SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2023/1580 E. 2024/929 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1580

Karar No

2024/929

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/10/2023

NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI :

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI :

VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Alacak

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 08/05/2024

YAZIM TARİHİ : 10/05/2024

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 05/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların mobilya sektöründe faaliyet gösteren şirketler olduğunu, müvekkili şirketin, davalı ile olan alım satım akdinden kaynaklı olarak resmi kayıtlarda ve cari hesabında alacaklı gözüktüğünü, davacı tarafın muhasebe kayıtlarında.... nolu faturadan dolayı 196.245,80 TL ve ... nolu faturadan dolayı da 243.700,68 TL olmak üzere toplamda 439.946,48 TL alacaklı olarak göründüğünü, eldeki davanın yalnızca belirtilen faturalara göre değil, taraflar arasındaki alım satım akdinden kaynaklı hesaplara göre bakiye kalan ödeme ve alacağa göre açıldığını, davaya dayanak faturaların irsaliyeli faturalar olduğunu, bu haliyle malın teslim edilmesi uyuşmazlığı bulunmadığını belirterek; davanın kabulü ile 439.946,48 TL alacağın en sonki fatura tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde faturaya dayalı alacak kalemlerinin ödenmediğini iddia ettiğini, davaya konu faturaların davacı lehine keşide edilen aşağıda belirtilen çekler ile ödendiğini, Türkiye Finansbank’da karşılığı bulunan ödemesi yapılan çeklerin ... nolu 13.06.2019 keşide tarihi 76.245,80 TL bedelli, ... nolu 25.06.2019 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli, ... nolu 28.06.2019 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli,...nolu 30.06.2019 keşide tarihli 85.000,00 TL bedelli,... nolu 01.07.2019 keşide tarihli 87.000,00 TL bedelli, ... nolu 30.06.2019 keşide tarihli 71.700,00 TL bedelli toplam 439.945,80 TL bedelli çekin alacağa karşılık Türkiye Finans Katılım Bankası Halkalı Şubesine ait yukarıda belirtilen çeklerin davalı şirket tarafından düzenlenerek davacı şirkete verildiğini, çek ödemelerine ilişkin banka dekontları ile de çeklerin karşılığının olduğunu, ayrıca davacı şirket tarafından çeke karşılık tahsilat makbuzlarının düzenlendiğini belirterek; öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi durumda ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 04/01/2022 tarihli bilirkişi raporu ile davacının defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığı,... seri numaralı 196.245,80 TL bedelli fatura ile ... seri numaralı 243.700,68 TL bedelli faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 31/12/2019 tarihi itibariyle davalıdan 439.946,48 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12/04/2022 tarihli bilirkişi raporu ile, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, ..... seri numaralı 196.245,80 TL bedelli fatura ile 20956 seri numaralı 243.700,68 TL bedelli faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, fatura bedellerinin ödendiği ve davalı defterlerine göre davalının davacıya borçlu olmadığı tespit edilmiştir.

Her ne kadar davacı kendi defterlerine göre alacaklı gözükmekte ise de ticari defterlerin kapanış tasdiki bulunmadığından, defterlerdeki kaydın davacı lehine delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Davalı defterleri ise usulüne uygun olarak tutulduğundan defterlerdeki kayıtlar davalı lehine delil niteliğine haizdir. Davalı defterlerine göre davacının herhangi bir alacağının bulunmaması karşısında davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığının kabulü gerekir.

Ayrıca, davalının ödemelerin çek ile yapıldığını savunması karşısında, bu çeklere istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış, Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.'nin 22/11/2021 tarihli yazı cevabının ve eklerinin incelenmesinde 5 adet çek bedellerinin çeklerin hamiline ödendiği, davacının bu çeklerde lehtar olarak yer aldığı ve çekleri ciro suretiyle devrettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar çek bedelleri davacıya ödenmemiş ise de davacının bu çekleri ciro suretiyle devretmesi karşısında ödemelerin dolaylı olarak davacıya yapıldığının kabulü gerekir. Yine, tüm çeklere ilişkin ödeme dekontlarının 12/04/2022 tarihli rapora da eklendiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davacı, ödeme belgelerindeki imzaların ve yazıların kendisine ait olmadığını savunmuş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 222 maddesi uyarınca davalı defterlerinde yer alan kayıtlara itibar edilmesinin gerekmesi, davalı defter kayıtlarına göre çeklerin davacıya verildiğinin ve çek bedellerinin ödendiğinin kabul edilmesinin gerekmesi, ödemelerin haricen yapılmayıp banka vasıtasıyla yapılması ve ödeme dekontlarının ibraz edilmesi karşısında davacının bu savunmasına itibar edilmemiştir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2013/3934 Esas 2014/1086 Karar sayılı ilamı; ''Mahkemece, bonolarda sahtecilik yapıldığı iddiasıyla Asliye ceza mahkemesinde açılan davanın tarafların bu dosyaya delil olarak dayanmaktan vazgeçtiklerini beyan etmeleri nedeniyle bekletici mesele yapılmadığı, borçlunun adının bonoda yer almasının zorunlu bulunmadığı, davacının biri site yönetimi kaşesi altında diğeri ise açığa alarak çift imza attığını, açığa atılan imzanın üzerine davacının eklenmesinin tahrifat olarak nitelendirilemeyeceği ve borçlunun sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,'' şeklindedir. Somut olayda da taraflar soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasından vazgeçilmesini talep ettiklerinden, taraflarca getirilme ve taleple bağlılık ilkeleri gereğince soruşturma dosyasının sonucunun beklenilmesine gerek görülmemiştir. Anılan nedenlerle davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davanın alım satım akdinden kaynaklı alacak davası olduğunu, bilindiği üzere sözleşmenin kurulduğunun ispatının iddia edene yani davacıya, ödeme yapıldığının ispatının ise karşı taraf davalıya ait olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinde söz konusu mal alış verişine yönelik hukuki ilişkiyi (alım satım akdini) kabul ettiğini ve bu malların bedellerinin davacıya ödendiğini ileri sürdüğünü, ödeme savunmasında bulunmasıyla birlikte ispat yükünün karşı tarafa geçtiğini, davalının çeklerle ödeme yaptığını ileri sürdüğünü, ancak bu çeklerin asılları ve nerede olduklarını söylemediğini, taleplerine rağmen bir türlü ödeme belgelerinin dosyaya sunulmasının istenilmediğini, çünkü ödeme belgesi olarak ileri sürülen çeklerdeki ciro imzalarının taraflarına ait olmadığını, bu belgelerin gerçek olmadığını, imzaları reddettiklerini, en başından bu yana da sahtecilik iddialarını mahkemeye dile getirdiklerini, mahkemece imza incelemesi yapılmadığını, taraflarınca yapılan suç duyurusunun sonucunun bekletici mesele yapıldığını, ticari defter ve belgelerin, bu tür dosyalarda kanıtlardan biri olduğunu ancak kendi ticari defter ve belgelerinde geçerli bir ödeme kaydının bulunması halinde aleyhlerine bir kanıt olma özelliği bulunduğunu, somut olayda ve incelemede böyle bir durumun bulunmadığını, esasen gerek olmamakla birlikte sayın mahkemenin taleple bağlılık ve taraflarca yerine getirme ilkesine dayanılarak davanın reddine karar verildiğinin görüldüğünü, bu ilkenin de mahkemece yanlış yorumlandığını, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak yargılamaya devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; alacak istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için TMK.’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.

6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmünün yer aldığı,

Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir.

Bir başka anlatımla, faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (Doğanay, İ.: Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, Ankara 2003, s:52, Doğanay,İ: Faturanın Kapatılması, Delil Olma Özelliği ve Faturaya İtiraz Aylık Yaklaşım Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13).

Davacının açık hesaptan kaynaklanan alacağının tahsilini talep ettiği, davacının çeklerdeki ve imza makbuzundaki imzalara itiraz ettiğinden davacıya tahsilat makbuzlarının dip koçanlarını sunmak üzere süre verilmesi, her ne kadar 22/11/2021 tarihli müzekkere ile istenilmiş ise de banka tarafından gönderilmeyen 28/06/2019 keşide tarihli .... nolu 60.000,00-TL bedelli çekin ibraz edip edilmediği, bu çeke istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte kime ne kadar ödeme yapıldığının sorulması ve çekin önlü arkalı bir suretinin istenilmesi, davacı tarafından çeklerin ciro edildiği kişilerle ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususunda davacı defterlerinde inceleme yaptırılması, gerekirse imza incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile, HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 300,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

  4. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  5. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafonanmasına''konyaderecesebeplerivekiliAlacakkararınınhükümnumarasımahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim