SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2023/1581 E. 2024/930 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1581

Karar No

2024/930

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/10/2023

NUMARASI : Esas Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : .

VEKİLLERİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyeliğinin Azli

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 08/05/2024

YAZIM TARİHİ : 09/05/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinin azli davasında 04/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA: Davacı vekili 02/01/2023 tarihli dava dilekçesi, 03/10/2023 tarihli tavzih dilekçesi ve 04/10/2023 tarihli duruşmadaki tavzih beyanlarıyla; davacı şirketin davalı şirketin %71 hisse ile ortağı olup Romanya Menşeli bir şirket olduğunu, diğer ortağın %29 hissi ile davalı ..... olduğunu, ..... ve hissedar olmayan .....'ın davalı şirketin münferit yetkili temsilcileri olduğunu, davacı şirketin hissedarlarının ise %65 hisse ile ....., %25 hisse ..... ve %10 hisse ile ..... olduğunu, davalı .....'in davalı şirketin tek başına ve keyfi olarak yönettiğini, kaynaklarını suistimal ettiğini, ticari defter ve belgelerin tutulmasında usulsüzlük yaptığını, münferit temsil yetkisini kötüye kullanarak şahsi menfaat temin ettiğini, davalı şirketin her geçen gün borçlandırıp sermayesini erittiğini, .....'in yönetim kurulu üyeliğinden azlinin istenilmesi karşısında zorunlu dava arkadaşlığı olduğu için ve ayrıca bu davanın eki sayılan Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... D.İş Esas sayılı dosyasında davalı şirket aleyhine tedbirlere hükmedildiği için .... Tarım A.Ş.'nin de davalı gösterildiğini, .... Tarım A.Ş.'ye yönelik bunun dışında başka bir dava veya tespit taleplerinin bulunmadığını, dava dilekçesinde tespitini istedikleri hususların .....'in yönetim kurulu üyeliğinden azlinin gerekçesini oluşturmak için ileri sürdükleri talepler olduğunu, dava dilekçesindeki taleplerinin aksine şirket yöneticisinin azline karar verilmesi halinde re'sen kayyım tayininin de gerektiğini beyan ederek, davalı şirkete ait taşınmazların, taşıtların ve diğer malvarlığı değerlerinin satılıp elden çıkartılmasına gerek olup olmadığı, bunlardan hangisinin şirket ortaklarının lehine ve aleyhine olduğu ve davalı yönetici .....'in şirket yönetiminde suistimalde bulunup bulunmadığı konularındaki taraflar arasındaki muarazanın menine (çekişmenin giderilmesine) ve suistimalde bulunan davalı .....'in şirket yöneticiliğinden azline (şirketin diğer yöneticisinin tek başına şirketi temsil yetkisi olduğundan kayyım tayinine yer ve gerek olmadığına) karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davacı vekili 04/10/2023 tarihli duruşmada; "Celse arası sunduğumuz 03/10/2023 tarihli dilekçemizi aynen tekrar ederiz. Her ne kadar Mahkemeniz tarafında .... E. sayılı davalı tefrik edilerek bu dosya oluşturulmuş ise de, bizim 02/01/2023 tarihli dilekçemiz ile açmış olduğumuz ve hem .... Tarım A.Ş.'ye .....'e yönelttiğimiz dava tek bir talebe ilişkindir o da .... Tarım A.Ş. temsilcilerinden .....'in yöneticilik görevinden azli davasıdır. ..... doğal olarak bu davanın davalısı ve muhatabı olduğu gibi bu tür davalarda zorunlu dava arkadaşlığı olduğu için ve ayrıca bu davanın eki sayılan Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. D.iş sayılı dosyasından bu şirket aleyhine tedbirlere hükmedildiği için biz .... Tarım A.Ş.'yi de davalı gösterdik. .... Tarım A.Ş.'ye yönelik ayrı bir davamız veya tespit talebimiz yoktur. Ancak dava dilekçesinde istediğiniz tespitler .....'in azlinin gerekçesini oluşturmak için ileri sürdüğümüz taleplerdir. Ayrı bir dava konusu değildir. .....'in şirket yöneticiliğinden azline karar verilmesi halinde her ne kadar dava dilekçemizde başka bir yönetici (.....) bulunduğu için ayrıca kayyım tayinine yer ve gerek olmadığına dair beyanda bulunmuş isek de, bize göre yöneticinin azli halinde mahkemenin zorunlu olarak ve re'sen yönetim kayyımı ataması gerektiğini de düşünüyoruz dedi...." şeklinde beyanda bulunmuştur.

CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Srl'ye ilişkin olan uyuşmazlığın Romanya Kanunlarına tabi olduğu için Türk Mahkemelerince karara bağlanamayacağını, müvekkilİ şirkette yapılmış olan satışlar olağan satışlar olup banka kredileri ve piyasa (ticari) borçlarının ödenebilmesi amacıyla yapıldığını, müvekkili şirketin hemen hemen bütün işlemleri .....’ın bilgisi dâhilinde ve hatta kendisinin onayı üzerine yapıldığını, ayrıca müvekkili şirketin hasılatının düzenli olarak arttığını ve şirketin istikrarlı bir biçimde kâr elde ettiğini, açıklanan nedenlerle davacıya ait iddiaların haksız ve kötü niyetli bir şekilde ileri sürüldüğünün açık sebebiyle, haksız ve mesnetsiz açtığı işbu davanın esastan reddine, müvekkili şirketin yönetilirken suiistimal edilmediği, diğer Yönetim Kurulu üyesi ve davacı pay sahibinin temsilcisi .....'ın düzenli bir şekilde bilgilendirildiğinin tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına, Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... D. İş Esas sayılı kararı ile tesis edilen .... Tarım A.Ş.’ne ait taşınmazların ve her türlü motorlu araçların üzerine iradi devir ve satışı önleyici ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; ".....Her ne kadar .... Tarım A.Ş. ortaklarından davacı ... Srl. tarafından, davalı .....'in dışında ayrıca davalı .... Tarım A.Ş. aleyhine de anonim şirket yönetim kurulu üyesinin azli için bu dava açılmış ve tefrik sonucu .... Tarım A.Ş.'ye ilişkin dava ... E. sıramız üzerinden görülmüş ise de; öncelikle yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere 6102 s. TTK'nin 364 ve 408. maddeleri gereğince yönetim kurulu üyelerinin azil yetkisi sadece anonim şirket genel kuruluna ait olup, bu durumun tek istisnası TTK'nin 334/2. maddesidir. 6102 s. TTK'nin 334/2. maddesinde ise anonim şirkette pay sahibi olan kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulundaki temsilcilerinin yine bu kamu tüzel kişileri tarafından görevden alınabileceği düzenlenmiş olup davamıza uygulanma imkanı da yoktur. Davacının dava yoluyla .....'in anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinden azlini isteyebileceği bir dava mevcut olmadığından, ilgili şirket ile azli istenilen yöneticisi arasında zorunlu dava arkadaşlığından da bahsedilemeyeceği, dolayısıyla böyle bir azil davasının ilgili yöneticinin yönetim kurulu üyeliğini yaptığı şirkete karşı da açılamayacağı sonucuna varılmıştır.

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, bu davamızın eki sayılan ..... D.İş sayılı dosyasında .... Tarım A.Ş. aleyhine bir kısım tedbirlere hükmedilmesinin de, davacı şirketin iddialarının aksine anonim şirketi yönetim kurulu üyesinin azli davasında .... Tarım A.Ş.'ye dava açılmasını mümkün kılmayacağı kabul edilmiştir.

Davalı şirkete karşı anonim şirket yönetim kurulu üyesinin azli davasının açılamayacak olması ve yine yukarıda yazılı Yargıtay HGK'nin emsal kararında da belirtildiği üzere, husumet (sıfat) yokluğunun her aşamada ve re'sen nazara alınması gereken bir hukuki durum olması nedeniyle davacının davasının pasif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar, davacı şirket ile davalı şirketin münferit yetkili temsilcileri olan ..... ile ..... arasında birçok hukuki ihtilaf ve uyuşmazlık bulunması karşısında, davacı şirketin ve davalı şirketin bu davada temsili yönünden temsil kayyımı davaları açılması sağlanmış ve davacı şirketin temsili için Mahkememizin ... E. sırası üzerinden, davalı şirketin temsili için de Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sırası üzerinden dava açıldığı anlaşılmış ise de; sıfat yokluğundan her aşamada ve re'sen karar verilmesinin gerekmesi karşısında, davacı şirketin temsil kayyımı tayinine ilişkin Mahkememizin.... E. sayılı davasının sonucu ile davalı şirkete temsil kayyımı tayinine ilişkin Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2023 gün ve .... E.... K. (sayılı istinaf aşamasında olan) kararının kesinleşmesinin beklenilmesinden de vazgeçilmesine karar verilmiştir...." gerekçesiyle davacının davalı .... Tarım A.Ş.'ye karşı açtığı davanın pasif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında ilk derece mahkemesince şirketten ayrı yöneticiden ayrı bir talep varmışcasına (yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesinin sağlanması için ne gibi bir gerekçe olduğu da belirtilmeksizin, bir anlamda hiçbir yasal ve fiili zorunluluk olmadığı halde) tefrik/ayırma kararı verilerek davalı ..... hakkındaki davanın .... Esas sayılı dosyasında bırakılarak, davalı şirket hakkındaki davanın tefriken ilk derece mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedildiğini, sonradan tefrikte gösterilen farklı davaların varlığı gibi bir gerekçe nedense hükümde davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı gibi bir yanlış ve keyfi noktaya taşındığını, kök davanın aktif husumet (sıfat) yokluğundan reddine karar verildiğini, tefrik edilen davanın pasif husumet (sıfat) yokluğundan reddine karar verildiğini, her iki karar da usul ve yasaya aykırı olup kararlar arasında çelişki bulunduğunu, üstelik ortada tek dava olmasına rağmen iki ayrı yargılama giderine, iki ayrı harca ve dahası iki ayrı vekalet ücreti ödenmesine karar verildiğini, şirket ile ortağı arasında yöneticinin suiistimalde bulunup bulunmadığı konusunda muaraza/çekişme bulunduğunu, davalı münferit yetkili .....'in eylemlerinin hukuki sorumluluğu çoktan aştığını, ceza hukukundaki güveni kötüye kullanma vs. suçları seviyesine geçtiğini, tüm bu nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurarak husumetten redde ilişkin kararının kaldırılması gerektiğini ve tefriken oluşturulan ... Esas sayılı dosyanın tekrar .. Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, yapılacak inceleme ve yargılama sonunda da davalı şirkete ait taşınmazların, taşıtların ve diğer mal varlığı değerlerinin satılıp elden çıkarılmasına gerek olup olmadığı, bunlardan hangisinin şirket ve ortaklarının lehine veya aleyhine olduğu ve davalı yönetici .....'in şirket yönetiminde suiistimalde bulunup bulunmadığı konularındaki taraflar arasındaki muarazanın men'ine (çekişmenin giderilmesine) ve suiistimalde bulunan davalı .....'in şirket yöneticiliğinden azline ve onun yerine bir yönetici kayyım tayininin takdirine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; anonim şirket yönetim kurulu üyesinin azli istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/10/2022 tarih ..... Esas ....Karar sayılı ilamında "....Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 364/1. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabileceklerinin düzenlendiği, TTK'nın 408/2-b maddesinde ise, yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında sayıldığı, ilk derece mahkemesinin de kararında değindiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.01.2019 tarih, 2017/3136 esas ve 2019/338 sayılı kararı ile emsal niteliğindeki diğer kararlarında atıf yaptığı 24.02.2015 tarih, 2014/4548 esas ve 2015/2472 sayılı kararında da belirtildiği gibi azil yetkisinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin 364 ve 408. maddeleri gereği münhasıran genel kurula hasredildiği, bu durumun tek istisnasının TTK 334/2 hükmü olduğu [PULAŞLI, Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013, s.406-407], somut olayda şirket ortaklarının yöneticilerin azli veya yetkilerinin sınırlandırması amacıyla mahkemeye başvuru hakkı tanıyan bir hükmü bulunmadığı, davacının yasal dayanaktan yoksun talebine karşı mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf TTK'nın 630. maddesine dayanmış ise de, limited şirketlere ilişkin bu hükmün, anonim şirketler hakkında uygulanma kabiliyeti olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 426 ve 427. maddeleri uyarınca, yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum olmaması veya tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması gibi bir durumun söz konusu olmaması, ayrıca 6102 sayılı TTK kapsamında anonim şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmaması ve ayrıca belli bir amacı gerçekleştirmek için ya da tedbiren kayyım atanabilmekle birlikte genel kurulun toplantıya çağrılmaması gibi bir durum veya organ eksikliğinin bulunmaması nedeniyle tedbir mahiyetinde dahi davalı şirkete kayyım atanmasını gerektirecek haklı bir sebep bulunmadığı, davalı şirketin halihazırda yöneticisinin bulunması nedeniyle onun yetkilerini sınırlandırır biçimde kayyım tayininin mümkün olmaması karşısında davalı anonim şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebin reddi yönündeki mahkeme kararının yerinde olduğu, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 167. maddesi uyarınca tefrikine karar verilen davalı şirket hakkındaki davanın yeni esasa kaydedilmesinin usul ekonomisine daha uygun olduğu, kaldı ki HMK'nın 168. maddesindeki düzenlemeye göre bu hususun tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenmeye sebep teşkil etmeyeceği, davanın tefrik edildiği mahkemenin..... Esas sayılı dosyasında kalan davalıların farklı şirketler olması ve bu şirketler hakkında verilen kararın kesinleşmemiş olmasının eldeki davada hüküm verilmesine engel olmadığı, bu dosyanın kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir...." hususunun belirtildiği,

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/01/2019 tarih .... Esas ... Karar sayılı ilamında "....Dava anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevden azli, kabul edilmemesi halinde yetkilerinin sınırlandırılması ve şirkete yönetici kayyım atanmasına ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Dairemizin .... esas ...karar 24.02.2015 tarihli kararında da belirtildiği gibi azil yetkisi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin 364 ve 408. maddeleri gereği münhasıran genel kurula hasredilmiştir. Bu durumun tek istisnası TTK 334/2 hükmü olup [PULAŞLI, Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013, s.406-407], somut olayda şirket ortaklarının yöneticilerin azli veya yetkilerinin sınırlandırması amacıyla mahkemeye başvuru hakkı tanıyan bir hükmü bulunmamaktadır. Davacının yasal dayanaktan yoksun talebine karşın, mahkemece, davanın tümden reddine karar vermek gerekirken, yönetim kurulunun yetkilerini sınırlandırır biçimde atanan kayyım ile yönetim kurulunun, aynı anda görev yapmalarını sağlayacak temelde hüküm kurulması yerinde olmamış...." hususunun belirtildiği,

Davacının anonim şirket yönetim kurulu üyesinin azlini talep ettiği, azil davasında şirkete husumet yöneltilemeyeceği, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca davacı şirket hakkında açılan davanın yönetici hakkında açılan davadan tefrik edilmesinin ve yeni esasa kaydedilmesinin usul ekonomisine daha uygun olduğu, kaldı ki HMK'nın 168. maddesindeki düzenlemeye göre bu hususun tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenmeye sebep teşkil etmeyeceği anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  3. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  4. İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,

  6. Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

KuruluAnonimpulaşlıŞirketözetiistinafdereceYönetimsebeplerimahkemesikonyavekilikararınınvekilleriÜyeliğininAzlihükümnumarasıdairesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim