İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/281 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2026/281
2026/244
22 Mayıs 2026
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2026/281
KARAR NO :2026/244
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/06/2025 KARAR TARİHİ: 22/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Gıda Dış Tic. Ltd. Şti.'nin Çin menşeli .... Ltd. firmasından ... numaralı, 29.01.2024 tarihli ve 52.560 USD bedelli fatura kapsamında 25.500 kg taze sarımsak (Fresh Garlic) sipariş ettiğini, ürün bedelini Çin’deki satıcı firmaya toplamda 22.700 USD banka havalesi yoluyla ödediğini, ürünlerin Türkiye’ye nakliyesi için davalı .... firmasıyla anlaşıldığını, yüklerin ... numaralı konişmento kapsamında ... isimli gemi ile .../Çin Limanı’ndan yüklenerek ... Limanı’na sevk edildiğini, ... tarafından düzenlenen konşimentoda yükleten (shipper) “Jining”, gönderilen (consignee) ise müvekkilinin “...” olarak açıkça belirtildiğini, söz konusu konşimentoya rağmen ... tarafından gümrük idaresine yapılan beyanda gönderilen/alıcı bilgisinin hatalı şekilde “...” olarak bildirildiğini, konşimentoda yer alan alıcı bilgisi ile gümrük beyanında bildirilen alıcı bilgisinin birbiriyle örtüşmemesi ve bu iki belge arasında çelişki bulunması nedeniyle eşyanın müvekkili şirket tarafından gümrükleme işlemlerinin yapılamadığını ve eşyanın teslim alınamadığını, mevcut durumun davalıların sorumluluğunda olduğunu, belgelerdeki bu açık çelişkinin ithalat sürecinin sekteye uğramasına ve müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, müvekkilinin 22.07.2024 tarihinde davalı firmaya elektronik posta ile yeniden başvuru yaptığını, hatanın düzeltilmesini istediğini ancak 23.07.2024 tarihinde kendisine verilen yanıtta konteynerin millileştiği ve satıldığı, bu nedenle düzeltme işleminin artık yapılamayacağı belirtildiğini, yükün müvekkili ... adına kaydedilmemesi (hatalı şekilde ... yazılması) nedeniyle gerekli gümrük işlemleri gerçekleştirilemediğini, yük süresi içinde çekilemediğinden Gümrük Kanunu hükümleri gereği ... (...) tarafından tasfiyeye tabi tutularak imha edildiğini, müvekkilinin yükün bedelinin iadesi için 26.07.2024 tarihinde ...’e başvuruda bulunduğunu ancak yapılan hata nedeniyle özet beyanda malın alıcısı olarak "..." yerine ... yazıldığından bu talebin de reddedildiğini, müvekkilinin ödemesini yaptığı malı teslim alamadığı gibi tasfiye edilen maldan doğan herhangi bir gelirden de yararlanamadığını, davalıların taşıma sözleşmesinden ve taşıma belgelerinin doğru şekilde düzenlenmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu ihlal sonucunda müvekkilinin doğrudan ve açık bir maddi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı olmak kaydı ile davanın kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu 22.700 USD tutarındaki maddi zararın yükün imha tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca 1 yıla kadar mevduatlara fiilen ödenen azami faizi (USD) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nın konşimentoların arkasında yeralan 7 nolu kloz uyarınca taşıyana karşı yük hasarı veya zayi nedeni ile açılacak her türlü davalar 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra başlatılan davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin acenteliğini yaptığı .... tarafından dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş olan konşimentolarda Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini, dava konusu taşımanın taşıyan ...'nın ... (Çin) acentesi ... ... tarafından düzenlenmiş olan ... nolu konişmento tahtında yapıldığını, konşimento orjinalinde ... ...'nun ünvanı ve imzası bulunduğunu, konşimentonun taşıyan ... adına acentesi sıfatı ile ... tarafından düzenlendiği hususu konşimento orjinalindeki kayıtlar ile sabit olduğunu, dava konusu konşimentonun ... A.Ş. tarafından düzenlenmediğini, ... A.Ş.'nin imzası ve ünvanının da konşimentoda bulunmadığını, MÖHUK madde 40 uyarınca yabancılık unsuru taşıyan davalarda Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarıyla belirlendiğini, ....’nın ticari merkezinin Marsilya/Fransa’da olduğunu, Türkiye’de daimi bir ikametgahı bulunmadığını, iç hukukun yetki kurallarını belirleyen HMK madde 6 f.1 hükmü uyarınca da taşıyan/donatanın ikametgahı mahkemesi olan Marsilya Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, davacının sunduğu mal faturasında satım şeklinin CIF satış olduğunun anlaşıldığını, ... nolu ve 29.1.2024 tarihli mal faturasının 25.5 MTS miktarında sarımsak emtiası için düzenlendiği ve satım bedelinin 52.560.00 ABD Doları olduğu yazıldığını, davacının dosyaya sunduğu banka dekontlarından davacının mal bedelinin tamamını ödemediği sadece 29 Ocak 2024 tarihinde 6.700 ABD Doları, 6 Şubat 2024 tarihinde 6.000 ABD Doları, 24 Nisan 2024 tarihinde 10.000 ABD Doları ödeme yaptığının anlaşıldığını, dava konusu konşimento tahtında yüklenen yükün miktarının brüt 28000 kg olduğu konşimentodaki kayıtlarla sabit olduğu halde yani ... nolu ve 29.1.2024 tarihli mal faturasına konu emtianın tamamı mal satıcısı tarafından yüklendiği halde davacının 52.560 ABD Doları mal bedelinin tamamını ödemediğinin davacı tarafından tarafından sunulan deliller ile sabit olduğunu, dava dosyasına mal satım sözleşmesinin davacı tarafından ibraz edilmediğini, mal bedelinin tamamının mal satıcı tarafından tahsil edilmediği için malların mülkiyetinin davacıya geçmediğini, dava dışı mal satıcısı tarafından Çin de dava açılması sözkonusu olabileceğini, dava dışı mal satıcısından istinabe yolu ile mallara ilişkin sigorta evraklarının istenmesi ve sigorta tarafından herhangi bir tazminat ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, derdest dava konusu taşıma bakımından taşıtanın dava dışı mal satıcısı ...., LTD. Olduğunu, konşimento üzerinde yer alan "navlun peşin ödenecektir" kaydı uyarınca navlunun dava dışı mal satıcısı tarafından ödendiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ... A.Ş.’ye karşı doğrudan husumet yöneltilmesi hukuken mümkün ve yerinde olmadığını, müvekkili ... A.Ş.’nin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, konşimentoda izafeten husumet yöneltilen şirketin imzası bulunmadığını, TTK madde 105 uyarınca izafeten dahi dava açılabilmesi için kanunda sayılan şartların bulunmadığını, dava konusu yüklerin 13 Şubat 2024 tarihinde düzenlenen konşimento uyarınca ... tarafından taşındığını, söz konusu yüklere ilişkin gümrük özet beyannamesinin 17.4.2024 tarihinde ... Gümrüğüne verildiğini, dava konusu yüklerin Şubat 2024 tarihinde gemiye yüklendiğini, davacıya konşimento orjinali veya örneği dava dışı taşıtan/yükleten/mal satıcısı şirket tarafından gönderildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerden davacının 24 Nisan 2024 tarihinde mal satıcısına 10.000 ABD Doları ödeme yaptığının anlaşıldığını, davacının 13 Şubat 2024 tarihinde gemiye yüklenen yüklerin 18 Nisan 2024 tarihinde tahliye limanında tahliye edildiğini bilebilecek durumda olduğunu, davacının 17 Nisan 2024 tarihinden itibaren 45 gün içinde ...'nın tahliye limanı acentesine başvurarak konşimento orjinalini ibraz ederek ordino talep etmediği gibi özet beyanın hatalı olduğuna dair ... A.Ş.'ye bir bildirimde bulunmadığını, 45 günlük süre 2 Mayıs 2024 tarihinde sona erdiği halde davacının 22 Temmuz 2024 tarihinde ... A.Ş.'ye bildirimde bulunduğunu, tasfiye sürecinin başlamasından 2 ay 10 gün sonra ve tasfiye sureti ile dava konusu ürünlerin satışından sonra bildirimde bulunduğunu, konteyner hareketlerine göre tasfiye sonucunda yükleri alan yükleri teslim aldıktan sonra konteyneri boşaltarak 11 Temmuz 2025 tarihinde konteyneri boş olarak iade ettiğini, davacının mal bedelinin tamamını ödemediğini, mal bedelinin tamamının ödenmediği hallerde taşıtan/yükleten/ mal satıcısının konşimento orjinallerini yük alıcısına göndermediğini, konşimento orijinalinin mal bedelinin tamamen tahsil edilmediği halde mal alıcısına gönderildiği takdirde, mal bedelini ödemeyen mal alıcısı konşimento orjinalini taşıyan acentesine ibra ederek yükü teslim alabildiğini, davacının ... Gümrük Müdürlüğü'ne 23.7.2024 tarihinde başvurduğunun anlaşıldığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, MK madde 2 de yer alan iyiniyet kuralına aykırı şekilde işbu davayı açtığını belirterek davanın aktif husumet yokluğu, hak düşürücü süre ve pasif husumet yokluğu sebebi ile davanın dava şartları yoksanlığı nedeni ile reddine, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmaması sebebi ile reddine, her ihtimalde davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ya izafeten ... Anonim Şirketi yönünden açılan davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiş olup, dosya tefrik edilerek yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Dava, davacının alıcısı olduğu emtianın davalılar tarafından Çin ülkesinden Türkiye'ye taşındığı, varış limanında davacı alıcının isminin yanlış beyan edilmesi nedeni ile yükün teslim alınamaması ve böylece yükün imhası nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın davalılardan tahsili talebi ile başlatılan alacak davası olduğu, uyuşmazlığın; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davalı ...'nın davada milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davacı ve davalının aktif ve pasif husumetlerinin bulunup bulunmadığı, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava konusu, ... tarafından düzenlenen konşimento tahtında yapılan taşımaya ilişkin olup, taşıyanın yabancı bir şirket olması ve taşımaların Çin'den Türkiye'ye yapılması nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır. Konşimentonun ön sayfasında bulunan taşıma şartlarına atıf ve arka sayfasında yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara Marsilya Ticaret Mahkemeside görüleceği kararlaştırılmıştır. Davacının konşimentoda alıcı olarak kayıtlı olduğu ve emtiaların anılan konşimento ile davacının konşimentonun tarafı haline gelerek milletlerarası yetki kaydının da bulunduğu taşıma şartları ile bağlı olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 05/12/2022 tarihli 2022/1260 Esas ve 2022/1332 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak), konşimentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Marsilya/Fransa Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı ...'ya izafeten ... Anonim Şirketi vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın bu davalı bakımından mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalı bakımından Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davanın tefrik yolu ile açıldığı ve harç alınmadığı dikkate alınarak, 732,00 başvuru harcı ve 732,00 TL karar harcı olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı vekili için takdir edilen 45.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 5-Tefrik olunan asıl davada arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulacağından işbu dosya bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/05/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.