SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/147 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/147

Karar No

2026/357

Karar Tarihi

15 Mayıs 2026

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/147 Esas KARAR NO : 2026/357 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi'nin tasfiyenin sona erdiği 18/04/2024 tarihinde sicil kaydı ticaret sicilinden terkin olunduğunu ve böylece şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğini,müvekkilinin belirtilen şirketten olan alacağının tahsiline yönelik olarak .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında ilamlı takip başlattığını, ancak şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin anlaşılması üzerine ilgili icra dairesinden ihya davası açmak üzere süre verilmesi talep edildiğini, icra dairesince taleplerinin kabul edilmesi (Ek-2) üzerine iş bu ihya davasının açılması gerekliliğinin hasıl olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebileceğinin hükme bağlandığını, şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması şirket alacaklılarının alacağının düşmesine sebep olmadığını, tasfiye işlemlerinin bittiğini, ticaret sicilden terkin edilmiş bir şirketin bu süreçten sonra da birtakım hak, alacak ve borçlarının ortaya çıkması durumunda şirketin geçici tescili (ihya) ile bu sorunun giderileceğinin açık olduğunu beyanlarla ... Şirketinden olan alacakları sonuçlanıncaya kadar söz konusu şirketin yeniden tesciline (ihya) , Tasfiye Memurunun kusuru gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ... vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının, memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduklarını, tasfiye memurlarının eksik işlemlerinin, müvekkil Sicil Müdürlüğü’nce tespit edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, TTK m. 545/1 düzenlemesi uyarınca, tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzerine işlem yaptığını, sorumluluğu bulunmadığını ve davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın, 2022 yılında tamamıyla mesnetsiz iddialara dayanan bir işçilik alacağı davası açtığını, bu davanın istinafta olup henüz kesinleşmediğini, dosyada haklılık payının açık olmadığını, bu davanın, işvereni baskı altına almak, yıldırmak ve hukuki süreçleri suistimal etmek amacıyla açılmış olup, hukuken korumaya değer bir hak arama faaliyetinden çok, işvereni cezalandırma ve yıldırma amacı güden kötü niyetli bir dava taktiği olduğunu, şirket tasfiyesinin usulüne uygun yürütüldüğünü, müvekkilinin, tasfiye sürecini 6102 sayılı TTK ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümleri gereğince eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yürüttüğünü, ilanların yasanın emrettiği süreye uyarak yapıldığnı ve alacaklıların başvurması için kendilerine gazete ile çağrılar yapıldığını, haklı sebep olmadığını, davacının işçilik davasının henüz kesinleşmemiş olup, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, haklı sebebin ancak kesinleşmiş, tahsili mümkün veya haklılık payı açık alacaklarda kabul edilr olduğunu, davacı tarafın buradaki tek amacının, Türk hukuk sisteminde usul ekonomisi ilkesini gözetmek yerine, şirketin faaliyet ve itibarını sürüncemede bırakmak ve hukuki süreci kötüye kullandığını, ayrıca davacı tarafın, iddia ettiği gibi alacağını tahsil etmek amacıyla hareket etmediğini, müvekkilinin basiretli tacir olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafça açılan haksız davalar yüzünden, yüzlerce işçiye 50 yıla yakındır iş veren gözde bir şirket kapılarına kilit vurduğunu ve kapanmak zorunda kaldığını beyan ederek davacının hukuki dayanaktan ve haklı sebepten yoksun ihya davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. Mahkememizce ...'nden ihyası talep olunan ... Şirketi'nin sicil bilgileri gönderilmiştir. ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası, işbu dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili 13/05/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Dosyanın yapılan incelenmesinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür HMK'nun 311/1.maddesi "Feragat ve Kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemidir. Davacının davasından feragat etmesinden dolayı; davanın feragat nedeniyle reddine, davalı tasfiye memuru lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davalı ... yasal hasım olduğundan lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2025/66 Esas 2025/420 Karar sayılı benzer nitelikteki ilamı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu 22. maddesine göre “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.” hükmü gereğince alınması gereken 244,00 TL harcın, peşin yatırılan 732,00 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 488,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı tasfiye memuru lehine ve yasal hasım olan davalı ... Sicil Müdürlüğü lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.