İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/72 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2026/72
2026/232
14 Mayıs 2026
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2026/72 Esas KARAR NO:2026/232 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:25/12/2025 KARAR TARİHİ:14/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile Ocak 2012 tarihinde imzalanan Mal ve Hizmet Alım Sözleşmesi ile sözleşmenin 2.maddesinde tanımlanan "... Tip Santrifüj pompalı ve kazıcılı tarama dubası imalatı" konusunda mutabık kalındığını, imalat konusu dubanın teknik kapsamında yapılan değişikliklikler neticesinde taraflar toplam bedelin 834.500 USD + 150.210. USD (KDV ) olması hususu teyit edildiğini, davalı şirkete bu sözleşme kapsamında 10.01.2012-02.09.2013 tarihleri arasında toplam 658.881.78 USD ödendiğini, imalatın tamamlanması üzerine duba 3.şahıs Metka isimli şirkete şirkete kiralandığını ve kira bedeli de davalıya imalat bedeline mahsuben 251.785.81 USD olarak ödendiğini, kira sözleşmesinin hitamında, ...-17 ismi verilen duba müvekkile teslim edildiğini, davalı şirketin KDV bedelini tahsil etmiş olduğu halde yapılan işe ilişkin fatura düzenlenmediği gibi söz konusu dubayı kendi adına tescil ettirdiğini, davalı şirket tarafından 23.06.2014 tarihinde....Noterliği vasıtası ile ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede bahsedilen 1.187.539.80.TL'si 01.01.2012-10.05.2012 tarihleri arasında yapılan ödeme olup, ödeme tarihleri itibari ile döviz kuru dikkate alındığında 682.489.90 USD-Amerikan Doları olduğunu, 25.05.2012-25.06.2012 tarihleri arasında gerçekleştirilen kiralama ile 194.515.00 USD-Amerikan Dolarının borçtan düşüldüğü ifade edilmekte olup, 25.06.2012 tarihi itibari ile davalıya ... için toplam 877.004 USD ödenmiş olup bu şekilde sözleşme bedelinin ifa edildiğini, kaldı ki davalı dubanın kiralanmasından elde ettiği bedel ihtarnamede belirtilen rakam değil fatura edilmiş olan 251.785.81 USD +KDV olduğunu, böylelikle davalıya toplamda 934.275.71 USD ödendiğini, davalı taraf ... bedeli ve bu bedele ilişkin KDV 'sinin tamamını tahsil ettiği halde fatura düzenlememiş ve ...-17 isimli dubayı kendi adına tescil ettirdiğini, 22.06.2020 tarihinde Ankara 38.Noterliği vasıtası ile ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihtarname keşide edildiğini beyanla fazlaya ve diğer konulara ilişkin hakları saklı kalmak üzere, İfa edilen sözleşme ve davalıya yapılan ödemeler kapsamında davalıya yapılan fazla ödeme kapsamında 2.000.USD (Amerikan Dolarının )fiili ödeme tarihindeki kur üzerindeki aynı döviz cinsine uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden fazla ödemenin yapıldığı tarihin tespit edilerek bu tarih itibari ile istirdatına ,Sözleşme bedeli ödenmiş olmasına rağmen fatura düzenlenmemiş olması nedeni ile KDV ve Gelir Vergisi yönünden uğranılan zararın tazmini yönünden 10.000.USD (Amerikan Dolarının ) fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden aynı döviz cinsine uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden zararın doğduğu 2012 yılının son gününden itibaren faizi ile tazmin ve tahsil edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresinin İstanbul Anadolu Adliyesi'nin yetki sınırları içinde bulunduğunu ve davacının müvekkili aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile takipte ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, usulüne uygun olarak ta icra müdürülüğü dosyasına yetki itirazlarını sunduklarına, usulüne uygun olarak bir arabuluculuk başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, iddia olunan söz konusu zararının miktarının yabancı para cinsinden hesaplanmasının mümkün olmadığını, sözleşmenin döviz cinsinden yapılmış olmasının buna bağlı tüm taleplerin aynı şekilde talep edilebileceği anlamına gelmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin 2012 yılındaki sözleşmeye dayandığını ve aradan geçen süre dikkate alındığında zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında Ocak 2012 tarihinde imzalanan sözleşmenin bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı yanına ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin davacının ekonomik durumunu bildiği için ödemenin yapılmasını beklediğini, müvekkilinin de alacağını tam olarak tahsil etmeden, teslimden kaçınma hakkı olmasına rağmen, dubayı teslim ettiğini beyanla öncelikle dosyanın davaya bakmaya yetkili olan İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini, usulüne uygun olarak yapılmış bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığından ve KDV gelir vergisi yönünden uğradığı iddia edilen zararın tazmini talebi yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini, zamanaşımı define ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini ve nihayetinde davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/01/2026 tarih, ... sayılı Görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, taraflar arasındaki satım ve eser sözleşmesi kapsamında fazladan ödendiği belirtilen bedelin davalıdan tahsili ile vergiden kaynaklanan zararın tazmini talepli Alacak davası olup, uyuşmazlığın, Mahkememizin görevli olup olmadığı, davalının yetki, zamanaşımı ve arabuluculuk dava şartına ilişkin usuli itirazlarının yerinde olup olmadığı, uyuşmazlığa konu duba imalat bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği, davalı tarafça vergi mevzuatından kaynaklı davacı zararının bulunup bulunmadığı ile neticede varsa davacıya ödenmesi gereken miktarın tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açıldığı .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize intikal etmiş olup, davacı vekili tarafından HMK'nın 20.maddesinde öngörülen sürede gönderme talebinde bulunulmuştur. Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 dosya üzerinden verilen tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dava dosyası incelendiğinde, davalı ... İnşaat firması ile, davacı ... firması arasında "... Tip Santrifüj pompalı ve kazıcılı tarama dubası imalatı" konusunda 2012 Ocak ayında imzalandığı belirtilen sözleşme uyarınca imalat konusu dubanın teknik kapsamında yapılan değişikliklikler neticesinde taraflar toplam bedelin 834.500 USD + 150.210. USD (KDV ) olması hususunda anlaştıkları davacı tarafından belirtilmiş olup, iş bu davada ise ödemeye ilişkin davacının edimini ifa ettiğinin tespiti, fazla ödendiği belirtilen bedelin iadesi ile bedel ödenmesine karşılık fatura düzenlenmediğinden bahisle vergi mevzuatından kaynaklanan zararın tazmin talep edilmektedir. Taraflar arasında bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmelidir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararları da bu yöndedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD. 2020/1152 E. ve 2020/965 K.,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD. 2022/934 E. ve 2022/1024 K., İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. HD. 2022/2089 E. ve 2023/848 K., 2022/2512 E. ve 2023/1222 K.,) Her ne kadar davaya konu alacağın bir deniz alacağı olduğu düşünülse de, bir alacağın deniz alacağı niteliğinde olması TTK 1352 ve devamı maddelerinde düzenlenen gemilerin ihtiyati hacizi bakımından aranan bir koşul olup TTK 1352 maddesine dayanın ihtiyati haciz taleplerinde Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevlidir. Ancak, alacağın deniz alacağı niteliğinde olması, bu alacağın tahsiline ilişkin esas dava bakımından da Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevli olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Zira, TTK'nın 1352. Maddesi (o) bendine göre gemi adamlarının gemide çalışmaları dolayısıyla kendilerine ödenmesi gereken ücret alacağı deniz alacağı niteliği olmakla birlikte, alacak hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından, bu nitelikteki alacağın tahsiline ilişkin esas davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi veya İş Mahkemesidir. ( Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.05.2016 tarihli 2015/8814 Esas ve 2016/5325 karar sayılı kararı ) Dolayısıyla her türlü deniz alacağı ile ilgili esas dava bakımından Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğunu söylemek mümkün değildir. Uyuşmazlığa konu dubanın mülkiyetinin tespiti da dava konusu olmamakla, davacı vekilinin 14/05/2026 tarihli celse belanı uyarınca mülkiyet ile ilgili davanın ... ATM 2025/... Esas sayılı dosyası ile karar bağlandığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; mahkememizin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğundan, işbu dava bakımından mahkememizin görevsizdir. Eser sözleşmesi niteliğindeki gemi yapım onarım sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat davaları bakımından genel ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yönünde çok sayıda İstanbul Bölge Adliyesinin vermiş olduğu kararlar bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD. 2020/1152 E. ve 2020/965 K.,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD. 2022/934 E. ve 2022/1024 K., İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. HD. 2022/2089 E. ve 2023/848 K., 2022/2512 E. ve 2023/1222 K.,) Davanın her iki tarafı da tacir olup, TTK'nun 4/1.maddesine göre dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıdığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar istinaf edilmeden kesinleştiği taktirde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespiti ile görevsizlik kararının yasa yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından dosyanın HMK 21/c maddesi gereğince 5235 sayılı yasanın 36/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 2-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.