SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/485 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/485

Karar No

2026/351

Karar Tarihi

8 Mayıs 2026

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/485
KARAR NO : 2026/351

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/05/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı aleyhine ....İcra Dairesinin 2025/... dosyası ile 79.450,00 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, 10/04/2025 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağının dosyaya sunulduğunu, taraflar arasında davalının ... Üniversitesi personeline yönelik ihale kapsamında servis taşımacılığı hizmetini davacıya gördürdüğünü, davacının hizmeti yerine getirerek hak edişlerine ilişkin faturaları düzenleyip tebliğ ettiğini, davalının ihale süresinin sonuna doğru ödemeleri keserek borcunu ifa etmediğini, faturaların süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, tarafların tacir sıfatını birlikte taşımadığını, davacının esnaf siciline kayıtlı olup işletme hesabına göre defter tuttuğunu bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığını ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davalının benzer şekilde çok sayıda servis taşımacısına karşı da icra takibine konu borçlarının bulunduğunu, davalının mal kaçırma ihtimalinin mevcut olduğunu, bu nedenle menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiğini, davalının ... Üniversitesi nezdinde ki hak ediş alacaklarının bulunduğunu ancak servis esnafına ödeme yapılmadığından kurum tarafından ödemelerin gerçekleştirilmediğini, bazı taşınmazlar üzerinde daha önce haciz konulup borçların ödenmesiyle hacizlerin kaldırıldığını, taşınmazların devredilme ihtimalinin bulunduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, İİK 67/2 gereğince alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sonuç olarak davalının icra dosyasına yaptığı itiraz iptaline, takibin devamına, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra inkar tazminatı a hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ....İcra Dairesinin 2025/... dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olmadığını, aksine davanın görevli mahkemede açılmadığı, takibe konu faturanın her iki taafın ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, esasa esasa ilişkin olarak davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının servis taşımacılığı hizmetini tam ve eksiksiz şekilde ifa ettiğini ispatlayamadığını, dosyaya sunulan faturada davalı imzasının bulunmadığını, faturanın tek başına borcun ve hizmet ifasının varlığını ispatlamayacağını, taraflar arasında aksi ilişkinin varlığını ve hizmetin ifa edildiğini ispat külfetinin davacıda olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca teslim veya hizmet ifasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacının bu yönde herhangi bir yazılı delil sunmadığını, diğer servis taşımacılarına ilişkin icra dosyalarının her birinin bağımsız olduğunu, alacağın varlığında ihtilaf bulunmayan dosyalarda ödemelerin yapıldığını, huzurdaki dosyada ise alacağın varlığının ihtilaflı olduğunu, ... Üniversitesi nezdinde ödeme yapılmamasının davacının hizmeti ifa etmediğini gösterdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte fatura bedelinin fahiş olduğunu, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, alacağın varlığı ve muacceliyetinin yargılama ile belirleneceğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, davacının haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını, bu nedenle davanın usulden, aksi halde esastan reddi gerektiğini, ayrıca davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında toplam 79.450,00TL faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından sunulan 17/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 31/10/2024 tarihli ... numaralı, "Personel Taşıma Bedeli" açıklamalı, 38.720,00 tutarlı; 30/11/2024 tarihli, ... numaralı, "Personel Taşıma Bedeli" açıklamalı, 36.960,00 TL tutarlı; 31/12/2024 tarihli ... numaralı, "Personel Taşıma Bedeli" açıklamalı, 38.720,00 TL tutarlı faturalara ilişkin kayıtların davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafından söz konusu faturalara dayanılarak icra takibinde 79.450,00 TL tutarında alacak talep edildiği görülmüş, davacının ticari defter ve kayıtları ile sunulan cari hesap dökümlerinin incelenmesi neticesinde ise, takip tarihi (24/02/2025) itibarıyla davacının davalıdan 114.400,00 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de davacı yan talebe bağlılık ilkesi gereği davalıdan 79.450,00 TL talep edebileceği; diğer yandan davalı tarafından takip tarihinden sonra dosya kapsamında yer alan ....İcra Dairesinin 202/... E.syaılı dosyasına ilişkin 14/07/2025 tarihli tahsilat makbuzu uyarınca 107.133,95 TL ve 09/01/2026 tarihli tahsilat makbuzu uyarınca 1.055,00 TL olmak üzere toplam 108.188,95 TL tutarında ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin icra dosyasına gerçekleştirildiği ve icra dosyasındaki takip borcunun bu ödemeler doğrultusunda kapatıldığı anlaşıldığı" tespit edilerek rapor düzenlenmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki (servis taşıma hizmeti ) nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki servis taşıma hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden toplam 79.450,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalının, davacıya toplamda 79.450,00-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosyada yapılan bir tahsilat bulunmadığı ödemenin dava tarihinden sonra 14.07.2025 tarihinde yapıldığı görülmekle dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra dairesi tarafından infaz aşamasında dikkate alınacağı anlaşılmış olup dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, 2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 15.890,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 5.427,23-TL harçtan peşin olarak alınan 959,56-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.467,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 23.737,46TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026 Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.