İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/474 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/474
2026/409
28 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/474 Esas KARAR NO : 2026/40 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2024 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; huzurdaki davanın, belirsiz alacak dava türünde ikame edildiğini, müvekkilinin aracındaki değer kaybının uzman bilirkişi vasıtasıyla hesaplanması gerektiğini, müvekkiline ait aracın tamirde kaldığı sürede emsal içtihatlar doğrultusunda müvekkiline ödenecek araç mahrumiyet bedelinin uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin kaza tespit tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere, 25/06/2023 tarihi saat 23.40 sularında ... Model .... plakalı aracı ile ana yol üzerinde normal hızda ve şeridinde seyir halinde iken bir anda tali yoldan gelen ve davalı ... kullanımındaki ... plakalı aracın, kontrolsüz olarak ana yola çıktığını ve müvekkilinin aracının ön kısmına çarptığını, ... plakalı aracın aniden yola çıkarak müvekkilinin aracına çarpması anında, müvekkilinin arkasından gelen ve takip mesafesini korumayan davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın da müvekkiline ait aracın arka kısmına çarptığını, ...plakalı davalı ... kullanımındaki aracın, diğer davalı ... adına kayıtlı olduğunu ve ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı olduğunu, ... plakalı aracın, davalı ... adına kayıtlı olduğunu ve ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı olduğunu, 3 aracın karıştığı trafik kazasında, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkiline ait aracın, kaza sırasında 321.240 kilometrede olduğunu, 25/06/2023 tarihinde müvekkilin aracında meydana gelen hasar neticesinde; müvekkilinin aracının 25/06/2023 tarihinden 26/08/2023 tarihine değin tamir edilmek amacıyla serviste kaldığını, bu sürede aracını kullanamayan müvekkili lehine günlük araç kiralama ücretleri nazarından yapılacak hesaplama neticesinde belirlenecek bedelle ikame araç ücreti taleplerinin olduğunu, müvekkiline ait aracın, 25/06/2023 tarihli kazadan evvel herhangi bir kazasının yahut değişen parçasının bulunmadığını, ancak 25/06/2023 tarihli kaza akabinde müvekkiline ait aracın orjinal pek çok parçasının muadili ile değiştirildiğini, araç üzerindeki kazadan kaynaklanan maddi hasarın, tramer kaydına işlendiğini, müvekkilinin beyanı doğrultusunda; müvekkiline ait araçta huzurdaki kaza sebebiyle değişen parçaların kazadan evvel orijinal halde iken; kaza sebebiyle zarar gören orijinal parçaların yerine muadilinin takıldığını, bu sebeple müvekkiline ait araçta orijinal parçaların muadil parçalarla değiştirilmesi sebebiyle araç parça analizi yapılarak hesaplanacak bedeli nispetinde maddi tazminat taleplerinin olduğunu, 25/06/2023 tarihli kaza akabinde müvekkilinin yaşadığı korku, elem, acı ve ızdırap neticesinde müvekkillerinin psikolojisinin bozulduğunu, müvekkilini kaza anında gören 3. kişilerin " bu kazadan sağ kurtulman mucize" dediklerini, müvekkilinin kaza sırasında 2 aracın ortasında kalması neticesinde büyük bir gürültü eşliğinde şok üstüne şok yaşadığını, müvekkiline ait aracın, müvekkili için oldukça değerli olduğunu, müvekkilinin gece gündüz çalışarak elde ettiği gelirden; gereğinde yeme içmesinden, sosyal hayatından fedakarlık ederek para biriktirdiğini ve ...plakalı aracı alabildiğini, bu sebeple; müvekkiline ait ... plakalı aracın neredeyse pert haline gelmesi sonucunu doğuran huzurdaki dosyaya konu kazanın, müvekkilini derinden etkilediğini, açıklanan sebeplerle müvekkili lehine manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, davalı ... Sigortaya ait İnternet sitesi üzerinden ... tarihinde başvuru yapıldığını, başvuruları üzerine ... numaralı hasar dosyasının açıldığını ve 30/05/2024 tarihinde kendilerine ait hesap numarasına 11.000,00 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye 07/06/2024 tarihinde ... uzantılı mail adresi kanalıyla itiraz edildiğini ancak itiraz dilekçelerine yanıt verilmediğini, davalı ... Sigorta yönünden davalıya ait İnternet sitesi üzerinden 27/12/2023 tarihinde tarihinde başvuru yapıldığını, aynı zamanda tarafımıza ait ... uzantılı mail adresi üzerinden davalıya ait ... uzantılı mail adresine gönderilen e-mail kanalıyla başvuru yapıldığını, başvuruları üzerine davalı ... Sigorta 'nın, müvekkiline ait hesap numarasına 24/01/2024 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yaptığını, Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye 15/03/2024 tarihinde ... uzantılı mail adresi kanalıyla itiraz edildiğini ancak; itiraz dilekçelerine yanıt verilmediğini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının ve maddi hasarın tazmini için 01/12/2023 tarihinde dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı, ikame araç ücreti ve diğer maddi zararların giderilmesi ve manevi tazminat talebi hususunda anlaşmaya varılamadığını, bildirerek müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporundan sonra artırılmak kaydıyla; şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi; diğer davalılar yönünden 25/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmese, müvekkilinin aracını kullanamadığı 63 günlük süre boyunca hak kazandığı ikame araç ücretinin, araç kiralama bedelleri nazarında hesaplanması neticesinde artırılmak kaydıyla; şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi; diğer davalılar yönünden 25/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiine ödenmesine, müvekkilinin aracındaki orijinal parçaların huzurdaki dosyaya konu kazada zarar görmesi ve yerine muadillerinin takılmış olması sebebiyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi; diğer davalılar yönünden 25/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesi, müvekkilinin huzurdaki dava konu kaza sebebiyle uğradığı elem, acı ve ızdırabın bir nebze telafisi amacıyla 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı asillerden 25/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş: vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacının dilerse kısmi dava olarak davasını açması mümkün iken davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hatalı olduğunu, işbu sebeple menfaat yokluğu nedeni ile belirsiz alacak davasının reddinin gerektiğini, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkemenin davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi 'ne gönderilmesini talep ettiklerini, öncelikle, Karayolları Trafik Kanunu 91. Madde gereği ve aynı kanunun 85. Maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen müvekkili şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 120.000,00 TL olduğunu ancak Karayolları Trafik Kanunu 86/2. Madde ve Türk Borçlar Kanunu 52. madde gereği müvekkilinin, doğan zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, başvuru sahibinin talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından ... nolu dosya açıldığını, aracın hasarı için 11/10/2023 tarihinde 44.515,39 TL davacıya tazminat ödemesi yapıldığını, işbu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi ve davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğundaki tüm borcu mevzuat ve hakkaniyet gereği yerine getirdiğini, davacının herhangi bir zararı ve bakiye alacağı talep hakkının mevcut olmadığını, dava dilekçesinde "kaza sebebiyle zarar gören orijinal parçaların yerine muadili takılmıştır. Bu sebeple; müvekkile ait araçta orijinal parçaların muadil parçalarla değiştirilmesi sebebiyle araç parça analizi yapılarak hesaplanacak bedel nispetinde maddi tazminat talebimiz vardır." şeklinde talepte bulunulduğunu ve aracın hasarı için tazminat talep edildiğini, davacının herhangi bir zarının mevcut olmadığı gibi iddialarını da ispatlayamadığını, davacının aracının 2000 model ve yüksek kilometreli bir araç olduğunu, mevzuat gereği Genel şartlar hükümlerine göre üç yıl üzeri araçlarda orjinal parça değişim onarım şartının olmadığını, yine Trafik Poliçesi Genel Şartları B.2.2. maddesi uyarınca sigortacının araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlar çerçevesinde belirlenecek miktara göre ödeme yapma hakkının mevcut olduğuna ilişkin olarak davacıya ait ... numaraya SMS yolu ile bildirimde bulunulduğunu ve iskonto uygulandığını, dolayısıyla anlaşmalı onarım merkezi parça, tedarik, işçilik ve %27 iskonto oranı ile ücretlerin müvekkili şirket için geçerli olması gerektiğini, ayrıca davacının zararını ispatlayamadığını, herhangi bir fatura ve ödeme belgesi veyahut aracın hasarının daha yüksek olduğuna iddia ettiği zararın olduğuna dair somut belge sunmadığını, afaki ve soyut iddialar ile maddi tazminat talebinde bulunulmasının kötü niyetli olduğunu, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirkete yapılan değer kaybı başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından ... nolu dosya açıldığını, dosya kapsamında aracın sol ön çamurluk ve motor kaputunda evvelce hasarlandığını gösteren yüksek macun kalınlığının bulunduğunu, mevcut kazasında bu parçaların değişim işlemi görmesinden dolayı boyasız değişim olarak değerlendirildiğini, aracın değer kaybı için 30/05/2024 tarihinde 11.000 TL davacı vekiline ödendiğini, işbu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi ve davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğundaki tüm borcu mevzuat ve hakkaniyet gereği yerine getirdiğini, davacının herhangi bir zararı ve bakiye alacak talep hakkının mevcut olmadığını bildirerek ilk itirazlarının değerlendirilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden izah ettikleri talepleri ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 31/05/2023 - 31/05/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline ilişkin olarak davacı asile 13/09/2023 tarihinde 17.496,28 TL ve değer kaybına ilişkin olarak davacıya 24/01/2024 tarihinde 10.000 TL ödendiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzilinin gerektiğini, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, işbu davada yetkili mahkemenin müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline ilişkin olarak davacı asile 13/09/2023 tarihinde 17.496,28 TL ödendiğini, dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, hesaplamanın tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu durumda davanın reddini, aksi halde, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini talep ettiklerini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parçanın, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirildiğini, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirildiğini, davacının aracının kaza tarihindeki yaşının 3’ten fazla olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durumun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından, davaya konu araç için değer kaybı tazminatı ödendiğini, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcunun kalmadığını, müvekkili şirket tarafından araçta oluşan değer kaybına ilişkin olarak davacıya 24/01/2024 tarihinde 10.000 TL tazminatı ödendiğini, başvuru konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini bildirerek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, davacıya ait araca davalıların kullandığı ve davalıların işleten ve sigorta poliçesini düzenleyen oldukları araçların çarpması üzerine oluşan değer kaybı araç ikame bedeli, orijinal parça kullanılmamasından doğan zarar ve manevi zararın tespit ve tahsili istemine ilişkindir. Davalı ... muhabere yoluyla gönderdiği 11.09.2024 tarihli beyan dilekçesi ile; davanın atiye bırakılmasını talebini kabul ettiğini, aleyhine herhangi bir vekalet ücreti veya yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı ... muhabere yoluyla gönderdiği 11.09.2024 tarihli beyan dilekçesi ile; davanın atiye bırakılmasını talebini kabul ettiğini, aleyhine herhangi bir vekalet ücreti veya yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı ... muhabere yoluyla gönderdiği 20.09.2024 tarihli beyan dilekçesi ile; davacının kendisi hakkında davanın atiye bırakılmasına ilişkin talebine herhangi bir itirazının bulunmadığını davanın şahsı yönünden atiye bırakılmasını kabul ettiğini kabul ettiğini bildirerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Mahkememizin 2024/474 Esas sayılı dosyasından davalılar ..., ... ve ...'ya yönünden tefrik yapılarak mahkememizin 2024/726 Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememiz dosyasına hasar bilirkişisi ... ile sigorta bilirkişisi ... tarafından sunulan 30.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " 29.06.2023 tarihli dava konusu trafik kazasında, • ...plakalı aracın sürücüsü ...’ nın 75% oranında kusurlu olduğu, • ... plakalı aracın sürücüsü ...’ in 25% oranında kusurlu olduğu •... plakalı aracın sürücüsü ...’ un kusursuz olduğu, • ... plakalı aracın onarımında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklanan zararının 4.912,68 TL olduğu, •... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 21.000,00 TL olduğu, • Makul onarım süresince araçtan yaralanamaması nedeniyle meydana gelen davacı zararının 17.000,00 TL olduğu, • Davacı mağdur aracın hasar onarım bedelinin sigorta şirketi tarafından sağlanmamış olması durumunda, Yargıtay içtihatları doğrultusunda, KDV dahil, iskontosuz, orijinal parça değeri üzerinden hesaplanması gerektiği, • Araç mahrumiyet bedelinin “karayolları motorlu araçlar zorunlu malı sorumluluk (trafik sigortası)” genel şartları kapsamında olmadığı, bu nedenle araç mahrumiyetinden doğan zararlardan sigorta şirketlerinin sorumlu olmadığı kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyasına trafik bilirkişisi olarak İsmet Akıl, makine mühendisi ...ve sigortacı bilirkişi ... tarafından sunulan 06.10.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; " A – ... Plakalı otomobil sürücüsü ...’in maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu, B –... plakalı otomobil sürücüsü ...’nın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 ( yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, C – ... plakalı otomobil sürücüsü ... maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. D- Her 2 trafik poliçesinin de kaza tarihinde geçerli olduğu, zorunlu mali mesuliyet poliçesi şartları gereği araçta önce orijinal parça kullanımının gerektiği lakin aracın model yılı itibariyle orijinal parça tedariğinin kanuni olarak zorunluluk olmadığı, bulunmasının zor olduğu, aracın geçmiş hasarları ve kilometresi dikkate alındığında çıkacak orijinal parça maliyetinin gereksiz olduğu, E- Aracın kaza sırasında 23 yaşında olduğu bu aracın kanunen orijinal parçasının tedarik edilemeyeceği kanuni orijinal parça tedarik süresinin satış sonrası hizmetler yönetmeliğine göre en fazla 10 yıl olduğu, davalı ... sigortanın sorumluluğundaki hasar onarımında orijinal parça kullanıldığı, davalı ... sigortanın sorumluluğundaki hasar onarımında eşdeğer parça kullanıldığı, Araç üzerinde 2 ayrı sigorta şirketinin hasar onarımı olduğu, orijinal parçaya göre ... sigortanın 110 TL, ... sigortanın 7.041,40 TL fazladan indirim yaptığı, ... sigortanın Yapılacak Onarımın maddi tarafıyla alakalı olarak davacıyı SMS ile bilgilendirdiği, Davacının onarımı yaptırdığı yerin her ikisi sigortayla da anlaşması olmadığı, Faturaların tamamının davacı adına keşide edildiği bu sebeple davacının kendi keyfiyetinde parça tedariği yaptığının anlaşıldığı, bu nedenle orijinal parça kullanılmadığı için sigorta şirketlerine Orijinal parça ile onarım yapılmadığı için zarar kaynaklı husumet yönlendirmesinin mümkün görülmediği, F- Aracın geçmişindeki hasarlar, yaşı kilometresi gözetildiğinde değişen parçaların araca kıymet kazandırdığı, zaten bu parçaların daha evvelden hasarlı ve onarımı olduğunun görüldüğü, aracın geçmişi sebebiyle dava konusu kazada piyasa şartlarına göre değer kaybı yaşamayacağı, ancak teorik olarak bir hesaplama yapılabileceği, genel şartlar hesaplama metoduna göre yapılan değer kaybı hesabında araçta 20.838 TL teorik değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği, 21.000 TL değer kaybı ödemesi aldığı görülen Davacının bakiye değer kaybı zararı olmadığı, G- Davayı konu hasar onarımının 10 gün süreceği ve bu sürede araçsız kaldığı anlaşılan davacının 8.000 TL mahrumiyet zararı oluştuğu, H- Dava konusu 25.06.2023 tarihli üç araçlı maddi hasarlı trafik kazası sonucu hasar gören davacı ...’e ait ... plakalı aracın hasarının onarımı ile ilgili Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) Genel Şartları kapsamında, orijinal parça ile onarım yapılmadığı için zarar kaynaklı husumet yönlendirmesinin mümkün görülmediği ve genel şartlar hesaplama metoduna göre yapılan değer kaybı hesabı sonucunda davacıya ait ...plakalı aracın bakiye değer kaybı zararı olmadığı tespitleri doğrultusunda, sigorta şirketlerinin ZMSS/Trafik poliçesinden kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı, I- Davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet ve manevi tazminat bedellerinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) teminatları kapsamında olmaması nedeniyle, sigorta şirketlerinin ZMSS/Trafik poliçesinden kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı " yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyasına trafik bilirkişisi olarak..., makine mühendisi ... ve sigortacı bilirkişi ...tarafından sunulan 02.02.2026 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; Dosya heyetimize İlk rapor ile oluşan çelişkilerin giderildiği değerlendirildiği davacı tarafça yapılan itirazların değerlendirildiği denetime elverişli kapsamlı ek rapor tanzimi için tevdi edilmiştir. Kök rapordaki tespitlerde bir Değişiklik bulunmamakta olup ilk raporla karşılaştırma ve nihai tespitlerimizin: İlk alınan bilirkişi raporunda davacıya %25 kusur taksiminin, dayanak gösterilen hız hesaplaması için uygun şartlar oluşmadığından tarafımızca % 0 olarak değerlendirildiği davacının kusuru olmadığı, Orijinal parça, muadil parça kullanımı ve indirim kaynaklı gerçek zararın, ilk bilirkişi raporunda 4.912,68 TL olarak tespit edilmiş olduğu , davalı ... sigorta tarafından 110,24 TL, davalı ... sigorta tarafından 7.041,40 TL indirim yapılmış oluşu açık olsa da heyetimizce özellikle ... tarafından SMS bilgilendirmesi yapılmış olması, aracın 23 yaşında olması ve bu SMS konusuda itiraz görülmemiş olması da beraberce değerlendirilerek Davacının zararı olmadığı, Çünkü zararın kişinin mal varlığındaki azalma olduğu, Davacının yapılan indirimleri zaten ödememiş olması sebebiyle malında bir azalma meydana gelmediği, dolayısıyla zararı oluşmadığı, aracın daha önceden 4 kasko kayıtlı bir trafik kayıtlı kazası bulunduğu, 2008 ile 2020 yılları arasında hiçbir kazası görülmediği, bu dönemde eski sahipleri tarafından kaza geçirmiş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu bu sebeple aracın üzerindeki parçaların orijinal olduğunun ispatının araç sahibine ait olduğu , öte taraftan 23 yaşına gelmiş en az 5 geçmiş hasar kaydı olan aracın hasar onarımında kullanılacak parçaların orijinal olma zorunluluğunun, aracın ekonomik ömrü olan 10 yılı 2 kere doldurmuş olması ve artık orijinal parçaların bulunulduğunun bile mümkün olmadığı günümüzde, Önceki hasarları bir yana hasarsız dahi olsa, tek başına bile dikkate alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, Önceki raporda 21.000 TL değer kaybı hesaplaması yapılmış olduğu , Davalı sigorta şirketleri tarafından bu tutarın ödenmiş olduğu, heyetimize aracın geçmiş hasarları dikkate alındığında değer kaybı oluşmayacağı yönünde tespit yapılmış olsa da zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekindeki teorik değer kaybı hesabına göre yapılan hesaplamada 20.838-TL değer kaybı sonucuna göre daha önceki hesaplama ve ödemelerin yerinde olduğu bakiye değer kaybı bulunmadığı, İlk raporda makul onarım süresi 8 gün iken heyetimizce 2 ayrı kaza ve sigorta şirketi olması sebebiyle 10 gün makul onarım süresi tespiti yapıldıldığı, ilk bilirkişi raporunda 23 yaşındaki aracın yerine son model otomatik vitesle araçların emsal olarak kabul edildiği fakat heyetimizce yapılan hesaplamada aracın yaşı ve kullanılmış düzeyi dikkate alınarak aslında emsal olduğu yeni kasa giriş segmenti araçlar üzerinden ve gerçek kaza tarihindeki fiyat listesinden hesaplama yapılmış olduğu, bu nedenle makul onarım süresi boyunca 17.000 TL olarak ilk raporda hesaplanan mahrumiyet zararına katılmamış olmamızla tutarı 8.000 TL olarak sayın mahkemenin takdirlerine arz ettiğimizi Sayın mahkemenin takdirlerine arz ederiz." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 25/06/2023 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ...'nın sürücüsü, davalı ...'nın maliki olduğu ...plakalı araç ve davalı ...'un maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araçların çarpışması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, ... plakalı araç yönünden araç maliki ile davalı ... Sigorta arasında düzenlenmiş kaza tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, ... plakalı araç yönünden araç maliki ile davalı ... Sigorta arasında düzenlenmiş kaza tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, dava dilekçesinde kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara ilişkin orjinal parça kullanılmadığı, muadil parça kullanıldığı davacının zararının bulunduğu beyan edilerek maddi tazminat, değer kaybı bedeli, ikame araç bedeli ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davaya konu kazaya ilişkin davacı tarafça sigorta şirketlerine başvuruda bulunulduğu, davalı ... Sigorta tarafından dava açılmadan önce davacıya 44.515,39 TL hasar ödemesi, 11.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davalı ... Sigorta tarafından davacıya 17.496,28 TL hasar ödemesi, 10.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davacıya sigorta şirketlerince toplam 21.000 TL değer kaybı ödemesi, 62.011,67 TL hasar ödemesi yapıldığı, davacı tarafça dosyamıza sunulan 02/09/2024 dilekçe ile davalı gerçek kişiler ..., ... ve ... yönünden davanın geri alınmasına ilişkin talepte bulunulduğu, davalılara 6100 sayılı HMK'nun 123.maddesi kapsamında muvafakatlerinin olup olmadığının sorulduğu, bu davalılar tarafından davanın geri alınmasına muvafakat ettiklerini beyan ettikleri, davalıların bu beyanları doğrultusunda bu davalılar yönünden tefrik kararı verilerek mahkememizin ... Esas ...Karar sayı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dosyamızda davalı olarak kalan sigorta şirketleri yönünden yargılamaya devam edildiği, kusur oranlarının tespiti ve davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının tespiti hususunda bilirkişi heyetinden 30/05/2025 tarihli raporun alındığı, bu raporda ... plakalı aracın sürücüsü ...’nın 75% oranında kusurlu olduğunun,... plakalı aracın sürücüsü...’ in 25% oranında kusurlu olduğunun, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ un kusursuz olduğunun,...plakalı aracın onarımında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklanan zararının 4.912,68 TL olduğunun, ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 21.000,00 TL olduğunun, makul onarım süresince araçtan yaralanamaması nedeniyle meydana gelen davacı zararının 17.000,00 TL olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, bu rapora itiraz edilmesi üzerine teknik yönden itirazların değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, 06/10/2025 tarihli raporda ...plakalı aracın sürücüsü ...’nın % 100 oranında kusurlu olduğunun, ...plakalı aracın sürücüsü ...’ in kusursuz olduğunun, ...plakalı aracın sürücüsü ...’ un kusursuz olduğunun, ... plakalı aracın yaşı itibariyle orjinal parça bulunmasının zor olduğunun, faturaların tamamının davacı adına düzenlendiğinin, parça tedarikinin davacının keyfiyetinde yapıldığının bu nedenle onarımında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklanan zararının bulunmadığının,... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 20.838,00 TL olduğunun, makul onarım süresince araçtan yaralanamaması nedeniyle meydana gelen davacı zararının 8.000,00 TL olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, iki farklı bilirkişi heyetinden alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve itirazların değerlendirilmesi için ikinci heyetten ek rapor alındığı ek raporda kök rapordaki tespitlerde bir değişiklik bulunmadığının belirtildiği, davacının talep ettiği tazminat kalemleri yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapıldığında davacı tarafın bu dosyadan tefrik edilen davalı gerçek kişiler ..., ... ve ...'dan manevi tazminat talebinde bulunulduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketleri yönünden değerlendirme yapılmadığı, davacının ikame araç bedeli talebi yönünden davalı sigorta şirketlerine karşı kazaya karışan araçlara ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava açıldığı, ikame araç bedeline ilişkin tazminat talebinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davalılar sigorta şirketlerine karşı bu tazminat talebinde bulunulamayacağı, değer kaybı bedeli yönünden ilk heyet tarafından 21.000 TL tespit edildiği, ikinci heyet tarafından 20.838,00 TL tespit edildiği arada fazla farkın bulunmadığı tespit edilen miktarların yakın olduğu, sigorta şirketlerince değer kaybı yönünden ödenen tazminat toplamıyla birlikte davacının değer kaybı tazminatı alacağının kalmadığı, davacının orjinal parça yerine muadil parça kullanıldığından aradaki farka ilişkin zarar talebi yönünden ikinci heyetten alınan raporda ... plakalı aracın yaşı itibariyle orjinal parça bulunmasının zor olduğunun, faturaların tamamının davacı adına düzenlendiğinin, parça tedarikinin davacının keyfiyetinde yapıldığının bu nedenle onarımında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklanan zararının bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafça dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde aracın onarımına ilişkin faturaların davacı adına düzenlendiği, aracın onarımının davacı tarafça yaptırıldığı ve sigorta şirketlerince ödemelerin davacıya yapıldığı, parça seçimine ilişkin takdirin davacıda olduğu açıklanan bu nedenler ve ikinci heyetten alınan kök ve ek raporda tespit edilen diğer hususlarla birlikte değerlendirildiğinde davacının orjinal parça kullanılmadığına ilişkin zarar talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcının, peşin alınan 859,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 127,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine, 5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 28/04/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.