SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/129 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/129

Karar No

2026/462

Karar Tarihi

14 Mayıs 2026

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/129 Esas KARAR NO : 2026/462 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 16/02/2026 tarihli dava dilekçesinde; Dava konusu ... Şirketi (Mersis No:...) tasfiyenin 18/04/2024 tarihinde sicil kaydı ticaret sicilinden terkin olunduğunu, sona erdiğini, böylece şirket tüzel kişiliği sona erdiğini, Müvekkilinin belirtilen şirketten olan alacağının tahsiline yönelik olarak ... 37. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında ilamlı takip başlatıldığını, ancak şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin anlaşılması üzerine ilgili icra dairesinden ihya davası açmak üzere süre verilmesinin talep edildiğini, belgelerden görüleceği üzere icra dairesince talebinin kabul edilmesi üzerine iş bu ihya davasının açılmasının hasıl olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebileceği hükme bağlandığını, anılan kanun maddesinin gerekçesinde şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu ise denilerek bu gibi durumda şirketin yeniden tescilinin istenebileceği yasa ile hükme bağlandığını, anılan Kanunun Geçici 7. maddesinde ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğini belirtildiğini, bu sebeple şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması şirket alacaklılarının alacağının düşmesine sebep olmadığını, tasfiye işlemlerinin bittiğini, ticaret sicilden terkin edilmiş bir şirketin bu süreçten sonra da birtakım hak, alacak ve borçları ortaya çıkması durumunda şirketin geçici tescili (ihya) ile bu sorunun giderileceğini, ... Şirketinden olan alacağımız sonuçlanıncaya kadar söz konusu şirketin yeniden tesciline, Tasfiye Memurunun kusurunun gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye memuruna usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, tasfiye memuru vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde; Şirket Tasfiyesinin usulüne uygun yürütüldüğünü, müvekkilinin tasfiye sürecini 6102 sayılı TTK ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümleri gereğince eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yürütmüş, ilanlar yasanın emrettiği süreye uyarak yapıldığını ve alacaklıların başvurması için kendilerine gazete ile çağrılar yapıldığını, bu süreçte alacaklıların zararına hiçbir işlem yapılmamış olduğunu, ilan aralıkları yasal zorunluluktan uzun tutularak mağduriyet oluşması engellendiğini, ayrıca tasfiye işlemlerinin, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Ticaret Odası Başkanlığı denetimi altında yürütülmüş olduğunu, Türkiye’nin en köklü kurumsal yapılarından biri olan Ticaret Odası’nın süreçleri tamamen hukuka uygun ve titizlikle gerçekleştirdiğini, davacı tarafça açılan haksız davalar yüzünden, şirketlerin kapanmak zorunda kaldığını, Müvekkili şirketi tasfiye ederken mallarını muvazaalı şekilde elinden çıkarmadığını, işçilerin tazminatları, devlete olan sigorta ve vergi borçlarını ödeyerek borçsuz bir şekilde kapanışının sağlandığını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 14/05/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Davadan feragat HMK. nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde, davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Feragat nedeniyle davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesince hesaplanan 732-TL maktu karar harcı peşin alınmış olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı Tasfiye Memuru ve davalı ... Sicil Müdürlüğü kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/05/2026 Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.