Konya BAM 6. HD 2024/589 E. 2024/966 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/589
2024/966
13 Mayıs 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2024
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
2-
3-
VEKİLLERİ : Av.
4-
5-
6-
7-
VEKİLİ : Av.
8-
: 9-
DAVALI/MÜTEVEFFA : 10-
TASFİYE MEMURU :
DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/05/2024
YAZIM TARİHİ : 15/05/2024
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan yargılamanın yenilenmesi davasında 21/02/2024 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.... K. sayılı ilamı ile verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden kısa bir süre sonra Anayasa Mahkemesinin 18/05/2023 gün ve .... E. .... K. sayılı ilamı ile 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesinin iptaline karar verildiğini, sonradan verilen bu iptal kararının 6100 s. HMK'nin 375/1-ç,ğ ve i maddeleri gereğince yargılamanın iadesi sebebi teşkil ettiğini beyan ederek, yerel mahkemenin ... E. 2... K. sayılı ilamının asıl dava yönünden yargılamanın iadesi hükümlerine göre kaldırılarak asıl dava yönünden davalarının kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar..... Holding A.Ş., ..... ve ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK'nın aradığı koşulları içermediğini, davacının kesinleşen asıl dava ile ilgili yargılamanın iadesi talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davacının davalı şirketin feshini isteme hakkı bulunmadığından davacının bu davada taraf ehliyeti bulunmadığını, TTK 529 maddesinde öngörülen koşulların bu davada oluşmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin zorunlu olduğunu, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı şirket yöneticilerinin 26/08/1999 tarihli olağan genel kurul toplantısında ibra edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ......., ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kesinleşen dava için yargılamanın iadesi talebinde bulunamayacağını, yargılamanın iadesi için gerekli şartların oluşmadığını, davanın müvekkillerine yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin faaliyeti devam ederken davaya müvekkillerinin dahil edilmesinin mümkün olmadığını, davacının asıl davayı açması için zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Yargıtay 11. HD'nin 2022/4855 E. 2023/1071 K. sayılı emsal içtihadına göre, "Hukuk yargılamasında kural olarak kesin hükme bağlanmış bir davaya yeniden bakılamaz ise de, bunun en önemli istisnasını yargılamanın yenilenmesi oluşturmaktadır. Bazı ağır yargılama hatalarından ve eksikliklerinden dolayı maddi anlamda kesin hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanmış bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir yasa yolu niteliğindeki yargılamanın yenilenmesi nedenleri, 6100 sayılı Kanun'un 374 ilâ 381 inci maddelerinde düzenlenmiş olup, Kanun'un 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup kıyas yolu ile bunların genişletilmesi olanaksızdır."
Mahkememizin önceki kararının kesinleşmesinden sonra Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının, 6100 s. HMK'nin 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirisine girmediği, bu sebeplerin kıyas yoluyla genişletilemeyeceği belirlenmiştir.
Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 3332 s. Yasa'nın Geçici 4. maddesine dayalı olarak, davalılardan..... Holding A.Ş. ve diğer davalılar aleyhine açılan çok sayıda davalarda bu yasa nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve bu yasa iptal edilmiş ise de; davacının yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu, Mahkememizin .... E. ... K. sayılı ilamında, asıl dava yönünden 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesine göre değil, ... Holding A.Ş. hakkındaki fesih ve tasfiye davasının Mahkememizin 18/02/2009 gün ve .... E. ... K. sayılı ilamı ile reddedilip, bu hususun Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi nedeniyle aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve davacının davalı şirket hariç diğer davalılar hakkındaki maddi ve manevi tazminat davasının ise ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verildiği, dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği yasal düzenleme ile Mahkememizin önceki kararının doğrudan hiç bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının yargılamanın iadesi davasının, 6100 s. HMK'nin 375. maddesindeki iade sebeplerinin bulunmaması nedeniyle, 6100 s. HMK'nin 379/1-c maddesi gereğince usulden reddine ..." gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının davalı şirketi ilgilendiren gerekçeli bölümlerinde iş bu davalarını sebep ve dayanakları ile örtüşen net ve kesin tespitleri olduğunu, açılan davanın diğer ortaklarca açılan davalar gibi alacak davası olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde '' (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi (Ek ibare: 25/07/2018-7145 S.K./19. md)
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Yasa'nın 379. maddesinde de '' (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;
a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,
b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,
c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.
(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....E. Sayılı dosyasında asıl davanın şirketin feshi, maddi ve manevi tazminat istemine, birleşen dosyada davanın davalı şirketle ortaklık ilişkisinin olmadığının tespiti, ödediği 5.645 DM'nin istirdatı taleplerine ilişkin olduğu, mahkemece birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, asıl davada davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebin, aynı talebe ilişkin mahkemenin ... E. - ... K. Sayı ile verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden davalı şirketin fesih ve tasfiyesi konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının kötü yönetim nedeniyle tazminat talebinin ise reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Y.....HD'nin .... E. - .... K. Sayılı kararı ile İDM kararının onanmasına karar verildiği bilahare de Y. ...HD'nin ...E.... K. Sayılı kararı ile kararın düzeltme talebinin reddine karar verilerek İDM kararının kesinleştiği, yargılamanın iadesi talep eden davacı tarafça, Anayasa Mahkemesi'nin 18.05.2023 tarihli ... E. - ... K.sayılı kararına istinaden HMK'nın 375/1-ç, ğ, i bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğu görülmüştür.
Yargılamanın iadesi talebinin, davalı şirket yöneticilerinin kötü yönetiminden kaynaklı olarak davacının tazminat taleplerinin reddine dair verilen karara ilişkin olduğu,
Anayasa Mahkemesi'nin ... E. - ... K.sayılı kararıyla iptaline karar verilen 3332 sayılı Kanun’a eklenen geçici 4. Maddesinde;
31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.”
hükmünün düzenlendiği, Anayasa Mahkemesince iptal edilen yasa hükmünün, davacının kötü yönetim nedeniyle tazminat istemine yönelik bir düzenleme içermediği, iptal edilen yasa hükmü ile davacı talebi arasında bir ilgi bulunmadığı, yukarıda belirtilen yargılamanın iadesi şartlarının elde ki davada bulunmadığı, bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacının yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
-
Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 13/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19