Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/485 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2025/485
2026/503
8 Mayıs 2026
T.C. DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/04/2025
KARAR TARİHİ : 08/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin fatura alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhinde Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, .....tarihinde davalının, müvekkiline ait ekte belgelerini sunulan ürün teslim edildiğini, faturasının da kendisine gönderildiğini, müvekkilinin taşıma-nakliyat işi ile uğraştığını, Adıyaman ilinden davalı için mermer taşındığını, fatura düzenlendiğini ancak fatura davalı tarafından hiç ödenmediğini, tüm uyarılara rağmen davalı faturaları ödemeyi reddettiğini, davalı tarafın, ..... no lu .....tarihli, 128.304,93 TL bedelli faturayı ödemediğini, faturanın açıklamasına da "Kömür Adıyaman nakliye bedeli ..... " yazıldığını, müvekkilin .....plakalı aracı ile söz konusu taşıma işlemi yaptığını, davalı tarafın ticaret ile uğraşan tüzel kişi tacir olduğunu, kesilen faturalara kanuni süresi içerisinde itiraz etmediğini, davalı taraf tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün .....Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuğa da başvurulmuş olup davalı burada ödeme yapmamış süreç anlaşmama ile sonuçlandığını izah edilen nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyasında davalı tarafın itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun bir şekilde dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesinin sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER: Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı uyap üzerinden celp edilmiştir. Davacı ve davalı tarafın 2024 yılı Aralık ayı ile 2025 Ocak ayına ilişkin BA-BS formları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce mali müşavir bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı icra takibindeki borca vaki itirazlarının iptali talebine ilişkindir. Davaya ve icra takibine konu faturanın taşıma işinden kaynaklandığı, işbu davanın mutlak ticari dava olduğu, Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden incelenmesinde, takip alacaklısının .....ve takip borçlusunun .....Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının .....tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." Takibe konu alacak fatura alacağıdır. Faturanın TTK.da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika' olarak tanımlanmıştır. TTK 21/1.maddesine göre, 'Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” TTK 21/2.maddesine göre 'Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'. .....tarihli .....K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir....." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen sözleşme taraflar arasında ticari ilişkinin varlığını gösterse de, takip dayanağı faturaya konu malın teslim edildiğini, faturadan dolayı davacının alacaklı olduğunu göstermez. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarıda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalının adresi itibari yetkili Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .....Talimat sayılı dosyasında .....tarihinde düzenlenen muhtıra ile davalı tarafa ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi için ihtarat yapılmış, söz konusu muhtıra davalının elektronik tebligat adresine .....tarihinde tebliğ edildiği halde davalı taraf ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiş, davalının ticari defter ve belgeleri yönünden bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri yönünden yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, takip konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak karşılığında ödeme görülmediği, taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 123.304,93 TL alacağının olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflar rapora karşı itiraz dilekçesi sunmamıştır. Davaya konu alacak, davacının defterlerinde kayıtlı olup, davalı taraf, ihtara rağmen ticari defter ve belgelerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterleri davacı lehine delil kabul edilerek karar verilmesi gerekir. Somut olayda davacının defter ve belgeleri ile alacak davacı lehine ispat edildiğinden, artık davalının takibe giren 123.304,93 TL asıl alacağı takip tarihinden önce ödediğini ispat etmesi gerekir. Ancak bu yönde bir savunma ve delil getirilmediğinden, davacının 123.304,93 TL icra takibi başlatmakta haklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı, icra takibine geçerken fatura alacağına faiz işletmiş ve işlemiş faizi de dava konusu yapmış; icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil sunmamıştır. Fatura tanzimi tek başına muhatabı temerrüde düşürmeye yeterli değildir. 6098 sayılı TBK’nun 117. maddesinin 1. bendine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında, davacı tarafından icra takibinden önce davalıya gönderilen temerrüt ihtarı olmadığı gibi taraflar arasında kesin vade de belirlenmemiştir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesinin de somut olayda uygulanma yeri yoktur zira bu maddedeki ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları ile ilgili olarak yer alan düzenlemenin 2. ve 4. bentlerinin ise ticari işletmeler arasında mal tedariki amacıyla yapılan işlemlerde uygulanması mümkün olup, taraflar arasındaki sözleşmenin mal tedarik ilişkisi olmaması nedeniyle somut olayda bu madde hükmünün uygulanması mümkün görülmemiştir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/3266 E. 2018/4228 K, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2020/386 E. 2020/477 K., 2020/337 E. 2020/542 K., 2020/525 E. 2020/537 K., Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/289 E. 2017/1425 K). Bu durumda yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve emsal kararlar gereğince davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmadığından davacının işlemiş faiz alacağına yönelik itirazı, mahkememizce haklı görülmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde takip konusu değerin %20'si oranında icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davaya konu fatura likit olup, itirazın iptaline karar verilen 123.304,93 TL'nin takdiren % 20'si oranında (20.660,98 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. İzah edilen nedenlerle Mahkememizce davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 123.304,93 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin kısımla ilgili itirazın iptali talebinin reddine, 2-İtirazın iptaline karar verilen 123.304,93 TL'nin takdiren % 20'si oranında (20.660,98 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 8.422,96 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.635,69 TL'nin mahsubu ile eksik 6.787,27 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 412,00 TL'sinin davacıdan ve 4.188,00 TL'sinin davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 1.653,69 TL, bilirkişi ücreti 9.000,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 1.305,00 TL olmak üzere toplam 12.574,09 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre 11.448,13 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.