İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/297 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/297
2026/369
30 Nisan 2026
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/297 Esas KARAR NO : 2026/369 DAVA : Alacak (Yedieminlik Ücreti) DAVA TARİHİ : 19/04/2021 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl dosyada davacı dilekçesi ile taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde sözleşme yapıldığını, süresinin bitimine 36 gün kala davalı tarafından haksız yere feshedildiğini, bu nedenle davacının bu sözleşmeye güvenip önceden müşterilerine yaptığı iskontolardan dolayı zarara uğradığını, yıllardır faaliyet gösterdiği bölgede ticari itibarının zedelendiğini, tüm ihtarlara rağmen davalı ...'in davacıdan geri aldığı ürünlerin parasını davacıya ödemediğini, belgesiz olduğunu iddia ettiği soğutucuların bedelini de davacıdan haksız yere tenzil ettiğini, davacının bu sözleşmeye güvenip son müşterilerine iskonto yaptığını ancak sözleşme feshedilince bu iskontoların tahsil edilmeyerek zarara uğradığını, tarafların arasındaki sözleşmenin 01 Nisan 2016 tarihinden itibaren mevcut olduğunu, daha önce 1/04/2016-16 Eylül 2018 tarihleri arasında ... Şirketi, 17 Eylül 2018 31 Ocak 2020 tarihleri arasında ...Tic.Ltd.Şti. İsimli şirketlerinde davacı şirket ile hissedarları ve yöneticileri aynı veya kardeş baba-oğul olan faaliyet konuları aynı ...Topluluğunu oluşturan şirketler olduğunu, 1 Şubat 2020-24 Aralık 2020 tarihinde de davacı Karpatya ile davalı ... arasında bu sözleşmenin yapıldığını, satış kotalarının Kovid 19 pandemisine ve kapanan işyerlerine rağmen davacı şirket ile davalı ...'in belirlediği satış hedeflerine her ay ulaşılıp davalıya ödül primi ödendiğini, davalının tek satıcılık sözleşmesini tek taraflı olarak haksız yere feshettiğini, fesih nedeni yapılan teminat tutarının yükseltilmediği bahanesinin doğru olmadığını, davacının Temmuz 2020'de teminat artırım talebini yerine getirdiğini, davacının müşterilerden olan alacaklarının davalı ...'in yeni bayi adayına temlik etme talebinin hukuka aykırı bir talep olup bunun fesih nedeni yapılamayacağını, diğer bahane olan davacı şirketin işyerinin kapalı olduğunun doğru olmadığını, davacının dağıtıcı olup saha elemanlarının mesai saatlerinde açık olan işyerlerinden aldıkları ürünleri olağan şekilde müşterilere dağıttığını, Kovid 19 pandemisine rağmen aksamanın yaşanmadığını, stok yetersizliği bahanesinin doğru olmayıp iade edilen ürünlerden de anlaşılacağı şekilde stok eksikliği yerine stok fazlalığı olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız feshedilen tek satıcılık sözleşmesinden dolayı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik belirsiz alacak niteliğinde 10.000,00-TL müşteri portföy tazminatı, 10.000,00-TL mahrum kalınan kâr tazminatı, 38.528,98TL +KDV tabela tentene bayi katkı tutarı alacağı, 15.000,00-TL I-Pad ücreti ve 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde davacının arabuluculuk süresinde vekalet ücreti, tabela-tente bayi katkı tutarı ve ı-pad ücretini talep etmediğinden bunları talep edemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, ... 4.ATM Değişik İş dosyasındaki vekalet ücretinin davacı ile avukatı arasındaki sözleşmesel ilişkiye dayandığından istenemeyeceğini, taraflara arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı olarak feshedildiğini, davalının dünyaca tanınan bir marka olduğundan davacı tarafın portföy oluşturduğunu kabul edilemeyeceğinden portföy tazminatının reddinin gerektiğini, davacının tabela-tente bayi katkı tutarı tazmini talebinin yerinde olmadığını, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle davacının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 11. ATM... Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasında 1 Şubat 2020 tarihli bayilik sözleşmesinin (tek satıcılık sözleşmes) yapıldığını, bu anlaşmaya göre davacı Karpatyanın davalı ... gibi ürünlerini yetkili olduğu bölgede kendi ad ve hesabına depolama, dağıtım, pazarlama ve satışını üstlendiğini, bu sözleşme gereği davacının ... İl Merkezi ..., ... ve ... ilçelerinde faaliyet göstermekle yetkilendirildiğini, sözleşmeye göre davacının yetkili olduğu bölgede davalı ...'in zincir mağazalar dışında müşterilere doğrudan satış yapamayacağı için sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, davacının da davalıya ait bu ürünler yönünden anılan bölgede tek satıcı olduğunu, davalının 22/12/2020 tarihinde ürün göndermeyerek sözleşmeyi fiziken sona erdirildiğini, Kovid 19 pandemisine rağmen davacının belirlenen satış hedeflerine ulaştığını, davalının Aralık 2020 ayının satışından dolayı 1.618.201,77-TL ceza uygulandığını ve teminat mektuplarını bozacağını yazdığını, davalının süresinin bitimine 36 gün kala ... tarihli ... 29. Noterliğinin ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile haksız biçimde sözleşmeyi feshettiğini, davalı tarafın davacıya baskı uygulayarak davacının kendi iradesiyle sözleşmeyi kendi rızasıyla feshetmiş gibi fesih protokolü imzalatamaya zorladığını ancak davacının bunu kabul etmemesi üzerine davalının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davalının 4 adet fesih gerekçesinin haksız olduğunu, bir tanesi gerekçe olan 8 Temmuz 2020'de teminat arttırımın yerine getirilmemesinin tapu sicil müdürlüğündeki pandemiden kaynaklı gecikme olduğunu, Temmuz 2020'de teminat mektubu temin etmesine rağmen davalının Aralık 2020'de sözleşmeyi feshettiğini, bir diğer bahane olan davacı şirketin alacaklarının yeni bayisine ödenmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının işyerinin çalışma gün ve saatlerinde sürekli açık olduğunu, pandemide müşteri temsilcilerinin ve dağıtıcılarının sürekli sahada olduklarını, stok yetersizliğinin gerçek dışı olduğunu, hatta bayilik sona erince 80.740,68-TL değerinde son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin geri alındığını, ayrıca fazla stok verildiğinden dolayı 136.583,42-TL sağlam ürünün geri alındığını, 21/12/2020'de ürün talep edilmesine rağmen gönderilmediğini, davalının davacıya bir kısım cezalar kestiğini, bunların ödenmemesi halinde banka mektuplarının nakde çevrileceğini beyan ettiğini, bir kısım fatura ve cezayı kendiliğinden iptal ettiğini, davalı davacıya satışının yaptığı ve bedelini peşin aldığı ürünleri iade almasına rağmen bunların bedelini davacıya iade etmediğini, bu davanın daha önce açılan ... 2.ATM ...Esas sayılı dosyadaki kar ve portföy tazminatı davasıyla birleştirilmesini, davalı aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini ve %20 aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesi ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası işbu davadan evvel ikame edilmiş olmakla mükerrer taleplerin olduğu göz önüne alındığında derdestlik itirazında bulunma gereğinin hasıl olduğunu, davanın reddi gerekmekte ve talep olunmakta olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasındaki işbu sözleşmesinin davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tüm uyarılara rağmen bihakkın yerine getirmemesi nedeniyle son çare olarak 24.12.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, müvekkiline , davacı taraf ile yapılan whatsapp yazışmaları ile de, davacı tarafın sözleşmenin sonlanması hususunda Kasım sonu ve Aralık ayı başında bilgi sahibi olduğu sabit olduğunu, mail silsilesi ile müvekkil şirketin davacı yan ile sözleşmenin sonlandırılması sürecini esasen davacı şirketin bilgisi ve onayı dahilinde yürüttüğünü göstermekte olduğunu, davacının esasen 18.12.2020 tarihinde keşide edilen ihtar öncesinde sözleşmenin taraflarca sonlandırılması hususunda bilgisi ve onayının olduğunu göstermekte olduğunu, davacı şirket ile yeni bayi arasında malvarlığı devir ve satışı (kamyon, cari hesap devri) sözleşme’nin esasen karşılıklı olarak sonlanması hususunda tarafların anlaştığını açıkça ortaya koymakta olduğunu, davacı yan her ne kadar davalı müvekkil şirketin belirlediği satış hedefini her ay aştığını ve ödül primi aldığını beyan etmekte ise de, bu durum davacının tüm sözleşme yükümlülüklerine uygun davrandığını ve yine yeteri kadar stok ile çalıştığını göstermemekte olduğunu, bir bayinin bir ay içerisinde kendisinden beklenen satışı gerçekleştirmesi aynı bayinin stoklarının yeterli olduğunu göstermemekte olduğunu, müvekkil şirketin fabrikaları ..., ... ve ... olmak üzere üç şehirde olduğunu, dolayısıyla tüm Türkiye'ye ürünler bu fabrikalardan dağıtılmakta olduğunu, davacı yanın 269.448,83.TL+KDV tutarındaki satış noktalarına yapılan bayi yatırım alacağı tutarının kendilerine ödenmediğinden bahisle işbu tutarı talep etmekte olduğunu, davacı yan her ne kadar bu katkı/yatırım bedellerinin kendisine iade edilmesi gerektiğini iddia etmekte ise de, davacı ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişkisini tanımlar nitelikte olan bayilik sözleşmesi’nde bayilik sözleşmesinin 19. maddesinde yer almakta olan; davacı yan her ne kadar müvekkil şirketin davacıdan iade aldığı ürünlerin parasını eksik ödediğini iddia etmekte olduğunu, bu hususun külliyen asılsız olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya müvekkil şirketin mülkiyet hakkının bulunduğu kayıp fıçılar ve davacının müvekkili şirketi uğratmış olduğu zararlar sonrasında (müvekkil şirket tarafından davacıya fatura edilmiştir) iade alınan ürünlerin parası ödenmiş bulunduğunu, bu husus müvekkil şirket’in ticari defterleri ile de sabit olduğunu, öncelikle davacı tarafın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... e. sayılı dosyası ile işbu dosyanın birleştirilmesi yönündeki talebinin reddine, davacı yanın talepleri dikkate alınarak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... E. sayılı dosya huzurda görülmekte bulunan davadan önce ikame edildiği için derdestlik itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, haksız, kötüniyetli, haksız kazanç sağlamaya yönelik maddi ve hukuki dayanaktan yoksun dava ve faiz taleplerinin usulden ve esastan reddine, kötü niyetli şekilde itirazın iptali davası açan davacı yan aleyhine davaya konu edilen alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. Alacak davasına konu olan asıl davada taraflar arasında akdedilen distiribitörlük sözleşmesinin haklı/haksız feshedilip edilmediği, fesih sebebi olarak gösterilen sebeplerin sözleşme hükümleri ve somut olay bakımından gerçekleşip gerçekleşmediği, distiribitörlük sözleşmesi haksız olarak feshedilmiş ise davacının talep edebileceği denkleştirme tazminatı mahrum kanılan kar tazminatı, davacı tarafından talep edilen tabela/tente, bayi katkı tutarı ve i-pad ücreti talebinin sektörel ve muhasebesel açıdan talep edilip edilemeyeceği (manevi tazminat talebi mahkememizce takdir olunacaktır.) Birleşen davaya konu olan itirazın iptali davası yönünden ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki varlığı tartışmasız olan sözleşme hükümleri çerçevesinde davalı şirketin davacının somutlaştırmaya çalıştığı vakıa ve deliller dikkate alındığında davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshedip feshetmediği, bu çerçevede davalı şirketin davacı şirkete ait iade faturaları ve iskonto-yatırım bayi katkı alacağının bakiyesi ile ilgili davacı şirkete borçlu olup olmadığı, bu noktada birleşen dosya davacısının birleşen davaya konu yapmış olduğu ... 21. İcra Dairesinin ... E.sayılı dosyasındaki "takip talebi ile bağlılık" ilkesi gereği iade faturalarından kalan fatura alacağı ve yatırım alacağı kalemlerine konu etmiş olması, yine ayrıca KDV alacağı ile işlemiş faiz kalemlerini ayrı ayrı talep etmiş olması, muhasebesel olarak dikkate alındığında birleşen dosya davacısının iade fatura alacağı ve yatırım alacağı kalemine ilişkin kayıtların muhasebesel ve sektörel açıdan anlaşılabilir olup olmadığı, birleşen dosyadaki taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, ne şekilde yer aldığı, bu noktada tarafların lehine veya aleyhine kesinleşmiş asıl alacak kaleminin olup olmadığı, bu miktarları ayrıca muhasebesel ve vergisel açıdan KDV alacağı ve işlemiş faiz olarak talep edilebilecek rakamın ne olduğu, Sonuç olarak gerek asıl alacak davasında gerek birleşen itirazın iptali davasında muhasebesel ve sektörel açıdan davalı şirketin fesih nedeni olarak dayanmış olduğu nedenler ve dayanak sözleşmedeki fesih maddeleri dikkate alındığında feshin gerekip gerekmediği, feshin sektörel ve muhasebesel açıdan gerekip gerekmediğine göre gerek alacak davasındaki kalemler gerek birleşen itirazın iptali talebindeki alacak kalemleri yönünden tek tek inceleme yapılması gerekir. Bu inceleme yapılırken itirazın iptali konulu birleşen davada " takip talebi ile bağlılık" kuralı dikkate alındığında birleşen davadaki alacak kalemleri yönünden takip tarihi itibariyle incelemenin yapılması için öncelikle ... 1.AHM ... Talimat sayılı dosyası aracılığı ile bilirkişi ...'den alınan 12/04/2023 tarihli raporda "Davacı tarafin 2020 yılına ait muavin defter kayıtlarından da görüldüğü üzere, 30.12.2020 tarihine kadar taraflar arasında cereyan eden cari hesap bakiyesinin davacı tarafın davalı tarafa borçlu olarak süregeldiği, sözleşmenin feshedilmesi üzerine davacı tarafından davalı tarafa iade edilen faturaların kayıtlara alınması neticesinde, davacı tarafın davalı taraftan 31.12.2020 tarihi itibariyle borçlu durumdan 592.942,65 TL alacaklı duruma geçtiği, davacı tarafın davalı tarafa bu tarih itibariyle herhangi bir borcu olmadığı, taraflar arasında 2021 yılında davacı tarafından davalı tarafa takibe konu 04.02.2021 tarih ... no.lu katkı payı bedeli olarak KDV dahil 317.949,.81 TL tutarında faturanın düzenlendiği, ancak bu fatura davalı tarafındatı reddedilerek davacı tarafa aynı tutardal 9.02.2021 tarih ... no.lu iade faturasının düzenlendiği, cari hesaba binaen 08.02.2021 tarihinde davalı tarafından davacı tarafa 328.728,71 TL ödemede bulunulduğu, taraflar arasında başkaca bir hareket olmadığından 03.03.2021 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftarı 264.213,94 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafından ... 21, İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilanısız takip talebinde, davacı tarafça takibe konu yatırım katkı payı olarak talep edilen 269.448,83 TL alacak kalemi için, davacı tarafından davalı tarafa 04.02.2021 tarih ... no.lu KDV dahil 317.949,62 TL tutarındaki faturanın düzenlendiği, fatura davalı tarafça reddedilmek suretiyle davalı tarafından davacı tarafa aynı tutarda 19,02.2021 tarih ... no.lu iade faturası düzenlendiği kayıtlardan tespit edilmiştir. Bu nedenle taraflar arasında bayi katkı payına dair fatura işlemi gerçekleşmediğinden davacı taraf bu alacak için takip talebine fatura düzenlenmesi halinde %18 oranında 48.500,79 TL tutarındaki KDV nin ilave edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı tarafça davalı taraftan talep edilen teminatını davacı tarafça gecikmeli yerine getirilmesi, davacı tarafın yeterli stokla çalışmaması, işyerinin kapalı olduğu, satış noktalarından şikayetlerin gelmesi, davacı tarafın davalı ... Şirketinin yeni bayi ile anlaşmaması gerekçeleri ile sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenlerle feshedildiği, Davaçı taraf, davalı tarafından talep edilen teminatın covid-19 pandemi nedeniyle geciktiğini, yere feshedildiği iddiaları ile ilgili olarak, avalı tarafından talep edilen teminatın gecikmeli olarak davalı tarafa teslim edilmesinin covid- 9 pandemisinden kaynaklanması, sözleşmenin “ Bayi veya Distiribütör, bu nedenlerle sınırlı olmamak üzere, satış noktasında ürün bulunmaması veya stok seviyesinin yetersiz olması gibi edenlerle satış veya dağıtım işini gereği gibi gerçekleştirememesi veya aksatması halinde, Şirket yazılı bir bildirimle satış ve/veya dağıtım faaliyetine ilişkin aksaklıkların giderilmesi ve memnuniyetin sağlanması amacıyla gerekli gördüğü tüm tedbirlerin alınmasını talep etme hakkına sahiptir.” şeklindeki 21, maddesinde, “stok seviyesinin yetersiz olması” ifadesinin soyut olması, stok seviyesinin ne miktarda, hangi üründen, neye göre ve nasıl tespit edileceğine dair somut ve açıklayıcı bir tanımın yapılmamış olması, somut olayda davacı tarafını stok seviyesinin yetersiz olduğu konusunda, ürünlerin depo mahallinde fiilen saymak, ölçmek/tartmak ve tutanak tutmak suretiyle görevlilerle birlikte somut olarak tespit edilmemesi, covid-19 pandemisine rağmen davacı tarafça davalı tarafın belirlediği satış kotalarının tutturulmasına istinaden davalı tarafın talimatı ile davacı tarafından davalı tarafa satış pirimi bedeli olarak 2020 yılında toplam 330.703,33 TL tutarında 21 adet fatura düzenlenmesi, diğer taraftan davacı tarafin davalıya borcunun olmaması, alacaklı olması hususları dikkate alındığında, Davalı tarafin fesih nedeni olarak dayandığı nedenlerin sözleşmenin feshini gerektirmediği kanaat ve sonucuna varılmıştır."denmiştir. Bu rapora karşı yapılan itiraz üzerine ... 1.AHM 24/01/2025 tarihli ek raporunda "Davacı tarafça 01/02/2020-24/12/2020 döneminde müşteri portföyüne kazandırdığı müşterilere yapılan satışların toplamı yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere KDV dahil 3.967.148,44 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı Şirketin 2020 yılı Satış Tutarı :35.829.688,13, Davacı Şirketin Portföye Kazandırdığı Müşterilere Yaptığı KDV siz Sat. Topl. : 3.305.957,03 Davacı Şirketin 2020 yılı Faaliyet Karı: 819.894,46,Müşterilere Yapılan Satışların Toplam Satışlara Oranı 3.305.957,03/35.829.688,13-0,09226865,Portföy Müşterilerine Yapılan Satışlara İsabet Eden Faaliyet Karı —0,09226865 x 819.984,4675.650,55 TL/Yıllık ,1 Aylık Kar 75.650,55/12 ay 6.304,.21 TL, 1 Günlük Kar 6.304.21/30 gün 210,14 TL, Sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle mahrum kalınan Kar 210,14 x 38 gün— 7.985,33 TL.-Hesaplamaya esas alınan 2020 yılı satış tutarı ile faaliyet karı tutarları davacı şirketin 2020 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinden alınmış olup, beyanname rapora eklenmiştir. -Sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle 01/02/2020-01/02/2021 sözleşme döneminde tamamlanmayan 38 güne isabet eden kar tutarının hesaplanmasında 2021 yılında sektörel fiyat artış oran/ları ve diğer etkenler (bu konuda bilgi sahibi olunmadığından) dikkate alınmamıştır. Diğer taraftan fesih tarihinden başlayıp dava tarihine kadar olan sürede, davacı tarafından davalıya kazandırılan müşterilerden hangilerinin fesih tarihinden sonra davalı ile çalışmaya devam ettiği, davalı lehine ne kadar kar ve menfaat sağlandığı hususları davalı tarafın kayıtlarından bulunabilecektir."denmiştir. Mahkememizce 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 29/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda" Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket (EFES)tarafından incelemeye ibraz olunan 2020-2021 yılı ticari dfeterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari dfeterlerin davalı şirket lehine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu; Hem asıl ve hem birleşen dava yönünden yukarıda 1.a. maddesinde ayrıntılı açıklanan nedenlerle, davalı tarafın feshe gerekçe yaptığı 4 fesih gerekçesinin de haklı nedenlere dayalı olmadığı kanaatine varıldığı; Alacak davasına konu olan asıl dava yönünden denkleştirme tazminatı ve kar kaybı hakkında; Sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce ve yukarıda 1.a. Maddesinde incelediğimiz üzere sektörel olarak haklı bulmadığımız nedenlerle fesh edildiği kanaatinde olsak da; yukarıda 1.b. maddesinde detaylı olarak anlatıldığı üzere sadece “feshin haksız olması” nedenine dayanarak denkleştirme tazminatının bu Markanın bayiliği özelinde istenemeyeceği, ancak sözleşmenin kalan süresi olan 24.Aralık.2020—01.02.2021 tarihleri arasındaki gün-gün sayımla 38 günlük kar Mahrumiyetinin hesaplanabileceği kanaatine varıldığı; bu kanaat doğrultusunda yapılan hesaplama neticesinde davacının asıl davası ile işbu talebinin kabulü halinde 38 günlük kar kaybının 86.544,42 TL olarak hesaplandığı; 4. Alacak davasına konu olan asıl dava yönünden tabela/tente ve I-pad ücreti hakkında: Yukarıda 1.c. maddesinde detaylı olarak anlatıldığı üzere, tabela/tente bedelinden ve i-pad bedelinden davalının sorumlu olmadığı; başka bir ifadeyle tabela tente bedeli 45.464,17 TL tutar ile | Pad ücreti 15.000,00 TL tutarı talep edemeyeceği; 5. Birleşen davaya konu olan itirazın iptali davası yönünden ; Yukarıda 2.a.1. Maddesinde detaylı izah edildiği üzere, davacının icra takibine konu ettiği “iade faturaları" ibareli 264.202,62 TL alacağının aslında cari hesap bakiye alacağı olduğu ve tarafların bu bakiyeyi tespit eden ... talimat ile ... 1.AHM'den alınan bilirkişi raporuna itirazlarının bulunmadığı; nitekim davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen iade faturalarının davalı şirket ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu; toplam 936.258,98 TL bedele esas 12 adet iade faturalarının taraf ticari defterlerindeki borçlalacak kayıtlarının mutabık olduğu; 6. Birleşen davaya konu olan itirazın iptali davası yönünden ; Yukarıda 2.a.2. Maddesinde detaylı izah edildiği üzere, Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve davacı şirket ticari defterlerinde davalı hesabına borç kaydedilen birleşen davaya konu icra takibi ile tahsili talep edilen 04.02.2021 tarih .... no.lu, (269.448,83 TL yatırım alacağı * 48.500,79 TL KDV olmak üzere) toplam 317.949,62 TL bedelli faturanın, davalı ticari defterlerinde yaptığımız inceleme neticesinde kabul edilmeyerek iade edildiği, işbu iadeye ilişkin davalı şirket tarafından davacı şirket adına 19.02.2021 tarih ... no.lu iade faturasının düzenlendiği ve kayıtlarına alındığı dolayısıyla davalı şirket kayıtlarında 269.448,83 TL yatırım alacağı * 48.500,79 TL KDV olmak üzere toplam 317.949,62 TL bedelli faturadan dolayı davacı şirketin alacaklı olmadığı, ayrıca rapor içeriğinde davacı şirket kayıt görselinden açıkça anlaşılacağı üzere davalı ... tarafından davacı ... adına düzenlenen 19.02.2021 tarih ... no.lu 317.949,62 TL bedelli iade iade faturasının davacı ... ticari defterlerine davalı hesabına alacak kaydedilmek suretiyle de mahsup edildiğinin başka bir ifadeyle davacı tarafından düzenlenen iade faturasının Kabul edildiği; neticeten gerek davacı şirket ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesi alınan talimat bilirkişi raporu ve gerekse tarafımızca davalı şirket ticari defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde sektörel ve mali kısımda yukarıda detaylı olarak arz edilen gerekçelerle taraflar arasında bayi katkı payına dair fatura işlemi gerçekleşmediğinden birleşen davaya konu icra takibi ile talep edilen 269.448,83 TL yatırım alacağı 48.500,79 TL KDV tutarındaki alacağı talep edemeyeceğinin değerlendirildiği; 7. Sektörel ve mali tespitler neticesinde davacının birleşen davasının kabulü halinde birleşen dava ile talep edilen 264.202,62 TL cari hesap alacağı İle işbu asıl alacak tutarına ilişkin davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği faiz tutarının (reeskont avans faizi (08.02.2021-03.03.2021)) 2.788,60 TL olarak hesaplandığı; Davacının manevi tazminat talebinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,"denmiştir, Bu rapora yapılan itiraz üzerine alınan 26/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda "Davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, dava dosyasında zaten incelediğimiz ve kök raporda değindiğimiz fesih ile ilgili konulara, “tekraren” eleştiri / itiraz getirmiş olduğu anlaşıldığından kök raporumuzda 27-37.sayfalar arasında Fesih sebebi olarak gösterilen sebeplerin sözleşme hükümleri ve somut olay bakımından gerçekleşip gerçekleşmediği başlığı altında yer alan 1.a. Maddesindeki görüşlerimizi değiştirecek bir husus bulunmadığı, .... talimat ile ... 1.AHM'den alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında davalı tarafın fesih gerekçelerinin feshi gerektirmediği sonucunun yer aldığı, Portföy tazminatı konusunda; davalının sistemine yeni müşteriler kazandırdığı iddiasında olan tarafın DAVACI taraf olduğu, Davacı şirketin dava dilekçesindeki 520 yeni müşteri kazandırdığı iddiasına karşın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki önce “100'den fazla”, sonra “59 müşteri” olarak belirttiği yeni Müşteri sayılarındaki farklılıklar için davacı tarafın getirdiği matematiksel bir açıklama bulunmadığı; huzurdaki davada davalı tarafın doğru sayı ve Müşterilerin tespitinin bilirkişi tarafından bulunmasını — beklediğinin beyanlarından anlaşıldığı, Davacı firmanın davalı firmaya KAÇ yeni müşteri kazandırdığı ile ilgili bu farklı sayısal iddialarının inceleneceği yerin ise, ASLINDA davacı tarafın resmi kayıtları ve şirket merkezi .... ilinde yapılacak yerel inceleme ile ortaya konulabilecek bir husus olduğu, bu amaçla ve görevlendirmeyle gerçekleştirilen talimat bilirkişi raporunda ise bu hususların incelenmediğinin görüldüğü, 4. Yerel bilirkişi raporunda, davacı firma ... Ltd.Şti ile davalı ... firması arasındaki ticari ilişkinin 01.02.2020 tarihinden itibaren kurulmuş olduğu tespit edildiği ve incelemenin bu tarihe göre yapıldığı, bu ticari ilişkide davacı tarafın hangi yeni müşterileri kazandırdığının da tespit edilen bu 01.02.2020 tarihinden fesih tarihine kadar olan sürede tespitinin gerektiği, Davalı tarafın kök rapora beyan dilekçesinde,...talimat ile ... 1.AHM'den alınan bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmediği iddiası ile itiraz ettiği, 6. Tabela ve tente bedeli konusunda kök rapordaki görüşlerimizin değişmediği, 1-pad'ler konusunda ise davacının iddiasının ispata muhtaç olduğu, bu ispatın davacı tarafın elinde bulunan ve kullanılamadığı iddia edilen i-pad'ler üzerinde yapılacak bir bilişim incelemesi ile davacı iddiasının ispat edilip-edilmeyeceğinin anlaşılacağı, 7. Kök raporumuz sonuç bölümü 1. Maddesi ile birlikte aşağıda sıralanan 2.,3.,4.,5.,6 ve 7. Maddelerinin muhasebesel olarak değişmediği; a. Hem asıl ve hem birleşen dava yönünden yukarıda 1.a. maddesinde ayrıntılı açıklanan nedenlerle, davalı tarafın feshe gerekçe yaptığı 4 fesih gerekçesinin de haklı nedenlere dayalı olmadığı kanaatine varıldığı; b. Alacak davasına konu olan asıl dava yönünden denkleştirme tazminatı ve kar kaybı hakkında; Sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce ve yukarıda 1.a. maddesinde incelediğimiz üzere sektörel olarak haklı bulmadığımız nedenlerle fesh edildiği kanaatinde olsak da; yukarıda 1.b. maddesinde detaylı olarak anlatıldığı üzere sadece “feshin haksız olması” nedenine dayanarak denkleştirme tazminatının bu markanın bayiliği özelinde istenemeyeceği, ancak sözleşmenin kalan süresi olan 24.Aralık.2020 — 01.02.2021 tarihleri arasındaki gün-gün sayımla 38 günlük kar mahrumiyetinin hesaplanabileceği kanaatine varıldığı; bu kanaat doğrultusunda yapılan hesaplama neticesinde davacının asıl davası ile işbu talebinin kabulü halinde 38 günlük kar kaybının 86.544,42 TL olarak hesaplandığı; c. Alacak davasına konu olan asıl dava yönünden tabela/tente ve İ-pad ücreti hakkında: Yukarıda 1.c. maddesinde detaylı olarak anlatıldığı üzere, tabela/tente bedelinden ve i-pad bedelinden davalının sorumlu olmadığı; başka bir ifadeyle tabela tente bedeli 45.464,17 TL tutar ile | Pad ücreti 15.000,00 TL tutarı talep edemeyeceği; d. Birleşen davaya konu olan itirazın iptali davası yönünden ; Yukarıda 2.a.1. maddesinde detaylı izah edildiği üzere, davacının icra takibine konu ettiği “iade faturaları” ibareli 264.202,62 TL alacağının aslında cari hesap bakiye alacağı olduğu ve tarafların bu bakiyeyi tespit eden ...talimat ile ... 1.AHM'den alınan bilirkişi raporuna itirazlarının bulunmadığı; nitekim davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen iade faturalarının davalı şirket ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu; toplam 936.258,98 TL bedele esas 12 adet iade faturalarının taraf ticari defterlerindeki borç/alacak kayıtlarının mutabık olduğu; e. Birleşen davaya konu olan itirazın iptali davası yönünden ; Yukarıda 2.a.2. Maddesinde detaylı izah edildiği üzere, Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve davacı şirket ticari defterlerinde davalı hesabına borç kaydedilen birleşen davaya konu İcra takibi ile tahsili talep edilen 04.02.2021 tarih ... no.lu, (269.448,83 TL yatırım alacağı * 48.500,79 TL KDV olmak üzere) toplam 317.949,62 TL bedelli faturanın, davalı ticari defterlerinde yaptığımız inceleme neticesinde kabul edilmeyerek iade edildiği, işbu iadeye ilişkin davalı şirket tarafından davacı şirket adına 19.02.2021 tarih ... no.lu iade faturasının düzenlendiği ve kayıtlarına alındığı dolayısıyla davalı şirket kayıtlarında 269.448,83 TL yatırım alacağı * 48.500,79 TL KDV olmak üzere toplam 317.949,62 TL bedelli faturadan dolayı davacı şirketin alacaklı olmadığı, ayrıca rapor içeriğinde davacı şirket kayıt görselinden açıkça anlaşılacağı üzere davalı ... tarafından davacı ... adına düzenlenen — 19.02.2021 tarih ... no.lu 317.949,62 TL bedelli iade iade faturasının davacı ... ticari defterlerine davalı hesabına alacak kaydedilmek suretiyle de mahsup edildiğinin başka bir ifadeyle davacı tarafından düzenlenen iade faturasının Kabul edildiği; neticeten gerek davacı şirket ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesi alınan talimat bilirkişi raporu ve gerekse tarafımızca davalı şirket ticari defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde sektörel ve mali kısımda yukarıda detaylı olarak arz edilen gerekçelerle taraflar arasında bayi katkı payına dair fatura işlemi gerçekleşmediğinden birleşen davaya konu icra takibi ile talep edilen 269.448,83 TL yatırım alacağı * 48.500,79 TL KDV tutarındaki alacağı talep edemeyeceğinin değerlendirildiği; . Sektörel ve mali tespitler neticesinde davacının birleşen davasının kabulü halinde birleşen dava ile talep edilen 264.202,62 TL cari hesap alacağı ile işbu asıl alacak tutarına ilişkin davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği faiz tutarının (reeskont avans faizi (08.02.2021-03.03.2021)) 2.788,60 TL olarak hesaplandığı; 8. Davacı ve davalı vekillerinin kök raporumuza beyan ve itirazlarının sunulu olduğu dilekçelerinde yer alan heyetimize yönelik olan genel itirazlarının (sarı boyalı alanlar) takdirinin Sayın Mahkemenize ait bulunduğu;"denmiştir. İtirazlar üzerine bilirkişi heyetinden alınan 10/02/2026 tarihli 2.ek raporda " Detayı 29.01.2024 tarihli kök raporumuz ile 26.06.2024 tarihli ek raporumuzda arz ve izah olunan nedenlerle, 26.06.2024 tarihli ek raporumuz sonuç bölümünde yer alan sair tüm maddeler baki kalmak koşuluyla talimat bilirkişi raporunda davalı şirket ticari defter kayıtları ile hesaplamaya esas alınan 2020 yılı satış tutarı ile faaliyet karı tutarının 2020 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi içeriğinde yer alan veriler çerçevesinde huzurdaki ek raporumuza esas hesaplamalar sonrası “Sözleşmenin Feshedilmesi İle Birlikte Mahrum Kalınan Kar 3.808,74 TL “ olarak tespit edilmiştir."denmiştir. Davanın konusu tek satıcılık sözleşmesinin feshinin haksız olup olmadığı ile buna dayalı açılan portföy tazminatı, mahrum kalınan kar, tabela-tente katkı payı I-pad ücreti, manevi tazminat ile birleşen dosyada iade fatura alacağı ve yatırım alacağı için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Öncelikle sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının tartışılması gerekir. Davalı sözleşmeyi feshederken 4 gerekçe öne sürmüştür. Gerek dosyadaki deliller gerekse bilirkişi raporları ele alındığında davalının gerekçelerinin haklı nedenler olmadığı açıktır. Bu nedenlerden olan davacının alacaklarını yeni bayiye temliki talebi hukuka aykırıdır. Yine stok yetersizliği gerekçesi yerinde olmayıp dosyadaki belge ve bilgilerden stokların yerinde ve yeterli olduğu tespiti yapılmıştır. Yine teminat bedelinin artırımı talebi yerine getirilmiş olup buna dayalı fesih yapılamaz. Bunun yanında 4.sebep olarak gösterilen işyerinin kapalı oluşu olgusu sabit olmayıp söz konusu dönemin pandemi dönemi oluşu sokağa çıkma yasağının bulunması ve sektörel olarak davacının daha çok dağıtıcı olup ürünleri müşterilere dağıttığına ilişkin bilgilerin mevcut olması karşısında davalının öne sürdüğü fesih nedenleri ya gerçek değildir veya hukuka uygun değildir. Bu nedenlerle sözleşmenin feshinin hukuka aykırı olduğu tespitinden sonra taleplerin değerlendirilmesine geçilmiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre özellikle en son alınan ve tüm itirazları karşılar nitelikli 10/02/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre mahrum kalınan kar 3.808,74-TL'dir. Davacı ise 10.000,00-TL talep etmiş olup bu davanın kısmen kabulü yoluna gidilmiştir. Daha önce bilirkişilerce farklı hesaplamalar yapılmış ise de en son alınan ek raporda 10.sayfasında denetime elverişli hesaplamalara esas kalemler tablosunda denetime uygun bir şekilde gösterildiğinden bu 2.en son alınan ek rapor esas alınarak bu konuda hüküm kurulmuştur. Davacının portföy tazminatı var ise de bilirkişilerin raporlarında da izah ettikleri üzere davalı markanın yurtiçi ve yurtdışında zaten bilinir ve tanınır marka oluşu, davacının yeni müşteri bulma ve portföye katkısının olmaması hususları gözönüne alındığında portföy tazminatı talebinin reddi yoluna gidilmiştir. Davacının tabela-tente katkı alacağı talebi var ise de bilirkişi heyeti kök raporunda da izah edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin 19.maddesinde davacının bu bedelleri davalıdan talep edemeyeceğine dair sözleşmenin bulunması ve tarafların tacir olup bu sözleşme hükmü ile bağlı olması karşısında bu talebin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf ı-pad için 15.000,00-TL ücret talep etmiş ise de bu talebini haklı kılacak ve bu bedelin ödenmesini gerektirecek delil ortaya koymadığından bu talebinin de reddi yoluna gidilmiştir. Davacı taraf manevi tazminat talep etmiştir. Tek satıcılık sözleşmesinin haksız feshinde, sözleşmenin ağır kusurla dürüstlük kuralına aykırı şekilde, karşı tarafın ticari itibarını zedeleyecek şekilde yapılması durumunda talep edilebilir. Dosyamız incelendiğinde davalının feshi haksız fesih olup davacının kusuru bulunmamasına rağmen davacının ticari itibarını zedeleyecek şekilde haksız yere feshedildiğinden manevi tazminat şartları oluşmuştur. İstenilen tazminat miktarı, verilen zarar tarafların kusuru, itibarın zedelenme derecesi göz önüne alındığında makuldür. Bu nedenle manevi tazminatın kabulü yoluna gidilmiştir. Birleşen dosya için heyetçe rapor ve ek rapor düzenlenmiş olup gerek ... 1.AHM7den alınan rapor ve ek rapor gerekse mahkememizin bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek rapor mahkememizde aynen iştirak etmiştir. Bu raporlarda da izah edildiği üzere davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 264.202,62-TL cari hesap alacağı bulunmaktadır. Talep edilebilecek takip tarihi itibariyle temerrüt faizi 2.788,60-TL 'dir. Davacı ise 3.183,63-TL talep etmiştir. Yine raporlarda izah edildiği üzere bilirkişilerin tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptığı inceleme sonucu yatırım alacağı bulunmamaktadır. Bu kısım yönünden davanın reddi gerekir. Buna bağlı talep edilen KDV alacağı da talep edilemez. Tablo oluşturulursa ;
TALEP KONUSU TALEP EDİLEN BİLİRKİŞİLERCE HESAPLANAN İade fatura alacağı 264.202,62 264.202,62 Yatırım alacağı 269.448,83 - Yatırım alacağı KDV'si 48.500,79 - İşlemiş Faiz 3.183,63 2.788,60 Toplam 585.335,87 266.991,22 Birleşen dosyada yukarıdaki tabloya göre bilirkişilerce hesaplanan miktarlar esas alınarak davanın kısmen kabulü yoluna gidilmiştir. Kabul edilen kısım yönünden alacak likit, itiraz haksız olduğundan asıl alacak kısmı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı kötüniyetli olmadığından reddedilen kısım üzerinden kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM;Yukarıda açıklanan gerekçelerle I.Asıl dosyada; 1-a)Davacının portföy tazminatı, tabela-tentene bayi kaktı tutarı alacağı, I-pod ücreti taleplerinin REDDİNE, b)Davacının kâr mahrumiyeti talebinin kısmen kabulü ile 3.808,74-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Maddi tazminat yönünden;492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, davacının peşin olarak yatırdığı 1.318,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 586,95-TL'nin davacıya iadesine, 3-Manevi tazminat yönünden;492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcından, davacının peşin olarak yatırdığı 853,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.585,87 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat yönünden; Davacı, vekil ile temsil edildiğinden ve dava kısmen kabul olunduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 3.808,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Maddi tazminat yönünden; Davalı, vekil ile temsil edildiğinden ve dava kısmen kabul olunduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Manevi tazminat yönünden; Davacı, vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, II.-Birleşen ... 11.ATM ...Esas sayılı dosyada itirazın iptali davasının KISMEN KABULÜ ile; 1-a)Davalının ... 21. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 264.202,62-TL iade faturası alacağı, 2.788,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 266.991,22-TL için iptali ile 264.202,62-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte TAKİBİN DEVAMINA, b)Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Fazlaya ilişin talebin (318.344,65-TL)REDDİNE, d)Davacı kötüniyetli olmadığından red edilen kısım için kötü niyet tazminatına yer olmadığına, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 18.238,17 TL karar ve ilam harcından, davacının peşin olarak yatırdığı 6.831,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.406,55 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan peşin 6.831,62 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı, vekil ile temsil edildiğinden ve dava kısmen kabul olunduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı, vekil ile temsil edildiğinden ve dava kısmen reddolunduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 50.935,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, III.ASIL DAVA BİRLEŞEN DAVA 1-1.320,00-TLarabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği tarafların haklılık durumuna göre 593,52TL'sinin davacıdan, 726,48 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına. 2-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından sarf edilen 16.173,75 TL tebligat-posta gideri, 32.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 48.173,75 TL yargılama giderinin tarafların haklılık durumuna göre 21.660,73 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Asıl ve birleşen davada davalı tarafça sarf edilen 450,00 TL tebligat-posta gideri, 8.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.450,00 TL yargılama giderinin tarafların haklılık durumuna göre 4.645,66 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan avansın hükmün kesinleşmesi sonrası iadesine, Dair, asıl ve birleşen dosyada davacı ve asıl ve birleşen dosyada davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.