SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2023/1172 E. 2024/788 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1172

Karar No

2024/788

Karar Tarihi

26 Nisan 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/05/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

İSTİNAF EDEN DAVALI :

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVA : Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 26/04/2024

YAZIM TARİHİ : 26/04/2024

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 16/05/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Konya .. İcra Dairesi'nin.. Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, takibin dayanağının 11.09.2019 tanzim 11.09.2020 vade tarihli 95.000 TL bedelli bono olduğunu, takibin ise 35.000 TL üzerinden başlatıldığını, müvekkilinin anılan icra takibine dayanak bonodan dolayı davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin bononun tanzim tarihinde ekonomik olarak zor bir süreçte olduğundan daha önceden tanıdığı olan davalıdan borç istediğini, davalının da müvekkiline Akbank Konya Şubesi aracılığıyla 60.000,00 TL gönderdiğini, müvekkilinin 11.09.2020 tarihinde bu parayı aldığını, 06.10.2020 tarihinde de "Akbank'tan çekilerek ...ya verilen 60bin karşılığı alınan 11/9/20 vadeli 95bin bedelli Konya .. Noterliğ.... ödememe protestolu evrakın kalan 60bininin ödenmesi - Senedi ....ya ver" açıklaması ile Vakıfbank aracılığı ile ödediğini, bu nedenle davalının takibi 95.000 TL üzerinden değil 35.000,00 TL üzerinden takibe koyduğunu, müvekkilinin davalıdan aldığı borç miktarının 60.000,00 TL olduğunu ve ekteki dekontta da yer aldığı üzere ödediğini beyanla davanın kabulüne, öncelikle müvekkili hakkında açılan takibin teminatsız bir şekilde tedbiren durdulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde takibin durdurulmasını, davacının takibe dayanak 11.09.2019 tanzim 11.09.2020 vade tarihli 95.000 TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalının takip konusu bedelin %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borçlu olmadığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun açık olduğunu, davacının müvekkili ile yaptıkları anlaşma gereği tüm süreci yürütmek ve tamamlamak ile görevli olduğunu, ancak gerekli özeni göstermediğini ve işin tamamlanmasının geciktiğini, sürekli müvekkilinden işleri bahane ederek para almasına rağmen gereken hiçbir işi tamamlamadığını, son olarak Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından işletme için gerekli olan ruhsatın iptal edildiğini, hal böyle olunca müvekkilinin bu işi birlikte yürütemeyeceklerine karar verdiğini ve davacı ile bir araya gelip aralarında bulunan alacak hesabını yaptıklarını, taraflarca yapılan hesaplamaya göre davacının müvekkiline toplamda 95.000,00 TL borçlu olduğunun ortaya çıktığını, kaldı ki davacı ile yapılan hesaplamaya bizzat iştirak ettiğini, bu tutarı kabul ettiğini ve ödeyeceğini beyan ettiğini, davacının daha sonra bu tutarı nakit olarak ödeyemeyeceğini söylediğini, bizzat kendisi tarafından tanzim edilen iş bu davaya konu bonoyu müvekkiline verdiğini, alacağının tamamının ödeneceğine inanan müvekkilinin bonoyu kabul ettiğini, ancak davacının 95.000,00 TL tutarındaki bononun yalnızca 60.000,00 TL sini (banka aracılığıyla) ödediğini, müvekkilinin bakiye 35.000,00 TL ödeme yapması gerektiğini söylemişse de davacının ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkiline ödenmeyen 35.000,00 TL bakiye için borçlu aleyhine taraflarınca İstanbul Anadolu .. İcra Dairesi .... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, akabinde davacı yönünden yetkisizlikle dosyanın tefrik edildiğini ve Konya .. İcra Dairesi .... E. sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, kaldı ki borçlu olmadığını iddia eden davacıya 15/11/2021 tarihinde kendisine ödeme/icra emri tebliğ edildiği halde süresi içinde takibe itiraz etmediğini, anılan takibin 23/11/2021 tarihinde kesinleştiğini beyanla haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, banka EFT kayıtları, tanık anlatımları, Yüksek Mahkeme içtihatları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının nakde ihtiyacı olduğu, bu çerçevede davalıdan 60.000,00 TL borç para istediği, davalının senedin tanzim tarihi ile aynı tarihi taşıyan .... nolu dekont ile davacıya "11/09/2019 tarihinde "...'ya senet karşılığı ödenen" açıklaması ile 60.000,00 TL havale ettiği, gerek söz konusu EFT gerekse de yukarıda detayı verilen tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere davalının 60.000,00 TL göndermesine rağmen davacıdan 95.000,00 TL bedelli dava konusu senedi aldığı, senedin tanzim tarihinin 11/09/2019 tarihi olduğu, ödeme tarihinin ise 11/09/2020 tarihi olduğu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 28/2 maddesi gereğince zor durum halinin ortadan kalktığı tarihin "senedin ödenme tarihi" olacağı ve 1 yıllık hak düşürücü sürenin 11/09/2020 tarihinden itibaren başladığı, yukarıda detayı verilen ve davacı tarafından davalıya ödeme olarak gönderilen 06/10/2020 Tarihli ve 60.000,00 TL EFT açıklamasında "Akbank'tan çekilerek ...'ya verilen 60 Bin karşılığı alınan 11/09/2020 vadeli 95.000,00 bedelli Konya ... Noterliğinin ...Ödememe Protestolu evrakın kalan 60.000,00 Binin ödemesi-Senedi ....ı'ya ver" ibaresinin davacı tarafından ödemeye şerh düşüldüğü, yine yukarıda künyesi ve detayı verilen T.C. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 06/11/2018 Tarih ve 2017/34634 Esas-2018/19265 Karar sayılı ilamı gereğince iptal hakkının kullanılmasının hiç bir şekle tabi olmadığı anlaşılmakla, davacının hak düşürücü süreye ilişkin iptal hakkını 06/10/2020 tarihinde EFT açıklamasında ileri sürdüğü, bu sebeple davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, tanıklar... ve ...'nun yeminli anlatımları, EFT kayıtları ve ödeme dekontu nazara alındığında davalının, davacının nakdi olarak zor durumda olmasından kaynaklanarak 60.000,00 TL borç para vermesine rağmen 95.000,00 TL bedelli senedi tanzime zorladığı, söz konusu senedin 35.000,00 TL'lik kısmı yönüyle davacının, davalıya herhangi bir borcu olmadığı, buna rağmen davalı tarafından senedin icra takibine konu edilerek bedelin tahsil edildiği anlaşılmakla davacı ...'nın davasının kabulüne, davacının, T.C. Konya.. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe dayanak 11/09/2019 Keşide Tarihli 11/09/2020 Ödeme Tarihli 95.000,0 TL tutarlı bono yönüyle (Takibe konan bakiye 35.000,00 TL ile takip öncesi EFT ile yapılan 60.000,00 TL'lik ödeme dahil olmak üzere toplam), alacak aslı ile faiz ve feriyle birlikte davalı(takip alacaklısı) ....'e borçlu olmadığının tespitine davacının borçlu olmadığı halde yargılama sırasında (bakiye miktar olan 35.000,00 TL üzerinden başlatılan takip sebebiyle) ödemek zorunda kaldığı toplam 47.000,00 TL'nin 2004 Sayılı Kanunun 72/6 maddesi gereğince istirdaden davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

10.Kötüniyet Tazminatı Açısından Yapılan Değerlendirmede; yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/02/2016 Tarih ve 2015/8689 Esas-2016/2532 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalının söz konusu bonoyu alacağı olmadığını bilmesine rağmen icra takibine konu etmesi sebebiyle takipte davalı(alacaklının) haksız ve kötüniyetli olduğuna kanaat edilmekle 2004 Sayılı Kanunun 72/5. Maddesi gereğince T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davacının haksız olarak ödemek durumunda kaldığı miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.400,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir...." gerekçesiyle; 1-Davacı ... ...'nın davasının KABULÜNE,

  1. Davacının, T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasında, takibe dayanak 11/09/2019 Keşide Tarihli 11/09/2020 Ödeme Tarihli 95.000,0 TL tutarlı bono yönüyle (Takibe konan bakiye 35.000,00 TL ile takip öncesi EFT ile yapılan 60.000,00 TL'lik ödeme dahil olmak üzere toplam), alacak aslı ile faiz ve feriyle birlikte davalı(takip alacaklısı) Mehmet Sökel'e borçlu olmadığının tespitine,

  2. Davacının borçlu olmadığı halde yargılama sırasında (bakiye miktar olan 35.000,00 TL üzerinden başlatılan takip sebebiyle) ödemek zorunda kaldığı toplam 47.000,00 TL'nin 2004 Sayılı Kanunun 72/6 maddesi gereğince istirdaden davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

  3. Takipte davalı(alacaklının) haksız ve kötüniyetli olduğuna kanaat edilmekle 2004 Sayılı Kanunun 72/5. Maddesi gereğince; T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün 2.... Esas sayılı icra dosyasında davacının haksız olarak ödemek durumunda kaldığı miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.400,00 TL kötüniyet tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün kendi içerisinde, gerekçesinde kullanılan ifadelerle çeliştiğini, davacının talebini aşar şekilde hüküm kurulduğunu, davacı-borçlu tarafından davalı müvekkile yönelik olarak başlatılan haksız dava kapsamında incelenmesi gereken konu aşırı yararlanma için kanunda öngörülen şartların oluşmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu bononun tanzim edilme nedeninin ticari ilişkiye dayandığını, davacının, müvekkiline birlikte maden işi yapmayı teklif ettiğini ve müvekkilinin de bu teklifi kabul ettiğini, aşırı yararlanmanın düzenlendiği TBK'nın 28. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre olan bir yılın geçtiğini, bu hususun yargılamanın her aşamasında taraflarınca dile getirildiğini ancak yerel mahkemece kabul edilmediğini, öncelikle davaya konu icra dosyasının öncesinde taraflarınca açılan ve yetki itirazına uğrayan İstanbul Anadolu.. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına binaen davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan ve ...Esas nolu yetki itirazının dava dilekçesi incelendiğinde asla ve asla aşırı yararlanma ile ilgili olarak bir kayıt, şerh ya da beyanın bulunmadığının görüleceğini, borçlu tarafından öne sürülen aşırı yararlanma iddiasının kanun tarafından öngörülen süre içerisinde olmadığı bu nedenle iddianın mahkeme tarafından hükme dayanak yapılmasını kabul etmediklerini, 06.10.2020 tarihinden daha önce ortadan kalktığı aşikar olan zorda kalma hali itibariyle; dava tarihi olan 30.11.2021 tarihine kadar herhangi bir gabin iddiasının taraflarınca iletilmesi gibi bir vakıanın cereyan etmediğini, dolayısıyla da kanunda yer verilen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, gabin iddiasının hukuken tümden ortadan kalktığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve aşırı yararlanma için kanunda öngörülen hak düşürücü süre içerisinde hakkın kullanılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ve aşırı yararlanma için öne sürülen hak düşürücü süre itirazlarına halel gelmemek kaydıyla; daireniz aksi bir kanaate hasıl olmasına karşın aşırı yararlanma kurumunun esasına ilişkin itirazlarının devam ettiğini, gabin iddiasını hiçbir şartla kabul etmemekle birlikte, bir anlığına bu ihtimali varsaysak dahi; olayda iki tacirin arasında cereyan eden bir ticari iş bulunduğunu, bilindiği üzere tacir kişilerin ticari yaşamın her anında basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafça müvekkilden 60.000-TL borç alındığının kabul edilmesine ve bu tutarın geri ödendiğinin bildirilmesine rağmen 03/03/2022 tarihli 1 nolu celsede davacı vekili tarafından "...davamız 95.000-TL bedelli dava konusu senetten dolayı müvekkilin 60.000-TL borçlu olması sebebiyle iradesi sakatlanarak fazla alınan 35.000-TL'lik kısım yönüyle açtığımız menfi tespit davasıdır." ifadelerinin kullanılmasına, gerekçeli kararda bizzat mahkeme tarafından "..."....'ya senet karşılığı ödenen" açıklaması ile 60.000,00 TL havale ettiği, gerek söz konusu EFT gerekse de yukarıda detayı verilen tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere davalının 60.000,00 TL göndermesine rağmen..." ifadelerinin kullanılmasına rağmen nasıl olur da bononun tamamı hakkında borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini anlamadıklarını, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca yerel mahkeme tarafından hükmedilen kötüniyet tazminatının da koşullarının oluşmadığını, davacının bonoda yer alan tutarın tamamından müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, bu nedenle hükmedilen kötüniyet tazminatı yönünden de kararın kaldırılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.

Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).

6100 sayılı HMK’nın “Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK’nın aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde); “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır” hükmünün yer aldığı,

Davacının davalıdan 60.000,00 TL borç aldığı halde davalının 95.000,00 TL'lik senet imzalattığını, davalıya 60.000,00 TL'yi ödediğini belirterek Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 17/11/2016 tarih 2016/4254 Esas 2016/14849 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi açığa senet düzenlemesi mümkün olduğundan senedin boş kısımlarının anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu davacı borçlunun ispat etmesi gerekeceği, takibe konu senette malen kaydının bulunduğu, her iki tarafından da senedin borç para nedeniyle düzenlendiğini beyan ettikleri, çift taraflı talilin söz konusu olduğu, ispat yükünün davacıya düştüğü, davalı tarafından davacıya gönderilen senedin tanzim tarihi ile aynı tarihli 60.000,00 TL'lik havalenin açıklama kısmında "...'ya senet karşılığı ödenen" ibaresinin yazılı olduğu, davacının senedin 60.000,00 TL karşılığında verildiğini ve anlaşmaya aykırı olarak 95.000,00 TL olarak doldurulduğunu ispat ettiğinden takibe konu 35.000,00 TL yönünden alacaklı olduğunun ispat yükünün davalıya düştüğü, davalının yemin deliline dayandığı, yemin delilinin HMK'nın 225 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, yeminin kesin delil olduğu, yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etme hakkı bulunduğunu istek sahiplerine hatırlatmakla yükümlü olduğu, şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemeyeceğinden, yemin teklif etme hakkı bulunan davalıya, yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, yemin teklifinden sonra oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile karar verilmesi, kabule göre de davacı dava dilekçesinin netice-i talep kısmında takibe konu senet yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de; dava dilekçesinin konu kısmında Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, harcı da bu miktar üzerinden yatırdığı, bu nedenle davacının talebinin Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik olduğu halde talepten fazla olarak dava konusu edilmeyen 60.000,00 TL üzerinden de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2023 tarih .. Esas .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 802,64‬ TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

  4. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  5. İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdairesikabulüneTespitözetikonyaderecevekilihükümMenfivekillerinumarasısebeplerikararımahkemesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim