İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/284 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/284
2026/374
30 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/284 Esas KARAR NO : 2026/374 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; ...Kullanım Sözleşmeleri ve ... Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri ayrı hizmetler yönünden iki ayrı sözleşmeler olarak her bir otel için istenen hizmete göre yapıldığını, sözleşmelere uygun olarak kurulumlar ve hizmetler davalı şirkete sunulduğunu, sözleşmelere göre müvekkil şirket "servis sağlayıcısı", karşı taraf ise "otel" ismi ile belirtildiğini, taraflar arasında yapılan ...Kullanım Sözleşmesi gereğince, davacı şirket, davalı şirkete ait otel için özel olarak dizayn edilmiş otellere ve otel gruplarına çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, ... sistemleri kullanım sözleşmesi ile otelin internet sitesine online rezervasyon motoru sistemi kurmak ve otel bilgilerini girebilecekleri, rezervasyonları takip edebilecekleri kendilerine ait bir kontrol paneline erişim imkanı sağlamak olduğunu, bu şekilde davalıya ait otelin; hem kendi internet sitesi üzerinden, hem de davacının organizasyonunda bulunan diğer satış ve dağıtım kanalları aracılığıyla online rezervasyon alması amaçlandığını, davacı tarafından, davalıya ait 5 otele... Kullanım Sözleşmesi gereğince, 2 otele ise hem... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi gereğince hem de ... Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri gereğince söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmediğini, ... 14. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı şirket tarafından icra dosyasına itiraz edilmiş olduğundan, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk ile de sonuç alınamadığından iş bu itirazın iptali davasını açtıklarını, icra takibinde, davalı şirketin her bir oteli için verilen hizmet nedeni ile fatura alacakları, alacağın yanına otel ismi yazılmak suretiyle ve aşağıda fatura bilgileri yazılmak suretiyle ayrı ayrı belirtildiğini, bilgisayar kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapıldığında, davacı şirketin sözleşme doğrultusunda yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunun görüleceğini, yine sözleşmeye uygun olarak önce proforma faturalar düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, itiraz edilmediği için de bir hafta sonra faturalara düzenlenerek muhasebe programı üzerinden davalı şirkete gönderildiğini, davacının, davalıya ait 5 hoteline verdiği hizmete karşılık olarak icra takibine konu edilen fatura bedelleri alacağının mevcut olduğunu, cezai şart bedeli ödemesi taraflarca kabul edilmiş olduğundan, sözleşme süresi üç yıl uzama döneminde olduğundan bu otel yönünden 9.000 Euro cezai şart bedellerini ödemesi gerektiğini, takip talebinde otel isimleri talebin yanında yer verildiğini, davalının, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, davacıya senelik otel başı 3.000 (Üç Bin) Euro cezai şart bedeli ödemesi taraflarca kabul edildiğini, sözleşme süresi üç yıl uzama döneminde olduğundan bu otel yönünden 9.000 Euro cezai şart bedellerini ödemesi gerektiğini, takip talebinde otel isimleri talebin yanında yer verildiğini, davalının, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, davacıya senelik otel başı 3.000 (Üç Bin ) Euro cezai şart bedeli ödemesi taraflarca kabul edildiğini, sözleşme süresi üç yıl uzama döneminde olduğundan bu otel yönünden 27.000 Euro cezai şart bedellerini ödemesi gerektiğini, takip talebinde otel isimleri talebin yanında yer verildiğini, davacıya senelik 3.000 (Üç Bin)Euro cezai şart bedellerinin ödenmesi taraflarca kabul edilmiş olduğundan, sözleşme süresi üç yıl uzama döneminde olduğundan, davalının her bir otel için 9.000 Euro olmak üzere bu sözleşmeler yönünden 18.000 Euro cezai şart bedelini ödemesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeler, sözleşmelere uygun olarak düzenlenen faturalar gereğince davalı şirketin itirazının yerinde olmadığını, davacı şirketin verdiği hizmet bilgisayar kayıtları üzerinden olup, kurulumlara ilişkin olarak bilgisayar kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapıldığında davacı şirket tarafından sözleşmelere uygun olarak hizmetin verildiği ve davalı şirketin sözleşmelere aykırı davrandığı sabit olduğunu, ... 14. İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeler, davacı tarafından imzalandıktan sonra hiçbir şekilde müvekkil şirkete temsil edilmediğini, mail yazışmalarında da görüleceği üzere muhtelif zamanlarda müvekkil şirket yetkilisi tarafından sözleşmenin feshedilmek istendiğini, davacı şirket ile çalışma yapılmadığını halde fatura kesilmeye devam edildiği ve en önemlisi taraflar arasında akdedilen sözleşmenin nüshasının müvekkile gönderilmediği beyan edildiğini, nitekim müvekkil şirkete finans ve muhasebe müdürü tarafından sözleşme örneği gönderilmesinin istendiği tarih 2020 yılı olup, davacı tarafından icra takibinin başlatılmasından 3 yıl evvel, davacı tarafından sözde ihtarname gönderildiğini iddia ettikleri tarihten ise yaklaşık 1.5 yıl evveline dayandığını, e-postalarda davacı ile davalı müvekkil şirketin 2021 yılında uzlaşmaya vardığı ve davalı müvekkil tarafından cari hesapların kapatılması halinde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirket tarafından tekrardan cezai şart bedelinin davalıdan talep edilmeyeceği konusunda mutabakata varıldığını, müvekkil şirketin borcuna sadık kalmayarak sözleşme hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle aynı icra takibinde fahiş düzeylerde cezai şart bedeli talep edildiğini, davanın reddine, haksız olarak takip başlatan davacıdan %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, iddia olunan sözleşmeler çerçevesinde taraflar arasında icap ve kabul ile tamamlanıp tamamlanmadığı, en azından fiilen ve muhasebesel açıdan sözleşmenin davalı tarafından benimsenip benimsenmediği, benimsenmiş ise ne şekilde benimsendiği, bu noktada tarafların somutlaştırmış oldukları vakıa ve delillerin tarafların lehine ve aleyhine muhasebesel ve sektörel açıdan sonuç doğurup doğurmadığı, iddia olunan sözleşmeler çerçevesinde davacının düzenlediği iddia olunan faturaların taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında gözüküp gözükmediği, faturaların kesinleşip kesinleşmediği, davalı tarafından savunulan e-posta yazışmalarının içeriğinin tarafların lehine veya aleyhine muhasebesel-sektörel açıdan sonuç doğrucu nitelik taşıyıp taşımadığı, davacının iddia etmiş olduğu sözleşmeler çerçevesinde ve sözleşmeye uygun olarak davalı lehine kurulum yaptığı ve sistemi kullanıma hazır tuttuğu hususunun sektörel açıdan anlaşılır olup olmadığı, davalı şirketin bu noktada almış olduğu rezervasyon olup olmadığı, var ise bu rezervasyonlara ve sözleşmelere uygun şekilde davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenen faturaların mevcut olup olmadığı, bu suretle hizmetin verilip verilmediği, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından sözleşmeye sektörel ve muhasebesel açıdan uygun hareket edip edilmediği, buna göre erken feshin söz konusu olup olmadığı, buna göre takip tarihi itibariyle muhasebesel ve sektörel açıdan davacı şirketin davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise takip tarihi itibariyle kaç TL alacaklı bulunduğu, ayrıca taraflar lehine icra ve kötü niyet tazminatı hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır. Davanın konusu davacının davalıya sunduğu hizmete karşı aralarındaki sözleşme gereği alamadıkları bedelin gecikme faizi ve cezai şartın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı alacaklı tarafından davalıya ... 14. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapılmış, davalı borçlu tarafından 13/07/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu için takip durmuştur. Dava bir yıllık hak düşürücü sürede açılmıştır. Dosyada taraflar arasındaki sözleşme mevcut olup öncelikle bilirkişi heyetinden alınan 09/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda " Teknik incelemeler ve değerlendirmeler yönünden; Taraflar arasında 2016 ve 2018 yıllarında 5 farklı otel için ...ilişkin sözleşmeler ve taahhütnameler imzalandığı, Davacı tarafından, sözleşme kapsamındaki sistem kurulumları ve teknik yapılandırmalar her bir otel için ayrı ayrı yapıldığı, Rezervasyon motorları, oda/fiyat/kontenjan tanımlamaları ve kontrol panelleri kullanıma hazır hâle getirildiği, Sistemler üzerinden rezervasyon alındığı ve otellere iletildiği yukarıda yer verilen sistem kayıt ve ekran görüntüleriyle sabit olduğu, E-posta yazışmaları ile kurulum, destek ve rezervasyon süreçleri ayrıca belgelendiği, Neticeten; somut olayda sözleşmelere ve taahhütnameye konu olan teknik hizmetlerin verildiği, sistemin çalışır hâlde sunulduğu, Tespitine varıldığı, Mali incelemeler ve değerlendirmeler vönünden; Mahkemece yerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de, davacı taraf ile ilgili bu aşamada dosyaya sunulu olan beyan kapsamında değerlendirme yapıldığı, Ayrıca incelemenin yapılacağı adres ve incelemeye refakat edecek yetkililerin iletişim bilgileri de dilekçede yer almadığından, yerinde inceleme fiilen icra edilemediği, Diğer taraftan Bu aşamada salt davacı defterleri üzerinden yapılacak incelemenin uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının defter kayıtları tek başına gerek sözleşmelerden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacağının, gerekse 2018 yılından itibaren dava dilekçesinde belirtilen gecikme faizi taleplerinin ispatına elverişli değildir. Bu taleplerin ispatı için fatura tebliğ belgeleri, ödeme dekontları, banka hareketleri, sözleşme hükümleri ve temerrüt başlangıcını gösteren delillerin birlikte ibrazı zaruridir. Gecikme faizi taleplerine dayanak olarak kullanılan 65 aylık oran, herhangi bir sözleşmesel veya yasal dayanağa oturtulmamıştır. Ayrıca her bir faturanın vade tarihi, tebliğ ve kesinleşme durumu, fiili ödeme tarihleri ortaya konulmadığından, 2.239,19 EUR olarak ileri sürülen toplam faiz tutarının doğrulanması mümkün değildir. Davacının geçmiş dönemlerde düzenli olarak vade farkı faturası kesmediği, faiz taleplerini topluca ileri sürdüğü görülmektedir. Bu durum, faiz taleplerinin ticari teamül ve hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını göstermektedir. TBK m.123-125 hükümleri çerçevesinde haklı fesih koşullarının ve muacceliyetin gerçekleştiği ispatlanamamıştır. Bu sebeple heyette yer alan hukukçu üyenin de kanaatine paralel olarak, cezai şart talebinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği değerlendirilmiştir "denilmiştir. İlk raporun mali yönden eksik olması sonucu bu sefer muhasebe ve finans alanında uzman bilirkişiden 09/03/2026 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda "Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; Yapılan ihtara ve verilen süreye rağmen davalı şirket ticari defter ve kayıtları sunulmadığından incelenemediği; Dava konusu icra takibinin dayanağı kalemler tek tek incelenmiş olup 06.07.2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan toplam 26.029,19 EUR alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını" denmiştir. Alınan ilk raporda sözleşme gereği davacının davalıya 2016-2018 yılları arasında 5 farklı otelde sistem kurumları ve teknik yapılandırmaların yapıldığı, rezervasyon motorları, oda-fiyat tanımaları ve kontrol panellerinin oluşturulduğu, sistem üzerinden rezervasyonun alındığı, dolayısıyla davacının davalıya sözleşme gereği hizmet sunduğu sabittir. Bilgisayar mühendisi bilirkişi ile tespitler yapılmıştır. Alınan ikinci bilirkişi raporunda ise sözleşmenin haklı fesih olup olmamasına göre talep edilebilecek faiz tutarı ile cezai şart bedeli hesabı yapılmıştır. Yani her iki rapor birlikte değerlendirildiğinde haklı fesih olması halinde davacı taraf sözleşmedeki cezai şartları talep edebilecektir. Davacı taraf ile bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere davalıya TBK 123 maddesi gereği uygun süre vermediği somut olayda uygun süre vermeden sözleşmeyi feshetmesinin haklı fesih olmadığı, haklı fesih durumu da bulunmadığından sözleşmedeki cezai şartların istenmeyeceği anlaşılmıştır. İkinci bilirkişi raporunda da haklı fesih şartı ile 5 faiz faturası ve 5 cezai şarttan dolayı toplam 26.029,19 Euro talep edilebileceği yazılmış ise de ilk rapordaki hukuki değerlendirmelere mahkememiz de iştirak etmiş olup davacının sözleşmeyi feshetmesi haklı fesih olmadığından talep edebileceği cezai şart bulunmadığından başlatılan ilamız icra takibinde yazılı cezai şartlar açısından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamından ve bilirkişi raporundan takip tarihi itibariyle davacının davalıya hizmeti sunduğu açıktır. Ancak davacının haklı fesih ile sözleşmeyi feshetmediği anlaşıldığından cezai şart talep edemez. Gecikme faizi yönünden ise farklı değerlendirme yapılmalıdır. Gecikme faizi asıl borcun geç ödenmesinden kaynaklanan faiz olup davacı taraf asıl alacağını geç tahsil ettiği için gecikme faizini talep etmiştir. Yani feshin haklı olup olmaması gecikme faizini etkilemez. Bu durumda asıl alacağın geç ödenmesi (takip tarihi itibariyle ödenmiş olup gecikilen süre için sözleşmesel gecikme faizi talep edilmiştir) nedeniyle sözleşmesel gecikme faizi talep edilebilir. Alınan 2.raporda sözleşmesel gecikme faizi hesabı yapılmış olup 5 ayrı faturadan kaynaklı 306,14 Euro, 1.481,41-Euro,74,18 Euro, 4,65 Euro, 372,81 Euro olmak üzere toplam 2.239,19 Euro toplam takip öncesi işlemiş faiz bulunmaktadır. Her ne kadar faiz hesabı 3095 sayılı yasa 4-a maddesine göre yapılacak ise de sözleşmede aksi düzenlenmişse ve de taraflar tacir ise bu tarafları bağlayacağından bilirkişinin bu hesabına mahkememiz iştirak etmiştir. Sonuç olarak, cezai şartlar yönünden dava reddedilirken, takip öncesi gecikmiş faiz yönünden davanın kabulü yoluna gitmek gerekmiştir. Takip öncesi işlemiş faiz miktarı olan 2.239,19 Euro üzerinden davanın kabulü ve itirazın iptali kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, a)Davalının ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada yaptığı itirazın 2.239,19-Euro işlemiş faiz yönünden iptali ile bu miktara takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %5 sözleşmesel faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Fazlaya ilişkin (64.329,84-Euro) talebin reddedilen kısım üzerinden davacı kötüniyetli olmadığından kötü niyet tazminatına yer olmadığına, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca dava tarihindeki Avro'nun efektif satış kur karşılığı olan ve TL toplamı üzerinden kabul olunan kısma isabet eden 77.954,93-TLüzerinden hesaplanan 5.325,10-TL karar harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan 39.577,57-TL ile ... 14.İcra Müdürlüğünün...E.sayılı dosyasında icra takibi nedeniyle alınan 9.467,91-TL'nin mahsubu ile kalan 43.720,38-TL kısmın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 5.325,10TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı gideri toplamı olan 5.752,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekille temsil edildiğinden dava tarihindeki Avro'nun efektif satış kur karşılığı olan ve TL toplamı üzerinden kabul olunan kısma isabet eden 77.954,93- TL üzerinden hesaplanan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı vekille temsil edildiğinden dava tarihindeki Avro'nun efektif satış kur karşılığı olan ve TL toplamı üzerinden ret olunan kısma isabet eden 2.239.572,61 TL üzerinden hesaplanan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 331.540,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafça harcanan 215,00-TL posta ve tebligat masrafı, 50.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 50.215,00-TL'nin yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 1.689,08-TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 10-Davalı tarafından harcanan masraf olmadığına, 11-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde gider avansının iadesine, 12-3.120,00-TLarabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği tarafların haklılık durumuna göre 104,94 TL'sinin davacıdan, 3.015,06 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına. Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.