SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/56 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/56

Karar No

2026/377

Karar Tarihi

7 Mayıs 2026

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/56 Esas KARAR NO : 2026/377 Karar DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2026 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden ... ... olup araç tamiri yaptığını, müvekkili davalıya ait ... plakalı ... model ... Marka ... model aracı tamir etmiş, aracı çalışır vaziyette davalı tarafa teslim etmiş, fatura düzenlediğini, davalıya ait aracı tamir etmiş ve davalı/borçlu tarafa ... tarihli ... numaralı fatura düzenlediğini, davalı borçlu araç tamir edilip kendisine teslim edilmesine ve düzenlenen faturaya rağmen vekil edene ödeme yapmamış bunun üzerine bahse konu fatura alacakları için aleyhine Korkuteli İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafça borca ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine ise dosya yetkili olarak gösterilen Antalya'ya gönderilmiş ve Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi devam ettiğini, müvekkilinin verdiği hizmet, ödenecek bedel, fatura bedeli vs gibi tüm hususlar çok açık olmasına rağmen davalı/borçlu vekili aracılığı ile icra dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak borca itirazda bulunmuş " borcu olmadığı" nı iddia ettiğini, davalı/borçlunun vaki bu itirazı üzerine icra takibi icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, zorunlu arabuluculuk şartı olarak Antalya Arabuluculuk bürosuna yaptığımız başvuru sonucu .../... arabuluculuk dosya numarası ile görülen dosyamızda ... tarihinde anlaşamamaya ilişkin son tutanak düzenlendiğini, borçlunun itirazları haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı/borçlu icra takip dosyasına takip dayanağı olarak sunduğumuz faturadan dolayı borçlu bulunmasına rağmen, icra dosyasına yaptığı itirazında bu fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş, ödeme iddiasında bulunmamış, ödeme belgesi de sunmadığını, bu nedenlerle davalı/borçlunun Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, davalı/borçlunun takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının mesnetsiz iddialarını kabul etmemiz mümkün olmadığı gibi, iddia edilen işlem ticari iş niteliğinde olmayıp tüketici işlemi olduğunu, iddia edilene göre davacı oto tamircisidir, müvekkil ise araç tamir ettirmek isteyen tüketici oyduğunu, Ticari iş niteliğini haiz olmayan bir uyuşmazlık konusunun Ticaret Mahkemelerinde görülmesi usul ve yasa gereği mümkün olmadığını, bu sebeple Asliye Ticaret Mahkemeleri bu davaya bakmakla görevli değildir. Görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi veya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Ticaret Mahkemeleri huzurdaki davaya bakmakla görevli olmadığından görev yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası, ilgili kurumlardan taraflar hakkında tacir araştırması yapılarak ilgili bilgi ve belgeler celbedilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258) Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın itirazın iptali davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/05/2026 Katip ... ¸ e-imzalıdır Hakim ... ¸ e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.