İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/948 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2025/948
2026/295
7 Mayıs 2026
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/948 Esas
KARAR NO : 2026/295 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2025
KARAR TARİHİ : 07/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 30/12/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Tarafların 01.08.2016 tarihinde 2 yıl süre ile geçerli olacak şekilde bir danışmanlık sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin, davalı şirketin uluslararası pazarlama – tanıtım işlerini yürüttüğünü ve davalı şirketin yurt dışındaki hastalarca tercih edilmesini sağladığını, sözleşmenin bedelinin 840.000 USD oduğunu, aylık bedelin 41.300 USD’ye (35.000 USD + KDV) denk geldiğini, müvekkili şirket hizmet verdiği sürece aylık 41.300 USD tutarındaki faturalarını tanzim ettiğini, çoğunluğunu tahsil ettiğini ancak bazı faturaları kısmen tahsil edememesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattığını. davalı şirketin açılan takibi gerekçe göstererek taraflar arasındaki sözleşmeyi 31.12.2017 itibarı ile feshettiğini, icra takibine de itiraz eden davalı aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmüş olan 2018/... E. Sayılı dava ikame edildiğini, dava esnasında taraflar sulh olduğunu ve davalı tarafından müvekkili şirkete 70.000 USD ödendiğini, “Sözleşmenin Süresi” başlıklı 7. Maddede; sadece belirlenen tarihlerde feshedilebileceğini, bu tarihler haricinde bir fesih yapılırsa sözleşmeyi sonlandıran tarafın bir sonraki sonlandırma tarihine kadar olan maddi yükümlülüklerini yerine getirmekten yükümlü olacakları belirlendiğini, davalının müvekkili şirkete 31.12.2017 – 15.02.2018 tarihleri arasındaki dönem için bedel ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davalının yükümlülüğünü şu ana dek yerine getirmediğini, bu nedenlerden dolayı; 61.950 Amerikan Dolarının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 29/01/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında danışmanlık kapsamında bir metin imzalanmış olmakla birlikte, sözleşmenin içeriği; yönlendirme, takip, organizasyon ve danışmanlık mahiyetinde olup sonuç taahhüdü içermeyen edimlerden oluştuğunu, davacının, 05.12.2017 tarihli ihtarname ile müvekkili şirkete 201.000 USD talep yönelttiğini, 29.12.2017 tarihli ihtarname ile davacıya cevap verdiklerini, sözleşmeyi 31.12.2017 tarihi itibarıyla haklı nedenle feshettiğini bildirdiğini, davacının icra takibi başlattığını, takibe itiraz ettiklerini ve itirazın iptali davası açtıklarını, 2018/... E. sayılı dosya yargılaması devam ederken tarafların sulh olduğunu, 15.09.2022 tarihli Sulh ve İbra Protokolü imzalandığını, 70.000 USD ödeme yapıldığını, davacı davadan feragat ettiğini ve icra dosyası kapatıldığını, protokolde, ödeme şartıyla tarafların birbirlerinden başkaca alacaklarının olmadığı ve birbirlerini ibra ettikleri açıkça düzenlendiğini, davacının fesih tarihinden sonraki 31.12.2017 – 15.02.2018 dönemine ilişkin 61.950 USD talep ettiğini, bu nedenlerden dolayı; zamanaşımı (TBK 147/5) nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise; sulh–ibra–feragat ve dürüstlük kuralı gereği davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : Taraflar arasındaki 01.08.2016 tarihli sözleşme ve ekleri, .... Noterliği'nin 05.12.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... Noterliği 29.12.2017 tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi, 15.09.2022 tarihli Sulh ve İbra Protokolü, Ödeme dekontları, .... İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı icra dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Tutanağı. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Org. Ltd.Şti. tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan taraflar arasındaki 01/08/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı icra takibine yönelik itirazın iptali istemine yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 04/11/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Org. Ltd.Şti. tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine sözleşmeden kaynaklanan alacağa ilişkin ihtarnameye dayalı toplam 201.059,20-$(USD) alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı ve takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı ile aralarındaki 01.08.2016 tarihli sözleşmenin belirlenen süreden önce feshi nedeniyle 31.12.2017 ile 15.02.2018 arası döneme ilişkin sözleşmeden kaynaklanan ücret alacağı istemine ilişkindir. Davacı taraf müvekkili ile davalı arasındaki karma nitelikteki danışmanlık sözleşmesi kapsamında davacı tarafça sözleşmenin belirlenen süreler dışında yapılan fesih ile sonlandırıldığından bir sonraki sonlandırma tarihine kadar olan ödemekle yükümlü olan davacı taraf bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davalının 31.12.2017 ile 15.02.2018 arası döneme ilişkin ödemekle yükümlü olduğu 61.950-$(USD)'nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise müvekkil ile davalı arasındaki sözleşme vekalet sözleşmesi olup bu nedenle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur, daha önce taraflar arasında .... Asliye Ticaret Mahkemesinde aynı sözleşmeden kaynaklı görülen davada düzenlenen bilirkişi raporunda sözleşmenin vekalet sözleşmesi belirlenmiş olup, davacı tarafça buna yönelik bir itiraz sürülmediğini, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmeden dolayı taraflar arasında sulh ve ibra protokolü düzenlendiğinden protokole göre davacının başkaca alacağının olmadığını kayda düşürdüğünü ve sözleşmeden kaynaklı alacağının bulunduğuna ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt koymadığını müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup, davacı tarafça dosyaya sunulan 27/11/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile tarafların görüşme sonunda anlaşamadıkları ve zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki 01/08/2016 tarihli sözleşme nedeniyle davalının sözleşmeyi belirlenen süreden önce feshi nedeniyle davacı tarafın talep ettiği 31.12.2017 ile 15.02.2018 arası döneme ilişkin davacı tarafın davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı varsa alacak miktarının tespiti ve bu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu tespit edildi. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı ile aralarındaki 01/08/2016 tarihli sözleşmenin sözleşmeden belirlenen fesih sürelerine uyulmadan feshedilmesi nedeniyle sözleşmede belirlendiği üzere 31.12.2017 ile 15.02.2018 arası döneme ilişkin ücrete hak kazanılmasından dolayı belirlenen döneme ilişkin sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine yönelik dava açılmış olup, davalı tarafça sözleşmenin vekalet sözleşmesi olması nedeniyle zamanaşımı itirazında ve dava konusu sözleşmeden dolayı taraflar arasında sulh ve ibra protokolü düzenlendiğini bu nedenle sözleşmeden dolayı davacıya borçlu olmadıkları savunmasında bulunulmuş olup, taraflar arasında aynı sözleşmeden dolayı görülen .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın yargılaması sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda sözleşme vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilmiş ve davacı tarafça bu hususa yönelik itirazda bulunulmamış ise de bu durumun eldeki davada davacı yönünden bağlayıcı olmayacağı açık olup, eldeki davada taraflar arasındaki sözleşmenin türü ve niteliği hususunda hukuki niteleme ve değerlendirmenin Mahkememize ait olduğu, TBK 502. maddesindeki düzenleme ile "Vekalet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme" olarak belirtilmiş olup, "Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu kapsamda taraflar arasındaki 01/08/2016 tarihli sözleşme hizmet sözleşmesi olarak düzenlenmiş ve davacı tarafça hizmet sözleşmesi olduğu ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi ile; "Danışman firma, Hastaneye Uluslararası Pazarlama Stratejilerinin oluşturulması, Uluslararası Pazarlama Direktörlüğünün kurulması, Uluslararası Tanıtım aktivitelerinin gerçekleştirilmesi konusunda hizmet verecek ve bu hizmet için Hastane'de tam zamanlı çalışacak 3 adet sektöründe tecrübeli danışman atayacaktır. Bu hizmetlere ek olarak danışman firma, Hastaneye Hizmet İhracatının desteklenmesi konusunda Ekonomi bakanlığının sağladığı teşvikler konusunda da yönlendirme ve takip yapacaktır. Buna ek olarak Hastane, Aracı firmaya ... bulunan hastanesinde bir alan kiralayacak ve bu alanı Aracı firmanın kullanımına verecektir." şeklinde sözleşmenin konusunun ve 3. madde ile de davacı şirketin yükümlülüklerin belirlendiği anlaşılmakla, sözleşmede davacı şirket danışman olarak yer almış ise de sözleşmede belirlendiği üzere davacı şirkete davalı hastanenin hizmet ihracatının desteklenmesi hususunda Ekonomi Bakanlığı'nın sağladığı teşvikler konusunda da yönlendirme ve takip yetkisi verildiği yine davacı şirketin sözleşmede belirlenen yükümlüklerine göre davalı hastanenin yabancı hastane akışının sağlanması hususunda önemli sorumluluk ve yetkiler verildiği görülmekle, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı şirketin hastane olarak faaliyet gösteren davalı şirketin yabancı hasta faaliyetleri yönünden doğrudan yönlendirme ve takip yetkisinin bulunduğu bu haliyle davacı şirketin davalı şirketin yabancı hasta faaliyetleri yönünden vekili gibi hareket ettiği anlaşılmakla bu yönüyle taraflar arasındaki sözleşmenin TBK 502. maddesindeki 1 ve 2. fıkrasındaki tanımlara uyduğu sabit olduğundan vekalet sözleşmesi olduğu kanaatine varılmakla, TBK 147 maddesi 5. bendine göre vekalet sözleşmesinden doğan alacakların zamanaşımı süresinin 5 yıla tabi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 01.08.2016 tarihinden itibaren 2 yıl süre geçerli olduğu ve davalı tarafça davacıya gönderilen .... Noterliği 29.12.2017 tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile sözleşmenin 31.12.2017 tarihi itibariyle feshedildiğinin beyan edilmesi nedeniyle sözleşmenin sona erdiği tarih olan 2018 yılı itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin 2023 yılında dolduğu ve eldeki davanın açılış tarihinin 30.12.2025 tarihi olması nedeniyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan eldeki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan maktu 732,00-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 44.685,85-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı taraflar yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 387.736,76 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya eşit şekilde verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2026 Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.