İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/281 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2025/281
2026/399
11 Mayıs 2026
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/281
KARAR NO : 2026/399
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17.05.2025 KARAR TARİHİ : 11.05.2026 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... işletmesinin davacı müvekkil şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı-borçlu ...’e ait ...plakalı araçlar ile 15.12.2020 – 09.07.2021 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiğini, davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... E. dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 22.11.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 04.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, borcun tamamına,faize ve her türlü ferilerine itiraz edildiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, Davalının malvarlığından borca yetecek kadar olan kısmının ihtiyaten haczine, davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davaya vekili cevabında özetle; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin ikamet adresinin Bursa olması nedeniyle Bursa icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin araçlarında, hızlı geçiş için, HGS ve OGS kayıtları bulunduğunu, bu kayıtların incelenerek geçiş sırasında yeterli bakiyenin olup olmadığının tespiti gerektiğini, yeterli bakiye olmasına rağmen davacı şirketin ödeme sistemlerinde ya da HGS OGS ödeme hizmeti sağlayan 3. taraf kuruluşlarının sistemlerinin hatasını ve bu geçişlerin 4 katı tutarında ki cezasını davalı müvekkil hiçbir kötü niyeti olmadığı halde ödemiş olacağını, sağlıklı bir tahsilat sistemlerinin olmadığını, HGS-OGS sisteminin sorunlu olduğunu, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı borcun (Otoyol Geçiş Ücretleri) ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 2. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 22/11/2021 tarihinde, davalı aleyhine, 226.800,50.-TL asıl alacak, 26.856,52.-TL faiz (Ticari), 4.834,50.-TL KDV olmak üzere toplam 258.491,52.-TL üzerinden üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 04/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10/12/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 17/05/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 258.491,52.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Huzurdaki dava; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Gelir İdaresi başkanlığı ... Vergi Dairesi Başkanlığı Setbaşı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 04/06/2022 tarihli cevabi yazılarından davalının vergi mükellefi olmadığı anlaşılmıştır. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davalının vergi mükellefi olmadığı, davacıdan aldığı otoyol geçiş hizmetini tamamen tüketim maksadıyla satın aldığı anlaşılmaktadır. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edildiğinden görevsizlik kararı verilmiştir. ... 12. Tüketici Mahkemesi, söz konusu araçların ticari olması nedeniyle söz konusu araçların tümünün ticari faaliyetlerin yürütülürken kullandığı izlenimini oluşturması nedeniyle 09.11.2023 tarih ve ...E.... K.sayılı kararı ile karı görevsizlik kararı vermiştir. Merci tayini nedeniyle dosyanın gönderildiği İstanbul BAM 37.HD.25.03.2025 tarih ve ...E....K.sayılı kararı ile "...Bir kişinin ticaret sicil ve/veyahut vergi mükellefiyet kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Bir kişinin esnaf sayılabilmesi için vergiye esas hasılat/satış unsuru yanında, iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Uyuşmazlık, davalı ...’e ait olan ... plakalı araçların 15.12.2020– 09.07.2021 tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yapmış olduğu iddiasından kaynaklanmaktır. Otoyoldan kaçak geçiş yaptığı iddia olunan davalıya ait olan araçlar, kamyon ve kamyonet şeklinde ticari araç olduklarına ve davalı adına kayıtlı ticari araç sayısının fazlalığına göre, davalının esnaf düzeyini aşar nitelikte ticari faaliyette bulunan tacir olduğunun kabulü ile tacirler arasındaki ihtilaftan kaynaklı ticari davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır..." gerekçesi ile dosyayı mahkememize göndermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararların direnmek mümkün olmadığından yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir. Taraflar arasında hizmetin verildiği hususunda tartışma bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davalıya ait araçların otoyol hizmeti alması nedeniyle ihlalli geçişlerin bulunup bulunmadığı, var ise borcunun miktarı noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Yetki İtirazı Yönünden; Öncelikle davalı vekili mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir, hükmü gereğince, davacının ikamet adresi Sarıyer/İSTANBUL olması karşısında mahkememizin yetkili olduğu, kaldı ki hizmetin verilmesi ile sözleşmenin fiilen oluştuğu, HMK.nun 10.maddesi gereğince de sözleşmenin ifa edildiği yerin de adliyemiz yetki alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla itiraz yerinde görülmemiştir (Emsal: Yargıtay 4. HD.nin 29.11.2021 tarih ve... E....K.sayılı Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı) Zamanaşımı Def'i Yönünden ; Alacağın TBK.nun 146.maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ihlalli geçişlerin yapıldığı tarihlerin 15.12.2020 – 09.07.2021 tarihleri arasında olduğu, icra takibinin 22.11.2021 tarihinde başlatıldığı, itiraz üzerine davanın 17.05.2022 tarihinde 10 yıllık süreler dolmadan açıldığından davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Mahkememizce alınan 24.09.2025 tarihli bilirkişi ön-raporunda özetle; Dava dosyasında yer alan belge ve kayıtların eksik olduğu, bunların tek başına hesaplamalara esas alınamayacağı, davacı vekili tarafından 24.05.2022 tarihli beyan dilekçe ekinde sunulan “CD” içeriği görüntülenemediğinden inceleme yapılamadığı, “CD” içeriği ile sunulan geçiş görüntüleri ve İhlalli Geçiş Listesi ve Sorgu Listesi içeriği dava konusu tüm bilgi ve belgelerin “FLASH BELLEK” içeriğinde sayın mahkemeye sunulması halinde yeniden inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle rapor tanzim edilebileceği yönünde ÖN RAPOR verilmiştir. Davacı vekili tarafından eksiklik giderilerek dava dilekçesi ekinde sunulan CD'nin içeriği flash bellek ile sunulmuş, dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan 08.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Karayollarına ait tüm otoyollar ile 40463465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda 6001 sayılı kanunda belirtilen şekilde geçiş ücretlerinin tahsil edildiği, 6001 Sayılı Kanun'da ve işletme protokolünde hiçbir şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine SMS, E-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili düzenlemenin bulunmadığı, davalının HGS/OGS cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığına cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu ve davalının değişik kanallardan sahipliğindeki araçların plakalarını sorgulayarak borç durumunu öğrenebileceği, HGS/OGS cihazını doğru bir şekilde kullanmak çalışır vaziyette tutmak cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olduğu, 3095 Sayılı Katma Değer vergisi Kanununun 24. Maddesinin c bendinde faiz alacağına da KDV matrahları arasında gösterildiğinden ve yaygın Yargıtay kararlarında da aynı yönde içtihatlar olduğundan davacının, davalıdan icra yoluyla tahsil edeceği faiz alacaklarından KDV tahakkuk ettirmeye ve talep etmeye hakkı olduğu, davacı firma tarafından; davalıya ait ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı,... plakalı,... plakalı, ... plakalı, 7 adet araç ile ilgili olarak 15.12.2020 - 09.07.2021 tarihleri arasında ihlalli geçiş yapıldığı, araç plakalarına bağlı olan hesaplarda geçiş tarihinden itibaren 15 gün boyunca yapılan. provizyon. sorguları larak. “ÜRÜN BAKİYE YETERSİZ, ÜRÜN KARA LİSTEDE/OGS TANIMLI OLMAYAN PLAKA” gibi açıklama ile provizyon. Sorgularının ayrı ayrı yapıldığı 15.günlük süre içerisinde tahsilat yapılmadığının görüldüğü, davalının 6001 sayılı kanuna göre geçişlerini takip eden 15 günlük yasal bir ödeme belgesine yada ekstreye rastlanılmadığı, dolayısıyla ihlalli duruma düştüğü, davalıya ait... plakalı, ... plakalı,... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, 7 adet araçlarla ile ilgili olarak 15.12.2020 - 09.07.2021 tarihleri yapılan 751 adet İhlalli geçişlerden ötürü; 45.360,10TL GEÇİŞ ÜCRETİ + 181.440,40TL (4 KATI) CEZA olmak üzere TOPLAM 226.800,50TL davalı şirketin borçlu olduğu, icra takip tarihinde istenen işlemiş faiz ve KDV hesabında bir yanlışlık bulunmadığı, asıl alacak üzerinden (TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda) % 18,25 Avans Faiz ve KDV talep edilebileceği yönünde görüş buldurulmuştur. Esas Yönünden; Bilirkişi tarafından, dava dilekçesi ekinde sunulan ihlalli geçiş görüntüleri ile diğer belge ve bilgiler incelendiğinde; davalıya ait ve raporda gösterilen plakalı araçlara ait tespit edilen dönem içindeki ihlali geçiş listesi ve sistem dökümü (Provizyon Sorgularını içeren Tablonun) bulunduğu ve dava konusu icra işlemi uygulanılan araç plakalarının aynı olduğu tespit edilmiş ve raporun 5 ile 10.sayfalarında dökümü tablo ile gösterilmiş, 12.sayfada da özet döküm verilmiştir. İhlalli geçiş sayısının 571 adet olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Yine davalı araçlarının genel itibariyle "Ürün Kara Listede, Bakiye Yetersiz Tanımlı Olmayan Plaka, Ürün İptal vb" gerekçeleriyle provizyon alınmamasından kaynaklı nedenlerle ihlalli geçişlere sebebiyet verildiği, toplam borcun 45.360,10TL.-TL (181.440,40TL.-TL + (4 kat ceza) 226.800,50TL.-TL) olduğu, bu miktarın da icra takibi ile örtüştüğü, ancak işlemiş faizin 26.856,52.-TL, KDV'nin ise 4.834,50.-TL, toplam alacağında 258.491,52.-TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bilindiği üzere, HGS ve OGS sistemleri araç içerisinde bulunan (PTT'den veya bankalardan temin edilen) araç içi ünitenin (elektronik etiketin) gişe sahasında bulunan antenler ile elektromanyetik dalga kullanarak haberleşmesi sonucu geçiş ücretinin banka hesabından otomatik olarak düşülmesini sağlayan operatörsüz geçiş ücreti toplama sistemidir. Bir nevi nakit ödeme yerine bu yolla gişelerde uzun kuyrukların oluşmasını engellemek ve fiziki paranın alınması, taşınması vb. güçlüklerin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Sistem şöyle işlemektedir. Araçlar gişelerden geçerken gişede bulunan alıcı anten araçta bulunan etiketteki çipi okumakta, bir aksilik olması ihtimaline binaen aynı zamanda ileride çıkabilecek tartışmaları çözme amaçlı aracın plaka bilgilerinin görülebildiği fotoğrafların da kameralar tarafından otomatik olarak çekildiği, aracın köprü ya da otoyola giriş yaptığı gişede etiketin okunmasıyla birlikte tüm bilgilerin kaydedildiği, araç çıkış gişesinden geçerken de aynı işlemler tekrarlandığı ve geçişin sonlanmasıyla birlikte etiket ya da karta bağlı olan hesaptan araç tipine göre belirlenmiş olan ücret tahsil edildiği, eğer hesapta bakiye yoksa bu durumda sistemin geçiş ücretini borç olarak kaydettiği herkesçe bilinen bir gerçektir. Bu borcun geçişi takip eden 15 gün içerisinde ödenmesi gerekir. Aksi halde 4 kat cezai işlem uygulanır. Araçta hem OGS hem de HGS bulunmasına rağmen hesapta para bulunsa bile OGS/HGS hesabı bulunan bankadan veya PTT şubesinden olumlu cevap gelmemesi halinde gişede bulunan görevliye nakit veya kredi kartı ile ödeme yapılabilmektedir. Ancak çoğu zaman bu durum fark edilememektedir. Hesabında veya kartında bakiyesi olduğundan emin olan kişiler, ücretin çekildiği düşüncesi ve rahatlığı ile cezalı duruma düşebilmektedirler. Bilirkişi tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belge ve bilgiler incelendiğinde; davalıya ait ve raporda gösterilen plakalı araçlara ait tespit edilen dönem içindeki ihlali geçiş listesi ve sistem dökümü (Provizyon Sorgularını içeren Tablonun) bulunduğu ve dava konusu icra işlemi uygulanılan araç plakalarının aynı olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin internet sitesinin incelenmesinde bilirkişinin de tespit ettiği üzere, davacı şirkete https://www.ysskoprusuveotoyolu.com.tr, ve borç bakiyelerinin tespiti açısından da ilgili bankalar, e-devlet, karayolları, PTT vb. Bir çok uygulamadan ve. internet adreslerinden ulaşılabilmektedir. Sitelerde ve uygulamalarda bütün uyarcı bilgilendirmelerin yapıldığı ve ihlalli sorgulamaların, plaka, vergi numarası ve TCKN numaraları üzerinden yapılabildiği, ihlalli geçiş varsa öğrenilebildiği, ve online ödeme yapılabildiği görülmektedir. Davalı vergi mükellefi olmasa da BAM kararı ile tacir olarak vasıflandırıldığından, TTK.nun 18/2.maddesi gereğince, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Araçlarda HGS veya OGS olsa bile teknik nedenlerden dolayı HGS veya OGS bakiyelerinin müsait olmamasına rağmen davacı işletmenin geçiş ücretlerini tahsil edememesinin sorumluluğu davacıya yüklenemez. Zira davalı taraf bu ödeme sistemine ilişkin hizmeti bankadan ve PTT'den almaktadır. Bu hizmetin verilmesindeki aksamaların sorumluluğu da davacıya ait değildir. Zira davalı taraf bu ödeme sistemine ilişkin hizmeti bankadan ve PTT'den almaktadır. Bu hizmetin verilmesindeki aksamalar davacıya yüklenemez. Davacının tamamen kendine ait bir ödeme sistemi bulunmamaktadır. Ödemeleri HGS/OGS sistemlerinden almaktadır. Sistem izin verirse geçiş ücretini almakta, izin vermez ise alamamaktadır. Burada bir inisiyatifi yoktur. Kaldı ki basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının belirli periyotlarla davacının internet sitesinden geçiş ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol ederek cezalı duruma düşmeme imkanı vardır. Bu ihmalin sorumluluğu da mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde davacıya yüklenemez. Çünkü, yasalarla davacı tarafa (köprü ve otoyolları işleten firmalara) ihlalli geçişleri hizmet alanlara tek tek bildirmek, ihbar etmek, buna rağmen ödeme yapılmaz ise ceza uygulamak (Trafik Ceza Tutanaklarında olduğu gibi) gibi bir yükümlülük yüklenmemiştir. Sorumluluk tamamen otoyol/köprü geçiş hizmetini alan tarafa bırakılmıştır. Her ne kadar; 01/07/2022 tarih ve 7417 sayılı yasanın 53.maddesi ile 6001 sayılı yasanın 30/5.maddesine ekleme yapılarak "...bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." hükmü hükmü getirilmiştir. Buna göre davacı firmanın ceza uygulaması yapmadan önce hizmet alan tarafa ihlalli geçiş yaptığını bildirmek zorundadır. Ancak bildirim yapılmaz ise yaptırımının ne olacağı yasada öngörülmemiştir. Tebligatların bila infaz dönmesi durumunda da ne olacağı sorusu cevapsız bırakılmıştır. Düzenleme ile yasa koyucu hizmet alan kişilere bilgi verilmesini istemektedir. Bu bilgi de ihlalli geçişten 45 gün sonra ve 4 kat cezanın uygulandığına yöneliktir. Diğer bir anlatımla yasa koyucu, işletene icra takibine başlamadan önce hizmet alan şahıslara bilgi (ceza uygulanmış haliyle) verilmesini öngörmekte ama bilgi verilmez ise bunun sonuçlarının ve yaptırımının ne olacağını söylememektedir. Bu nedenle, hizmeti alan kişi ve firmaların üzerindeki sorumluluğun (yukarıda işaret edildiği üzere) devam ettiğini söylemek mümkündür. Kaldı ki dava konusu geçişler bu değişiklikten önceye aittir. Bu nedenle davalı vekilinin bu ve benzer yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca, kaldı ki, araçta OGS/HGS bulunmasına rağmen hesapta para bulunsa bile OGS/HGS hesabı bulunan bankadan veya PTT şubesinden olumlu cevap gelmemesi halinde gişede bulunan görevliye nakit veya kredi kartı ile ödeme yapılabilmektedir. Kişi ödemeyi daha sonra yapacağını bildirmesi halinde kendisine bir belge verilmektedir. Bariyerin olmadığı yerlerde ise geçiş anında OGS/HGS bulunuyor ise ücret buradan kesilmekte ve gişe çıkışının yanındaki ışıklı tabelada durum gösterilmektedir. OGS/HGS olmaması ve teknik aksaklık nedeniyle çalışmaması halinde ise yine gişe çıkışında ihlalli geçiş yapıldığına dair ışıklı levhada uyarı yapılmaktadır. Diğer bir anlatımla geçiş yapan kişi ihlalli geçiş yapıp yapmadığını bilecek durumdadır. Bunu fark etmemek mümkün değildir. Bilirkişi raporuna göre icra takibinde istenen miktarlar ihlalli geçişlerle uyumludur. Rapora itibar etmemek için bir neden yoktur. Bu nedenle hükme esas alınmıştır. İcra takibindeki taleplerle bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan geçiş ücretlerine dayalı borca itirazı haksız olduğundan takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, Davacının ... 2. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faiz üzerinden KDV UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (258.491,52.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 51.698,30.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 17.657,55-TL olup, peşin alınan 3.121,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.535,62-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 665,00-TL, bilirkişi ücreti 13.000,00-TL'den oluşan toplam 13.665,00-TL yargılama gideri ile 80,40-TL başvuru harcı, 3.121,93-TL peşin harç toplamı 16.867,33-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/05/2026 KATİP - 310791 HAKİM - 37516 ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.