Konya BAM 6. HD 2024/430 E. 2024/956 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/430
2024/956
13 Mayıs 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/01/2024 - ARA KARAR: 11/01/2024
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
2-
3-
4-
VEKİLİ : Av.
5-
6-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/05/2024
YAZIM TARİHİ : 15/05/2024
Davacılar vekili tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada tesis edilen karara karşı davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacılar vekili, müvekkillerin, .......... İnş. Müh. Mad. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu ve ortakları olduklarını, davalılar tarafından usul, yasa ve ahlaka aykırı bir şekilde şirketin ellerinden alındığını, şirketi geri kazanmak için ve şirketin fiili ve gerçek durumunun tespiti ile ..... Şirketinin hisse dağıtımın iptali ve hisse durumunun yeniden düzenlenmesini talep etmek için işbu davayı açtıklarını, müvekkili .....'in ..... Şirketi'nin kurucusu ve halihazırda müdürler kurulu başkanı olduğunu, diğer müvekkili ....'ın ise, müvekkili .....'in kızı, aynı zamanda da .... Şirketi'nin ortağı olduğunu, davalı ....'in, diğer davalı....'in oğlu olduğunu ve iki davalının da .....Ldt. Şti.'nin ortakları olduklarını, müvekkillerinin sahibi ve yöneticisi oldukları ..... Şirketinin 2014-2015 yıllarında muhtelif sebepler neticesinde ekonomik zorluk yaşaması üzerine ticari hayattan tanıdıkları olan davalılardan borç aldıklarını, borcu geri ödeme noktasında bazı sıkıntılar baş gösterdiğini, davalıların verilen borç karşılığında müvekkillerinden teminat talep ettiklerini, bu doğrultuda ilk olarak Şubat/2015'te kendi muhasebe çalışanı olan .....'in ..... Şirketine dışarıdan şirket müdürü olarak atandığını, davalıların ilerleyen süreçte ..... Şirketinde daha fazla söz sahibi olmak için aynı borca teminat olarak hisse talep ettiklerini, nitekim Mart 2015'de müvekkili .....'in davalı ..... Şirketinde bulunan 19.800 adet hisseye karşılık olarak 3.900.000,00 TL hissesinin 10.000 adet hisseye karşılık 2.000.000,00 TL hissesini davalı ......'e söz konusu borca teminat olarak devrettiğini, davalıların, müvekkillerinin sahibi ve yöneticisi oldukları ..... Şirketini kötü niyetli olarak planlı bir şekilde ele geçirmeye başladıklarını, müvekkillerini şirketten uzaklaştırdıklarını, düzenledikleri bir takım senetlere sahte imzalar atarak ..... Şirketini kendilerine borçlandırdıklarını, ..... Şirketinin mali açıdan çökmesine, tesislerinin kapatılmasına, çalışanlarının işten çıkartılmasına, şirketin iflas ve tasfiyesine yol açtıklarını ileri sürerek, davanın ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, müvekkillerinin hak ve menfaatlerinin korunması bakımından ivedilikle ..... Şirketine yönetim kayyımı atanmasına, .......İşletmeciliği Gıda Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti'ye yönetim kayyımı atanmasına, davalıların tefeci olduklarının ve tefecilik yaptıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Yapılan açıklamalar ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacıların davaya konu asıl taleplerinin "Davalıların Tefeci Oldukları ve Tefecilik Yaptıklarının" tespitine ilişkin olduğu, bir başka ifade ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların tefecilik yapıp yapmadığı ya da tefeci olup olmadıkları hususunda olduğu, 6100 Sayılı Kanunun 389/1 maddesi gereğince uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği gibi tedbir taleplerinde de tespit davalarını düzenleyen 6100 Sayılı Kanunun 106/1-2 maddesi gereğince talep edenlerin hukuki yararlarının bulunması gerektiği anlaşılmakla açıklanan gerekçelerle davacıların tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur..." gerekçesiyle, davacıların her iki şirket yönüyle ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,''... ''Tefecilik suçunun maddi ve manevi unsurunun oluşup oluşmadığının tespitinin ceza mahkemelerinin görev alanında kaldığı, bunun yanı sıra davalının tefecilik yapıp yapmadıklarının, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği olaylarının gerçekleşip gerçekleşmediği, ne zaman ve ne şekilde meydana geldiği ve kimlerin ne sıfatla bu olayda rol aldıkları hususunun tespitinin "maddi vakıa" kapsamında kaldığı, nitekim davacılar tarafından ileri sürmüş oldukları iddialara ilişkin olarak T.C. Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu gibi ..... Esas,.... Esas, ..... Esas sayılı soruşturmaların yürütüldüğü, 6100 Sayılı Kanunun 106/2 maddesi gereğince tespit davasının açılabilmesi için davacıların hukuki yararının olması gerektiği ve adı geçen kanunun 106/3 maddesi gereğince maddi vakıaların tespit davasının konusu olamayacağı anlaşılmakla (eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması, davacıların "davalıların tefecilik yaptığının ve tefeci olduklarının tespiti" yönündeki taleplerinde açıkça hukuki yararları olmaması, bu taleplerin maddi vakıalara ilişkin olmasının yanı sıra suç teşkil eden eyleminin tespitinin ceza mahkemelerinin görev alanında kalması karşısında yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 23/12/2022 Tarih ve 2021/968 Esas-2022/2288 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/04/2019 Tarih ve 2017/15-2141 Esas-2019/442 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 320/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi eldeki dava açısından dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde) davacıların davalarının 6100 Sayılı Kanunun 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine...'' gerekesiyle, davanın usulden reddine kara verilmiştir.
İSTİNAF: İlk derece mahkemesince verilen ara karar ve esas karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyanın incelenmesinde, davacılar vekili tarafından hem ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının hem de esas kararın istinaf edilmesine rağmen, ilk derece mahkemesince sadece nihai karara yönelik dosya gönderme formu düzenlendiği ancak, ara karara yönelik gönderme formu düzenlenmediği, suret dosya da oluşturulmadığı anlaşıldığından,
İlk derece mahkemesince, ara karar ve asıl karara yönelik istinaf talepleri ile ilgili ayrı ayrı gönderme formu düzenlenip, ara karar yönünden suret dosya oluşturulup, istinaf harçlarının ikmalinin de sağlanmasından sonra Dairemize gönderilmesi için dava dosyasının mahal mahkemesine geri çevrilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Dava dosyasının HMK’nın 352/1.ç maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,
-
Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra dosyanın Dairemize gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 13/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19