SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/559 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/559

Karar No

2021/6

Karar Tarihi

5 Ocak 2021

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/559 Esas
KARAR NO : 2021/6
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 30/10/2020
KARAR TARİHİ : 05/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı aleyhine davalı şahıs tarafından Antalya Genel İcra Müd. ... /... E. numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, davacı şirket adına yapılan tebligattan şirket yetkilisinin haberi olmadığı için itiraz edilememesi sebebi ile takip kesinleştiğini, ilgili icra dosyasından haciz için gelindiğinde şirketin de borçlu olarak gösterildiği anladığını, diğer borçlu ... ... tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğini, borçluların adresleri farklı yerlerde olduğunu, ilgili dosya sebebi ile borçlu olmadıklarının tespiti için dava açılacağından arabulucuya müracaat edildiğini, müvekkili hakkında açılan icra takibine dayanak yapılan belge herhangi bir borç ikrarı içermediğini, zira davacının davalı ile hiç bir ticari alışverişi olmadığını, bu nedenlerle Antalya Genel İcra Müd. ... /... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konu belge sebebi ile borçlu olmadıklarının tespitini, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacı şirketin işletmekte olduğu kuyumcu dükkanında ... tarihinde ... .TL karşılığı ... ... 99,00 gr. ... aldığını, yine davalının, davacı şirket yetkilisi ... ... ile eskiye dayalı tanışıklığına güvenerek ve davacı şirket yetkilisinin "ihtiyaç olduğunda istediğiniz zaman gelip alabilirsiniz" demesi üzerine ve altınlarının emaneten uhdelerinde kalabileceği yönündeki öneriyi kabul ile almış olduğu altınları davacı şirket yedinde emaneten bıraktığını, davacı şirket sahibi ve yetkilisi kendisine emaneten bırakılan altınların miktarını şirket kartviziti arkasına kendi el yazısı ile yazarak kartviziti davalıya verdiğini, .... yılı ... ayı içerisinde altınlarını almak için davacı şirket yetkilisine ... başvurduğunu ve davacı şirket yetkilisi tarafından "biz ortak ile ayrıldık, mali meseleleri çözemedik, çözüp senin altınlarını vereceğim" şeklinde beyanda bulunulduğunu, ancak davalının daha sonraki kuyumcu dükkanına ve davacı şirket sahibi ...'a müracaat ettiğinde sürekli olarak oyalama yoluna gidildiğini ve sonrasında da şirket adresi değişti denilerek altınların davalıya verilmediğini, esasen dini inançlar sebebiyle vatandaşların banka yerine kuyumculara paralarını ve altınlarını bırakması, Türkiye'de on yıllardır gelenek haline gelmiş bir uygulama olduğunu, belirterek davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine dayanan menfi tespit istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davalı, borçluların davacı ve ..., .. TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapıldığı, davacı yönünden takibin kesinleştiği görülmüştür. UYAP entegrasyon ekranından yapılan incelemede, davalının potansiyel vergi mükellefiyetinin oluşturulduğu görülmüştür. ... Vergi Dairesinin cevabi yazılarında davalının vergi mükellefi olmadığı bildirilmiştir. ... Ticaret ve Sanayi Odasının cevabi yazılarında davalının oda kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasının cevabi yazılarında davalının oda kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasının cevabi yazılarında davalının ... - ... yılları arasında oda kaydının bulunduğu bildirilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda öncelikle saklama sözleşmesini, Asliye Ticaret Mahkemesinin ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu haller hakkında kısaca açıklamada bulunmakta fayda bulunmaktadır. Saklama sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 561. maddesinde; "Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Saklama sözleşmesi, saklatan tarafından verilen bir taşınırın, saklayana tarafından kabul edilerek güvenli bir yerde saklanmasını ve saklatanın dilediği zamanda istemesiyle onu saklatana geri vermesi yükümlülüğünü yükleyen bir sözleşmedir (Zevkliler, Aydın/ Gökyayla, K. Emre; Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri 19. Bası, Ankara 2019, s. 653). 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesi; dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkemedir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren işlerin genel çerçevesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde düzenlenmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yeterli görülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih 2017/17-1097E. 2019/458K. sayılı kararı). Tüketici ile tacir arasındaki saklama sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar tüketici işlemi olup görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2018 tarih 2016/12615E. 2018/4072K. sayılı kararı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 24/04/2017 tarih 2017/5770E. 2017/3588K. sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/1601E. 2019/158K. sayılı kararı, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2017 tarih 2017/475E. 2017/510K. sayılı kararı). Vekalet ücreti, görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda oluşacak sonuca göre hükmedilecek vekalet ücretidir. Görevsizlik kararı için ayrı, yapılan yargılama sonucu ayrı vekalet ücreti verilmez (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2019 tarih 2019/565E. 2019/4744K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı ilamsız takiplere mahsus icra takibinin kesinleşmesi üzerine, takibe konu alacak nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açmış, davalı taraf da davalının davacıdan altın satın aldığını ve davacıya saklanmak üzere emanet bırakıldığını iddia etmektedir. Davalı tacir olmadığı gibi böyle bir iddia da yoktur. Davalının iddiaları esasen taraflar arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 561 vd. maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesinden kaynaklandığını sonucunu doğurmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1 - c. maddesi gereğince saklama sözleşmesinden kaynaklanan ve taraflardan birinin ticari işletmesi ile ilgili davalar mutlak ticari dava ve görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bunun yanında taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlendiği iddia olunan 11/05/2018 tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Kanunun 3/k maddesine göre tüketici, “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,” ifade etmekte olup, davalının tüketici olması nedeniyle uyuşmazlığın bu yasa kapsamında bulunmasına göre, aynı Kanunun 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörüldüğünden, anılan kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtildiğinden, Tüketici Mahkemesi görevlidir. Tüketici ile tacir arasındaki saklama sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar tüketici işlemi olup görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Taraflar arasındaki ilişkinin saklama sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunduğundan mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı ve/veya davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/01/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.