Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/196 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2025/196
2026/319
7 Mayıs 2026
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/196 Esas - 2026/319 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/196
KARAR NO: 2026/319
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 K. YAZIM TARİHİ : 03/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile davacı şirket arasında yapılan ticari ilişki gereğince, 03.07.2024 tarih ve ... no'lu sevk irsaliyesi kapsamında, .... Gıda San. ve Tic. A.Ş. tarafından 1.800 kg tahinin sevkiyatı için davalıların araçları ile taşıma gerçekleştirildiği, ancak, davalıların tahini teslim aldıktan sonra yükümlülüklerini yerine getirmediği, taşıma esnasında tahin sevkiyatını güvenli bir şekilde gerçekleştiremedikleri ve malın zarar görmesine sebebiyet verdikleri, tahinin nihai alıcıya teslim edilmesi gerekirken, teslimat gerçekleştirilmeden malın kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle büyük bir ticari zararın meydana geldiği, bu zararın doğrudan sorumlusu olan davalıların, taşınan malın muhafazası ve güvenli bir şekilde tesliminden sorumlu oldukları halde, bu yükümlülüklerini yerine getirmedikleri ve ihmal sonucu müşteriye teslim edilmesi gereken tahinin ziyan olduğu, davalıların kusurlu eylemleri sebebiyle .... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin, meydana gelen zararı davacı şirkete 06.02.2025 tarih ve ... numaralı 65.000 TL bedelli fatura ile tazmin ettiği, davalıların sebep olduğu zararın, müvekkili şirketin ticari itibarını zedelediği, ayrıca müşterisi ile olan ticari ilişkilerini de olumsuz etkilediği, davalılar tarafından yapılan itirazın tamamen haksız ve kötü niyetli olduğu, 03.07.2024 tarih ve ... no'lu sevk irsaliyesi ile borç ilişkisinin açıkça belgelendiği, ayrıca doğan zararın tazmini için düzenlenen 06.02.2025 tarih ve ... no'lu 65.000 TL bedelli faturanın bulunduğu, davalıların, sorumluluklarını yerine getirmeyerek yükümlülüklerini ihlal ettiği, müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla haksız bir itirazda bulunarak borçlarını ödememekte direndikleri, davalılar .... ve ....’in, Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili .... ile davacı arasında davaya konu malların taşınması hususunda tarafların anlaştığı, müvekkilinin Ankara'ya malı teslim almak için geldiği, taşıma sözleşmesine konu tahin ve bir kısım baharatların davacı yan tarafından araca yüklendiği ve müvekkili ....’in mallar ile yola çıktığı, müvekkilinin davaya konu tahinler ile yola çıktıktan sonra teslimat noktasına 1 kilometre kaldığı sırada ...'ın .... İlçesinde tahinlerin araçtan döküldüğünü fark ettiği, müvekkilinin hemen aracı çektiği ve malları kontrol ettiği, müvekkili malları kontrol ettiğinde tahinlerin paketlemesinde sorun olduğunu, malların paketlerden aktığını fark ettiği, müvekkilinin, davacı yanı arayarak durumu anlattığı ve mallardan ziyan olmayanların ayıklanarak teslimat noktasına götürülmesini, davacı yanın talep ettiği, müvekkilinin, akrabalarını da çağırarak 190 paket tahinden ziyan olan 80 tanesini aralıksız çalışarak 24 saatte ayıkladığı, müvekkilinin sağlam olan 110 tanesini de teslimat noktasına götürüp emanet olarak teslim ettiği, taşımaya konu malların yüklenmesi ve paketlenmesinin davacı yana ait olduğu müvekkilinin malların paketlenmesi ve yüklenmesine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, mallardaki ziyanın nedeninin de malların paketlemesinin ürünün özelliklerine ve ürünlerin kat edeceği mesafeye uygun şekilde yapılmamasından kaynaklandığı, taşıma esnasında herhangi bir kaza, aracın devrilmesi veyahut malların hareket etmesinden dolayı oluşmuş bir zararın bulunmadığı, malların taşınacağı mevsimin sıcaklığı ve kat edeceği yolun koşullarına uygun şekilde paketlenmemesi nedeniyle malların paketlerinden eriyerek döküldüğü, işbu durumun müvekkillerine kusur olarak atfedilmesinin mümkün olmadığı, müvekkilinin davaya konu susamlı tahinler ile beraber davacı yandan aynı zamanda baharat alıp aynı seferde taşıdığı, müvekkilinin taşıdığı baharatlarda herhangi bir zararın meydana gelmediği, müvekkili tarafından tahin ve baharatların teslimat noktalarına getirilip baharatlar eksiksiz olarak teslim edilmesine ve tahinlere ilişkin müvekkilinin Temmuz sıcağında bir gün boyunca malların kontrollerini ve ayıklamalarını yapıp teslimat noktasına zarar görmeyen malları teslim etmesine rağmen müvekkiline nakliye bedelinin hiç ödenmediği, müvekkili ....’in ruhsat sahibi olduğu huzurdaki davanın müvekkili ....' e yönlendirilmesinin de isabetsiz olduğu, müvekkili ...'in malların taşınması ve taraflar arasında kurulan anlaşmaya ilişkin herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını beyanda bulunarak öncelikle görevsizlik nedeniyle davanın reddine, yetkisizlik nedeniyle davanın reddine, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğundan reddine. Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve icra inkar tazminatının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, BA-BS formları, .... Gıda San ve Tic, Aş yazı cevabı, .... Pastacılık San ve Tic AŞ yazı cevabı, bilirkişi kurulu raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi kurulu 29/01/2026 tarihli raporunda özetle; davalı taraf her ne kadar tahinlerin mevsimin sıcaklığı ve kat edeceği yolun koşullarına uygun şekilde paketlenmediğini ileri sürse de, taşınan tahinlerin tamamının aynı sıcaklıkta taşındığı ve sadece 600 kg kadarının zarar gördüğü göz önüne alındığında bu durum üründe meydana gelen hasarın ortam sıcaklığından meydana gelmiş olamayacağını gösterdiği, her ne kadar hasar gören ürünlere ilişkin fotoğraflar dava dosyasında yer almasa da, benzer olaylarda meydana gelen hasarın uygun istifleme ve ambalajlama yapılmadan taşınmasına bağlı olarak meydana geldiği görüldüğünden, taşınan eşyada da meydana gelen hasarın istifleme hatası ve kovalar paletlenmediyse palet yapılmadığı için, paletlendiyse yeteri kadar streç sarılmaması nedeniyle kovaların devrilmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 863. maddesinde yer alan; “1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmü gereğince sözleşmeyle açıkça belirlenmediği sürece yükleme ve istiflemenin göndericinin sorumluluğunda olduğu, dava dosyasında taşıma sözleşmesine ilişkin bir belge bulunmadığından yükleme ve istiflemenin gönderici tarafından yapıldığının kabulünün gerektiği, bu bağlamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 862. ve 863. maddesi gereğince göndericinin taşımaya konu emtianın hasara uğramasından sorumlu olduğu ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, taşınan eşyanın taşınacak araca yanlış istiflenmesinden veya araca yükleme sonrası yeterli sabitlemenin yapılmamasından kaynaklanan eşyanın ziyaı durumunda; göndericinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 863. maddesi kapsamında sorumluluğu olduğunu kabul etmekle birlikte, taşıyıcının da mesleki tecrübeye sahip olması nedeniyle nezaret sorumluluğunun ve bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğu yönündeki görüşü benimsediği, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında; taşıma konusunda uzmanlığı bulunan taşıyıcının, yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğuna hükmedilmekle birlikte, müterafik kusur oranı konusunda somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapıldığının görüldüğü, bu kapsamda Yargıtay kararlarında % 50 (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.12.2017 tarih, E: 2016/5745 ve K: 2017/7456 - 26.04.2017 tarih, E: 2016/1892 ve K: 2017/2475), % 35 ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.12.2017 tarih, E: 2016/4999 ve K: 2017/6933), % 25 (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24.06.2014 tarih, E: 24.06.2014 ve K: 2014/11967) gibi farklı oranların ortaya çıktığı, diğer taraftan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.04.2014 tarih, E: 2014/900 ve K: 2014/8168 sayılı kararında ise, taşıyıcının yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü kapsamında somut olayın özellikleri nazara alındığında, % 20 olarak belirlenen müterafik kusur oranının düşük olduğuna hükmettiği, sonuç olarak, yukarıda yer verilen Yargıtay uygulamalarına göre, taşıyıcının yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde atfedilmesi gereken müterafik kusur oranının somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiği, tüm bu açıklamalar muvacehesinde; dava konusu eşyanın taşıma esnasında hasar almasında, ambalajlama, yükleme ve istifleme esnasında, gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan göndericinin sorumluluğunun bulunduğu, ancak yüke nezaret etme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı fiili taşıyıcının da müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişiliğimizce mevcut olayda meydana gelen hasarda göndericinin %50, fiili taşıyıcının ise %50 oranında kusurunun bulunduğunun düşünüldüğü, bu kapsamda; davacının davalı fiili taşıyıcıdan taşınan yükün hasarı nedeniyle (59.400 TL x %50) 29.700 TL tazminat talep etme hakkının bulunduğu, davalı taraf cevap dilekçesinde taşıma ücretinin ödenmediğini belirttiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 883. maddesi gereğince taşıma ücretinin (600/1800) hasar gören ürün miktarına denk gelen 1/3’nün düşülerek 2/3’lük kısmının davalı tarafa ödenmesi gerektiği, dava dosyasında davacı tarafla davalı taraf arasında anlaşılan taşıma ücretine ilişkin bir bilgi yer almadığından bilirkişi heyetimizce bu hususla ilgili bir hesaplama yapılamadığı bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, taşımadan kaynaklı meydana gelen zararın tahsili talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun " Yükleme ve boşaltma " başlıklı 863.maddesinde " Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür." denilmektedir. Ayrıca 875.madde de"(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. " denilmektedir. Dosya içerisindeki belgelerden taşıma yapan araç sahibinin ve şoförün yükleme ile boşaltma arasındaki zamanda herhangi bir kazaya karışmadığının tespit edilmiştir. Davalı taraf yükte meydana gelen hasarın, malların taşınacağı mevsimin sıcaklığı ve kat edeceği yolun koşullarına uygun şekilde paketlenmemesi nedeniyle malların paketlerinden eriyerek dökülmesi nedeniyle meydana geldiğini, davacı taraf ise taşınan eşyanın önüne konulan başkasına ait eşya indirildikten sonra davalı tarafın dava konusu eşyayı sabitlemeden teslim edileceği yere götürmesinden dolayı zarar gördüğünü ileri sürmüştür. Bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirme ile, Davalı taşıyıcının yüklemeye nezaret etmesi gerekmekte ise de; taşınan eşyanın hassasiyeti ,ambalajlarında oluşacak en küçük bir deliğin bile eşyaya zarar (kullanılamayacak derecede ) verecek olması karşısında , taşıyıcının yükün bu hassasiyeti bilebilecek durumda olmaması nedeniyle ,yüklemenin gönderen tarafından buna uygun yapılması ve en azından taşımanın başında yükleme esnasında taşıyıcının uyarılması gerekmektedir. Zira oluşan zararın bir kısmı eşyanın direk zarar görmesinden değil ,ambalajının yırtılması nedeniyle kullanılamamasından kaynaklanmıştır. Gönderenin yükleme esnasında taşıyıcıyı eşyanın bu özelliği konusunda uyardığına dair bir delil sunulmamıştır. 6762 sayılı TTK'nın 781/1. maddesi hükmü uyarınca, taşıyanlar eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı zıya ve hasardan sorumlu olup, her ne kadar yükleme ve istif gönderene ait olsa da, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir. Yüke nezaret etme yükümlülüğünü yerine getirmeyen taşıyıcı, en azından müterafik kusurlu kabul edilmelidir. Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli olmayıp, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda da kusurlu olmadığını kanıtlaması gerekmektedir. Bu durumda, davalıların yüke nezaret yükümlülüklerini ihlal ettiği ve müterafık kusurlu oldukları gözetilerek dava konusu eşyanın taşıma esnasında hasar almasında, ambalajlama, yükleme ve istifleme esnasında, gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan göndericinin sorumluluğunun bulunduğu, ancak yüke nezaret etme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı fiili taşıyıcının da müterafik kusurunun bulunduğu, mevcut olayda meydana gelen hasarda göndericinin %50, fiili taşıyıcının ise %50 oranında kusurunun bulunduğu kabul edilerek Bu kapsamda; davacının davalı fiili taşıyıcıdan taşınan yükün hasarı nedeniyle (59.400TL x %50) 29.700 TL tazminat talep etme hakkının bulunduğu, Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takibe itirazının 29.700,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına ve alacağın borçlusu tarafından bilinebilir ve likit kabul edilmediği nazara alınarak icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takibe itirazının 29.700,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, Fazlaya dair istemin reddine, 2-İcra İnkar tazminatının davanın nevi gözetilerek reddine, 3-Alınması gereken 2.028,80 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 747,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,94 TL karar ve ilam harcının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.700,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 2.147,54 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan, 2.552,46 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 747,86 TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.450,76 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 543,50 TL tebligat ve posta gideri ile 14.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.543,50 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 6.645,26 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 29.700,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalıların kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 35.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 7-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2026 Katip ...E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.