normal bir muayene ile anlaşılamayacak nitelikte gizli ayıp teşkil ettiğini, aracın üzerinde yapılan değişikliklerin öğrenilir öğrenilmez ayıp ihbarı yapıldığını, noter ihtarnamesi gönderildiğini, davalıya keşide edilen ihtarnameye rağmen davalı tarafından müvekkilin mağduriyetinin giderilmediği, ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyasından delil tespiti yapılmasına karar verildiğini, araç üzerinde uzman kişililerce gerekli incelemer yapılarak bilirkişi raporu tanzim edildiğini, tespit üzerine ---- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, araç üzerindeki tüm masraf kalemleri, hangi işin yapıldığı, hangi parçaların değiştiği, işçilik ücretleri gibi hususların faturalandırılarak mahkemeye sunulduğunu, fatura tutarlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilnin aracı satın aldıktan sonra araçta bulunan gizli ayıplardan dolayı tanzim edilen Bilirkişi raporunda müvekkilinin bu olay kapsamında aracın teknik yönden ayıpsız hale getirilebilmesi için yapılması gereken toplam masrafin 842.652,87 TL olduğu tespit edilmesine rağmen müvekkilinin iyiniyetli olarak davrandığını, aracın değişmesi gereken parçalarını-aksamlarını ve işçilik ücrtlerini daha uyguna yaptırdığını, müvekkilinin iyiniyeti sebebiyle araçta değişen parça ve işcilik ücretleri dahil toplamda 495.000 TL masraf yapıldığını, tüm bu sebeplerle davanın kabulüne, dava sonuna kadar davalının; taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları, araç kayıtları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına, davalının satmış olduğu araçta tespit edilen gizli ayıpların giderilmesi amacıyla yapmış olduğu tamir ve bakım masraflarından dolayı müvekkilinin uğramış olduğu 495.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu -----TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır. Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve --- sayılı ---- Gazete’de yayımlanan, ----- sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. (Yargıtay ----.Hukuk Dairesi -----Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ; aracın kullanım amacının hususi olduğu,davacının tacir olmadığı, bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli ------ Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmesi için Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde HMK 20. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.