İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/523 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/523
2026/286
30 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/523 Esas KARAR NO : 2026/286 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 07/09/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı (borçlu) şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket tarafından davalı (borçlu) şirkete usulüne uygun olarak verilen taşıma hizmeti karşılığında müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 04.03.2024 tarihli, ... numaralı ve 2.900,00 EUR bedelli ve 04.03.2024 tarihli,... numaralı ve 2.900,00 EUR bedelli faturalar karşılığı toplam 5.800,00 EUR fatura alacağı davalı tarafından ödenmediğini, Müvekkili şirket tarafından söz konusu alacak, davalıdan müteaddit defalar talep edilmişse de davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle toplam 5.800,00 EUR’nun ödenmesi için ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından davalıya ilamsız takiplere müstenit ödeme emri tebliğ olunduğunu, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı taraf borca itiraz etmiş ve takibin durduğunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 17. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. bendi uyarınca, tarafımızdan ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş olup, ... Arabuluculuk Dosya Numarası ile gerçekleştirilen oturumlar sonucunda taraflarca uyuşmazlık konusunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, davalı tarafın borca ve fer’ilerine itirazı haksız, mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, bu nedenle varlığı sabit olan alacağı tahsili için Sayın Mahkemenize başvurmak suretiyle; davalı (borçlu) tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dünya çapında lojistik hizmeti ve organizasyonu sağlayan, dünyanın birçok ülkesinde bu hizmetleri veren, taşımacılık, antrepo hizmetlerine aracılık eden ve birçok taşıma ve gümrük müşavirliği şirketleriyle işbirliği içinde ticari faaliyetini sürdüren 16 yıllık tecrübeye sahip ticari bir işletme olduğunu, müvekkili şirket kurulduğu yıldan bu yana sektörde başarılı ticari hayatı ile tanınan bir firma olup lojistik sektörünün ulusal ve uluslararası ağırlığını kaldırmaya çalışan ve işini layığı ile yerine getirmeye çalışan bir firma olduğunu, müvekkilinin bu tutumu ile müşterilerinin de her zaman müvekkiline güvenmekte ve yükümlülükleri ifa edilirken maksimum dikkat ve özeni göstereceğine inandıkları için müvekkilini tercih ettiklerini, ancak davacı firmanın kanundan doğan tedbir, dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığını ve müvekkili ile müşterisinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin itibarının zedelediğini, davacının müvekkili şirkete sunduğu taşıma hizmetini gereği gibi yerine getirmediğini, anlaşma şartlarına aykırı olarak bir kısım malları araca almadığını, ilgili malları vaktinde yola çıkarmayarak teslimatta gecikmeye neden olduğunu ve müvekkiline yalan beyanlarda bulunarak müvekkilinin itibarını zedelediğini ve müşteri kaybına neden olduğunu, müvekkilinin müşterisinin ... kentinde davacı tarafından unutulan mallarının yüklemesini yapan firmanın, ilgili yüklemeyi daha geç yapmasına rağmen daha erken teslimat sağladığını, taraflar arasındaki anlaşmada 6-7 günlük seyir süresi öngörüldüğünden buna ilişkin varış planlandığını ve transit yüklemesini yapacak araçların hazır edildiğini, ancak yaşanan gecikme sebebi ile tüm sürecin aksadığını, transit araçlarda da beklemeler meydana geldiğini, müvekkili şirket müşterisine doğru bilgi verebilmek adına davacıdan araçların konumları, varış tarihleri, mallar boşaltılırken fotoğraf ve video çekilmesi gibi taleplerini sunsa da davacının müvekkilinin taleplerini yerine getirmediğini, davacıdan doğru bilgi alınamadığı için müvekkili şirketin müşterisini de yanlış yönlendirmek durumunda kaldığını, davacının sebep olduğu tüm bu olaylar sonucunda müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını, ticari itibarının ciddi oranda zedelendiğini, taşıyıcının TTK m.18/2’de belirtilen şekilde basiretli bir iş insanı gibi davranması gerektiğini, haksız bir şekilde icra takibi başlatan davacının İİK 67/2 uyarınca kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, davacının akdettiği sözleşme hükümleri ve mevzuat gereği kendi üzerine düşen yükümlülükleri ağır kusuru ile yerine getirmemiş olması ve müvekkile taahhüt ettiği hizmeti gereği gibi sunamayarak maddi ve manevi zararlar vermiş olması nedenleriyle müvekkil şirket hakkında açılmış olan işbu haksız, mesnetsiz davanın esastan reddine, yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olmasından kaynaklı davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi davalı yönünden ise davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 18. İcra Dairesi, ... Esas sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, ihtarname, ödeme dekontları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ticari sicil kayıtları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir ve bir CMR taşıma sözleşmeleri alınanda uzman bilirkişiye tevdi ile davacı ile davalı arasında taşıma hizmetinden kaynaklanan uyuşmazlığa dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takip kapsamında davalı taraftan alacaklı olup olmadığı alacağı bulunuyor ise talep edilebilecek miktarın ne olduğu hususlarında hazırlanan 04/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalının incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ve davalının ticari defter kayıtlarında; Davacının, davalıdan 5.800,00 Euro alacağı, davalının da davacıdan 4.600,00 Euro alacağı olduğu görülmüş ise hesaplarındaki mütabakatsızlığın tarafların birbirlerine tanzim ettiği iade faturalarından kaynaklandığı tespit edilmiş olup, bilirkişi heyetimizin taşımacılık uzmanı bilirkişisi tarafından yapılacak tespitler sonucunda tarafların hangisinin alacaklı olup olmadığının tespit edilebileceği kanaatine ulaşıldığı, davacı .. Şti. ile davalı ... A.Ş. firmaları arasında 20.02.2024 tarihinde e posta üzerinden Yükleme Anlaşması (taşıma sözleşmesi) yaptıkları ve taraflar arasında yapılan Yükleme Anlaşmasının dava dosyasına sunulduğu, davaya konu taşımacılık;... arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olduğu, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğu, bu nedenle; taşıma esnasında meydana gelen hasar ve ziyan CMR Konvansiyonunda (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, davaya konu tarafların her ikisinin de taşıma firması olduklarının tespit edildiği, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımacılıklarda CMR Md. 40 hükmüne göre taşıyıcılar kendi aralarında (CMR Md. 37. ve 38. madde hariç) bağlayıcı hükümler üzerine anlaşmakta serbest oldukları, CMR 37. ve 38. Maddeler taşıma süresi ile ilgili hükümler içermediğinden tarafların kendi aralarında taşıma (transit) süresinin belirlenmesi konusunda bağlayıcı hükümlerle anlaşma yapmalarının mümkün olduğu, taraflar arasında yapılan 20.02.2024 tarihinde e posta üzerinden yükleme anlaşmasına (taşıma sözleşmesi) göre; 22.02.2024 tarihinde alınan yüklerin 05.03.2024 tarihinde ...” e ulaşmaları durumunda yükün davacı taşıma firması tarafından alıcısına 7 gün geç teslim edildiği kanaatine varıldığı, taraflar arasında 20.02.2024 tarihinde e posta üzerinde yaptıkları taşıma anlaşmasında; ...şehrinde 2. adreste bulunan yükü alması konusunda herhangi bir maddenin yer almadığı, sonrasında taraflar arasında yapılan taşıma anlaşmasında herhangi bir ekleme yapılmadığı, tarafların ... şehrinde 2. adreste bulunan yükün alması konusunda herhangi bir ek ücret konusunda yaptıkları anlaşma veya e posta yazışmasının da tespit edilemediği, bu nedenle; davalı tarafın, davacı taşıma firmasının Magdeburg/Almanya şehrinde 2. adreste bulunan yükün almadığı için katlanmak zorunda kaldığını beyan ettiği 2.200 Euro ek navlun bedelinden davacı taşıma firmasının sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığı, dava dosyasında; gümrük müdürlüğü tarafından araçların halatlarının kesik olduğuna dair herhangi bir belge veya tutanak, alıcı veya alıcı adına hareket eden gümrük müşavirliği tarafından gümrük müdürlüğüne yazılmış herhangi bir beyan, alıcı veya alıcı adına hareket eden gümrük müşavirliği tarafından gümrük müdürlüğüne bir ceza ödenmiş ise buna ilişkin herhangi bir ceza makbuzu tespit edilemediği, bilirkişi heyetinde uzmanlık alanı gümrük konuları olan bilirkişi olmaması nedeniyle de 05/03/2024 tarihinde ...' e ulaşan araçlardaki yüklerin alıcı veya alıcısı adına hareket eden gümrük müşaviri tarafından neden 26.03.2024 ve 28.03.2024 tarihlerinde alabildiğine dair bilirkişi heyetinde herhangi bir kanaat oluşmadığı, Mahkemenin, 05.03.2024 tarihinde ...'e ulaşan araçlardaki yüklerin 26.03.2024 ve 28.03.2024 tarihlerinde alıcısı tarafından teslim alınmasına, araç halatlarının kesilmiş olarak gümrük müdürlüğüne girmesinin sebep olduğunu taktir etmesi durumunda, taşıma araçlarının güvenli bir şekilde varış noktasına ulaşmasında sorumlu olan davacı taşıma firmasının gecikmelerden sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, davalı tarafından, ... ülkesinde gelen yükleri almak için bekleyen araçlara ait bekleme (demuraj) ücretinin dava dışı asıl taşıyıcıya ödediğine dair dava dosyasına fatura ve C/H sunması nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı zararı ispatladığı kanaatine varıldığı, davalı tarafından, dava dışı asıl taşıyıcıya ödenen bekleme (demuraj) ücretinin davacı taşıma firmasının talep ettiği navlun bedelinden daha yüksek olması nedeniyle; davacı taşıma firmasının davalı firmadan 5.800,00 Euro navlun nedelini talep edemeyeceği kanaatine ulaşıldığı, Mahkemenin, 05.03.2024 tarihinde ...'e ulaşan araçlardaki yüklerin 26.03.2024 ve 28.03.2024 tarihlerinde alıcısı tarafından teslim alınmasına, araç halatlarının kesilmiş olarak gümrük müdürlüğüne girmesinin sebep olmadığını taktir etmesi durumunda; davacı taşıma firmasının davalı firmadan 5.800,00 Euro navlun nedelini talep edebileceği, dolasıyla; Davacının, 19.04.2024 icra takibi yaptığı, ... İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra takibi ile davalıdan 5.800,00 Euro'yu talep edebileceği, 19.04.2024 icra takip tarihi itibariyle 5.800,00 Euro ana para için “Kamu Bankalarınca Euro Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanan” faiz talebinde bulunabileceği kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile hazırlanın 06/04/2026 tarihli ek raporda; heyetlerince 04.12.2025 tarihinde hazırlanan kök raporda “Dava dosyasında araçların teslim CMR Taşıma Senetleri tespit edilemediği, bu nedenle; araçların hangi tarihte ...' e ulaştıkları tespit edilemediği, davalı tarafından araçların 05.03.2024 tarihinde ...' e ulaştıkları beyan edilmiş olup davacı tarafından da bu tarihe yapılmış herhangi bir itiraz tespit edilememiştir. Taraflar arasında yapılan 20.02.2024 tarihinde e posta üzerinden yükleme anlaşmasına (taşıma sözleşmesi) göre; 22.02.2024 tarihinde alınan yüklerin 05.03.2024 tarihinde ...'e ulaşmaları durumunda yükün davacı taşıma firması tarafından alıcısına 7 gün geç teslim edildiği kanaatine varılmıştır” tespitinin yer aldığını, Mahkemenin, Almanya ülkesinde 22.02.2024 tarihinde alınan yüklerin 05.03.2024 tarihinde ...'e ulaştıklarını (taşımacılık için düzenlenen teslim CMR Taşıma Senetleri dava dosyasında tespit edilemediğinden) taktir etmesi durumunda; CMR Madde 19 hükmüne göre yükün davacı taşıma firması tarafından alıcısına 7 gün geç teslim edildiği kanaatine varıldığı, CMR Konvansiyonu - IV. Bölüm - Taşımacının Sorumluluğu Madde 19'da "Yük kararlaştırılan zaman limiti içinde teslim edilmemiş ise veya kararlatırılmış zaman limiti olmadığı hallerde, taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman, gayretli bir taşımacıya gerekli zamanı geçiyor ise teslimde gecikme var." denildiği, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımacılıklarda; yükün alıcısına geç teslim edilmesi durumunda taşıyıcının ödeyeceğinin tazminat hüküm altına alındığını, CMR Konvansiyonu -IV. Bölüm- Taşımacının Sorumluluğu Madde 23'de"(...) 5- Gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder." denildiği, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımacılıklarda; yükün alıcısına geç teslim edilmesi durumunda CMR Md. 23/Salıcının (zarar görenin) zarara geç teslimden dolayı kanıtlaması koşulunu getirdiği, davalı tarafından, Almanya ülkesinde gelen yükleri almak için bekleyen araçlara ait bekleme (demuraj) ücretini dava dışı asıl taşıyıcıya ödediğine dair dava dosyasına fatura ve C/H sunması nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı zararı ispatladığı kanaatine varıldığı, davacının, davalıya verdiği taşıma hizmeti karşılığında tanzim edilen 04.03.2024 tarihli, ...) numaralı ve 2.900,00 EUR bedelli ve 04.03.2024 tarihli, ... numaralı ve 2.900,00 EUR bedelli faturalar karşılığı toplam 5.800,00 EUR fatura alacağını davalı firmadan talep edemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır. "Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ... Esas... Karar sayılı ilamı)" İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır: 1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır. 2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır. 3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır. 5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir. 6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir. Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 18. İcra Dairesi,... Esas sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, ihtarname, ödeme dekontları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ticari sicil kayıtları, 04/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 06/04/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı ...Şti. ile davalı ... A.Ş. firmaları arasında 20.02.2024 tarihinde e posta üzerinden Yükleme Anlaşması (taşıma sözleşmesi) yaptıkları ve taraflar arasında yapılan Yükleme Anlaşmasının dava dosyasına sunulduğu, davaya konu taşımacılık; ... arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olduğu, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğu, bu nedenle; taşıma esnasında meydana gelen hasar ve ziyan CMR Konvansiyonunda (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, davaya konu tarafların her ikisinin de taşıma firması olduklarının tespit edildiği, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımacılıklarda CMR Md. 40 hükmüne göre taşıyıcılar kendi aralarında (CMR Md. 37. ve 38. madde hariç) bağlayıcı hükümler üzerine anlaşmakta serbest oldukları, CMR 37. ve 38. Maddeler taşıma süresi ile ilgili hükümler içermediğinden tarafların kendi aralarında taşıma (transit) süresinin belirlenmesi konusunda bağlayıcı hükümlerle anlaşma yapmalarının mümkün olduğu, taraflar arasında yapılan 20.02.2024 tarihinde e posta üzerinden yükleme anlaşmasına (taşıma sözleşmesi) göre; 22.02.2024 tarihinde alınan yüklerin 05.03.2024 tarihinde Erenköy / Tasiş” e ulaşmaları durumunda yükün davacı taşıma firması tarafından alıcısına 7 gün geç teslim edildiğinin anlaşıldığı, ... ülkesinde 22.02.2024 tarihinde alınan yüklerin 05.03.2024 tarihinde ...'e ulaştıklarından CMR Madde 19 hükmüne göre yükün davacı taşıma firması tarafından alıcısına 7 gün geç teslim edildiği kanaatine varıldığı, CMR Konvansiyonu - IV. Bölüm - Taşımacının Sorumluluğu Madde 19'da "Yük kararlaştırılan zaman limiti içinde teslim edilmemiş ise veya kararlatırılmış zaman limiti olmadığı hallerde, taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman, gayretli bir taşımacıya gerekli zamanı geçiyor ise teslimde gecikme var." denildiği, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımacılıklarda; yükün alıcısına geç teslim edilmesi durumunda taşıyıcının ödeyeceğinin tazminat hüküm altına alındığını, CMR Konvansiyonu -IV. Bölüm- Taşımacının Sorumluluğu Madde 23'de"(...) 5- Gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder." denildiği, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımacılıklarda; yükün alıcısına geç teslim edilmesi durumunda CMR Md. 23/Salıcının (zarar görenin) zarara geç teslimden dolayı kanıtlaması koşulunu getirdiği, davalı tarafından, ... ülkesinde gelen yükleri almak için bekleyen araçlara ait bekleme (demuraj) ücretini dava dışı asıl taşıyıcıya ödediğine dair dava dosyasına fatura ve C/H sunması nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı zararı ispatladığı değerlendirilmekle; davacının, davalıya verdiği taşıma hizmeti karşılığında tanzim edilen 04.03.2024 tarihli, ...) numaralı ve 2.900,00 EUR bedelli ve 04.03.2024 tarihli, ... numaralı ve 2.900,00 EUR bedelli faturalar karşılığı toplam 5.800,00 EUR fatura alacağını davalı firmadan talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. 06/04/2026 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak; yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı tarafça ispat olunamayan davanın reddine, davanın reddine karar verildiğinden İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine, davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.435,66-TL ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.051,06-TL harcın mahsubu ile artan 2.319,06-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/04/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.