İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/335 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2026/335
2026/340
7 Mayıs 2026
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/335 Esas KARAR NO : 2026/340 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 24/04/2026 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 Mahkememizde dosya üzerinden görülmüş olan "Alacak" davasının yapılan yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen 11.06.2024 tarihli ... BİRLİĞİ PROTOKOLÜ (=Sözleşme) başlıklı okul yönetim sistemi, ödev gönderme modülü, Kart numarası üretim ve takip modülü, digital kütüphane/depo modülü ve ... label süreçlerini kapsayan Sözleşme gereğince Müvekkilin tüm edimlerini ifa ettiği, müvekkil tarafından imal edilip davalıya satılan ve teslim edilen Sözleşme konusu ürün/hizmet, halihazırda “ .... ....com.tr” internet adresi üzerinden davalıca aktif olarak kullanılmakta ve yararlanılmakta olduğu, sözleşmenin Ödeme ve Finansal Koşullar başlıklı 5. Maddesi gereğince 65.000-USD sözleşme bedelinin muhtelif vade ve taksitler halinde davalıca ödenmesi kararlaştırıldığı, Davalı 2024/Ekim, Kasım ve Aralık döneminde sözleşmesel ödeme taahhüdü gereğince 30.000-USD ödemesi gerekirken borcuna karşılık sadece 24.02.2025 günü 823,68-USD’ye tekabül eden 30.000,00-TL ödeme yapmış olup, bakiye 56.676-USD borcunu vadelerinde ödeme yükümlülüğüne riayet etmediği, müvekkilce keşide edilen ve Beyoğlu ... Noterliğince ... yevmiye no.su ile onanan 24.03.2025 tarihli İhtarname ile bakiye borcunu ödemesi hususunda davalı yazılı olarak uyarılmışsa da, bir sonuç alınamadığından dava açmak zorunluluğunun doğduğu, müvekkilce alacağının tahsili ve taraflar arasındaki ihtilafın sulhen çözümü için İSTANBUL ARABULUCULUK MERKEZİNE başvurulmuş olup, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından 29.12.2025 tarihinde anlaşamama son tutanağının tanzim edildiği, arz edilen sebeplerle; müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Taraflar arasında akdedilen 11.06.2024 tarihli İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ başlıklı Sözleşmeden kaynaklanan Müvekkilin bakiye 56.676,00-Amerikan Doları (USD) tutarındaki alacağının 11.06.2024 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Amerikan doları mevduatına uyguladıkları faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, HMK.’nun 389. ve devamı maddeleri gereğince teminatsız veya uygun göreceği teminat mukabilinde davalının adına kayıtlı gayrımenkullerinin ve vasıtalarının 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşbu dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında akdedildiği beyan edilen 11.06.2024 tarihli "iş birliği protokolü" başlıklı sözleşmeden kaynaklandığı iddia edilen bakiye 56.676,00 USD tutarındaki alacağın 11.06.2024 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Amerikan doları mevduatına uyguladıkları faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine yönelik alacak davasına ilişkindir. 26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. TTK'nun 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir. Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Davalı ...'in, gerçek kişi sıfatıyla tacir olup olmadığına dair mahkememizce yapılan araştırmalar sonucunda, ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün dosya arasında yer alan müzekkere cevabında; "... Vergi Kimlik Numaralı ...'in ticari faaliyetinin bulunmadığı sadece potansiyel numarasının bulunduğu görülmüş olup Sicil Ekran Görüntüsü yazımız ekinde sunulmuş olup..." şeklinde bilgi verilmiş olması karşısında vergi mükellefi olmayan davalı ...'in, gerçek kişi tacir sıfatına haiz olmadığı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabında da davalı ...'in gerçek kişi tacir olarak kaydının bulunmadığı hususunun belirtildiği, dolayısıyla somut yargılamada her iki taraf tacir olmadığı gibi somut davanın konusu itibariyle mutlak ticari davalar arasında da düzenlenmediği anlaşılmakla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup mahkememizin görev alanında değildir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. Sonuç olarak, HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince işbu davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ve sair hususlara ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa ve Mahkememizin görevsiz olduğunun tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi halinde bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde tarafların Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nın 20. maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 07/05/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.