SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/206 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/206

Karar No

2026/385

Karar Tarihi

5 Mayıs 2026

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/206 Esas KARAR NO : 2026/385 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/03/2026 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kaba, perdah kum ticareti yaptığını, davalı ile 2024 yılından bu yana devam eden alışverişleri olduğunu, taraflar aralarındaki anlaşmaya göre, davalının siparişi üzerine müvekkili şirketten yapılan perdah kum satışları rutin olarak faturalandırdığını, taraflarınca ekte sunulan cari hareket dökümü raporlarından, faturalardan 2024 ve 2025 yılına ilişkin sevkiyat ve alışveriş hareketlerinin görüldüğünü, davalı borçlunun 2024 ve 2025 yılında da aynı şekilde mal alışları devam ettiğini, cari hesap hareket raporlarından bu durumun görüldüğünü, davalı yanın borçlarına karşılık aralarda çek verdiğini ve ödeme yaptığını, çek bedellerinin bu halde cari hesaptan düştüğünü, 21.08.2025 tarihi itibariyle cari hesap borcu devam eden alışverişler ile toplam 1.303.083,14-TL'ye ulaştığını, bu nedenle .../... esasla davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, fakat borçlu davalı taraf ın bu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, neticede davanın kabulüne, karşı tarafın icra takibine vaki haksız itirazının reddi ile İcra takibinin devamına, yukarıda açıklandığı üzere asıl davalı borçlunun kötüniyetle borca itiraz ederek alacağa ulaşmayı geçiktirmeye çalıştığından, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, işbu mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, icra takibinin Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü’nden ikame edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin adresinin de Gaziosmanpaşa Adliyesi Adli Yetki Bölgesinde olduğunu, Gaziosmanpaşa Adliyesi Ticaret Mahkemesi olarak İstanbul Adliyesine bağlı olmakla, huzurda ki davada yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı yanın icra takibinde 1.303.083,14 TL asıl alacak ve 186.305,19 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.489.388,33 TL alacak talebinde bulunmasına rağmen, iş bu itirazın iptali davasında harca esas değer olarak 1.303.083,14 TL rakamını göstermek sureti ile itirazın iptali talebinde bulunduğunu, gerekli harcı ikmal etmek üzere kesin süreli muhtıra çıkarılmasını, davacı yanın icra takibi konusu faturalara ilişkin olarak mal ve hizmet tesliminde bulunmadığını, davacı tarafça sunulan cari hesap ekstresi ve faturalar hiçbir şekilde gerçek durumunu yansıtmadığını, müvekkili şirket kayıtları itibari ile davacı yanın alacak iddiasının asılsız olduğu hususu yapılacak olan inceleme neticesinde ortaya serileceğini, neticede yetki itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesini ve davanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacı yanın sunmuş olduğu cari hesap ekstresinin gerçek dışı olması, faturalara ilişkin olarak mal veya hizmet teslimi yapılmamış olması itibari ile itirazlarımızın kabulüne, faturalardaki birim fiyatların fahiş olarak düzenlenmiş olması yönünden itirazlarının kabulü ile birim fiyat yönünden inceleme yapılmak sureti ile davacı yanın davasının reddine, davacı yanın gönderdiği iddia ettiği kumların ayıplı olması, talep edilen ve faturada ki belirtilen nitelikte olmaması, bu hususun şifahi olarak davacı yana bildirilmesi, davacı yanın bunu çözeceği beyanlarına rağmen icra takibi ikame etmesinden ibaret haksız ve kötüniyetli davanın reddine, haksız ve kötüniyetli olduğu hususu sabit olan davacı yanın %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücret -i vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; fatura alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş olup, Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK'nın 73. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. 6100 sayılı HMK'nın "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmü yer almaktadır. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalıya geçer. Somut olayda; davalının yerleşim yeri mahkemesi .../..., uyuşmazlığın para alacağına ilişkin dava olması sebebiyle de alacaklı davacının yerleşim yeri mahkemesi Edirne Adliyesi mahkemesidir. Davacı icra takibini davalının yerleşim yeri adresi doğrultusunda Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nde başlatmış olup, seçimlik hakkını davalının yerleşim yerinden yana kullandığı görülmektedir. Davalı taraf yasal süresinde sunmuş olduğu 17/03/2026 tarihli dilekçesinde davalının yerleşim yeri adresi itibari ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunmuştur. Davalının yerleşim yeri itibari ile davalının yerinde görülen yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 Sayılı HMK'nın 116/1-a maddesinde düzenlenen ilk itiraz olan, davalının yetki itirazının KABULÜ ile İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLMASI SEBEBİYLE MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede DEĞERLENDİRİLMESİNE, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2026 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.