SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/449 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/449

Karar No

2026/481

Karar Tarihi

1 Haziran 2026

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/449 Esas
KARAR NO :2026/481 DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ:23/05/2026
KARAR TARİHİ:01/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı, ayakkabı imalatı sektöründe faaliyet göstermekte olup, basiretli bir tacir olarak ticari ilişkilerini sürdürdüğünü, Vergi Levhası ekte olup, davacı, gerçekleştirdiği ayakkabı satışı ve imalat teslimatına karşılık olarak dava dışı zayi olan çek keşidecisi müşterisinden 2 adet çek teslim aldığını, teslim alınan bu 2 adet çekten, ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen, ... ... Şubesi’ne ait, ... Seri Numaralı, 31/01/2027 Keşide (Vade) Tarihli ve 200.000,00 TL bedelli hamiline yazılı tacir çeki, davacı şirketin zilyetliğinde ve muhafazasında iken rızası hilafına elinden çıkmış ve zayi olduğunu, dava konusu çek, hamiline yazılı olarak düzenlendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri uyarınca, hamiline yazılı çeklerin devri teslim ile gerçekleşmekte olup, senet üzerinde ciro silsilesinin veya davacının imzasının bulunması meşru hamil sıfatının kazanılması için bir zorunluluk teşkil etmediğini, davacı şirket, çeki teslim aldığı an itibarıyla çekin zilyedi ve meşru hak sahibi (yetkili hamili) konumuna geldiğini, çekin fiziken davacı şirketin elinden rızası dışında çıkmış olması, onun mülkiyet ve yasal hak sahipliği sıfatını ortadan kaldırmayacağını, öyle ki keşideciden bizzat teslim alınan 2 adet çekten, zayi olmayan çekte ... sıralı seri numarası, sıralı vade olan 31/12/2026, aynı miktarlı olan diğer çek davacı uhdesinde bulunduğunu, ancak diğer teslim alınan ve sonrasında kaybolan dava konusu çek ise zayi olduğunu, resen göz önüne alınacak hususlar doğrultusunda, ..., ... Şubesi, ... Seri Numaralı, 200.000,00 TL miktarlı, 31/01/2027 vade tarihli, keşidecisi ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti, (Hamiline-Tacir Çeki) tarafından düzenlenmiş çekin, hüküm verilerek iptal edilmesini, iptali talep edilen davacıya ait tacir çeki için bilgi dışında üçüncü şahısların eline geçme riskine karşı, ödemenin tedbiren durdurulması adına uygun görülecek teminat karşılığında ödeme yasağı kararı verilmesini, iptali istenen çeklerin elinde bulunduran kişiler tarafından öğrenilmesi adına, Türkiye Sicil Gazetesinde ilan edilmesine yahut tarafımıza yetki verilmesi suretiyle ilanına, karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın 757. maddesi uyarınca çek iptal davasında yetkili mahkeme ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki mahkemedir. Bu yetki kuralı kesin yetki niteliğindedir.

Dosyanın incelenmesinden davacı asilin adresinin ... ilçesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 06/08/2025 tarihli ve 1081 sayılı kararı ile ... Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerinin yargı çevresinin ..., ..., ... ve Sultangazi ilçelerinin mülki sınırları olarak değiştirilmesine ve bu kararın 01/09/2025 tarihi itibarıyla uygulanmasına karar verilmiştir. Bu karar ile birlikte ... ilçesi, 01/09/2025 tarihi itibarıyla ... Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine dahil edilmiş ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi dışına çıkmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararında İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi şu şekilde belirlenmiştir: "İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi..." Bu belirlemenin dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Karar, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetki alanını belirli ilçelerin isimlerini sayarak değil, "İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi" ifadesi ile tanımlamıştır. Bu tercih bilinçli bir düzenleme tekniğidir ve dinamik bir referans niteliği taşımaktadır. Nitekim aynı kararda diğer ticaret mahkemeleri için de benzer yöntem izlenmiştir: Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi için "Bakırköy ve Silivri Ağır Ceza Mahkemeleri yargı çevresi", ... Asliye Ticaret Mahkemesi için "... Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi" denilmiştir. Bu sistematik tercih, asliye ticaret mahkemesi yargı çevresinin ağır ceza mahkemesi yargı çevresine bağlı olarak belirlenmesinin amaçlandığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu dinamik referans yapısının doğal sonucu şudur: Ağır ceza mahkemesi yargı çevresi değiştiğinde, ona bağlı olarak belirlenen asliye ticaret mahkemesi yargı çevresi de mantıksal zorunluluk olarak değişecektir. Zira referans verilen unsur değişmiş, ancak referansın kendisi (608 sayılı karar) aynen muhafaza edilmiştir. 1081 sayılı karar ile ... ilçesi İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi dışına çıktığından, bu ilçe artık 608 sayılı karardaki formül gereği İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi dışında kalmaktadır. Bu değerlendirmeyi destekleyen önemli bir emsal, Küçükçekmece Ağır Ceza Merkezi kurulduğunda yaşanan süreçtir. Küçükçekmece, Başakşehir ve Avcılar ilçelerinin Küçükçekmece Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine dahil edilmesi ile birlikte bu ilçeler de Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi dışına çıkmıştır. Bu durumda Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu, 03/11/2021 tarihli ve 742 sayılı kararı ile şu düzenlemeyi yapmıştır:"Küçükçekmece, Başakşehir ve Avcılar ilçeleri bakımından; asliye ticaret, iş, tüketici, fikri ve sınai haklar mahkemeleri ile infaz hâkimliğine ilişkin daha önce alınan yargı çevresi kararlarının uygulanmasının devamına"şeklindedir. Bu kararın varlığı son derece önemli bir anlam taşımaktadır. Şayet ağır ceza mahkemesi yargı çevresi değişikliğinin, asliye ticaret mahkemesi yargı çevresini otomatik olarak etkilemediği kabul edilseydi, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun Küçükçekmece için ayrıca ve açıkça "devam" kararı almasına hiçbir gerek bulunmayacaktı. Kurul'un böyle bir karar alma ihtiyacı duyması, ağır ceza mahkemesi yargı çevresi değişikliğinin asliye ticaret mahkemesi yargı çevresini de değiştireceğini bizzat kabul ettiğini göstermektedir. ..., ..., ... ve Sultangazi ilçeleri için ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca böyle bir "devam" kararı alınmamıştır. Küçükçekmece örneğinde açıkça ortaya konan mantık çerçevesinde, "devam" kararı bulunmayan hallerde 608 sayılı kararın dinamik formülünün (Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi = Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi) aynen uygulanması gerekmektedir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 16/12/2025 tarihli ve .../... sayılı görüş yazısında; ... Adliyesi yargı çevresine ilişkin Genel Kurulun yeni bir kararının bulunmadığı, anılan mahkemeler yönünden yeni bir yargı çevresi kararı alınıncaya kadar daha önce alınan yargı çevresi kararının uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Bu görüşün isabetli şekilde yorumlanması gerekmektedir. "Daha önce alınan yargı çevresi kararı" ifadesi, 608 sayılı kararı işaret etmektedir. Ancak 608 sayılı karar, yukarıda açıklandığı üzere, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresini "İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi" olarak belirlemiştir. 608 sayılı kararın kendisinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olması doğrudur. Ancak bu kararın referans verdiği unsur olan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi, 1081 sayılı karar ile değişmiştir. 608 sayılı kararın uygulanması, kararın formülünün uygulanması anlamına gelmektedir. Bu formül uygulandığında ise ... ilçesinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi dışında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. ... Adliyesinde müstakil bir Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmamıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinin 4. fıkrası açıkça şu düzenlemeyi içermektedir: "Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevrelerinde bir ticari davaya bakıldığı hallerde, asliye hukuk mahkemesi, asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla davayı görür." Bu hüküm emredici nitelikte bir kanun hükmüdür ve şartları oluştuğunda doğrudan uygulanması gerekmektedir. ... ilçesinin dahil olduğu ... yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmadığından, bu yargı çevresindeki ticari davalara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakması gerekmektedir. Kesin yetki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca dava şartı niteliğindedir ve kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi zorunludur. Bu nitelikteki bir usul kuralının gözardı edilmesi halinde, yıllarca sürebilecek yargılamaların kanun yolu aşamasında salt yetkisizlik nedeniyle bozulması kaçınılmaz olacak, bu durum telafisi güç hak kayıplarına sebebiyet verecektir. HSK Genel Kurulu'nun 20.02.2026 tarihli kararı ile İstanbul'da bulunan Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul il sınırı olarak belirlenmesine ve İstanbul Adliyesi'nde tüm ticaret mahkemelerinin birleştirilmesine karar verilmiş ise de; söz konusu kararın fiilen uygulanması, faaliyete başlama tarihi ve dosyaların devir usulü HSK 1. Dairesi'nin kararına bırakıldığı, HSK 1. Dairesi tarafından mahkemelerin fiilen kapatılmasına ve dosyaların devrine ilişkin takvim belirlenip yürürlüğe konulmadığı müddetçe, İstanbul'da bulunan Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yargı yetkisi ve görevinin devam ettiği, bu kapsamda, dava tarihi itibariyle HSK kararının fiilen uygulanmasına başlamadığı anlaşıldığından, bu yönüyle de dava tarihi itibariyle mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında; davacı asilin adresinin ... ilçesinde bulunduğu, HSK Genel Kurulunun 1081 sayılı kararı ile ... ilçesinin 01/09/2025 tarihi itibarıyla ... Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresine dahil edildiği ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi dışına çıktığı, HSK Genel Kurulunun 608 sayılı kararının, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresini "İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi" olarak belirlemiş olması karşısında, ... ilçesinin artık İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi dışında kaldığı, Küçükçekmece için alınan 742 sayılı "devam" kararının, ağır ceza yargı çevresi değişikliğinin ticaret mahkemesi yargı çevresini de etkilediğinin HSK tarafından kabul edildiğini gösterdiği, ... için böyle bir karar bulunmadığı, ... Adliyesinde müstakil asliye ticaret mahkemesi kurulmadığından, TTK m. 5/4 gereği ... Asliye Hukuk Mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakması gerektiği, bu durumda Mahkememizin yetkisiz olduğu, anlaşılmakla, HMK'nın 114/1-ç ve 115/2. maddeleri gereğince yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 19. maddesi uyarınca dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, Bununla birlikte, dava konusu edilen çekin halen tedavül kabiliyetinin bulunduğu, bankaya ibrazı halinde bedelinin ödenmesinin mümkün olduğu, her ne kadar davacı tarafça çek bedelinin ödenmesi halinde davacı açısından telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilmiş ise de, çekin vade tarihinin 31/01/2027 olduğu anlaşıldığından, mahkememizin davaya bakmakla yetkili olmadığı sonucuna varıldığı da dikkate alınarak, esas hakkında görevli ve yetkili mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararının değerlendirilmesi gerektiğinden bu hususta değerlendirme yapılmamış dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-Davaya bakma mahkememizin yetki alanı dışında kaldığından mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Yetkili Mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olduğuna, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dava dosyasının yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine, 4-HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderleri ile ilgili bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, 5-Başka mahkemede davanın devam edilmesi söz konusu olmadığında ve talep durumunda dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin davacıya ihtarına, (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına) Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.02/06/2026 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.